<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3631 E. , 2025/937 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3631<br>Karar No : 2025/937 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>MÜDAHİL (DAVACI YANINDA): ... Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Yat Liman ve Turizm İşletmeciliği Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Muğla İli, Fethiye İlçesi, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlarda gerçekleştirilmesi planlanan “Yat Limanı” projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmektedir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; aynı işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu değerlendirilmek suretiyle davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve K:... sayılı karar ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, proje faaliyetinin gerçekleşmesi durumunda inşaat faaliyetinden meydana gelen olası etkilerinin sınırlı ve kabul edilebilir düzeyde kalacağı, kara ve deniz yönündeki alınacak tüm inşai önlemlerin yeterli olduğu, Muğla bölgesinde yat turizmi talebinin artacağı, mevcut bağlama kapasitesinin alanda ihtiyacı karşılamadığı, yeni (ilave) yat yanaşma/bağlama yerlerine ihtiyaç olacağı öngörülerinin doğru bulunduğu, inşa faaliyetlerinin tamamlanmasından sonra oluşacak kanal geçişinin gemi trafiğini olumsuz etkilemeyeceği, ayrıca yapılacak tesisin gemi trafiğine olumlu katkı sunacağı, topografik bakımdan çığ düşmesi, sel ve diğer aktif afet risklerinin olmadığı, alana dair Afete Maruz Bölge kararı bulunmadığı, projenin yüzey ve yeraltı su kaynaklarına olumsuz etkisinin beklenmediği, proje alanının, içme ve kullanma suyu temin edilen herhangi bir kıta içi yüzeysel su kaynağının mutlak ve kısa mesafeli koruma alanlarında kalmadığı, proje alanı yakın çevresinde herhangi bir göl, gölet, baraj veya önemli bir yeraltısuyu kaynağı bulunmadığı, korunması gerekli alanlar içerisinde yer almadığı, uyuşmazlık konusu projenin inşasının tsunami oluşumuna etkisinin olmayacağı, projenin kara bölümündeki parsellerde doğal flora ve fauna yapısının olmadığı, bu alanın devamlı insan etkisi altında kaldığı, kara bölümündeki inşaat uygulamalarından zarar görmesi muhtemel doğal flora yapısı bulunmadığı, proje alanında endemik ve Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınmış bir bitki türü tespit edilemediği, sahanın yaban hayatı için üreme, yuva ve belenme ortamı şeklinde habitat ortamı özelliğindeki alanlar karayolu ile proje alanında ayrıldığı, alanda koruma altına alınan fauna türü olmadığı, proje alanın Akdeniz fokunun devamlı üreme, yuva ortamı yani yaşam alanı olabilecek bir alan mahiyetini taşımadığı, sosyal ve doğal hayat dengesine olumsuz bir katkı vermesinin mümkün bulunmadığı, projeye dair dosyada deniz kaplumbağaları ile ilgili olarak yapılan çalışmalara ve alınması gereken önlemlere yeterli derecede yer verildiği, projenin çevresinde bulunan ormanlık alanlara herhangi bir etkisinin olmayacağı, proje kapsamında deniz içinde herhangi bir dolgu ve deniz dibi tarama işlemi yapılmayacağından deniz dibine projenin inşası sırasında bir müdahale olmayacağı, deniz dibi doğal yapısının bozulmaması nedenleri ile deniz bölümünde de etkinin çok sınırlı kalacağı, proje alanının orman sayılmayan yerlerden olduğu, orman yangınına dair risklerinin yeterli biçimde değerlendirildiği, yine su ürünleri ve denizel ekosistem ile ilgili çalışmaların uygun olduğu, iskele sistemlerinin yüzer özelliklerde olması nedeniyle su akıntı sistemlerini etkilemeyeceği, denizel alanda nesli tehlike altında ya da koruma altında bulunan türlerin olmadığı, proje alanı ve çevresinde tarım arazisi, projeden etkilenmesi muhtemel tarım alanı olmadığı, ayrıca 3 km sınır içinde 3573 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilebilecek zeytin ağaçları zeytin dikili alanların da olmadığı, yapılmak istenilen projenin toz ve duman çıkaran bir tesis özelliği taşımadığı, bu çerçevede çevresel etki değerlendirmesi kapsamında gerekli bilimsel ve teknik inceleme ve araştırmaların yapıldığı, verilen taahhütlerin ve alınacak tedbirlerin yeterli düzeyde bulunduğu, projenin çevreye olası etkilerinin kabul edilebilir düzeyde kaldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirlenerek davanın reddine