<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1232 E. , 2025/454 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/1232<br>Karar No : 2025/454 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı <br>VEKİLİ : ..., Hukuk Müşaviri<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Köyü Muhtarlığı <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Kırklareli İli, Pınarhisar İlçesi, ... Mevkiinde ... tarafından yapılması planlanan "... Ruhsat Numaralı Kömür Ocağı İşletmeciliği" projesiyle ilgili verilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, ziraat mühendisi, jeoloji mühendisi, maden mühendisi, orman mühendisi, biyolog ve şehir plancısından oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; ocak işletmesi tamamlandığında rehabilitasyon planında pasa ve bitkisel toprak doldurularak ocak alanının rehabilite edileceği belirtilmişse de 1.246.345 m³ eksiğin nasıl tamamlanacağı hususunda yeterli değerlendirme yapılmadığı, kamu yararı açısından, verimli topraklar üzerinde tarım yapılmasının ekonomik değeri olmayan linyit ocağı işletmesine göre daha öncelikli olduğu, maden faaliyetinin çevredeki tarım alanlarına ve üzerinde yetişecek bitkilere zarar vereceği, bölgede flora anlamında endemik türlerin ve fauna anlamında korunması gereken canlıların bulunması ihtimali olduğu, yine, özellikle bölge için son derece önem arz eden Trakya arıları ve diğer türler için yeterli değerlendirme yapılmadığı, maden sahasında görünür rezerv miktarının (1.495.615 ton) nasıl tespit edildiği hususunda yeterli değerlendirme yapılmadığı, kömür sahalarında bol miktarda kil ve arasında da radyoaktif elementler ve ağır metaller olma olasılığının yüksek olduğu, kaç metre pasa kesileceği, birimin özelliğin ne olduğu, kömüre kaçıncı metrelerde girildiği, kaç metre kömür kesildiği gibi kömür sahasına ait bilgilerin dosyada yetersiz olduğu, yaklaşık 100 hektarlık bir alana ruhsat alındığı, bu sahadaki kazı nedeniyle daha güneydeki gölet ve 1-3 Lüleburgaz Beslenme alanının yeraltı suyu beslenmesinin hafriyatlara bağlı olarak zarar göreceği, onun yerine yüzey suları ve yağıştan dolayı yüzeyde göllenmeler olacağı, tarımsal niteliği birinci öncelikli korunacak alanlarda yürürlükteki Çevre Düzeni Planı, Plan Notlarına göre dava konusu kömür işletmeciliğinin planlama açısından da uygun olmadığı, dolayısıyla, yapılması planlanan "... ruhsat numaralı kömür ocağı işletmeciliği" projesi için verilen dava konusu "ÇED Olumlu" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan olumsuz değerlendirmelerin varsayımsal olduğu, nitekim proje alanının tamamının tarım arazilerinden oluştuğu, rehabilitasyonun nasıl yapılacağına dair bilgilere ÇED raporunda yer verildiği ve ilgili kurumun olumlu görüşünün bulunduğu, çevre mühendisi tarafından hava kalitesi modelleme raporunun ve maden atıkları yönetim planının incelenmediği, projenin tarım ve hayvancılığa etkisi bakımından halkın projeye ilişkin görüş ve önerileri kısmında çalışma ve değerlendirme yapıldığı, ayrıca Trakya arısı ile ilgili ÇED süreci içerisinde komisyon üyesi ilgili kurum tarafından olumsuz görüş bildirilmediği, flora ve faunayla ilgili gerekli arazi çalışmalarının yapıldığı, ÇED raporunda görünür rezerv, muhtemel ve mümkün rezervler, ocak üretimi ve pasa alanları kübaj hesapları, termin planının yer aldığı, kömürün asit üretme potansiyeli olup olmadığı ile ilgili cevher ve pasa analizlerinin yapıldığı, analiz sonucuna göre pasanın inert atık olduğu, cevherin ise yağmur suyu girişinin engellenecek şekilde üstü kapalı ve sızdırmaz beton üzerinde depolanacağının taahhüt edildiği, bilirkişi raporunda bahsi geçen su birikintisinin DSİ Genel Müdürlüğü kayıtlarında göl olarak yer almadığı, planlama bakımından ise Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünün olumlu görüşünün bulunduğu, sonuç olarak dava konusu işlemin hukuka uygun tesis edildiği, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının aşağıda yer verilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br>Salim Arslan tarafından Kırklareli İli, Pınarhisar İlçesi, ... Mevkiinde "... Ruhsat Numaralı Kömür Ocağı İşletmeciliği" projesinin planlanması üzerine, ÇED raporu hazırlanarak davalı idareye sunulmuş, ilgili kurumların görüşleri neticesinde, davalı idare tarafından söz konusu projeyle ilgili...tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararı verilmiştir.<br> Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. <br> 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği"nin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; gerek 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesi, gerekse ÇED Yönetmeliğinin 6. maddesinin 3. fıkrası uyarınca teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilmesi, dolayısıyla yatırıma başlanılabilmesi için yapılması planlanan projeyle ilgili ÇED Olumlu veya ÇED Gerekli Değildir kararının alınmasının ön koşul olduğu anlaşılmaktadır.<br><br>Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince planlama bakımından da dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verilmiş ise de, "ÇED Olumlu" kararı verildikten sonra yürürlükteki yasal ve idari düzenlemeler uyarınca gerekli olan ruhsat, izin, onay ve uygun görüş gibi izinlerin alınması kaydıyla projenin inşaatına başlanılabildiği ve ÇED sürecinin, projeye başlanılmadan önce projenin çevreye olabilecek tüm etkilerinin detaylı olarak araştırıldığı ve yapılacak çalışmalar ile alınacak tedbirlerin uygunluğunun değerlendirildiği bir süreç olduğu dikkate alındığında, yapılması planlanan projenin imar planına uygunluğunun, projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi aşamasında dikkate alınması zorunlu bir husus olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Bu itibarla, yürürlükteki Çevre Düzeni Planı, Plan Notlarına göre dava konusu kömür işletmeciliğinin planlama açısından da uygun olmadığı yönündeki gerekçenin çıkartılması suretiyle dava konusu "ÇED Olumlu" kararının, kararda belirtilen ve yukarıda özetlenen diğer gerekçelerle iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz isteminin reddine,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br> 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 15/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY : <br><br>Temyize konu İdare Mahkemesi kararında; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, Mahkeme kararının aynen onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>
ihale