<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13559 E. , 2025/609 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/13559<br>Karar No : 2025/609 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Antalya İli, Kaş İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi ... ada, ... numaralı parselde yapılması planlanan 70.000 ton/yıl kapasiteli Kırma-Eleme tesisi projesi ile ilgili yapılan başvurunun Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün olumsuz görüşü nedeniyle ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali istenilmektedir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin, Maden Mühendisi, Çevre Mühendisi, Orman Mühendisi, Ziraat Mühendisi ve Harita Mühendisi bilirkişilerden oluşan heyet ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan Bilirkişi Raporu ile birlikte incelenmesinden; yapılan keşifte eleme-kırma tesisinin olduğu alana 1600 m ve 2170 m mesafelerde zeytinlik alanların olduğunun tespit edildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda bu tesislerin çıkaracağı tozdan zeytinliklerin etkilenmemesi için proje tanıtım dosyasında bir takım önlemlerin alınacağının belirtildiği ve bu önlemlerin alınması halinde projenin devamında sakınca olmadığını belirtilmiş ise de, yukarıda aktarılan 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 20. maddesi gereğince zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytin yağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesislerin yapılamayacağı ve işletilemeyeceği yönündeki hüküm uyarınca, izin talebine konu alanın 3 km'den daha yakın mesafesinde zeytinliklerin bulunduğu anlaşıldığından, ÇED başvuru sürecinin sonlandırılmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, İdare Mahkemesince ÇED sonlandırma işleminin gerekçesinin dikkate alınmadığı, Toptancı Hal Kompleksi Yapım işinde ve diğer işlerde kullanılacak hazır beton için agreganın üretiminin yapılacağı, projenin süresinin üç yıl olduğu, Mahkemenin bilirkişi raporunda yer alan tespitleri dikkate almadığı, Mahkeme kararının yerleşmiş içtihatlara aykırı olduğu, projenin zeytinlerin generatif ve vegetatif gelişimine etkisinin olmayacağının tespit edildiği, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY:<br> Antalya İli, Kaş İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi ... ada, ... numaralı parselde yapılması planlanan 70.000 ton/yıl kapasiteli Kırma-Eleme tesisi projesi ile ilgili olarak ÇED Yönetmeliği kapsamında Çevrimiçi ÇED Yönetim Sistemi (e-ÇED) belgesi başvurusunun yapıldığı, anılan başvuru kapsamında çeşitli kurumlardan görüş sorulduğu, Antalya İl Tarım Orman Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı yazısında kırma eleme tesisi yapılması planlanan sahanın yakın çevresinden itibaren 3 kilometrelik saha içerisinde düzenli dikim aralıklarla tesis edilmiş muhtelif yaş aralıklarında yaklaşık 2100 dekar alanda yoğun zeytin plantasyonlarının bulunması nedeniyle 3573 sayılı Kanun kapsamında projenin yapılmasının uygun olmadığı yönünde görüş verildiği, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü'nün bu olumsuz görüşüne istinaden Antalya Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve E-... sayılı işlemiyle Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıktasının (a) bendi uyarınca ÇED sürecinin sonlandırıldığı, bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2872 sayılı Çevre Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "Çevre korunması": Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü, "Sürdürülebilir çevre": Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecini, "Sürdürülebilir kalkınma": Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişmeyi, "Çevresel Etki Değerlendirmesi": Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; "Proje tanıtım dosyası": Gerçekleşmesi planlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı... ifade eder.'' şeklinde tanımlanmış, "Çevresel Etki Değerlendirmesi" başlıklı 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir. <br> Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ve 29/07/2022 tarihli ve 31907 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Yetki" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğe tabi projeler hakkında "ÇED Olumlu", "ÇED Olumsuz", "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Ancak Bakanlık gerekli gördüğü durumlarda "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının verilmesi konusundaki yetkisini, sınırlarını belirleyerek il müdürlüğüne devredebilir. (2) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar (ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir) tesis edilmeden önce; a) Projenin gerçekleştirilmesinin ilgili mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, ÇED süreci aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır. ÇED sürecinin sonlandırıldığı Bakanlık ve il müdürlüğü internet sayfasından ilan edilir. b) Proje sahibi veya yetkili temsilcisinin talep etmesi halinde ÇED süreci, aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır. ÇED sürecinin sonlandırıldığı Bakanlık ve il müdürlüğü tarafından internet sayfasından ilan edilir." düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1’deki listede yer alan projelere, ...