<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3905 E. , 2025/492 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3905<br>Karar No : 2025/492 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- ... Bakanlığı <br> VEKİLİ : Av. ...<br> <br> 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br> VEKİLİ : Av. ... <br><br>DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER: <br>1- ... Spor Turizm Hizmetleri İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>2- ... Mühendislik Müşavirlik Anonim Şirketi <br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Muğla ili, Milas ilçesi, ... ve ... Mahalleri’de ... Spor Turizm Hizmetleri İnşaat Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan “... Golf Tesisi ve Turizm Kompleksi” projesine ilişkin ... tarihli, ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; işbu davaya konu Muğla ili, Milas ilçesi, Meşelik ve Boğaziçi Mahallesi sınırları içerisinde ... Spor Turizm Hiz. İnş. Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan ... Golf Tesisi ve Turizm Kompleksi projesi ile ilgili davalı idarece alınan ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle Mimarlar Odası Başkanlığı tarafından ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, dolayısıyla davaya konu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararının hukuk aleminde ortadan kalktığı ve bu haliyle hukuken denetim yapılabilecek bir işlem kalmadığı anlaşıldığından işbu davanın konusunun kalmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Temyize konu kararda, karara gerekçe gösterilen yargı kararının gerekçelerine yer verilmediği, işlemin hangi gerekçelerle iptal ediliğinin adil yargılanma ilkesi gereği belirtilmesi gerektiği, davacının iptal istemine ilişkin iddialarının dinlenilmediği, bu haliyle hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemin iptaline ilişkin yargı kararının henüz kesinleşmediği, kesinleşmenin beklenilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Mahkeme kararının hukuka ve somut olayın şartlarına uygun olmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, dayanak alınan Mahkeme kararının temyiz edildiği, temyiz taleplerinin kabul edilmesi halinde işbu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY: <br> Muğla ili, Milas ilçesi, ... ve ... Mahalleri’de ... Spor Turizm Hizmetleri İnşaat Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan “... Golf Tesisi ve Turizm Kompleksi” projesine ilişkin olarak ... tarihli, ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı verildiği, bu kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2872 sayılı Çevre Kanununun 2872 sayılı Çevre Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde; "Çevre: Canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam, Çevre korunması: Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütünü, Sürdürülebilir çevre: Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi süreci, Sürdürülebilir kalkınma: Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişme, Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları" olarak tanımlanmış, "İlkeler" başlıklı 3. maddesinde: "Çevrenin korunmasına, iyileştirilmesine ve kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkeler şunlardır: a) Başta idare, meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup bu konuda alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdürler... c) Arazi ve kaynak kullanım kararlarını veren ve proje değerlendirmesi yapan yetkili kuruluşlar, karar alma süreçlerinde sürdürülebilir kalkınma ilkesini gözetirler. d) Yapılacak ekonomik faaliyetlerin faydası ile doğal kaynaklar üzerindeki etkisi sürdürülebilir kalkınma ilkesi çerçevesinde uzun dönemli olarak değerlendirilir..." düzenlemesine, Çevresel etki değerlendirilmesi" başlıklı 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." düzenlemesine yer verilmektedir.<br> 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." düzenlemesine, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1'deki listede yer aldığı projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." düzenlemesine yer verilmiştir. <br> Aynı Yönetmeliğin Ek-3 bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları, Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi, tarihi çevreler ve sit bölgelerini etkileyecek su tabanı değişiklikleri (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri, Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Projenin iklim üzerindeki etkisi (sera gazı emisyonlarının niteliği ve büyüklüğü) ve projenin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceği, iklim