<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/5682 E. , 2024/1563 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/5682<br>Karar No : 2024/1563 <br><br>DAVACI : ... Birliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU: 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin eki EK-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Listesi, EK-2 sayılı Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayıları Listesi, EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları ile EK-3B sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablolarında eczacılar için belirlenen katsayıların, ayrıca EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda uzman eczacı unvanına yer verilmediğinden eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Yönetmelik ile yapılan düzenlemeyle; katsayı artış oranlarında, mesai dışı tavan ödemelerinde ve taban ödeme katsayı tablolarında eşitsizlik ve hukuka aykırılık oluştuğundan, meslek ve uzmanlık alanları arasındaki gelir adaletsizliğinin iyice arttırıldığı, Yönetmelik eklerine bakıldığında; EK-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Tablosu’nda, mesai içi tavan ek ödeme katsayısı uzman tabip ve uzman diş hekimleri için (8,5) olarak öngörülmüş iken, pratisyen tabip ve diş tabipleri ile uzman eczacılar için (6,5), Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kadrolarında çalışan eczacılar için (3,5), eczacılar için ise (3,05) katsayının belirlendiği, aynı tablonun mesai dışı tavan ek ödeme tutarına esas katsayılar kısmında ise, bu oranın uzman eczacılar için (1,3), eczacılar için ise (0,61) olduğu, yine EK-2 sayılı Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları Listesinde, diş hekimleri için (1,2) hizmet alanı-kadro unvan katsayısı düzenlenmiş iken, bu katsayının eczacılar ve uzman eczacılar için (0,7) olarak öngörüldüğü, böylelikle eczacılar yönünden diş hekimleriyle eşit oranda düzenleme yapılmadığı gibi, sağlık hizmetinin ayrılmaz bir parçası olan meslek grubunun, maddi ve sosyal haklar haklar yönünden mağdur edildikleri, EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda ise, hizmet sınıfı (tabip) ve hizmet sınıfı (tabip dışı) ayrımı yapıldığı ve eczacılara tabip dışı bölümünde yer verilerek (0,50) katsayının belirlendiği, ancak; uzman eczacıya yer verilmeyerek ek ödeme katsayısının belirsiz bırakıldığı, EK-3B sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda da, tabip ve diş hekimleri için (2,26) oranı belirlenmesine rağmen, İl Sağlık Müdürlüğü ve Birimlerindeki eczacılar için (0,50) oranının tespit edildiği, tablonun devamında Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda çalışan eczacılar yönünden ise (3,6) katsayının belirlenmesinin, kişi ve kuruma özel bir uygulama olup, aynı meslek grubu içinde eşitsizlik oluşturduğu, oysa 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile hastane yönetiminde görev alabilecek kişilerin hekim, diş hekimi ve eczacı olabileceğinin belirtildiği ve sözleşme ücreti oranı ile ek ödeme tavan oranının aynı belirlendiği, eczacı personelinde, sağlık sektöründe görev yapan tabip ve diş hekimi unvanlı personel gibi stratejik öneme haiz olduğu, teşhis ve tedavinin bir parçası olmalarının yanı sıra hastanelerde milyonlarca liralık depoların sorumluluğunu aldıkları, etkin ürün yönetimi, akıllı ilaç kullanımı, miad süresi içinde ilacın ve sarfın kullanılması veya kullanılan tesislere dağıtımı, ihale süreçlerinde ihtiyaç analizleri yaparak doğru, gerekli ürünün stok miktarının sağlaması gibi kamu maliyesi üzerine etkilerinin bulunduğu, ancak bu duruma rağmen, ek ödeme oranları arasında 4-5 puanlık farkın, gelir adaletsizliği oluşturduğu gibi çalışma barışını da bozduğu, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinde eczacıların görev ve yetkilerinin ayrıntılı olarak düzenlendiği, sonuçta; dava konusu Yönetmelik hükümlerinin, hem aynı statüde olup farklı meslek