<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/2881 E.  ,  2025/160 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/2881<br>Karar No : 2025/160 <br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Enerji Petrol Jeotermal Maden Elektrik Üretim Mühendislik ve İnşaat Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av....<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İzmir İli, Cumaovası (Menderes) ve Seferihisar İlçeleri, ... ve ... Mahalleleri Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "37,5 MWe Jeotermal Enerji Santrali ve Yardımcı Kaynak (GES+RES) Tesisleri" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin 02/11/2023 tarih ve E:2023/12379, K:2023/5932 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, Mahkemenin E:... sayılı dosyasında alınan ek bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, jeoloji mühendisi, hidrojeoloji mühendisi, kimya mühendisi ve biyolog bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ek bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgenin birlikte değerlendirilmesinden; ÇED raporunda tozlaşmayı sağlayan yaban arılarının projeden olumsuz etkilenebileceğinden, fauna için önerilen izleme ve bazı türlerin taşınmasında taşıma işlemi yapılacak türlerde, türün ekolojik esnekliği ve çeşitli antropojenik rahatsızlıklara uyum sağlama durumlarının değerlendirilmemiş olması ve faunal topluluğa bir bütün olarak bakmak ve olası kümülatif etkileri değerlendirildiğinde, hibrit projenin proje alanında habitatın doğrudan kaybına, bozulması ve parçalanması neden olacağı, memeli faunasının ilkbahardan sonbahara kadar izlenmesinin sağlandığını ispatlayacak hiçbir gibi bulguya ÇED raporunda rastlanılmadığı, yıllık en yüksek sıcaklık derecelerine ulaşan Ağustos ayında hayvan faaliyetlerinin minimum seviyede gerçekleşmesinin memeli faunasının bu mevsimde tespitini oldukça sınırlandırdığı, projeden (GES, RES, JES) kaynaklı etkilerin doğal çevreyi nasıl etkileyeceği ve bu etkilere karşı alınacak önlemlerin neler olacağının belirtilmediği, hayvan türlerinin popülasyon yoğunluklarının belirlenmediği, omurgasız hayvan faunasının özellikle gündüz kelebeklerinin belirlenmediği, fauna için izleme ve bazı türler için taşıma dışında önlemlerin alınmadığı ve memeli arazi çalışmalarının sadece 2021 yılı Ağustos ayında yapılmasından dolayı bölgenin biyolojik çeşitliliğinin tam olarak ortaya çıkarılamadığı, arazi çalışmaları esnasında tespit edilen türlerin fotoğraflarının verilmediği, fotoğrafı verilen bir türün isminin tür listesinde olmadığı ve tür listelerinin daha çok literatür çalışması şeklinde olması nedeniyle ve proje alanı içerisinde bulunan ve endemik bir tür olan (Anatololacerta anatolica) türü ile ilgili uygun bir eylem planı verilmediği, Anatololacerta anatolica'nin taşıma işleminin yapılabilmesi için popülasyon büyüklüğünün (erkek, dişi) ve yayılım alanının bilinmesi, taşınacak bireylerin dişi/erkek oranının belirtilmesi ve en önemlisi faaliyetten önce taşınacak bireyler için uygun habitatların olup olmadığının belirlenmesi ve taşınan bireylerin yeni habitatlarına uyumlarının da gözlenmesi gerektiği, ÇED raporunda belirtildiği gibi türün bulunduğu lokasyon ve çevresini koruma bandı ile çevirmenin aktif hareketli hayvanlarda yeterli olmayağı ve dolayısıyla türü korumanın en iyi yolunun yaşam alanı olan habitat ile birlikte korumak olduğu, genişletme yapılacak yol ile ilgili herhangi bir ekolojik değerlendirme yapılmadığı, yolların habitat kaybına neden olabileceği ve hayvan hareketlerine engel oluşturarak araziyi parçalayabileceği, ÇED raporunda omurgasız hayvan faunasının, özellikle gösterge grup kabul edilen kelebeğin ve tozlaşmayı sağlayan arıların belirlenmediği tespitleri karşısında, projeden kaynaklı etkilerin doğal çevreyi nasıl etkileyeceği ve bu etkilere karşı önlemlerin neler olduğunun belirtilmediği, dava konusu alanda fauna alanında yeterli inceleme ve araştırma çalışmalarının yapılmadığı, endemik türlerin yaşatılmasına ve korunmasına ilişkin önlemlerin