değişikliğine bağlı projeyle ilgili afet ve kaza riski, projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, Bölüm VI: Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı ile Paydaş Katılım Planı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, c) Paydaş katılım planı, Bölüm VII: Notlar, Kaynaklar ve Ekler; Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, proje için seçilen yerin koordinatları, proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri... şeklinde düzenleme yer almıştır. <br> 04/04/2014 tarihli, 28962 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinin 4. maddesinde; Tampon bölge; "Sulak alan havzasının coğrafi durumu, topoğrafik özellikleri ve arazinin mevcut kullanım durumuna göre; sulak alan ekosistemini korumak maksadı ile tanımlanan ve sulak alanın su toplama sınırını geçmeyen veya topoğrafik, coğrafik olarak bir sınır değeri bulunmayan düz alanlarda ise varsa sürdürülebilir kullanım bölgesi, yoksa hassas koruma bölgesi sınırından itibaren en az 2500 metre mesafeden geçen bölge" olarak tanımlanmış, "Tampon Bölge Uygulama Easları" başlıklı 24. maddenin (b) bendinde de "Ek-2’de belirtilen faaliyetlerin yapımı ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlüğün, mahalli öneme haiz sulak alanlarda ise ilgili Bölge Müdürlüğünün iznine tabidir. Bu listede yer alan faaliyetler için Bakanlıkça belirlenecek başvuru formu çerçevesinde, bu Yönetmelik kapsamındaki alanlar için gerekli ekosistem değerlendirme raporu ile birlikte Bölge Müdürlüğüne müracaat edilir, müracaat başvuru tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde sonuçlandırılır. Ek-2 listesinde yer alan faaliyetlerin hangilerinden ekosistem değerlendirme raporu isteneceğine faaliyetin alana ve ekosisteme olan etkisi dikkate alınarak Bakanlıkça karar verilir. ÇED süreci kapsamında Ekosistem Değerlendirme Raporu hazırlanan faaliyetlerden tekrar rapor hazırlanması istenmez. Ekosistem değerlendirme raporunda telafi edici ve önleyici tedbirlerin yeterli görülmesi halinde başvuru sahibine izin belgesi verilir. Bu faaliyetler için verilecek izin belgeleri beş yıl süre ile geçerli olup, süre bitiminde Bakanlıkça belirlenen şartlara uyulduğunun tespitini müteakip yenilenir. Gerektiğinde ilave tedbirlerin alınması sağlanır ya da faaliyete son verilir. İzin belgelerinde belirtilen şartlara uyulmaması halinde Bakanlık verilen belgeleri iptal yetkisine sahiptir. Mevcut izinli tesislere yapılacak ilave tesisler için izin belgesinin yenilenmesi gerekmektedir. Faaliyetin uzun süreli bir yatırım olması halinde, faaliyet sahibi tarafından, Bakanlıkça belirlenecek ilave tedbirlerin alınacağı taahhüt edildikten sonra faaliyete izin verilir. " düzenlemesine, Yönetmeliğin EK-2 Listesinde de; 10.13. Golf tesisleri, 10.14. Turizm konaklama tesisleri (100 oda ve üzeri oteller, tatil köyleri, turizm kompleksleri ve benzeri) düzenlemesine yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Çevresel etki değerlendirmesi süreci ile gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.<br>Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. bölümündeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. <br> Dava konusu ÇED Olumlu Kararına dayanak Nihai ÇED Raporunun incelenmesinden; ... Spor Turizm Hiz. İnş. Tic. A.Ş. tarafından Muğla ili, Milas ilçesi, ... ve ... Mahallesi Mevkiinde “... Golf Tesisi ve Turizm Kompleksi” projesinin planlandığı, proje için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu Kararı verildiği, ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu Kararı sonrasında proje uhdesinde kapasite artışı planlandığı, planlanan ... Golf Tesisi ve Turizm Kompleksi Kapasite Artırma Projesine ... tarih ve ... sayılı ÇED Gerekli Değildir Kararı verildiği, proje için yatırım sürecine başlanarak 2008 yılında ... Golf Tesislerinin işletmeye alındığı, söz konusu ÇED Olumlu Kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararıyla ÇED Olumlu Kararının iptaline karar verildiği, iptal kararının Danıştay Altıncı Dairesi’nin 26.11.2010 tarihli, E:2010/7875, K:2010/10540 sayılı kararı ile onandığı, 2008 yılında 1. Etabı işletmeye alınan faaliyet özelinde Danıştay Altıncı Dairesi’nin 26.11.2010 tarihli kararı dikkate alınarak yeniden ÇED süreci başlatılan projeye Çevre ve Orman Bakanlığınca ... tarih ve ... sayılı “ÇED Olumlu” kararı verildiği, bu kararın iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli E. ..., K. ... sayılı kararı ile ÇED Olumlu Kararının iptaline karar verildiği, iptal kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 