grupları arasında hem de aynı meslek grubundan olan sağlık çalışanları arasında eşitsizliğe sebebiyet vererek üst hukuk normlarına aykırılık taşıdığı belirtilerek, dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Yönetmeliğin eki EK-1 sayılı ''Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar’’ Listesinde eczacılar için belirlenen oranlar yönünden; 16/06/2022 tarih ve 7411 sayılı Kanun ile 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinde yapılan değişiklikle tavan ek ödeme oranları yeniden düzenlenmiş olup, döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılacak personele bir ayda yapılacak ek ödeme tutarının, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık, yan ödeme ve her türlü tazminat toplamının; pratisyen tabip ve diş tabipleri ile uzman eczacılarda %650’sini, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda görev yapan eczacılarda %350’sini, hastane müdürü ve eczacılarda %305’ini geçemeyeceğinin hükme bağlandığı, bu duruma uygun olarak da, EK-1 sayılı Listedeki, uzman eczacılar için (6,5), Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kadrolarında çalışan eczacılar için (3,5) ve eczacılar için belirlenen (3,05) oranının, Bakanlığın düzenleyici işlem yapma yetkisi çerçevesinde belirlenen tavan ek ödeme tutarına esas katsayılar olup, Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasında belirlenen tavan ek ödeme oranlarını gösterdiğinden, bizzat Kanun koyucu tarafından herhangi bir yoruma mahal bırakmayacak şekilde belirlendiği; <br> Yönetmeliğin eki ''EK-2 Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayıları’’ Listesinde eczacılar için belirlenen oranlar yönünden; ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde çalışan personele yapılacak ek ödemenin, temel ödeme ve teşvik ödemesinden oluştuğu; temel ödemeyi oluşturan iki kalemden biri olan sabit ek ödemenin, aylıklara ilişkin hükümler uyarınca maaş ile birlikte merkezi yönetim bütçesinden ödendiği, taban ek ödemenin ise; EK-3A ve EK-3B sayılı Tablolarda ilgili unvan için belirlenen katsayının en yüksek Devlet memuru aylığı çarpımı sonucu bulunan tutarın mesai içi aktif çalışma gün katsayısı ile çarpımı sonucu belirlendiği, ikinci basamak sağlık tesisleri ile üçüncü basamak eğitim ve araştırma hastanelerinde çalışanların teşvik ödemesinin nasıl hesaplanacağının ise, Yönetmeliğin 7.,8.,9. ve 10. maddelerinde gösterildiği, buna göre, Yönetmeliğin 7. maddesinde ikinci basamak sağlık tesislerinde, 8. maddesinde de eğitim ve araştırma hastanelerinde çalışanların ham puanının hesaplanma yöntemi gösterilmiş olup; tabip ve diş tabiplerinin ham puanlarının, ilgili tabibin tıbbi işlemler puanının bulunup bulunmamasına göre farklı belirlendiği, bu şekilde belirlenen ham puanların, hizmet verimlilik katsayısı, hizmet alanı-kadro unvan katsayısı ve bireysel hedef katsayısı ile çarpılması suretiyle mesai içi hizmet puanının elde edildiği, teşvik ödemesinin, sabit ödeme ve taban ödeme dışında, personelin görev yaptığı sağlık tesisinde hizmete katkısı ve verimliliği ile finansal sürdürülebilirliği sağlama, hizmetin kalitesi, çalışan ve hasta memnuniyeti gibi kriterler göz önüne alınarak mesai içi ve mesai dışı çalışmalarına karşılık olarak ödendiği, teşvik ödemesinin bir bileşeni olan ham puanın hesaplanmasında; tıbbi işlemler puanı bulunan tabiplerle, tıbbi işlemler puanı bulunmadığı için sağlık tesisi puan ortalaması esas alınarak ek ödeme yapılacak tabipler arasında farklılık bulunduğu, hizmet puanı hesaplanırken çarpan olarak kullanılan hizmet alanı-kadro unvan katsayılarında; tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitiminin süresi, muayene, invaziv girişim (ameliyat, anestezi, endoskopi, anjiyografi vb.) acil hastaya müdahale, nöbet hizmetlerine katılım, tehlikeye (toksik gaz, radyasyon, biyolojik, kimyasal vb.) maruziyet ve Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası risk grupları gibi