karar verildiği, hukuka uyarlığı anılan yargı kararı ile tespit olunan dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Kararında hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu Mahkeme kararı ile aynı Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı esas alınarak davanın reddine karar verildiği ancak idarelerinin söz konusu davanın tarafı olmadığı, söz konusu dosyada Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun idarelerine tebliğ edilmediği, idarelerine, yapılan keşfe ve hazırlanan bilirkişi raporuna itiraz olanağı sunulmadığı, ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı yazılar ile bu alanda Yat Limanı yapılmasının Körfeze ve çevreye olumsuz etkilerinin olacağının bildirildiği, ancak bu görüş göz ardı edilerek dava konusu ÇED Olumlu kararının tesis edildiği, ÇED sürecinin ÇED Yönetmeliğine uygun olarak gerçekleştirilmediği, ÇED sürecinin 10.08.2015 tarihinde başlatıldığı, ancak yine 2015 yılında Mülga Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından ÇED sürecinin sonlandırıldığı, 2020 yılında proje değişikliğine giderek, yat limanı alanı, kapasitesi ve yapım yöntemleri değiştirilerek 328 yat bağlama kapasiteli yeni bir yat limanı projesi hazırlanarak 2020 yılında ÇED sürecinin yeniden başlatıldığı, Yat Limanı proje alanı, kapasitesi, karasal alandaki tesisleri ve yat limanının yapım yöntemleri tümüyle değiştirilerek 222 yat bağlama kapasiteli yeni yat limanı projesi için ÇED raporu hazırlandığı, 2015 yılında ÇED süreci sonlandırılan projenin, değişiklikler yapılarak 2020 yılında ÇED sürecinin başlatılması ve 4 yıl sonra tamamen değiştirilen projenin ÇED dosyası olarak ilan edilmesinde, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 8 ve 12. maddelerine uyarlık bulunmadığı, düzenlenen yeni proje için ÇED sürecinin yeniden başlatılması, halkın ve sivil toplum kuruluşlarının görüş ve itirazlarını belirtebilmeleri için bilgilendirilmesi gerekirken nihai ÇED dosyası olarak ilan edilmesinde, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 9. ve devamı maddelerine uyarlık bulunmadığı, Yat Limanı yapımı için yatırımcı firmanın ilgili Bakanlıklarla yapmış olduğu sözleşmeler gereği yapmakla yükümlü olduğu iş ve işlemlerin süresi içerisinde tamamlanmadığı, ön izin sözleşmesinin sona ereceği 28.02.2024 tarihine kadar imar planının yaptırılması, değiştirilmesi ya da projelerin hazırlanması ve onaylatılması gibi işlemlerin tamamlanamayacağının açık olduğu, dava konusu projenin ÇED dosyasında sunulan kurum görüş ve etüdlerinin, proje araştırmaları ve raporların güncel olmadığı ve projede yapılmış son değişiklikleri kapsamadığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından projelendirilen ve ÇED süreci devam eden Fethiye Kruvaziyer Limanı Projesi ile dava konusu yat limanı projesinin ilişkilendirilmediği, oysa her iki projenin de körfezin karşılıklı iki yakasında yer aldığı ve körfezin girişindeki Şövalye Adası da düşünüldüğünde projeye ilişkin etüd ve projelerin güncel verilerle detaylandırılarak Fethiye Körfezindeki mevcut ve proje halindeki tüm kıyı yapılarını içerecek şekilde yeniden hazırlanması gerektiği, "Yapılması planlanan projede; Fethiye Körfezi için mevcutta yapılmış, liman için azami yat kapasitelerinin belirlenmesine yönelik çalışmalara da dosyada yer verilmesi gerektiği" belirtildiği halde, ODTÜ ve Gazi Üniversitesi tarafından yapılan Fethiye Körfezi Taşıma Kapasitesi Raporlarına yer verilmediği, 26.03.2023 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanarak yürürlüğe girmiş olan Aydın-Muğla İlleri 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı hükümleri uyarınca proje sahasının "3. öncelikli alan" olarak belirlenmiş alan içerisinde yer aldığı, 3. öncelikli bölgede yat limanının yapılabilmesi için bölgenin 1. ya da 2. öncelikli bölgeye geçmesi gerektiği, her ölçekteki imar planlarında bulunmayan dava konusu Yat Limanı Projesinin yapımının, planların bütünlüğü ilkesine ve plan hiyerarşisine de aykırı olacağı, sürdürülebilir koruma-kullanma esaslarını içeren Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı yapılıp onaylanmadan ÇED sürecinin başlatılmasında uyarlık bulunmadığı, Fethiye Körfezinde, yeni bir Yat Limanı yapımı kararı alınmadan önce körfezdeki marina ve yat bağlama iskelelerinin