<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3737 E. , 2025/936 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3737<br>Karar No : 2025/936 <br> <br>TEMYİZ EDENLER :<br>1-(DAVACI) ... Turizm Ticaret Seyahat Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>2-(DAVACI YANINDA MÜDAHİL) ... Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>MÜDAHİL (DAVALI YANINDA)) : ... Yat Liman ve Turizm İşletmeciliği Anonim Şirketi <br>VEKİLLERİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Muğla İli, Fethiye İlçesi, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlarda gerçekleştirilmesi planlanan “Yat Limanı” projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmektedir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; aynı işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu değerlendirilmek suretiyle davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve K:... sayılı karar ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, proje faaliyetinin gerçekleşmesi durumunda inşaat faaliyetinden meydana gelen olası etkilerinin sınırlı ve kabul edilebilir düzeyde kalacağı, kara ve deniz yönündeki alınacak tüm inşai önlemlerin yeterli olduğu, Muğla bölgesinde yat turizmi talebinin artacağı, mevcut bağlama kapasitesinin alanda ihtiyacı karşılamadığı, yeni (ilave) yat yanaşma/bağlama yerlerine ihtiyaç olacağı öngörülerinin doğru bulunduğu, inşa faaliyetlerinin tamamlanmasından sonra oluşacak kanal geçişinin gemi trafiğini olumsuz etkilemeyeceği, ayrıca yapılacak tesisin gemi trafiğine olumlu katkı sunacağı, topografik bakımdan çığ düşmesi, sel ve diğer aktif afet risklerinin olmadığı, alana dair Afete Maruz Bölge kararı bulunmadığı, projenin yüzey ve yeraltı su kaynaklarına olumsuz etkisinin beklenmediği, proje alanının, içme ve kullanma suyu temin edilen herhangi bir kıta içi yüzeysel su kaynağının mutlak ve kısa mesafeli koruma alanlarında kalmadığı, proje alanı yakın çevresinde herhangi bir göl, gölet, baraj veya önemli bir yeraltısuyu kaynağı bulunmadığı, korunması gerekli alanlar içerisinde yer almadığı, uyuşmazlık konusu projenin inşasının tsunami oluşumuna etkisinin olmayacağı, projenin kara bölümündeki parsellerde doğal flora ve fauna yapısının olmadığı, bu alanın devamlı insan etkisi altında kaldığı, kara bölümündeki inşaat uygulamalarından zarar görmesi muhtemel doğal flora yapısı bulunmadığı, proje alanında endemik ve Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınmış bir bitki türü tespit edilemediği, sahanın yaban hayatı için üreme, yuva ve belenme ortamı şeklinde habitat ortamı özelliğindeki alanlar karayolu ile proje alanında ayrıldığı, alanda koruma altına alınan fauna türü olmadığı, proje alanın Akdeniz fokunun devamlı üreme, yuva ortamı yani yaşam alanı olabilecek bir alan mahiyetini taşımadığı, sosyal ve doğal hayat dengesine olumsuz bir katkı vermesinin mümkün bulunmadığı, projeye dair dosyada deniz kaplumbağaları ile ilgili olarak yapılan çalışmalara ve alınması gereken önlemlere yeterli derecede yer verildiği, projenin çevresinde bulunan ormanlık alanlara herhangi bir etkisinin olmayacağı, proje kapsamında deniz içinde herhangi bir dolgu ve deniz dibi tarama işlemi yapılmayacağından deniz dibine projenin inşası sırasında bir müdahale olmayacağı, deniz dibi doğal yapısının bozulmaması nedenleri ile deniz bölümünde de etkinin çok sınırlı kalacağı, proje alanının orman sayılmayan yerlerden olduğu, orman yangınına dair risklerinin yeterli biçimde değerlendirildiği, yine su ürünleri ve denizel ekosistem ile ilgili çalışmaların uygun olduğu, iskele sistemlerinin yüzer özelliklerde olması nedeniyle su akıntı sistemlerini etkilemeyeceği, denizel alanda nesli tehlike altında ya da koruma altında bulunan türlerin olmadığı, proje alanı ve çevresinde tarım arazisi, projeden etkilenmesi muhtemel tarım alanı olmadığı, ayrıca 3 km sınır içinde 3573 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilebilecek zeytin ağaçları zeytin dikili alanların da olmadığı, yapılmak istenilen projenin toz ve duman çıkaran bir tesis özelliği taşımadığı, bu çerçevede çevresel etki değerlendirmesi kapsamında gerekli bilimsel ve teknik inceleme ve araştırmaların yapıldığı, verilen taahhütlerin ve alınacak tedbirlerin yeterli düzeyde bulunduğu, projenin çevreye olası etkilerinin