<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/314 E. , 2024/1470 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/314<br>Karar No:2024/1470<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı şirket ile davalı idare arasında 19/02/2019 tarihinde imzalanan “Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisinin Enerji İletim Hattının Yapılması, Elektrik Enerjisi Üretimi ve Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisinin İşletilmesi İşi Sözleşmesi" kapsamında 173.187.968,95-TL + KDV olmak üzere toplam 204.361.803,36-TL'nin davacı şirketin davalı idare nezdindeki alacakları ile takas edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Giderler Şube Müdürlüğü muhasebe işlem fişinin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece gerçekleştirilen ihale neticesinde davacı şirket ile davalı idare arasında 19/02/2019 tarihli “Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisinin Enerji İletim Hattının Yapılması, Elektrik Enerjisi Üretimi ve Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisinin İşletilmesi İşi Sözleşmesi"nin imzalandığı, Sözleşme'nin 18. maddesinde şalt ve elektrik iletim ve dağıtım hattı yapım işinin 24 ay içinde tamamlanmasının öngörüldüğü, 10 yıllık sözleşme süresinin ilk 2 yılının enerji iletim hattının yapım süresi, sonraki 8 yılının ise tesisin işletme süresi olarak belirlendiği, Sözleşme'nin 3 ve 5. maddelerinde, işletme süresince elde edilecek elektrik gelirinden yıllık brüt cironun %30'unun işletme bedeli olarak idareye ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 5 ve 19. maddelerinde ise yıllık brüt cironun %30'u muhammen bedel olan 69.987.710,00-TL'nin altında kalması hâlinde muhammen bedelin ödeneceğinin düzenlendiği;<br> Sözleşme'nin 19. maddesi ile idare payının ödenmesinin sözleşmenin imzalanmasından sonraki üçer aylık periyodlar hâlinde gerçekleştirileceği belirtildiğinden bahisle 19/02/2019-31/03/2021 dönemi için 173.187.968,95-TL + KDV olmak üzere toplam 204.361.803,36 TL idare payı hesaplanarak ödenmesinin davacıdan istenildiği, söz konusu tutara davacı tarafından itiraz edilerek ödenmemesi üzerine toplam 204.361.803,36-TL'nin davacı şirketin davalı idare nezdindeki alacaklarından re'sen mahsup edilmesi ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği;<br>Dava konusu olayda, davacı ile davalı idare arasında imzalanan sözleşmeden doğan 204.361.803,36-TL tutarındaki davalı idare alacağının, davacı lehine tahakkuk eden alacaktan mahsup edilmek suretiyle tahsiline gidildiği ve davacının bu şekilde yapılan tahsilatın hukuka uygun olmadığından bahisle bu davayı açtığı dikkate alındığında uyuşmazlığın sözleşmeden doğan alacağın mahsup suretiyle tahsilinin olanaklı olup olmadığı çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği;<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ya da başka bir kanunda idarenin sözleşmeden doğan alacağının mahsup suretiyle cebren tahsili usûlüne yer verilmediği anlaşıldığından, sözleşmeden doğan alacağın genel hükümler kapsamında tahsili yoluna gidilmesi gerekirken, yasal dayanağı bulunmaksızın mahsup suretiyle alacağın cebren tahsiline ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, gerçekleştirilen ihale neticesinde imzalanan sözleşme uyarınca idare payının sözleşmenin imzalanmasından sonra üçer aylık periyotlar ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmeden kaynaklanan borç nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen takasa ilişkin hükümler uyarınca alacağın tahsili yoluna gidildiği, takas düzenlemesinden kullanılması için her iki borcun muaccel olmasının yeterli olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> USUL YÖNÜNDEN:<br> MADDİ OLAY : <br> İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nce (İBB) 30/01/2019 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca kapalı teklif usûlüyle gerçekleştirilen ihale uhdesinde kalan davacı İstaç İstanbul Çevre Yönetimi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile 19/02/2019 tarihinde "Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisinin Enerji İletim Hattının Yapılması, Elektrik Enerjisi Üretimi ve Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisinin İşletilmesi İşi Sözleşmesi" imzalanmıştır.<br> Anılan Sözleşme kapsamında davacı şirketçe üçer aylık periyotlarla ödenmesi gereken idare payı, 19/02/2019-31/03/2021 dönemi için 173.187.968,95-TL + KDV olarak hesaplanarak, ... tarih ve ... sayılı İBB Atık Yönetimi Müdürlüğü işlemi ile davacı şirketten istenilmesi üzerine davacı şirketin 01/06/2021 tarihli yazısı ile "tesisin henüz işletmeye alınmadığı" gerekçesiyle anılan borca itiraz edilmiştir.