kriterler gözetilerek, her ana dal ve yan dal uzmanlık branşı için farklı olacak şekilde belirlendiği, ayrıca sahadan gelen geri bildirimler, hizmet gereği husule gelen yeni ihtiyaç ve risk faktörlerinin de dikkate alındığı, zira tıbbi işlemler puanı bulunan ve gelire katkı sağlayan branşlarda çalışan uzmanlar için, tıbbi işlemler puanı bulunmayan ancak gelire katkı sağlayan ya da tıbbi işlemler puanı ve gelire katkısı bulunmayan uzmanlardan daha fazla hizmet alanı-kadro unvan katsayısı belirlenmesinin de teşvik uygulamasının doğal sonucu olduğu, bu doğrultuda, hastayı muayene ve tedavi etme yetkisine sahip bulunmayan eczacılar ve uzman eczacılar için belirlenen (0,7) katsayısı ile diş tabipleri için belirlenen katsayı arasında fark bulunmasında hukuka ve eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı; <br> Yönetmeliğe ekli EK-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosunun hizmet sınıfı (tabip dışı) kısmında eczacı için belirlenen (0,50) katsayısı ile EK-3B Taban Ödeme Katsayıları Tablosunun İl Sağlık Müdürlüğü ve birimleri kısmında eczacı için belirlenen (0,50) katsayısı yönünden; Yönetmelikte taban katsayısının, EK-3A sayılı Tabloda kadro unvanına göre belirlenen katsayı şeklinde tanımlandığı, ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde çalışan personele yapılacak ek ödemenin, temel ödeme ve teşvik ödemesinden oluştuğu; temel ödemeyi oluşturan iki kalemden biri olan sabit ek ödemenin, aylıklara ilişkin hükümler uyarınca maaş ile birlikte merkezi yönetim bütçesinden ödendiği, taban ek ödemenin ise; EK-3A ve EK-3B sayılı Tablolarda ilgili unvan için belirlenen katsayının en yüksek Devlet memuru aylığı çarpımı sonucu bulunan tutarın mesai içi aktif çalışma gün katsayısı ile çarpımı sonucu belirlendiği, ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde görev yapan tabip dışı personelin taban ek ödeme katsayılarının EK-3A sayılı taban ödeme katsayıları Tablosunda düzenlendiği, Tablodaki katsayıların, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’da da yer alan personelin hizmet sınıfına göre hizmet sunum şartları ve kriterleri dikkate alınarak personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, verimliliği, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı gibi unsurlar dikkate alınarak Kanun’un amacına uygun şekilde belirlendiği, nitekim ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde görev yapan tabip dışı personelden gelire katkısı olmayan profesör, doçent, doktor öğretim üyesi için (0,32); araştırma görevlisi, asistan için (0,20); sağlık hizmetleri sınıfı için (0,32); lisansiyerler için (0,32) katsayısı belirlenmişken, bu personelden taban ödeme katsayısı en yüksek belirlenen unvanın (0,50) katsayısı ile eczacı unvanının olduğu, İl Sağlık Müdürlüğü ve birimlerinde görev yapan personelin taban ek ödeme katsayılarının ise EK-3B Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda düzenlendiği, bu birimlerde görev yapan personel yönünden de, 209 sayılı Kanun’da yer alan personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, verimliliği, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı gibi unsurların dikkate alındığı, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca hastayı muayene ve tedavi etme yetkisinin münhasıran tabip ve diş tabiplerine verildiği, Yönetmelik uyarınca da, yürürlüğe girdiği tarihe kadar süregelen performansa dayalı ek ödeme sisteminde uygulandığı gibi, uzman tabip, uzman diş tabibi, tabip ve diş tabiplerince gerçekleştirilen muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemlerden oluşan genel tıbbi işlemler, özellikli tıbbi işlemler gibi unsurlar esas alınarak, puanlama yapılmakta olup, bu puanlandırmada ek ödeme sisteminde ölçülebilir bir kriter olan ve yıllardır uygulanan Sağlık Uygulama Tebliğinde yer alan işlemlerin esas alındığı, bu işlemlerin uzman tabip, uzman diş tabibi, tabip ve diş tabipleri