kabul edilebilir düzeyde kaldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirlenerek davanın reddine karar verildiği, hukuka uyarlığı anılan yargı kararı ile tespit olunan dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Kararında hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-Davacı ... Turizm Ticaret Seyahat Anonim Şirketi tarafından, işbu dava konusu işlemin iptali istemiyle başka bir davacı tarafından aynı Mahkemenin E:... sayılı dosyasında açılan davada dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve söz konusu davada verilen ... tarih ve K:... sayılı Mahkeme kararı esas alınmak suretiyle bakılan dosyada davanın reddine karar verildiği, aynı Mahkemede aynı işlemin iptali istemiyle üç ayrı dava açıldığı, söz konusu davaların davacılarının farklı olduğu, bu davacılar tarafından ileri sürülen iptal nedenlerinin kısmen farklı olduğu, her üç davada da davacıların mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi talebinin bulunduğu, ancak Mahkemece, işbu dosyadaki keşif ve bilirkişi incelemesi taleplerinin göz ardı edildiği, taraf konumunda olmadıkları bir davada yapılan ve haberdar edilerek katılımlarının sağlanmadığı bir keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu, söz konusu bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ de edilmediği, gerek keşfe gerekse bilirkişi raporuna itiraz olanağının tanınmadığı, adil yargılanma hakkının unsurlarından birini oluşturan çelişmeli yargılanma ilkesinin ihlal edildiği, kendilerine tebliğ edilmeyen bilirkişi raporundan ancak Mahkeme kararı ile haberdar olunduğu ve söz konusu bilirkişi raporunda iptal nedeni olarak ileri sürdükleri hiçbir iddiaya ilişkin inceleme ve değerlendirmeye yer verilmediğinin görüldüğü, dava konusu projenin gerçekleştirilmesinin kendilerince işletilen ve dava konusu proje sahası ile aynı koyda yer alan 1502 yataklı otel ve tatil köyü niteliğindeki turizm tesisi ile ilgili olarak hayati nitelikte olumsuzluklar doğuracağı, planlanan projenin bu koya getireceği ilave nüfus ve deniz araçları yükünün bu küçük koyun bilenen, tercih edilen ve müstesna turizm alanı niteliğini sona erdireceği, projenin yaratacağı denizel ve karasal çevre kirliliği ile sağlık ve hijyen sorunlarının başta bu koy olmak üzere Fethiye Körfezine ve kendilerince işletilen turizm tesisine zarar vereceği, proje alanına ulaşımın sağlandığı 5 metre genişliğindeki yolun genişletilmesinin devlet ormanı alanında olması nedeniyle mümkün olmadığı, söz konusu yolun mevcut haliyle dahi çok yetersiz olduğu, ancak buna ilişkin herhangi bir çalışma ya da imar planı kararı da bulunmadığı, projenin gerçekleştirilmesi halinde oluşacak ek taşıt, park alanı ve insan yükünün karşılanmasının mümkün olmadığı, proje kapsamında yaklaşık 6000 m2 deniz alanının doldurulmasının kıyı ve denizel alan ekosisteminin yok olması tehlikesini doğuracağı, kendilerinin turizm faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği ve doğal güzelliklerin gelecek nesillere aktarılmasını da engelleyeceği, proje kapsamında gerçekleştirilmesi planlanan denize doğru 210 metre uzanan dalgakıran ve iskelelerin deniz akıntılarını değiştirerek ekolojik bütünlüğe zarar vereceği, başta yapılacağı küçük koy olmak üzere tüm Fethiye Körfezindeki kirlenmeyi arttıracağı, dava konusu projeye yakın mesafede gerçekleştirilmesi planlanan Aksazlar Marina projesinene ilişkin olarak açılan davada Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda bilirkişilerce olumsuz kanaat bildirildiği, Fethiye Cahit Gündüz Caddesi mevkiindeki tekne bağlama iskelesi projesine ilişkin davada bu tür projelerin Fethiye habitatı ve Fethiye körfezinin tabii su altı yapısı için tehlikeli ve sakıncalı olduğu değerlendirilerek Mahkemece iptal kararı verildiği, proje sahibi lehine belirtilen amaçla orman taşınmazları üzerinde herhangi bir izin ve irtifak hakkı oluşturulmasının meri orman mevzuatı karşısında imkanın olmadığının da dikkate alınmamış olduğu, ÇED sürecinin çevresel etki değerlendirmesi yönetmeliğine uygun olarak gerçekleştirilmediği, ÇED sürecinin 10.08.2015 tarihinde başladığı ancak idarece ÇED sürecinin sonlandırıldığı, 2020 yılında proje değişikliğine giderek, yat limanı alanı, kapasitesi ve yapım yöntemleri değiştirilerek 328 yat bağlama kapasiteli yeni bir yat limanı