<br> Bu kez, İBB Gelirler Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile "173.187.968,95-TL + KDV idare payının 30 gün içerisinde ödenmesi gerektiği, aksi hâlde yasal yollara başvurulacağı" davacı şirkete bildirilmiş, davacı şirketin 25/10/2021 tarihli yazısı ile bir kez daha borca itiraz edilmiştir.<br> Bunun üzerine, İBB Giderler Şube Müdürlüğü'nce 73.187.968,95-TL + KDV olmak üzere toplam 204.361.803,36-TL'nin davacı şirketin davalı idare nezdindeki alacaklarından mahsup edilmesine ilişkin muhasebe işlem fişi düzenlenmiş, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, "İdarî dava türleri şunlardır: a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarî sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar" kuralına yer verilmiş; 3. maddesinde, idarî davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idarî işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava dilekçelerinin ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 14. maddesinin 3. fıkrasında, dava dilekçelerinin, görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, 14. maddenin 3/a bendine göre adlî yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddedileceği kurala bağlanmıştır.<br> 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 4. maddesinde, "Bu Kanun'un uygulanmasında: (...) İhale: Bu Kanunda yazılı usul ve şartlarla, işin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden önceki işlemleri, (...) ifade eder." kuralına yer verilmiştir. <br> 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde, "Bu Kanun'un uygulanmasında; (...) Bu Kanun'da yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemleri, (...) ifade eder." kuralına yer verilmiştir. <br> 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 139. maddesinde, "İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir." kuralı yer almıştır. <br> Taraflar arasında imzalanan Sözleşme'nin "Taahhüdün Konusu ve İşyeri" başlıklı 2. maddesinde, "İstanbul'da Orman Bölge Müdürlüğü tarafından Belediyemize katı atık bertaraf tesisine bağlı evsel atık kurutma, yakma ve atıktan enerji üretim tesisi kurmak için kesin izin verilen İstanbul Eyüpsultan İlçesi Işıklar Mevkiinde ihtiyaç duyulan Enerji İletim Hattının yapılması, hattın yapım maliyetinin üçüncü kişilerce karşılanması, Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisinin işletilmesi, tesis için gerekli tüm izinlerin ve lisanasların alınması, işletme sürecinde de elde edilen elektrik gelirinden belediyemize belirli bir oranda pay verilmesi."; "Taahhüdün Şartları" başlıklı 3. maddesinde, "(...) 3.1. Teknik Şartname'nin 5.2. maddesinde belirtilen sürelerde tesisleri kurmayı işletmeyi, 3.2. Yıllık brüt cironun %30'u işletme bedeli + KDV yi ödemeyi (...) taahhüt eder.", "Sözleşme Bedeli" başlıklı 5. maddesinde, "İhale konusu işin muammen bedeli yıllık, işletmenin ihale konusu işten elde ettiği brüt cironun %30'udur. Ancak, söz konusu yıllık cironun %30'u 69.987.710,00-TL+KDV'nin nin altında olması durumunda muammen bedel 69.987.710,00 TL+KDV olarak kabul edilir. İhale kapsamında İdareye ödenmesi öngörülen isgari muammen bedel sözleşme tarihinden itibaren Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından belirlenen ortalama Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranında artırılır.", "İhtilafların Halli" başlıklı 28. maddesinde, "Bu şartname ve yapılacak sözleşmenin hüküm veya tatbikinden doğabilecek ihtilaflar İstanbul Mahkemelerinde ve İcra Dairelerinde görülecektir." düzenlemesine yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> İdarî yargı mercilerinde yargısal denetimi yapılarak çözümlenecek uyuşmazlıklarda, öncelikle davaya konu işlemin idarî bir işlem olup olmadığı hususunun, başka bir anlatımla idare hukuku kurallarına göre tesis edilen, kamu gücüne dayanarak diğer tarafın rızasını aramaya gerek olmaksızın hukukî durumda tek yanlı irade açıklamasıyla değişiklik meydana getiren bir işlem olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir. İdarî makamlar tarafından tesis edilmiş olsa bile, özel hukuk hükümlerine tâbi olan işlem ve sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde adli yargı mercileri görevlidir.<br>2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve diğer ihale mevzuatı kapsamında idarece tesis edilen işlemlerden ihale sürecine ilişkin olanlar, kesin ve icraî olmaları şartıyla, idarî işlemlerin diğer özelliklerini taşımaları durumunda idarî işlem olarak nitelendirilebilecek ve iptal davasına konu edilebilecektir. İhale sözleşmesinin imzalanmasından sonra tesis edilen işlemler ise kamu gücü kullanılmak suretiyle değil, sözleşmenin tanıdığı yetkilere dayanılarak özel hukuk kurallarına göre tesis edilmeleri sebebiyle idarî işlem olarak nitelendirilemeyecek ve iptal davasına konu edilemeyecektir. <br>Bu kapsamda, ihale aşamasında tesis edilen işlemlerden doğabilecek uyuşmazlıkların idarî yargı yerlerince, ihale safhası tamamlanıp taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra ortaya çıkan ve sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkların ise adlî yargı yerlerince çözümlenmesi gerekmektedir.