tarafından gerçekleştirildiği, döner sermaye gelirine katkıyı ölçecek bir dağıtım modelinde anılan tabip hizmet sınıfı personelin bizzat yaptıkları işlemlerin ölçüldüğü ve puanlandırıldığı, buna bağlı tabip dışı hizmet sınıfı personelin sağlık hizmetlerine katkısının çalıştığı alan ve unvanı çerçevesinde belirlenecek bir katsayı ile ölçüldüğü, ayrıca Yönetmelik düzenlemesinde tabip hizmet sınıfı personelin taban ödeme katsayılarının belirlenmesinde sayılan temel ölçütlere ilaveten gerçekleştirdikleri tıbbi işlemler yoluyla ölçülebilen bireysel sağlık hizmetleri ve gelire katkı sağlayıp sağlamadıklarının da dikkate alındığı, bu kapsamda, tabip sınıfı personel ile tabip dışı hizmet sınıfı personelin sağlık hizmetine ve gelire katkısı doğal olarak farklılık arz etmekte olup, hastayı muayene etme ve tedavi etme yetkisine sahip bulunmayan eczacı sınıfı personelin tavan ek ödeme katsayısı ve buna bağlı olarak taban ödeme katsayısının diş tabipleri ile farklı belirlenmesinde 209 sayılı Kanun’a, Anayasa’ya ve eşitlik ilkesine aykırılığının bulunmadığı; <br> Yönetmeliğe ekli Tablolarda Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kadrolarında çalışan eczacılar ile uzman eczacıların tavan ve taban ödeme katsayılarının birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında çalışan eczacıların katsayılarından farklı belirlenmesi yönünden; 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'da 7411 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik ile eczacıların tavan ek ödeme katsayıları uzman olup olmadıklarına ve görev yerlerine göre farklı belirlenmiş olup, buna göre uzman eczacılar için (6,5); Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kadrolarında çalışan eczacılar için (3,5) ve bunların dışında kalan diğer eczacılar için (3,05) tavan ek ödeme katsayısının öngörüldüğü, dava konusu Yönetmelikte de, taban ödeme katsayılarının tavan ek ödeme katsayıları ile orantılı olacak şekilde düzenlendiği, bu Kurumda çalışan personele yapılan ek ödemenin ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde yapılan ek ödemeden farklı kaynak ve koşullara tabi olduğu, 209 sayılı Kanun gereğince bu personele, Bakanlık döner sermaye hesabına aktarılan tutardan ek ödeme yapıldığı, bu ödemenin usul ve esaslarının da Yönetmeliğin 16. maddesinde gösterilmiş olup, sağlık tesislerinde çalışan eczacılar için sabit ek ödeme+taban ek ödeme+teşvik ödemesi yapılacağı belirtilmesine rağmen, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda çalışan eczacılara yalnızca sabit ek ödeme+taban ek ödeme yapılmasının öngörüldüğü, burada çalışan eczacılar sağlık tesislerinde çalışan eczacılar gibi teşvik ödemesi almadığından ve Kurumun, sağlık tesisleri gibi kendi gelirinden ek ödeme (teşvik ödemesi) dağıtma imkanı bulunmadığından, bu Kurumda çalışan eczacıların taban ödeme katsayılarının – tavan katsayılarının yüksek belirlendiği de dikkate alınarak, diğerlerinden daha yüksek belirlenmesinde üst hukuk normlarına ve mevzuata aykırılıktan bahsedilemeyeceği, öte yandan, Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, bu Kurumda çalışan eczacıların, EK-3B sayılı Tabloda öngörülen taban ödeme katsayısı, bu personel için belirlenen hedef puanına göre (0,5) ile (1,0) arasında değişen bir katsayı ile çarpılacağından, tabloda öngörülenden daha düşük bir tutarın gerçekleşebileceği, ayrıca uzman eczacılar ile eczacıların tavan ek ödeme katsayıları arasında fark öngörülmesine rağmen, taban ödeme oranlarında farklılık öngörülmediği, 209 sayılı Kanun’da mesai dışı çalışmaların karşılığı olarak yapılacak ek ödemeler için de tıpkı mesai içi ek ödemelerde olduğu gibi bir tavan ek ödeme sınırı konulmuş olup, bu sınırın hükümde belirtildiği gibi mesai içi tavan katsayısının belirli bir yüzdesi alınarak belirlendiği, buna göre, sağlık tesislerinde çalışan eczacıların mesai içi tavan ek ödeme katsayısı (3,05) olduğundan, mesai dışı tavan katsayısı