15.10.2015 tarihli ve E.2014/9483, K.2015/7578 sayılı kararı ile onandığı, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E. ..., K. ... sayılı kararında yer alan özetle; ÇED çalışmasında toprak ve su ile ilgili olarak yeterli inceleme ve araştırma yapılmaması, Sulak Alan Komisyonunun görüşleri ve bu faaliyete izin verildiğini gösterir Bakanlık Olur'una ihtiyaç duyulması, proje kapsamındaki faaliyetler için bölgede yeterli su bulunup bulunmadığıyla ilgili soru işaretleri olması ve proje sahasında yeterli su tutma kapasitesinin var olup olmadığının belirsizliği, bölgenin özellikle kuş popülasyonu ile ilgili olan hassasiyetine vurgu yapılmış olması ve bu hususla ilgili belirtilen endişelerin gerekçe gösterildiği, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E. ..., K. ... sayılı kararında yer alan ilgili gerekçeler dikkate alınarak yürürlükte yer alan 2009/7 Sayılı Genelge uyarınca 23.03.2015 tarihinde projeye ilişkin ÇED süreci başlatıldığı, ancak Mahkeme kararında yer verilen gerekçelerin; ÇED Raporunun bir veya birkaç bölümünü ilgilendiren, ilave ölçüm, analiz veya modelleme yapılmak suretiyle giderilebilecek hususlar olmadığı, proje ile ilgili ÇED sürecine 2009/7 sayılı Genelge kapsamında devam edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile ÇED sürecinin sonlandırıldığı; gelinen süreçte, ... Spor Turizm Hiz. İnş. A.Ş. tarafından Muğla ili, Milas ilçesi, ... ve ... Mahallesi Mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan “... Golf Tesisi ve Turizm Kompleksi” projesine ilişkin olarak, söz konusu çevresel etkilerin yeniden değerlendirilerek güncel mevzuat, uygulama, bilimsel rapor ile modellemelerin kullanılması ve Danıştay Ondördüncü Dairesinin 15.10.2015 tarihli ve E.2014/9483, K.2015/7578 sayılı kararı da dikkate alınarak ÇED sürecinin, yürürlükte bulunan ÇED Yönetmeliği kapsamında yeniden başlatıldığı, projenin 29.04.2011 tarihli “ÇED Olumlu” kararına istinaden toplam alan kullanımı 1.911.919,33 m2 olarak belirlenen alanda; 180 Oda Kapasiteli Otel, 200 Adet Konut ve 300 Adet Villa (Müstakil Konut), toplam 1.247.271 m2 alan kullanımına sahip 2 adet 18’er delikli golf sahası için ÇED süreci yürütüldüğü, projenin mevcut ÇED sürecinin ilk etapta 1.926.723,786 m2 alanda başlatıldığı, ancak süreç içerisinde Sırtlandağı (Halep Çamı) Tabiatı Koruma Alanına dair ilgili kurumların görüşleri dikkate alınarak proje alanının 14.804,456 m2'lik kısmının projeden çıkartılarak güncel proje alanının 1.911.919,33 m2 olacak şekilde yeniden düzenlendiği, proje alanında; 165 Oda Kapasiteli Otel, 120 Adet Konut (sağlıklı yaşam evleri) ve 160 Adet Villa (müstakil konut) ve toplam 1.290.058,62 m2 alan kullanımına sahip 2 adet 18’er delikli profesyonel golf sahaları, profesyonel saha harici eğitim amaçlı golf sahası ve söz konusu proje kapsamında yapılacak olan tüm faaliyetlere hizmet verecek sosyal tesisler, hizmet birimleri ve ticaret alanları olarak planlama yapıldığı, söz konusu faaliyete ilişkin olarak Kurum Görüşleri de dikkate alınarak 160 adet olarak planlanan Villanın (Müstakil Konut) 154 adete düşürülerek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ... tarih ve ... sayılı görüşüne istinaden “... Spor Turizm Hiz. İnş. A.Ş. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "... Golf Tesisi ve Turizm Kompleksi" projesi için .... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E. ..., K. ... sayılı kararı ile Danıştay Ondördüncü Dairesinin 15.10.2015 tarihli ve E.2014/9483, K.2015/7578 sayılı kararında yer alan eksik veya yetersiz görülen tüm hususları da içerecek şekilde ÇED Yönetmeliğinin 8. maddesi çerçevesinde ÇED sürecinin yeniden başlatılması akabinde dava konusu işlemin tesis edildiği, bu işlemin iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı görülmektedir. <br> Mahkemenin "Karar Verilmesine Yer Olmadığı" kararına dayanak teşkil eden ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde; Ziraat Mühendisi, Çevre Mühendisi, İnşaat Mühendisi, Orman Mühendisi, Harita Mühendisi, Jeoloji/Hidrojeoloji Mühendisi, Hidrobiyolog, Peyzaj Mimarı, Flora ve Fauna Uzmanından oluşan Bilirkişi heyetince hazırlanan 01/03/2024 tarihli Bilirkişi Raporunun sonuç bölümünde; Çevre Mühendisliği bakımından; projenin inşaat ve işletme aşamalarında ortaya çıkacak çevresel etkilerin mevzuat gerekliliklerini karşılayacak düzeyde olduğu, projenin inşaat ve işletme aşamalarında ortaya çıkacak sıvı atık ve katı atıkların toplanması, taşınması, depolanması ve bertarafı konularında Çevre Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde uygun tedbirlerin