ÇED raporu hazırlanması zorunludur." düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi sürecinin başlatılması ve komisyonun kuruluşu" başlıklı 8. maddesinde; " (1) 7 nci maddede tanımlanmış projeler ile ilgili olarak; proje sahibi tarafından vekâleten yetkilendirilen ve Bakanlıkça verilmiş yeterlik belgesi bulunan kurum/kuruluşlar, Ek-3’te yer alan ÇED genel formatı esas alınarak hazırlanmış ÇED başvuru dosyasını Bakanlığa sunar. (2) Bakanlık, başvuru dosyasındaki bilgi ve belgeleri genel formata uygunluk bakımından inceler. Bu işlemler 5 iş günü içinde tamamlanır...(3) İnceleme sonucunda, başvuru dosyasının Ek-3’te yer alan genel formata uygun hazırlandığına karar verilmesi halinde, Bakanlık tarafından başvuru dosyasındaki bilgiler dikkate alınarak, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık yetkililerinden oluşan bir Komisyon kurulur. (Danıştay Altıncı Dairesinin 16/02/2023 tarihli, E:2022/7584 sayılı kararı ile yürütmesi durdurulan cümle: ÇED süreci içerisinde gerek görülmesi halinde komisyona üye eklenebilir veya çıkarılabilir.)... düzenlemesine yer verilmiştir. <br> 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesinde; "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez." hükmüne yer verilmiş, 03/04/1996 tarihli ve 22600 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik"in (03/04/2012 günlü ve 28253 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen) 4. maddesinde yer alan "Zeytinlik Saha" tanımının ve aynı Yönetmeliğin 23. maddesinin iptali istemiyle Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2012/4992 sayılı dosyasında açılan davada, Dairenin 19/02/2015 tarih ve E:2012/4992, K:2015/996 sayılı kararıyla dava konusu Yönetmeliğin; dayanağı Kanunun 20. maddesinin 1. fıkrasında da aynen yer verilen 23. maddesinin 1. fıkrasının; ''Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede zeytin ağaçlarının bitkisel gelişimini ve çoğalmalarını engelleyecek kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal işletmelerin yapımı ve işletilmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın iznine bağlıdır.'' cümleleri bakımından davanın reddi; 4. maddesinde yer alan "Zeytinlik Saha" tanımının ve 23. maddesinin diğer kısmının ise iptaline karar verilmiştir. <br> Ayrıca 6777 sayılı "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki 3573 sayılı Kanunun Sakız ve Nevileriyle Harnupluklara da Teşmiline Dair Kanun"un 1. maddesinde; "Antep fıstığı ve harnupluk tesisi için sakız (Pistacia) nevileri olan menengiç (Pistacia Terebinthus L.), buttun (Pistacia Khinjuk), yabani sakız («Mezdeki sakızı (Pistacia Lentiscus L.), adi sakız (Pistacia mutica, Fisch), Filistin sakızı (Pistacia Palestina, Boiss») ağaçlarını aşılamak suretiyle istifade etmek istiyenler hakkında zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin aşılattırılmasına dair olan 3573 sayılı Kanun ile mezkür kanunun 14 üncü maddesini değiştiren 3669 sayılı Kanun ve bu kanunlara göre çıkarılan mevzuat aynen tatbik olunur." hükmüne yer verilmiştir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler için hazırlanacak, ÇED Raporunda; proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları, proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi, tarihi çevreler ve sit bölgelerini etkileyecek su tabanı değişiklikleri (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri, projenin çevresel etkileri bakımından, çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, projenin iklim üzerindeki etkisi (sera gazı emisyonlarının niteliği ve büyüklüğü) ve projenin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceği, iklim değişikliğine bağlı projeyle ilgili afet veya kaza riskinin belirlenmesi esastır. <br> Bu amaçla hazırlanan ÇED Raporu veya Proje Tanıtım Dosyasının Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin EK III. ve EK IV.'ünde yer verilen unsurlar yönünden değerlendirilirken, mevzuat bakımından projenin yapılması uygun bulunmadığı takdirde "ÇED Olumlu" kararı verilmesi zorunluluğu bulunmayıp, aşamasına bakılmaksızın ÇED sürecinin sonlandırılması mümkündür. Bununla birlikte, ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, projenin yapılmasının mevzuat bakımından uygun bulunmama durumunun, bu durum özelinde somut bir şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.<br> Yine zeytinlik alanlarda yürütülecek faaliyetlere ilişkin olarak öncelikle dikkate alınması gereken özel düzenlemenin, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümleri olduğuna kuşku bulunmamaktadır. Anılan Kanunun 20. maddesinin, gerekli tedbirler alınmış olsa bile, zeytinlik sahalarda ve bu sahalara 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri hariç kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran ya da sayılan olumsuz sonuçlara yol açma ihtimali bulunan tesislerin yapılmasını ve işletilmesini önlemeyi amaçladığı açıktır. Diğer taraftan; Danıştay Sekizinci Dairesinin 19/02/2015 günlü, E:2012/4992, K:2015/996 sayılı kararı karşısında, artık kamu yararı kararı alınarak dahi kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesislerin zeytinlik sahalara 3 kilometre mesafe içerisinde yapılması mümkün olmamakla birlikte, bu tip alanlarda yapılacak projeler için verilen ÇED kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda, dava konusu tesislerin, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmadığının, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığının belirlenmesi gerekmektedir.