da bu oranın %20’si olan (0,61) katsayısına tekabül ettiği, mesai dışı tavan oranları Kanun ile belirlendiğinden, Kanun’un uygulanmasına esas Yönetmelikte farklı bir düzenlemenin öngörülmesi mümkün olmadığı gibi, Bakanlığın bu konuda herhangi bir tasarrufunun da bulunmadığı belirtilerek, haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Türk Eczacıları Birliği tarafından, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin eki, Ek-1 Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayıları, Ek-2 Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayıları, Ek-3/A Taban Ödeme Katsayıları ve Ek-3B Taban Ödeme Katsayıları tablolarında eczacılar için belirlenen katsayıların, uzman eczacı unvanına yer verilmemesi nedeniyle eksik düzenlendiğinden bahisle Ek-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosunun iptali istemiyle açılmıştır.<br>Dava dosyası, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin eki; Ek-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosu ile Ek-3B Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda eczacılar için belirlenen katsayılar ve Ek-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda uzman eczacı unvanına yer verilmemesi yönlerinden incelendiğinde;<br>09/11/2022 tarih ve 32008 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile "Ek-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda", 8. maddesi ile de “Ek-3B Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda" değişiklik yapıldığından söz konusu katsayılar ve Ek-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda uzman eczacı unvanına yer verilmemesi yönünden konusuz kalmış olduğundan davanın bu kısımları hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.<br>Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin Ek-1 Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Tablosu ve Ek-2 Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayıları Tablosu'nda eczacılar için belirlenen katsayılar yönünden ise; <br>209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un (Değişik:11/10/2011-KHK-663/58 md.) 5. maddesinin 1. fıkrasında," (...) döner sermaye gelirlerinden, döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir. (Ek cümle: 16/6/2022-7411/3 md.) Her bir sağlık tesisinde ek ödemeye esas işlemleri denetlemek üzere inceleme heyetleri oluşturulur. (Değişik cümle: 16/6/2022-7411/3 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." (Değişik ikinci fıkra: 16/6/2022-7411/3 md.) "Bakanlık merkez teşkilatında (laboratuvarlar hariç) görev yapanlar dışındaki personele, döner sermaye gelirlerinden, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun tabip ve eczacı unvanlı kadrolarında çalışanlar ile sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri ile teknik hizmetler sınıfı kadrolarına atanmış olup Kurumun analiz ve kontrol laboratuvarlarında fiilen görev yapan personele döner sermaye gelirlerinden dördüncü fıkra uyarınca Bakanlık döner sermaye hesabına aktarılan tutardan birinci fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde bir ayda yapılacak ek ödemenin tutarı, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dâhil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç) toplamının; eğitim görevlisi ile uzman tabip kadrosuna atanan profesör ve doçentlerde yüzde 950’sini, uzman tabip ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerinde yüzde 850’sini, pratisyen tabip ve diş tabipleri ile uzman eczacılarda yüzde 650’sini, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda görev yapan eczacılara yüzde 350’sini, hastane müdürü ve eczacılarda yüzde 305’ini, diğer personelde ise yüzde 225’ini geçemez. Sağlık Bakanlığı tarafından, Hazine ve Maliye Bakanlığının onayı ile belirlenen özellikli tıbbi işlemler karşılığı yapılacak ek ödemelerde, yüzde 950 ve yüzde 850 oranları beş kat artırılarak