ÇED Raporunda belirtildiği, projenin çevresel etkilerinin azaltılmasına yönelik alınacak önlemlerin, ilgili mevzuat gereklilikleri doğrultusunda çevre mühendisliği açısından uygun olduğu, Hidrobiyoloji disiplini bakımından; ... Golf Tesis ve Turizm Kompleksine ait nihai ÇED Raporu incelenerek; raporda yer alan tespit ve hesaplamalar ile değerlendirmelerin yeterli düzeyde bulunduğu, projenin çevreye verebileceği olumsuz etkilerin kabul edilebilir düzeyde olduğu, dava konusu işlemin hukuka, teknik gerekliliklere, bilimsel verilere ve yasal düzenlemelere uygun olduğu, hidrobiyolojik açıdan 02/06/2023 tarihli Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararının sürdürülmesi gerektiği, projenin hidrobiyolojik ve ekolojik açıdan uygun olduğu kanaatine varıldığı, Orman Mühendisliği bakımından; faaliyet alanının orman sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu, tabiatı koruma alanı ile 50 metre mesafede bir koruma bandı bırakılması ve ağaç kesilmemesi hususları göz önüne alındığında, orman ekosistemi üzerinde olası etkilerinin sınırlı kalacağı, orman yangınlarına 1. derece hassas alanlara sınır olması nedeniyle arada bırakılacak müdahale zonu ve alınacak orman yangın tedbirlerinin yerinde bulunduğu, tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin olduğu alanların bulunmadığı, projenin orman alanlarına etkisinin sınırlı olacağı, bu nedenle ÇED Olumlu Kararının orman mühendisliği açısından uygun olduğu kanaatine varıldığı, İnşaat Mühendisliği bakımından; mevcut göletlerin ilgili kurum görüşü alınmadan inşa edilmiş bulunmalarına karşın kapasiteleri itibariyle çevresel etki değerlendirmesi sürecine tabi olmadıkları, ÇED Olumlu Kararının iptalini gerektiren bir durumun göletler için bulunmadığı kanaatine varıldığı, Biyoloji (Flora) uzmanlık alanları bakımından; davaya konu “... Golf Tesisi ve Turizm Kompleksi” için hazırlanan ÇED dosyasının Bitkisel Biyolojik Çeşitlilik açısından incelenmesinden; alanda yapılan keşif ve daha önce yöre ve çevresinde yürütülen çalışmalar değerlendirildiğinde, Flora uzmanı tarafından hem alanda yapılan gözlemler hem de Muğla ilinde yürütülen floristik çalışmalar temel alınarak literatüre dayalı bitki listesi oluşturulduğu, alanda bitki tespitiyle ilgili çoğunlukla bahar ayını kapsayan bir arazi çalışması yapıldığı bilgisine yer verildiği, proje alanı üzerine yapılan arazi ve literatür çalışmaları sonucu proje alanı ve yakın çevresinde 559 bitki taksonu tespit edildiği, 559 taksondan 214'ünün sahada tespit edildiği, geri kalan 345'inin ise literatür verilerine göre alan ve çevresinde olma ihtimali yüksek olan taksonları oluşturduğu, proje alanı içerisinde tespit edilmiş endemik tür bulunmadığı, ayrıca, proje alanı içerisinde endemik olmayıp nadir veya nesli tehlike altında olan bitki türleri de bulunmadığı, proje alanı dışında “VU” kategorisinde değerlendirilen bir tür tespit edildiği, Pinaceae familyasında yer alan ve VU kategorisinde değerlendirilen Pinus halepensisin (Halep çamı) proje sahasının batısında yer alan Sırtlandağı'nda koruma altında tutulduğu, IUCN kategorilerine göre; Ulusal Kırmızı Kitapta (Ekim ve ark. 2000) tehdit kategorisinde değertendirilecek (CR, EN, VU, NT,LC) türler bulunmadığı, |(UCN Red List'e göre ise türlerin çoğunluğunun LC (Düşük Risk) kategorisinde yer aldığı, (bkz. Tablo 2.6.1.4) ancak global ölçekte LC kategorisinde değerlendirilen bu türlerin hemen hemen hepsinin ülkemizde kozmopolit bir yayılış gösterdiğinin belirtildiği, proje alanı içerisinde tespit edilen bitki taksonları içerisinde Bern Sözleşmesi Ek Listelerinde yer alan bitki türü bulunmadığı, proje alanı içerisinde tespit edilen bitki taksonları içerisinde CİTES Sözleşmesi Ek Listelerinde yer alan bitki türü bulunmadığı bilgisine yer verildiği, Nihai ÇED Raporunda; Bitki Taksonları Üzerine Olabilecek Etkiler ve Alınması Gereken Koruma Tedbirler olarak; arazi ve literatür çalışması sonucu proje alanı ve yakın çevresinde 599 bitki taksonu tespit edildiği, bu taksonlar içerisinde endemik bitki taksonu tespit edilemediği, proje kapsamında yapılacak çalışmalar sırasında habitat kaybını minimize etmek amacıyla mümkün olduğunca gereksiz alan kullanımı ve tahribatın önüne geçilmesi gerektiği, bu bağlamda proje alanı sınırlarının hassas GPS ölçüm cihazları ile belirlenmesi, bu noktalara belirleyici işaretler konulması (beton poligon taşları vb.) ve bu alanın dışına kesinlikle çıkılmaması gerektiği, arazi çalışmaları sırasında bölgeye ulaşım sağlanırken belirli bir noktaya kadar mevcut yollar olduğunun görüldüğü, proje alanına ulaşım için