alınmadığı, omurgasız hayvan türleri tespit edilmediği için biyolojik çeşitliliğin tam olarak ortaya çıkarılmadığı, bu durumun da bölgenin biyolojik çeşitli olumsuz etkileyeceği dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, ek bilirkişi raporuna yönelik itirazlar dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğu, nitekim flora ve faunayla ilgili çalışmaların ilgili kurumlar tarafından yeterli bulunduğu, arazi çalışmalarının 2021 yılında özellikle vejetasyon döneminin başladığı bahar dönemi içerisinde yoğunlukta olmak üzere farklı mevsim ve tarihlerde vejetasyon dönemi boyunca gerçekleştirildiği, dolayısıyla bu yönlerden eksiklikler olduğu yönündeki bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br> 2- Davalı yanında müdahil tarafından, Mahkemece ek bilirkişi raporuna yönelik itirazların dikkate alınmaksızın karar verildiği, duruşma talebi hakkında Mahkemece bir karar verilmediği, söz konusu bilirkişi raporunun bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davacı tarafından arama ve işletme ruhsatlarına karşı açılan davalarda ruhsatların iptaline karar verildiğinden bahisle, ÇED Olumlu kararının da iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu davaların henüz kesinleşmediği, diğer taraftan, işbu davada hazırlanan bilirkişi raporunda yer verilen biyoloğun değerlendirmelerine karşılık "ekolojik izleme ve değerlendirme raporu-2023/Mart" başlıklı uzman görüşünün Mahkemeye sunulduğu, ancak uzman raporunun bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınmadığı, sonuç olarak eksik incelemeyle verilen Mahkeme kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının aşağıda yer verilen gerekçe ile bozularak, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>Davalı yanında müdahil tarafından İzmir İli, Cumaovası (Menderes) ve Seferihisar İlçeleri, ... ve ... Mahalleleri Mevkiinde,1x12,5 MWe + 1 x 25 MWe iki ünite olmak üzere toplam 37,5 MWe kapasiteli jeotermal kaynaktan enerji üretim tesisinin, 12 adet üretim kuyusu amaçlı, 10 adet reenjeksiyon amaçlı olmak üzere toplam 23 adet jeotermal kaynak arama (sondaj) faaliyetinin, 1 adet arama kuyusunun, yardımcı kaynak olmak üzere 2 MWe kapasiteli güneş enerji santralinin, 3,6 MWe kapasiteli 1 adet rüzgâr türbinin yapılmasının planlanması üzerine, hazırlanan ÇED raporu davalı idareye sunulmuştur.<br>İlgili kurumlardan alınan görüşler neticesinde, söz konusu projeyle ilgili ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir.<br>Bunun üzerine, anılan "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT: <br>2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. <br> 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği"nin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmış, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir.<br> 13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü Genelgesinde; "...Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararları hakkındaki yürütmenin durdurulması/iptal kararları, hakkında ÇED Olumlu Kararı verilen ÇED Raporunun bir ya da birkaç bölümüne ilişkin ise ve yürütmenin durdurulması/iptal kararı, ÇED Raporunun diğer bölümlerini olumsuz yönde etkilemiyor, yani Kararın tümünün yeniden ele alınıp değerlendirilmesini gerektirmiyorsa, ÇED Raporunun hazırlanmasına ilişkin tüm sürecin en baştan tekrarlanmasına gerek bulunmamaktadır.<br>Böyle bir durumda uygulamanın 'yürütmenin durdurulması/iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak, sadece eksik veya yetersiz görülen kısımların yeniden düzenlenerek hazırlandığı ÇED Raporunun Bakanlığa sunulmasını müteakip, Bakanlıkça bir toplantı tarihi belirlenerek, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tekrar toplanır ve komisyonca değerlendirilir. Yapılan düzenlemelerin yeterli görülmesi halinde ÇED Raporu Komisyonca nihai edilir. Komisyonun değerlendirmeleri, üyeler tarafından imzalanarak tutanak altına alınır. Bakanlık, proje ile ilgili olarak ÇED Olumlu ya da ÇED Olumsuz Kararını verir. Bu kararı, proje sahibi ile ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak bildirir. Valilik, alınan kararın içeriğini, karara esas gerekçelerini uygun araçlarla halka duyurur.' şeklinde yapılması" düzenlemesine yer verilmiştir.