<br> Dava dosyasında yer alan, karar metninde de yer verilen Bilirkişi Raporunda Ziraat Mühendisi bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede; davaya konu projenin, Antalya İli, Kaş İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... numaralı parselde Hedef Madencilik şirketi tarafından yapılması planlanan 70.000 ton/yıl kapasiteli Kırma-Eleme tesisinin, Kırma-Eleme Tesisine bitişik ... ada ... nolu parselde bulunan Toptancı Hal Kompleksi Yapım işinde ve diğer işlerde kullanılacak hazır beton için agreganın üretilmesi amacıyla ve söz konusu proje süresi en fazla 3 sene olacak şekilde planlandığı, keşif sırasında, kırma eleme tesisine 1600 m ve 2170 m mesafelerde zeytinlik alanların olduğunun belirlendiği, Kanunda belirtildiği üzere, “zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez.” hükmüne göre incelendiğinde, zeytin ağaçlarının yapraklarının üst yüzeyinin stoma oluşturmayacağı, üst epidermisin altı 2-3 tabaka palizat hücreleri olduğu, bu hücrelerin, yoğun bir klorafile sahip olan çok sayıda kloroplastlar içerdiği, bu yüzden, zeytin yapraklarının tozdan fazla etkilenmezken, ışık sınırlamasına karşı çok hassas oldukları ve böyle şartlarda döküldükleri, özellikle Nisan sonu-Mayıs ayları zeytin ağaçlarının çiçeklenme dönemi olduğu, bu dönemlerde döllenmenin sağlanabilmesi için dişicik tepesinin aşırı toza maruz kalmaması gerektiği, bu dönemde gerekli önlemler alınması gerektiği, proje tanıtım dosyasında; alınacak önlemlerin; işletme sırasında, faaliyet alanının ve işletme içi yolların mevsim şartlarına göre 5 m3/gün su ile spreylenerek nemli kalmasının sağlanacağı ve tozlanmanın en aza indirgeneceği, Kırma, Eleme Tesisinde ocak sahasından gelecek olan malzemenin kırılması ve uygun boyutlara indirilmesi sırasında meydana gelecek olan toz emisyonunun minimuma indirgemek amacıyla malzeme pulverizasyon sistemi kullanılarak ıslatılacağı, gerçekleştirilmesi planlanan “Kırma-Eleme Tesisi” Projesi'nden kaynaklanacak toz emisyonlarının Yönetmelik ve standartlarda belirtilen kontrol tedbirlerinin uygulanmasının, oluşan toz emisyonunun azalmasını sağlayarak alıcı noktalarda (Yerleşim birimleri, hassas kullanımlar, vb.) meydana<br>gelebilecek olumsuz hava kalitesi değişimlerini engelleyeceği ve Yönetmelik sınır değerlerin içerisinde kalmasını sağlayacağı şeklinde beyan edildiği, sonuç olarak, proje tanıtım dosyasında belirtilen tozumaya karşı alınacak önlemlerin etkin bir şekilde uygulanması ile davaya konu faaliyetin zeytinliklerin vejetatif ve generatif gelişmesine olumsuz bir etkisi olmayacağı değerlendirmesinin yapıldığı, bilirkişi heyetinde yer alan diğer bilirkişilerle birlikte yapılan değerlendirme sonucunda dava konusu projeye ilişkin olarak ÇED sürecine devam edilmesinde bir sakınca olmadığı ortak görüş ve kanaatine varıldığı görülmektedir. <br> Bu durumda, davalı idarece, yapımı planlanan kırma eleme tesisi projesi hakkında ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin sebep unsurları olarak gösterilen nedenlerin, bilirkişi raporunun, yukarıda detaylarına yer verilen kısmında bilimsel olarak irdelendiği, Antalya İl Tarım Orman Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı yazısında belirtilen sebeplere ilişkin olarak tesisin işletilmesi sırasında alınacak önlemlerle, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine olumsuz etkisi olmayacağının, bilimsel olarak ortaya konulduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmış olup, davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br> Öte yandan; işbu kararın, ÇED sürecinin sonlandırılmasına yönelik işlemin iptaline ilişkin olduğu, davaya konu projeye doğrudan ÇED Gerekli Değildir kararı verilmesi sonucunu doğurmayacağı, projenin, çevreye etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle çevresel etki değerlendirmesi sürecinin işletileceği tabiidir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz isteminin kabulüne,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE,<br>3. Aşağıda ayrıntısı gösterilen davacı tarafından yapılan ...- TL yargılama giderinin ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, <br> 4. Artan keşif avansının istemi halinde davacıya iadesine,<br> 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, <br> 6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 29/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Temyize konu İdare Mahkemesi kararında; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, Mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
ihale