öncelikle mevcut yolların kullanılmaması, zaruri haller (bağlantı yolu) dışında yol açılmaması, yapılan arazi çalışmalarında proje alanında bitkisel toprak bulunduğunun görüldüğü, proje kapsamında herhangi bir faaliyete başlanmadan önce arazi hazırlık aşamasında bitkisel toprağın sıyrılması ve hafriyat malzemesinden ayrı olarak bitkisel toprak depolama alanında depolanması gerektiği, bitkisel toprağın içerisinde tohum ve vejetatif yapıları barındırdığı, biyorestorasyon açısından çok önemli olduğu, proje kapsamındaki faaliyetlerin bitmesinin ardından bitkisel toprak, biyorestorasyon, çevre düzenleme ve peyzaj çalışmalarında tekrar serilerek kullanılması gerektiği, böylece bitkisel toprak içerisinde yer alan tohumların çimlenmesi sonucu doğal peyzajın devamlılığının uzun vadede sağlanmış olacağı, depolanan bitkisel toprak içerisindeki tohum vb. üreme yapılarının süreç içerisinde çimleneceği, gelişeceği ve yeniden tohum oluşturacağı, bu süreçte bitkisel toprak kaybını önlemek amacıyla depolama alanında bitkisel toprağın üstünün çeşitli malzemeler ile (ağaç kabukları, yapraklar, ot, bitki artıkları, kuru dallar gibi doğal gübre sayılabilecek materyaller) örtülmesi ve korunması, böylece kaybın en aza düşürülmesi, ayrıca, bitkisel toprağın fiziksel ve kimyasal analizlerinin yapılması gerektiği, bitkisel toprak miktarında kayıp olması durumunda biyorestorasyon çalışmaları sırasında dışarıdan getirilebilecek bitkisel toprağında fiziksel ve kimyasal analizlerinin yapılması ve stoklanan bitkisel toprak ile karakteristiğinin uyumlu olması gerektiği, bitkisel toprak depolama alanının, ikaz şeridi, kafesli tel çit vb. çevrilmesi, bilgilendirici levha asılarak koruma altına alınması, proje kapsamındaki çalışmalar sırasında oluşacak malzemenin (bitkisel toprak, hafriyat malzemesi vb.) proje alanı dışında yer alan dere yataklarına kesinlikle atılmaması, proje kapsamındaki çalışmalar ile nakliye sırasında oluşacak toz emisyonunun önlem alınmadığı takdirde bitki türlerinin gövde, yaprak ayası vb. organlarında birikerek hem solunum hem de fotosentez olayını engelleyebileceği, ayrıca, yine toz emisyonu bitkinin çiçek gibi vejetatif organlarının bulunduğu yerlerde birikerek, bitkinin üremesi ve çoğalmasını da engelleyebileceği, dolayısı ile vitalite (canlılık) kaybı olabileceği, vitalite kaybının önüne geçilmesi için stabilize nakliye güzergahının iyileştirilmesi veya mutlaka toz emisyonunu bastıracak şekilde sulama çalışması yapılması, toz emisyonunun minimize edilmesinin önemli bir konu olduğu, bu konuda hassas davranılması gerektiği şeklinde alınacak tedbirlerin sıralandığı, alanda ortaya konan bitki listesinde Endemik, Nadir, Bem, Cites Sözleşmesine giren tür bulunmamasının sebeplerine yer verilmesi gerektiği, bu kadar hassas ekosistemlerle çevrili alan içerisinde bu tür taksonların bulunmaması tespit yöntemi süresi ve zamanından mı kaynaklandığı, bu tür alanlarda dört mevsim temelli arazi çalışması planlamanın daha sağlıklı sonuçlar vereceği, ayrıca sahada keşif esnasında Pinus halepensis bireylerinin tespit edildiği, ayrıca Halep çamı sahasının çok yakın olması sebebiyle Kızılçam ile de hibritler oluşturduğu, ekosistemde var olan biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilir bir şekilde devamlılığının sağlanması öncelikle alanda var olan tür envanterinin detaylı bir biçimde ortaya konulmasıyla başlayacağı, alanda var olan hassas ve önemli ekosistemler ve bu ekosistemlerin dinamiklerinin sürdürülebilirlik açısından temel unsurları olduğu, ekosistemi zayıflatan ve sistemin işleyişini sekteye uğratan her türlü biyotik veya abiyotik etkinin, tür çeşitliliğinin azalması ile sonuçlandığı, yukarda belirtilen floranın korunmasına yönelik alınması gereken tedbirlerin habitatı korumaya yönelik büyük öneriler içermediği, bitki Biyolojik Çeşitliliği açısından değerlendirildiğinde Nihai ÇED raporunun yeterli, uygun olmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği, Jeoloji Mühendisliği bakımından; mevcut proje alanı doğal tuzla kıyısı üzerine dolgu yapılarak suni bir çim alanı oluşturulduğunun Nihai ÇED Raporunda ve gözlemlerle tespit edildiği, ÇED raporundaki ifadelerde proje sahasının doğal toprak yapısının su geçirmez membran ile kaplanarak üzerinin toprak ve ince kum ile dolgulanarak çim ekim yüzeyinin oluşturulduğunun belirtildiği, proje alanının hidrolojik yapısının yıllık düzeyde mevsimsel olarak denizel ve karasal yapının etkisi altında kaldığı, yağışlı mevsimlerde Kavaklar Deresi ve yüzey akış altında kalan bölgenin tatlı suyun etkisinde kaldığı, kurak mevsimlerde ve