projesi hazırlanarak 2020 yılında çed sürecinin yeniden başlatıldığı, proje alanı, kapasitesi, karasal alandaki tesisleri ve yat limanının yapım yöntemleri tümüyle değiştirilerek, 3. kez ve bu defa 222 yat bağlama kapasiteli yeni yat limanı projesi için işbu davaya konu ÇED raporunun hazırlandığı, 2015 yılında ÇED süreci sonlandırılan projenin, değişiklikler yapılarak 2020 yılında ÇED sürecinin başlatılması ve 4 yıl sonra tamamen değiştirilen proje için ÇED raporu hazırlanmasının Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 8. ve 12. maddelerine aykırı olduğu, Yat Limanı yapımı için yatırımcı firmanın ilgili Bakanlıklarla yapmış olduğu sözleşmeler gereği yapmakla yükümlü olduğu iş ve işlemlerin süresi içerisinde tamamlanmadığı, ön İzin sözleşmesinin sona ereceği 28.02.2024 tarihine kadar imar planının yaptırılması, değiştirilmesi ya da projelerin hazırlanması ve onaylatılması gibi işlemlerin tamamlanamayacağının açık olduğu, dava konusu yat limanı projesi nihai ÇED dosyasında sunulan kurum görüş ve etüdlerinin, proje araştırmaları ve raporların güncel olmadığı, projede yapılmış son değişiklikleri kapsamadığı, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığı, ulaştırma ve altyapı bakanlığı tarafından projelendirilen ve ÇED süreci devam eden fethiye kruvaziyer limanı projesi ile işbu dava konusu yat limanı projesinin ilişkilendirilmediği, oysa her iki projenin de körfezin karşılıklı iki yakasında yer aldığı ve körfezin girişindeki Şövalye Adası da düşünüldüğünde projeye ilişkin etüd ve projelerin güncel verilerle detaylandırılarak Fethiye Körfezindeki mevcut ve proje halindeki tüm kıyı yapılarını içerecek şekilde yeniden hazırlanmasının gerektiği, ODTÜ ve Gazi Üniversitesi tarafından yapılan Fethiye Körfezi Taşıma Kapasitesi Raporlarına ÇED raporunda yer verilmediği, proje sahasının 26.03.2023 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanarak yürürlüğe giren Aydın-Muğla illeri 1/50.000 ölçekli bütünleşik kıyı alanları planında 3. derece öncelikli alan olarak belirlendiği, öncelikli bölgede yat limanının yapılabilmesi için bölgenin 1. ya da 2. öncelikli bölge olacak şekilde 1/50.000 ölçekli planda değişiklik yapılması gerektiği, ancak bu durumun değerlendirilmemiş olduğu, her ölçekteki imar planlarında yer almayan dava konusu Yat Limanı Projesinin yapımının, planların bütünlüğü ilkesine ve plan hiyerarşisine aykırı olduğu, sürdürülebilir koruma-kullanma esaslarını içeren Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı yapılıp onaylanmadan ÇED sürecinin başlatılmasının mevzuata aykırı olduğu, Fethiye Körfezinde, yeni bir Yat Limanı yapımı kararı alınmadan önce körfezdeki marina ve yat bağlama iskelelerinin sayısının, konumunun ve kapasitelerinin belirlenmesi ve sonucun Körfezin Yat Taşıma kapasitesi ile karşılaştırılması gerekmekte olmasına rağmen bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı, Fethiye Körfezinde mevcut 1185 ve planlanan 1053 olmak üzere toplamda 2238 adet teknenin bağlanabileceği alan bulunduğu, 2012 yılında Deniz Koruma Alanlarında yapılan bilimsel temelli "Deniz Koruma Alanlarında Tekne Taşıma Kapasitesi ve Türkiye’deki Deneyimler" çalışmasında Fethiye Körfezi için gerçek taşıma kapasitesinin (GTTK) en fazla 1657 tekne olarak belirlendiği, Fethiye Körfezinin, yılın farklı dönemlerine göre değişmekle birlikte yüksek sezonda (Temmuz ve Ağustos aylarında) yaklaşık 3.500 yat kapasitesine ulaştığı, bu haliyle körfez için öngörülen kapasitenin çoktan aşıldığı, projenin gerçekleştirilmesi için yapılan yer seçiminin yanlış olduğu, yat limanının, kara ve deniz bölgesini kapsayan alandaki tüm trafiği içeren "Trafik Ve Ulaşım Etüd Raporu"nun yetkili idare olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Muğla Ulaşım Ana Planı verileri doğrultusunda hazırlanması ve Muğla Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığınca onaylanması gerekmesine rağmen dava konusu işlemde bu yolda bir açıklık bulunmadığı, projenin gerçekleştirilmesinin planlandığı sahada elektrik, su ve kanalizasyon şebekelerinin bulunmadığı, proje sahasının ve proje kapsamında yapılacak tesislerin depreme dayanıklılık raporunun oluşturulmadığı, proje alanı ve çevresinin Devlet Ormanı niteliğinde olduğu, projenin ormana zarar vereceği, denizden emniyetli yaklaşma ve girişi