sayısının, konumunun ve kapasitelerinin belirlenmesi, bu belirlemenin Körfezin Yat Taşıma kapasitesi ile karşılaştırılması gerektiği, 2012 yılında Deniz Koruma Alanlarında yapılan bilimsel temelli "Deniz Koruma Alanlarında Tekne Taşıma Kapasitesi ve Türkiye’deki Deneyimler" çalışmasında Fethiye Körfezi için Gerçek Taşıma Kapasitesinin (GTTK), en fazla 1657 tekne olarak belirlendiği, Fethiye Körfezinin, yılın farklı dönemlerine göre değişmekle birlikte yüksek sezonda (Temmuz ve Ağustos aylarında) yaklaşık 3.500 yat kapasitesine ulaştığı ve bu haliyle körfez için öngörülen kapasitenin çoktan aşıldığı, projenin gerçekleştirilmesi için seçilen yerin yanlış olduğu, dava konusu yat limanının şehir merkezi ile ulaşımını sağlayan yolun, 5 metre genişliğinde ve alternatifi olmayan stabilize orman yolu niteliğinde olduğu, projenin gerçekleştirilmesiyle trafik yoğunluğunun daha da artacağı, Yat Limanının, kara ve deniz bölgesini kapsayan alandaki tüm trafiği içeren "Trafik ve Ulaşım Etüd Raporu"nun yetkili İdare olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Muğla Ulaşım Ana Planı verileri doğrultusunda hazırlanmasının ve Muğla Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığınca onaylanmasının gerektiği, projenin gerçekleştirilmesinin planlandığı sahada elektrik, su ve kanalizasyon şebekelerinin bulunmadığı, proje sahasının ve proje kapsamında yapılacak tesislerin depreme dayanıklılık raporunun mevcut olmadığı, proje sahasının arka tarafının devlet ormanı niteliğinde olduğu, kara ulaşımını sağlayan yolun orman yolu olduğu, bu yolun kullanılması için gerekli izinler ve yangın güvenliği konusunda inceleme yapılmadığı, idarelerinin görüş ve itirazlarının ÇED raporunda karşılanmadığı, kurulacağı belirtilen atık kabul tesisinden kaynaklanacak atıklara ilişkin hesaplamalara ve değerlendirmelere yer verilmediği, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği kapsamında gereken açıklamaların hem inşaat hem faaliyet süreçleri için yapılması gerektiği, yat başına ortalama 1 ton yakıt ve yağ hizmeti verileceği varsayımları gözetilerek bu kapsamda gerçekleşecek olan sera gazı salınımı ve karbon ayakizi değerlerinin iklim değişikliği konusundaki etkilerinin değerlendirilmediği, ÇED raporunda deniz kaplumbağalarına ilişkin olarak yerine getirilmesi gerektiği belirtilen hususların nasıl yerine getirileceğine dair bir yol haritasının açıklanmadığı, deniz kaplumbağalarının çiftleşme dönemleri, yumurtlama dönemleri vb. dönemlerine göre izlenecek koruma faaliyetlerinin açıklanmadığı, körfez içinde yapılan kıyı tesisleri nedeniyle sayıları çok azalan Akdeniz Fokunun kalan kısıtlı yaşam alanının da yok edildiği, deniz suyunun mevcut fiziksel ve kimyasal özelliklerini belirlemek amacıyla deniz suyundan tek noktada numune alınmasının kabul edilemeyeceği, Fethiye ilçesindeki hafriyat depolama alanının Muğla Büyükşehir Belediyesine ait olduğu, bu nedenle hafriyatın taşınması ve depolanması konusunda Muğla Büyükşehir Belediyesinin uygun görüşünün alınmasının zorunlu olduğu, öncelikle Belediyelerince Fethiye İlçe sınırlarını kapsayan İDEP hazırlık çalışmaları kapsamında söz konusu projenin değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine karar verilmesi gerektiği, proje kapsamında Yat Limanı iskelelerini oluşturacak yüzlerce çelik kazığın çakılması ve sabitlenmesi aşamalarında denizde oluşacak basınç, vibrasyon ve gürültünün birçok deniz canlısının ölümüne, körfezi terketmesine ve körfezdeki flora ve fauna açısından çeşitliliğin yok olmasına neden olacağı, projenin gerçekleştirilmesinde kamu yararı bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1-(Davalı) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>2-(Davalı Yanında Müdahil) ... Yat Liman ve Turizm İşletmeciliği Anonim Şirketi tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Mahkeme kararının Üye ...'ın karşı oyunda belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br>Muğla İli, Fethiye İlçesi, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlarda gerçekleştirilmesi planlanan “Yat Limanı” projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br> <br>İLGİLİ MEVZUAT: <br> 2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları... ifade eder.'' hükmüne; 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.