gelgit olaylarının yaşandığı mevsimlerde ise denizel etki altında kaldığı, haliyle bu yapının bölgenin lagün ortamının özel, kendine has bitkisel ve hayvansal çeşitliliğini belirlediği, proje dosyasında bulunan ifadelerde çim sahanın sulama sisteminin suni göllerde, projede bulunan çim bitkisinin gelişimi için özel gübre ve kimyasallarla konsantre edildiği ve bu konsantre sulama suyunun kapalı devre olacak şekilde çim sulamasında kullanılacağı, sulamada kullanılan konsantre su fazlasının çim ve toprak yüzeyden sızarak borular vasıtası ile tekrar havuzlarda toplanacağının ifade edildiği, bu durumda, proje alanında bulunan çim ve toprak yapının sürekli olarak gübre ve kimyasala olarak doygun halde bulunacağı, ÇED raporunda belirtilen su dengesi için, yağış miktarının 20 yıllık dönem ortalaması alındığı, ancak bölgedeki yağış miktarının düzenli olmadığı, bazı yıllarda yağış miktarının ortalamanın %25 üzerinde olduğu, bu durumda yoğun yağışlı geçen mevsimlerde çim alan üzerine düşen yağmur sularının, yüksek kotlardan gelebilecek ve Kavaklar Boğazı Deresinin taşkın suları çim alan üzerinde ve toprak içerisinde bulunan yüksek konsantredeki gübre ve kimyasal yapıları çözerek Tuzla gölüne ve lagün alana taşıyacağı, ayrıca yağışlı mevsimlerde kapalı devre sulama göletlerinde biriken suyun konsantre su ile karışarak Tuzla gölüne ve lagün ortamına akacağı, bu durumda Kavaklar Boğazı Deresi, Tuzla gölü ve lagün ortamdaki doğal canlı yapısının olumsuz yönde etkilenmesinin kaçınılmaz olacağı, proje dosyasında bu konularla ilgili olarak herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, proje sahasında 8 adet DSİ ruhsatlı su kuyusunun bulunduğu ve bu kuyulardan alınacak suyun proje için yeterli olduğunun ifade edildiği, projede su ihtiyacının tespitinde çim alanları ve yapılaşma sonucunda yerleşime geçecek olan nüfusun günlük kullanımının, yıllık ortalama miktar üzerinden hesaplandığı, ancak proje alanında bulunan peyzaj alanları, lüks konutlarda bulunacak özel yüzme havuzları, araç yıkama vd. gibi faaliyetlerde kullanılacak su tüketimlerinin dikkate alınmadığı, bu gerekçe ile proje dosyasında bulunan su tüketim hesabının yetersiz olduğu, gerçeği yansıtmayacağı kanaati oluştuğu, yaz mevsimlerinde işletmenin yüksek doluluk oranı ile faaliyette bulunduğu tarihlerde 8 adet sondaj su kuyusundan hızlı ve uzun süreli su çekimlerinin yeraltında hidrojeolojik yapının akım yönlerinde etkili olacağı, yeraltından partükül çekimleri neticesinde kitlesel hareketler oluşacağı, bu doğrultuda doğal su akım yönünün değişeceği, bunun da bölgenin hidrojeolojik yapısını olumsuz olarak etkileyeceği, bu durumda, proje dosyasında hesaplanan su ihtiyacının yaz mevsiminde çok daha fazla olacağı, mevcut kuyu kapasitelerinin azami derecede kullanılacağı, yer altında bulunan tatlı su, tuzlu su basınç dengesinin kara yönünde düşeceği gerekçesi ile tuzlu su girişiminin kara yönünde ilerlemesinin engellenemeyeceği, bölgede bulunan tarımsal üretimi ve doğal bitki örtüsünü, doğal yaşamı olumsuz yönde etkilenmesinin kaçınılmaz olacağı, ayrıca bölgede zaten hat safhada olan tatlı su suyu ihtiyacının bu durumda daha da çıkmaza gireceği, bölgede bulunan mevcut konutların su ihtiyacının karşılanamayacağı, proje dosyasındaki ifadeler ve bunlara karşı yapılan açıklamalar doğrultusunda faaliyet alanı ve çevresi ile ilgili hidrojeolojik sakıncaların bulunduğu işletme faaliyetlerinin bölgede bulunan Metruk Tuzla Gölü - Lagün yapısına yer altı ve yer üstü su kaynaklarına yapacağı olumsuz etki değerlendirilmesinin yetersiz kaldığı gerekçesi ile ÇED Olumlu kararının hidrojeolojik olarak uygun bulunmadığı kanaati oluştuğunun belirtildiği, Ziraat Mühendisliği bakımından; dava konusu projede, alanın büyük bir bölümünün çim saha oluşturma işlemi olduğu, bu işlemin de aynen çevre alanlardaki tarımsal üretime benzer bir bitkisel üretim olduğuna göre, bu alandaki faaliyetlerden de ne kadar kapalı drenaj sistemi yapılırsa yapılsın Tuzla gölüne gübre ve pestisit özellikli kirleticilerin ulaşabileceği ve Tuzla alanındaki hassas ekosistem yapısını bozacağının düşünüldüğü, ayrıca tarım alanlarına nazaran daha çok gübre ve pestisit kullanımına ihtiyaç duyulan çim alanlarından kaynaklanacak atıkların yeraltı suyuna bulaşması ile bu yeraltı suyundan sulama yapılan çevredeki tarım arazilerinin de etkileneceği, projede çok büyük bir su kullanımı nedeniyle özellikle kurak yıllarda proje için açılan 8 kuyudan suların çekilmesi ile yeraltı suyu tablasının daha düşük seviyelere ineceği ve proje alanının alüvyal geçirgen yapısına bağlı olarak Tuzla