<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2828 E. , 2025/129 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/2828<br>Karar No : 2025/129 <br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (HASIM MEVKİİNDEN ÇIKARTILAN DAVALI) <br> ...Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br> 2- (DAVALI) ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 3- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Petrol Nakliyat Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) :<br>1- ... 5- ... 9- ...<br>2- ... 6- ... 10- ...<br>3- ... 7- ... 11- ...<br>4- .. 8-... 12- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Mardin ili, Mazıdağı ilçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "... Ruhsat No'lu ... Erişim No'lu Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Projesi"ne ilişkin olarak 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca verilen Mardin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 05/03/2021 tarih ve 202124 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 16/06/2022 tarih ve E:2022/1388 K:2022/7119 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak Çevre Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Maden Mühendisi, Jeoloji Mühendisi ve Biyolog'dan oluşan bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesine ilişkin hazırlatılan proje tanıtım dosyasında, kaynak çeşitliliği ve kaynak güncelliği konusuna değinilmediği, alanda flora yapısı bakımından yeterli düzeyde bilimsel incelemelerin yapılmadığı, bölgenin jeolojik ve hidrojeolojik yapısına ilişkin bilimsel çalışma yapıldığına dair bilginin bulunmadığı, maden alanında oluşan tozların esecek rüzgar ile proje sahasına yakın mesafede bulunan tarım arazilerini olumsuz etkileyeceği, tarım alanların korunması amacıyla ağaç şeklinde yeşil alanların bölgede oluşturulmadığı, aynı zamanda proje tanıtım dosyasında maden ocağı faaliyetleri esnasında oluşabilecek olası etkilerin giderilmesi ve alınacak önlemler noktasında yeterli bilgi verilmediği hususları dikkate alındığında, bölgede yapılması planlanan kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi işletmesinin insan sağlığı ve çevreyi olumsuz yönde etkileyeceğinin değerlendirildiği, dolayısıyla, dava konusu ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararında, bilimsel esaslara ve ilgili mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1- Davalı mevkiinden çıkartılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; hükme esas alınan bilirkişi raporunun çevre mühendisliği kısmında, projenin faaliyete geçmesi konusunda olumlu görüş bildirildiği, maden mühendisliği kısmında, patlatmalardan kaynaklı titreşimin yerleşim yerlerini etkilemeyeceği hususunun belirtildiği, proje tanıtım dosyası ve eklerinde dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararının alınması için çevre mevzuatının tüm gerekliliklerinin yerine getirildiği, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına göre, proje alanının bir kısmının "doğal ve ağaçlık karakteri korunacak alan", bir kısmının ise "tarım arazisi" olduğu, alanda yapılan yer incelemesinde, alanın kısmi ağaçlık ve taşlık - kayalık bir yapıda olduğu, proje sahası çerçevesinde bulunması muhtemel yerleşim yerleri, enerji nakil hatları, vb. kamuya ve özel mülkiyete konu bir alanın bulunmadığı; proje kapsamında ilgili kurumlardan görüş alındığı, ÇED alanı için işletmeye başlanmadan önce ilgili kurum ve kuruluşlardan gerekli izinler alınmadan faaliyete başlanmayacağı hususunun proje tanıtım dosyasında taahhüt edildiği, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasının gerektiği ileri sürülmektedir.<br> 2- Davalı Mardin Valiliği tarafından; davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesinin gerektiği; proje kapsamında ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alındığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksiklik olarak tespit edilen çalışmaların, projenin ancak çevresel etki değerlendirmesi sürecini gerektirmesi durumunda yapılabileceği, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasının gerektiği ileri sürülmektedir.<br> 3- Davalı yanında müdahil tarafından; davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 16/06/2022 tarih ve E:2022/1388 K:2022/7119 sayılı kararının gerekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ortak bir sonuç bildirilmemiş olmasına dayanıldığı, bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, ortak bir görüş bildirilmediği, maden mühendisliği ve çevre mühendisliği uzmanlarının aksine diğer uzmanların proje hakkında olumsuz görüş bildirdiği; ÇED alanı için işletmeye başlamadan önce ilgili kurum ve kuruluşlardan konu ile ilgili gerekli izinler alınmadan faaliyete başlanmayacağı; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasının gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dava konusu işlem Mardin Valiliği tarafından tesis edildiğinden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hasım mevkiinden çıkarılarak, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Mardin ili, Mazıdağı ilçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "... Ruhsat No'lu ... Erişim No'lu Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Projesi"ne ilişkin olarak 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca verilen Mardin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 05/03/2021 tarih ve 202124 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.