<br> 25/11/2014 tarihli, 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralı yer almaktadır. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Dosyanın incelenmesinden, Muğla İli, Fethiye İlçesi, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlarda gerçekleştirilmesi planlanan “Yat Limanı” projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, anılan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle başka bir davacı tarafından aynı Mahkemenin E:... sayılı dosyasında açılan davada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak ... tarih ve K:... sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, temyize konu işbu dosyada ise dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ortaya konulmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Diğer taraftan Mahkemenin E:... sayılı dosyasında yaptırılan keşfe temyize konu işbu dosyadaki davacının katılımının sağlanmadığı, keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan ve Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun işbu dosyanın davacısına tebliğ edilmediği ve bilirkişi raporuna itiraz hakkı tanınmadığı görülmektedir.<br> Anayasanın 36. maddesinin (1) numaralı fıkrasında “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” kuralına yer verilmiş olup bu maddede âdil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunma hakkına yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önünde dile getirme fırsatı tanınmasını gerektirmektedir.<br>Anayasa Mahkemesinin 6/3/2014 tarih ve Başvuru No:2013/4424 sayılı kararında da belirtildiği üzere, adil yargılanma hakkının unsurlarından olan çelişmeli yargılama ilkesi taraflara dava malzemesi hakkında bilgi sahibi olma ve yorum yapma hakkının tanınmasını ve bu nedenle tarafların yargılamanın bütününe aktif olarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda, mahkemece tarafların dinlenilmemesi, delillere karşı çıkma imkânı verilmemesi, yargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hale gelmesine dolayısı ile adil yargılanma hakkının zedelenmesine neden olabilecektir.<br>Uyuşmazlıkta, her ne kadar davacının iddiaları da dikkate alınmak ve aktif katılımına imkan sağlanmak suretiyle yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanacak bilirkişi raporu davacıya tebliğ edilmek ve bilirkişi raporuna karşı beyanları alınmak suretiyle Mahkemece bir hüküm kurulması gerekmekte ise de E:... sayılı dosyada keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış olması ve aynı konuda açılan davaların bulunduğu aşama da dikkate alındığında, Mahkemenin E:... sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun işbu dosyada taraflara tebliğ edilerek beyanları alındıktan sonra oluşacak hukuki duruma göre Mahkemece yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. <br> Bu itibarla, Mahkemece, yukarıda söz edilen bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmek suretiyle itiraz etme olanağının tanınması, varsa bu itirazlar ile dava dilekçesinde yer alıp karşılanmadığı ileri sürülen iddialar değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz isteminin kabulüne,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 11/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br>Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.<br><br><br>(XX) KARŞI OY :<br>Mahkemece, iş bu davanın da konusu olan ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle başka bir davacı tarafından açılan dava neticesinde ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle işbu davanın da reddine karar verilmiş ise de ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında karara bağlanan dava ile iş bu davanın taraflarının aynı olmadığı, anılan davada Mahkemece bu davanın taraflarına keşfe katılma hakkı tanınmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun işbu dosyada taraflara tebliğ edilmediği dolayısıyla bilirkişi raporuna karşı itiraz olanağı tanınmadığı hususları dikkate alındığında, temyize konu Mahkeme kararının işbu dosyada yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanacak bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmek ve varsa itirazlar değerlendirilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşüncesiyle Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
ihale