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; Yönetmeliğin 7. maddesi kapsamındaki bir projenin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu ve dolayısıyla projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten ÇED Olumlu kararı alınmadıkça, projenin uygulanamayacağı açıktır.<br>Diğer taraftan, anılan Genelgeye göre yapılması planlanan projeyle ilgili verilen ÇED Olumlu kararına karşı açılan davada, Mahkemesince verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararları, ÇED Olumlu kararının dayanağı ÇED raporunun bir veya birkaç bölümüne ilişkinse ve ÇED raporunun tamamını kusurlandırmıyorsa, ÇED raporunun yetersiz görülen bu kısımları yeniden düzenlenmek suretiyle davalı idareye sunulması üzerine, Yönetmelikte öngörülen ÇED sürecinin en başından işletilmeyerek değerlendirme yapıldığı anlaşılmakta olup, davalı idare tarafından söz konusu projeyle ilgili revize ÇED raporu hakkında ikinci bir ÇED Olumlu kararının verilmesi ile ilk ÇED Olumlu kararının, zımni olarak geri alındığının ve dolayısıyla hukuken uygulanamayacağının kabulü gerekmektedir. Nitekim, söz konusu projeyle ilgili ilk "ÇED Olumlu" kararının hukuken geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde, revize edilen ÇED raporuna istinaden verilen ikinci "ÇED Olumlu" kararının da hukuken geçerli olduğu dikkate alındığında, aynı projeyle ilgili iki farklı "ÇED Olumlu" kararının birlikte uygulanmasına olanak bulunmamaktadır. <br>Uyuşmazlıkta; İzmir İli, Cumaovası (Menderes) ve Seferihisar İlçeleri, ... ve ... Mahalleleri Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "37,5 MWe Jeotermal Enerji Santrali ve Yardımcı Kaynak (GES+RES) Tesisleri" projesiyle ilgili verilen... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:..., E:... ve E:...sayılı dosyalarında açılan davalarda, Mahkemenin ... tarih ve E:... , E:... ve E:... sayılı yürütmenin durdurulması kararları sonrasında (Bakanlığın internet sayfasının (eced-duyuru) incelenmesinden) yukarıda yer verilen Genelge uyarınca, dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin Mahkeme kararlarının gerekçesinde yer verilen ÇED raporundaki eksik ve yetersiz görülen kısımların revize edildiği belirtilerek, ÇED raporunun davalı idareye sunulması üzerine, "37,5 MWe Jeotermal Enerji Santrali ve Yardımcı Kaynak (GES+RES) Tesisleri" projesiyle ilgili 28/09/2023 tarihinde ilana çıkarılan (yeni bir) ÇED Olumlu kararının verilmesiyle aynı projeyle ilgili iki farklı "ÇED Olumlu" kararının birlikte uygulanma olanağının bulunmadığı dikkate alındığında, davalı idarece, dava konusu "ÇED Olumlu" kararının zımni olarak geri alındığının kabulü gerekmekte olup, gelinen aşama itibarıyla bakılmakta olan davanın konusunun kalmadığı sonucuna varılmıştır.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz istemlerinin kabulüne,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>3. Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam ... TL yargılama giderleri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... -TL vekalet ücretinin, (Mahkeme aşamasında davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, tahsilatta mükerrerliğe yol açmayacak şekilde) davalı idareden alınarak yerel mahkemede yapılan duruşma sırasında vekil ile temsil olunan davacıya verilmesine,<br>4. Davalı idarece yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde, davalı yanında müdahil tarafından yapılan ... TL yargılama giderlerinin ise anılan müdahil üzerinde bırakılmasına,<br>5. Artan posta avanslarının istemleri halinde davacıya, davalı idareye ve davalı yanında müdahile verilmesine,<br> 6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, <br>7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 08/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br> <br><br></font></p></body></html>

ihale