<br> Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT <br> 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. <br> 25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun saptanması üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak, "Çevresel Etki Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projelerin çevresel etkilerinin incelenerek, çevresel etkilerinin daha detaylı incelenmesi amacıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının gerektiğini belirten Bakanlık kararı" olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmelik'in 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler için ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum ve kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdiklere taahhütlere uymakla yükümlüdürler... (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelere hiçbir teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez...' kuralına yer verilmiş olup; 7. maddesinde, Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler sayılmış, buna göre anılan Yönetmeliğin EK-1 listesinde yer alan projeler ile Seçme Eleme Kriterlerine tabi olup "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararı verilen projeler için Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının zorunlu olduğu; 15. maddesinde ise, Bu Yönetmeliğin EK-2 listesinde yer alan projeler ile kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi EK-2 listesinde belirtilen projelerin seçme, eleme kriterlerine tabi olduğu kurala bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.<br> Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. maddesindeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. <br>Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında iptal gerekçesi olarak, ziraat mühendisliği, jeoloji mühendisliği ve biyoloji disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısımlarda yer alan görüşler dikkate alınarak, "dava konusu kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesine ilişkin hazırlatılan proje tanıtım dosyasında, kaynak çeşitliliği ve kaynak güncelliği konusuna değinilmediği, alanda yeterli düzeyde flora yapısı bakımından bilimsel incelemelerin yapılmadığı, bölgenin jeolojik ve hidrojeolojik yapısına ilişkin bilimsel çalışma yapıldığına dair bilginin bulunmadığı, maden alanında oluşan tozların esecek rüzgar ile proje sahasına yakın mesafede bulunan tarım arazilerinin olumsuz etkileneceği, tarım alanların korunması amacıyla ağaç şeklinde yeşil alanların bölgede oluşturulmadığı, aynı zamanda proje tanıtım dosyasında maden ocağı faaliyetleri esnasında oluşabilecek olası etkilerin giderilmesi ve alınacak önlemler noktasında yeterli bilgi verilmediği" gerekçesine yer verilmiş ise de; Proje Tanıtım Dosyasında, proje alanının jeolojik yapısının değerlendirildiği "Jeolojik Harita ve Jeolojik Bilgiler"in Ek 7'de, "Deprem Haritası"nın ise Ek 8'de yer aldığı; "Faaliyet Alan ve Yakın Çevresinin Flora ve Faunası"na ilişkin bilgilere proje tanıtım dosyasının ilgili kısımlarında yer verildiği; hükme esas alınan bilirkişi raporunun çevre mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, "projeye ilişkin çevresel etki değerlendirmesi, Çevre Kanunu ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği uyarınca incelendiği, projenin yerleşim yerlerine, tarım ve orman alanlarına, insan sağlığına zarar verip vermediği ve ilgili mevzuatta öngörülen sınır değerleri karşılaştırıldığı, bu kapsamda proje kaynaklı toz, gürültü, katı ve sıvı atık kaynaklı etkilerin ilgili mevzuat açısından kabul edilebilir düzeyde kalacağı" yolunda görüş bildirildiği görülmekte olup; projenin mahiyeti ve proje tanıtım dosyasında yer verilen ve yukarıda belirtilen bilgiler ile projenin konumu ve mahiyeti birlikte değerlendirildiğinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ziraat mühendisliği, jeoloji mühendisliği ve biyoloji disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında belirtilen eksikliklerin, bu haliyle proje tanıtım dosyasını kusurlandırmayacağı sonucuna varılmıştır.<br> Bu itibarla; davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "... Ruhsat No'lu ... Erişim No'lu Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Projesi" ile ilgili olarak muhtemel çevresel etkilere ve olumsuz etkilerin giderilmesi için alınacak önlemlere yer verildiği anlaşılmakta olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından; dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE,<br>3. Aşağıda ayrıntısı gösterilen ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde; ...-TL yargılama giderinin ise hasım mevkiinden çıkartılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı üzerinde bırakılmasına,<br>4. Davalı Mardin Valiliğince temyiz aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen ...-TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Mardin Valiliğine verilmesine,<br>5. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine,<br>6. Hazine'den karşılanan toplam ...-TL bilirkişi ve keşif giderinin davacılardan tahsili için Mahkeme tarafından ilgili Kuruma yazı yazılmasına ve kararın bir örneğinin ilgili Kuruma tebliğine,<br>7. Artan posta avansından kalan tutarın istemleri halinde davacılara, davalıya ve davalı yanında müdahile verilmesine,<br>8. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>9. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 08/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
ihale