sağlamak amacıyla konulması planlanan fenerler ile her türlü işaretlerin ve sürekli kullanılması planlanan Jeneratörün çevresel etkilerinin değerlendirilmediği, proje kapsamında kurulması planlanan depolama ve arıtma tesisinden kaynaklanacak atıklara ilişkin hesaplama ve değerlendirmelere yer verilmediği, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği kapsamında gereken açıklamaların hem inşaat hem faaliyet süreçleri için yapılması gerektiği, yat başına ortalama 1 ton yakıt ve yağ hizmeti verileceği varsayımları gözetilerek bu kapsamda gerçekleşecek olan sera gazı salınımının ve karbon ayakizi değerlerinin iklim değişikliği konusundaki etkilerinin değerlendirilmediği, projenin gerçekleştirilmesinin deniz trafiğinde yoğunluğa neden olacağı, inşaat ve faaliyet aşamalarında oluşacak olan kirletici emisyonların (toz, gürültü vb.) tatilcileri olumsuz etkileyeceği, deniz kaplumbağalarının çiftleşme dönemleri, yumurtlama dönemleri vb. dönemlerine göre izlenecek koruma faaliyetlerini ÇED raporunda açıklanmadığı, ÇED raporunda deniz kaplumbağalarına ilişkin olarak yerine getirilmesinin gerekli olduğu belirtilen gerekliliklerin ne şekilde yerine getirileceğine dair bir yol haritasına yer verilmediği, Körfez içinde yapılan kıyı tesisleri nedeniyle sayıları çok azalan Akdeniz Fokunun yaşam alanının yok edildiği, deniz suyunun mevcut fiziksel ve kimyasal özelliklerini belirlemek amacıyla deniz suyundan tek noktadan numune alınmasının kabul edilemeyeceği, Fethiye ilçesindeki hafriyat depolama alanının, Muğla Büyükşehir Belediyesine olması nedeniyle hafriyatın taşınması ve depolanması konusunda Muğla Büyükşehir Belediyesinin uygun görüşünün alınmasının zorunlu olduğu ancak bu konuda Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından olumsuz görüş verildiği, Fethiye İlçe sınırlarını kapsayan İDEP hazırlık çalışmaları kapsamında söz konusu projenin değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine Fethiye Belediyesince karar verilmesi gerektiği, Yat Limanı iskelelerini oluşturacak yüzlerce çelik kazığın çakılması ve sabitlenmesi aşamalarında denizde oluşacak basınç, vibrasyon ve gürültünün bir çok deniz canlısının ölümüne, körfezi terketmesine ve körfezdeki flora ve fauna açısından çeşitliliğin yok olmasına neden olacağı, projenin gerçekleştirilmesinde kamu yararının bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br>2-(Davacı Yanında Müdahil) Alesta Yachting Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, projenin halkın olumsuz görüşüne rağmen gerçekleştirilmek istendiği, dava konusu projeye çok yakın mesafede gerçekleştirilmesi planlanan başka bir marina projesine ilişkin olarak açılan davada Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda proje hakkında olumsuz görüş bildirildiği, Fethiye Cahit Gündüz Caddesi mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan tekne bağlama iskelesi projesine ilişkin davada da bu tür projelerin Fethiye Körfezinin su altı yapısı için sakıncalarının ortaya konularak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, işbu dava konusu projenin sınır komşusu olan Alesta Beach olarak kullanılan tesisteki yapılara ilişkin olarak 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan yapılan yargılamada Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda, hem atıkların ve sair kirliliğin çevresel etkileri nedeniyle, hem de yapılaşmanın kıyı yapısına ve doğal sitin silüetine verdiği hasar nedeniyle geri dönüşü mümkün olmayan bir zarar ihdasından bahsedilmiş iken aynı yerde yapılması planlanan ve bahse konu günü birlik tesisten çok daha büyük olan işbu dava konusu projenin çevresel etkisinin olumlu olduğundan bahsedilemeyeceği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1-(Davalı) ... Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>2-(Davalı Yanında Müdahil) ... Yat Liman ve Turizm İşletmeciliği Anonim Şirketi tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Mahkeme kararının Üye Erhan Çakan'ın karşı oyunda belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br>Muğla İli, Fethiye İlçesi, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlarda gerçekleştirilmesi planlanan “Yat Limanı” projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> 2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları... ifade eder.'' hükmüne; 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.