<br> Dosyanın incelenmesinden, İBB tarafından 2886 sayılı Kanun uyarınca gerçekleştirilen gerçekleştirilen ihale uhdesinde kalan davacı şirket ile İBB arasında "Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisinin Enerji İletim Hattının Yapılması, Elektrik Enerjisi Üretimi ve Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisinin İşletilmesi İşi Sözleşmesi" imzalandığı, davalı idarece, anılan sözleşme kapsamında 19/02/2019-31/03/2021 dönemine ilişkin 204.361.803,36-TL idare payının ödenmesi gerektiğinin davacı şirkete bildirildiği, davacı şirketçe ise "tesislerin henüz işletilmeye başlanmadığı" gerekçesiyle böyle bir borcun mevcut olmadığının bildirildiği, bunun üzerine söz konusu idare payının, davacı şirketin davalı idare nezdindeki alacakları ile takas edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı görülmüştür.<br> Yukarıda aktarılan hukukî duruma göre, dava konusu ihtilafın, ihale sürecine ilişkin hususlardan kaynaklanmadığı, bilâkis, ihalesi yapılan bir işin sözleşmesi kapsamında bedele ilişkin bir çekişmeden kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde adlî yargı mercilerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br> Diğer taraftan, davalı idarece sözleşmeden doğan alacağın takas müessesi kullanılmak suretiyle tahsil edilmesinin, kamu gücüne dayalı bir tahsilat olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.<br> İdarî işlemler; idarî makamların kamu gücü ve kudreti kullanarak idare işlevine ilişkin olarak tesis ettikleri, muhatapları yönünden çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğuran tek yanlı irade açıklamalarıdır.<br> İdari işlemin tek yanlı olması, kendi kendilerine ve sadece idarinin iradesi ile hukukî değer kazanabilmesi, yönelmiş olduğu hukukî sonucu karşı tarafından iradesine ihtiyaç olmaksızın doğrulabilmesi demektir. Bu durum idarenin yerine getirmiş olduğu kamu hizmetinin ve kamusal yararının özel yarara üstün olması nedeniyle kendisine tanına kamu gücünün bir sonucudur. Bununla birlikte, temeli taraflar arası eşitliğe dayanan özel hukuk düzeninde kural olarak her bir irade beyanı eşit kabul edilen bir başka irade beyanıyla birleşmesi sonucunda hukukî sonuçlarını doğurabilir. Ancak özel hukuk alanında da tek yanlı irade beyanıyla hukukî sonuç doğurabilen hukukî işlemler de bulunabilmektedir. <br> Takas, birbirine karşı aynı cins alacağa sahip kişilerden birinin tek taraflı beyanı ile bu alacakları az olanı tutarında sona erdirilmesidir. Takas yenilik doğuran hak karakterini taşımaktadır ve yenilik doğuran işlem niteliğindedir. Kural olarak taraflardan birinin beyanı, takasın hüküm ve sonuçlarını doğurabilmesi için yeterlidir. Takasın şartları bulunsa da taraflardan birinin irade beyanı bulunmadıkça takas kendiliğinden gerçekleşmemektedir. Yenilik doğuran işlem olan takas beyanının karşı tarafa varması gerekir ve karşı tarafa varmakla hukukî sonuçlarını doğurmaktadır. Mahsup ise, bazı sebeplerle bir alacak miktarından indirim yapılmasıdır. Mahsup alacağın hesabına ait bir itirazdır. (M. Kemal Oğuzman, M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt-I, 10. Bası, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2012, s. 573 vd.)<br> Davalı idarece, davacı şirketten olan alacağı, tek taraflı irade beyanı ile, davacı şirkete olan borcu ile takas etmek suretiyle tahsil edilmiş ise de, dava konusu işlemin tek yanlılığı, kamu gücü ayrıcalığından değil takas beyanının tek taraflı yenilik doğuran hukukî işlem olmasından kaynaklanmaktadır. Alacağın ihtilaflı olmasına karşın takas müessesinin kullanılabilmesi yine 6098 sayılı Kanun'da yer alan kurala dayanmaktadır. Diğer bir ifadeyle, herhangi bir özel hukuk kişisi de takasa ilişkin şartlar oluştuğu takdirde tek taraflı olarak alacağını bu şekilde tahsil edebilecektir.<br> Bu durumda, davalı idarece yapılan takas bildirime ilişkin muhasebe işlem fişinin, idarî davaya konu olabilecek bir idarî işlem niteliği bulunduğundan ve dolayısıyla davanın görüm ve çözümünde idarî yargının görevli olduğundan bahsedilemeyeceği açıktır.<br> Öte yandan, davacı şirketçe, bakılan davanın da konusu olan idare payına yönelik açılan menfi tespit davasında, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür.<br> Bu itibarla, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası incelenerek verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;<br> 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu .... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
ihale