gölü suyunun taban suyuna sızması ile tarımsal sulamada kullanılacak olan suyun tuzlanmasına ve bu tuzlu yeraltı suyu ile sulanan tarım arazilerinde verim düşüklüğü ile toprakların tuzlu ve alkali yani halk dilinde “çorak-verimsiz” hale geleceği, bu nedenle de tarımsal açıdan ÇED olumlu kararının uygun olmadığı kanaatine varıldığı, Peyzaj Mimarlığı bakımından; hızla gelişmekte olan ülkemizde turizmin önemli gelir kaynakları arasında yer aldığı, golf turizminin de yüksek getiriye sahip turizm faaliyetlerinden biri olduğu, yüksek getirisinin yanında istihdam olanağı da sağlayan bu faaliyet için geniş doğal alanlara ihtiyaç duyulduğu, bu özelliğinin, bozulan alanların ıslahında bir avantaj olduğu, dava konusu alan gibi korunan alanlara yakın olduğunda ise dezavantaj olduğu, küresel iklim değişikliğinin yaşandığı, tatlı su kaynaklarına erişimin arttığı, buharlaşma ve yapılaşma gibi çeşitli insan faaliyetlerinin yarattığı baskılar yüzünden ülkemizde ve dünyanın her yerinde su kaynaklarının hızla azaldığı günümüzde Metruk Tuzlası gibi sulak alanların ayrı bir önem taşıdığı, yaşamın yapıtaşlarını barındıran bu alanların ulusal ve uluslararası yasalarla korunmasının nedeninin, gelecek nesillerin yaşam koşullarını dahi etkileyebilecek önlemler arasında olmasından kaynaklandığı, Sırtlandağı Halep Çamı Tabiat Koruma Alanının da aynı yaklaşımla kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan Pinus halepensis- Halep Çamının korunarak, biyolojik rezervlerin korunması ve ekosistemde varlıklarını sürdürerek dengenin korunmasının amaçlandığı, ekosistemlerin, tüm canlı varlıkların yaşamsal ihtiyacı olan maddeleri ve hizmetleri üreten döngüler olduğu, bu nedenle, bu döngülerin başta yapılaşma ve kirlilik baskılarından korunmasının ve bu yönde koruma kararları alınmasının, tüm toplumun yararına olduğu, ÇED Raporunun değerlendirme kısmında bulunan konuların tam aydınlatılmadığı, dava konusu projenin peyzaj mimarlığı disiplini açısından kamu yararına uygun olmadığı, çevresinde bulunan Metruk Tuzlasının ve Sırtlandağı Halep Çamı Tabiat Koruma Alanının bu projeden olumsuz etkileneceği, ÇED olumlu kararının peyzaj mimarlığı açısından uygun olmadığı kanaatine ulaşıldığı değerlendirmesinde bulunulduğu, sonuç olarak “... Golf Tesisi ve Turizm Kompleksi” projesine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararının Çevre Mühendisliği, Hidrobiyoloji, Orman Mühendisliği ve İnşaat Mühendisliği bilim dalları açısından değerlendirildiğinde uygun olduğu, ancak Biyoloji, Jeoloji/Hidrojeoloji Mühendisliği, Ziraat Mühendisliği ve Peyzaj Mimarlığı bilim dalları açısından yapılan değerlendirmeye göre faaliyetin öngörülen olumsuz etkileri nedeniyle ÇED Olumlu Kararının uygun olmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği, bilirkişi raporunda yer alan beyan ve değerlendirmelere davacı vekili ile davalı idare yanında müdahiller tarafından itiraz edildiği, ayrıca bilirkişi raporunda yer alan kimi değerlendirmelerde çelişkili veya eksik açıklamalara yer verildiği gerekçesiyle Mahkemenin 22/04/2024 tarihli ara kararı ile söz konusu hususlarda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmesi üzerine, 26/05/2024 tarihli Ek Bilirkişi Raporunun hazırlandığı; bu Raporda da kök rapordan ayrılan, bilimsel verilere dayalı, somut bir tespitin yapılmadığı görülmektedir.<br> Öncelikle belirtmek gerekir ki; dava konusu ... Golf Tesisi ve Turizm Kompleksi projesinin yapılacağı alanın kuzeyinde yer alan Metruk Tuzlası Sulak Alanı, Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan olarak tescil edilmiş olup, proje alanının büyük bir kısmının sulak alan tampon bölgesinde yer aldığı, çok küçük bir kısmının ise hassas koruma bölgesi içerisinde yer aldığı, Metruk Tuzlası’nın hassas koruma bölgesi içerisinde yer alan kısmında herhangi bir yapılaşma olmayacağının taahhüt edildiği, golf turizmi alanlarının Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’nde “Tampon Bölgede Yapılması Yasak Olan Faaliyetler (Ek-1)” kapsamında bulunmadığı, Yönetmelik uyarınca, golf ve turizm konaklama tesislerinin Bakanlık iznine bağlı olarak tampon bölgede yapılabilecek tesisler arasında yer aldığı, projenin, sulak alan tampon bölgesinde yapılmasına hukuken engel bulunmadığı ve söz konusu kullanım için Tarım ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünden, Metruk Tuzlası Sulak Alanı Tampon Bölgesinde, golf sahası tesisi faaliyetinin Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği kapsamında gerçekleştirilmesinin uygun olduğuna dair Sulak Alan Faaliyet Belgesinin alındığı görülmektedir.