<br> 25/11/2014 tarihli, 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralı yer almaktadır. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Dosyanın incelenmesinden, Muğla İli, Fethiye İlçesi, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlarda gerçekleştirilmesi planlanan “Yat Limanı” projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, anılan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle başka bir davacı tarafından aynı Mahkemenin E:... sayılı dosyasında açılan davada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak ... tarih ve K:... sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, temyize konu işbu dosyada ise dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ortaya konulmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Diğer taraftan Mahkemenin E:... sayılı dosyasında yaptırılan keşfe temyize konu işbu dosyadaki davacının katılımının sağlanmadığı, keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan ve Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun işbu dosyanın davacısına tebliğ edilmediği ve bilirkişi raporuna itiraz hakkı tanınmadığı görülmektedir.<br> Anayasanın 36. maddesinin (1) numaralı fıkrasında “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” kuralına yer verilmiş olup bu maddede âdil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunma hakkına yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önünde dile getirme fırsatı tanınmasını gerektirmektedir.<br>Anayasa Mahkemesinin 6/3/2014 tarih ve Başvuru No:2013/4424 sayılı kararında da belirtildiği üzere, adil yargılanma hakkının unsurlarından olan çelişmeli yargılama ilkesi taraflara dava malzemesi hakkında bilgi sahibi olma ve yorum yapma hakkının tanınmasını ve bu nedenle tarafların yargılamanın bütününe aktif olarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda, mahkemece tarafların dinlenilmemesi, delillere karşı çıkma imkânı verilmemesi, yargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hale gelmesine dolayısı ile adil yargılanma hakkının zedelenmesine neden olabilecektir.<br>Uyuşmazlıkta, her ne kadar davacının iddiaları da dikkate alınmak ve aktif katılımına imkan sağlanmak suretiyle yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanacak bilirkişi raporu davacıya tebliğ edilmek ve bilirkişi raporuna karşı beyanları alınmak suretiyle Mahkemece bir hüküm kurulması gerekmekte ise de E:... sayılı dosyada keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış olması ve aynı konuda açılan davaların bulunduğu aşama da dikkate alındığında, Mahkemenin E:... sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun işbu dosyada taraflara tebliğ edilerek beyanları alındıktan sonra oluşacak hukuki duruma göre Mahkemece yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. <br> Bu itibarla, Mahkemece, yukarıda söz edilen bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmek suretiyle itiraz etme olanağının tanınması, varsa bu itirazlar ile dava dilekçesinde yer alıp karşılanmadığı ileri sürülen iddialar değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz isteminin kabulüne,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 11/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.<br><br><br>(XX) KARŞI OY :<br>Mahkemece, iş bu davanın da konusu olan ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle başka bir davacı tarafından açılan dava neticesinde ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle işbu davanın da reddine karar verilmiş ise de ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında karara bağlanan dava ile iş bu davanın taraflarının aynı olmadığı, anılan davada Mahkemece bu davanın taraflarına keşfe katılma hakkı tanınmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun işbu dosyada taraflara tebliğ edilmediği dolayısıyla bilirkişi raporuna karşı itiraz olanağı tanınmadığı hususları dikkate alındığında, temyize konu Mahkeme kararının işbu dosyada yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanacak bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmek ve varsa itirazlar değerlendirilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşüncesiyle Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
ihale