<br>Bunun yanında; ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında verilen karara esas bilirkişi kök ve ek raporlarında, davaya konu ÇED Olumlu kararının dayanağı olan Nihai ÇED Raporunun ziraat mühendisliği, flora/fauna uzmanlık alanı ile peyzaj mimarlığı ile jeoloji/hidrojeoloji mühendisliği alanlarından uygun olmadığının belirtildiği; bunun dışındaki çevre mühendisliği, orman mühendisliği, inşaat mühendisliği ve hidrobiyoloji alanında ise 2872 sayılı Çevre Kanununa, bu Kanuna dayanılarak hazırlanan ÇED Yönetmeliğine ve kamu yararına uygun olduğunun, davaya konu işlemin iptalini gerektirir bir husus bulunmadığının tespit edildiğinin belirtildiği görülmektedir. <br>Bilirkişi raporlarında yer verilen ve ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında verilen karara da dayanak alınan ziraat mühendisliği, flora/fauna uzmanlık alanı ile peyzaj mimarlığı ve jeoloji/hidrojeoloji mühendisliği yönünden değerlendirmelerin; Nihai ÇED Raporu ve ekinde yer alan Hidrojeolojik Değerlendirme Raporu, Ekosistem Değerlendirme Raporu, Etki Değerlendirme ve Risk Analizi ile birlikte incelenmesinden, bilirkişi raporlarında yer verilen projeden kaynaklı etkilerin, yer altı su kaynaklarında ve tarım alanlarında yaratacağı belirtilen olumsuz etkilerin teknik verilerle somutlaştırılmadığı, yapılan tespitlerin davaya konu karara dayanak Nihai ÇED Raporunu kusurlandırmayacağı, Nihai ÇED Raporunda yer verilen tespitlerin, çevresel etkileri azaltma yöntemlerinin ve taahhüt edilen önlemlerin yeterli olduğu, davaya konu projenin gerçekleştirilmesindeki kamu yararı ile bilirkişi heyetinde yer alan diğer (İnşaat Mühendisi, Orman Mühendisi, Çevre Mühendisi, Hidrobiyolog) bilirkişilerin, ÇED raporu ve dava konusu işlemin uygun olduğu yönünde kanaat bildirdikleri göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu işleme dayanak ÇED raporunda, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkileriyle, alınacak önlemlerin yeterli düzeyde belirlendiği, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.<br>Bu durumda; yukarıda belirtilen gerekçelerle, ... Golf Tesisi ve Turizm Kompleksine ilişkin ÇED Olumlu Kararında, hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptal edildiği gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz isteminin kabulüne,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca DAVANIN REDDİNE, <br> 3.Aşağıda ayrıntısı gösterilen ...- TL yargılama giderinin, davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. Davalı tarafından yapılan ...- TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davalı yanında müdahillerden; ... Spor Turizm Hizmetleri İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan ...-TL; ... Mühendislik Müşavirlik Anonim Şirketi tarafından yapılan ...- TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yanında müdahillere verilmesine,<br>5. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>6. Varsa posta gideri avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde taraflara iadesine, <br>7. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dava, Muğla ili, Milas ilçesi, ... ve ... Mahalleri’de ... Spor Turizm Hizmetleri İnşaat Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan “... Golf Tesisi ve Turizm Kompleksi” projesine ilişkin ... tarihli, ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararının iptali istemiyle açılmış, Mahkemece, iş bu davanın da konusu olan ... tarihli, ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istemiyle başka bir davacı tarafından açılan dava neticesinde ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olması nedeniyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında karara bağlanan dava ile iş bu davanın taraflarının aynı olmadığı, dava konusu işlemin birel işlem olduğu, usul hükümleri açısından her iki davada farklı sonuçlar doğabileceği gibi işbu dosyada karar verildiği tarihte henüz kesinleşmiş bir yargı kararının da bulunmadığı hususları dikkate alındığında, Mahkemece uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyize konu kararın bozulması gerektiği, öte yandan; uyuşmazlığın esası bakımından da; işbu dosyada verilen, karar verilmesine yer olmadığı kararına dayanak alınan; ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında, uyuşmazlığın esası incelenerek verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçenin hukuk ve usule uygun olduğu, dava konusu ... tarihli, ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali yolunda verilen kararın bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br><br></font></p></body></html>
ihale