uygulanır. İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yenidoğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, enfeksiyon, özel bakım gerektiren ruh sağlığı, organ ve doku nakli, acil servis ve benzeri sağlık hizmetlerinde çalışan personel için yüzde 225 oranı, yüzde 260 olarak uygulanır. Nöbet hizmetleri hariç olmak üzere mesai saatleri dışında gelir getirici çalışmalarından doğan katkılarına karşılık olarak profesör, doçent ve eğitim görevlilerine bu fıkradaki oranların yüzde 50’sini, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlara bu fıkradaki oranların yüzde 30’unu, diğer personele yüzde 20’sini geçmeyecek şekilde ayrıca ek ödeme yapılır. Sözleşmeli olarak istihdam edilen personele yapılacak ek ödemenin tutarı ise, aynı birimde aynı unvanlı kadroda çalışan ve hizmet yılı aynı olan emsali personel esas alınarak belirlenir ve bunlara yapılacak ek ödeme hiçbir şekilde emsaline yapılabilecek ek ödeme üst sınırını geçemez. Bu fıkra uyarınca personele her ay yapılacak ek ödeme net tutarı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz ve bu kapsamda söz konusu ek 9 uncu maddeye göre belirlenen ek ödeme tutarı bu fıkra uyarınca döner sermaye gelirlerinden yapılacak ek ödemeden mahsup edilmek üzere merkezî yönetim bütçesinden karşılanır. Bu madde uyarınca yapılacak ödeme sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz." hükmüne yer verilmiştir. <br>Anayasanın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri belirtilmiştir.<br>209 sayılı Yasa ile farklı hizmet sınıfında yer alıp farklı unvanlara sahip olan, aldığı eğitim ve mesleki birikimi, görev yeri, sorumluluğu, hizmete katkısı ve performansı farklı olan personele farklı oranlarda ek ödeme yapılması konusunda idareye takdir yetkisi verilmiştir. <br>Anılan Yasa maddesi uyarınca hazırlanarak 12/08/2022 tarih ve 31912 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe konulan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, Sağlık Bakanlığınca belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri dikkate alınmak suretiyle personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, verimliliği, tetkik, eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri, yapılan muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemlerden oluşan genel tıbbi işlemler, özellikli tıbbi işlemler ile uluslararası sağlık hizmetlerinde çalışma gibi unsurlar esas alınarak, döner sermayeden yapılacak ek ödemenin oran, usul ve esaslarını belirlemek, sağlık hizmetlerini iyileştirmek, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu teşvik etmektir." şeklinde belirtilmiş, "Temel esaslar" başlıklı 5. maddesinde, sağlık tesislerinde görevli personele yapılacak ek ödemeye ilişkin temel esaslar sayılmış, ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı'' başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin (2) nolu alt bendinde, ''2) Taban ödeme; personelin ödüllendirilerek motivasyonun artırılması amacıyla yapılan ödemedir. Bu ödeme, Ek-3A sayılı tablodaki personelin kadro unvanına göre belirlenen taban katsayısının en yüksek Devlet memuru aylığı ile çarpımı sonucu bulunan tutardır. Bu ödemenin hesaplanmasında mesai içi aktif çalışma gün katsayısı ayrıca çarpan olarak kullanılır. Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz.'' hükmüne yer verilmiştir.<br>209 sayılı Kanunda döner sermayeden yapılması öngörülen ek ödemeler, 657 sayılı Kanun kapsamında personele her ay düzenli olarak yapılması zorunlu, genel nitelikte ve tamamı bütçeden karşılanan mali haklardan farklı nitelik taşımaktadır. Bu ödemeler 209 sayılı Kanun kapsamında kurum ihtiyaçları karşılandıktan sonra personele, hizmet sunum şartları ve kriterleri de dikkate alınmak suretiyle personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar gözetilerek aylıklara ya da sözleşme ücretlerine ilave olarak ödenebilen teşvik uygulaması niteliğinde yapılan ödemelerdir.<br>Bu durumda, hizmet sınıfları, unvanları, görev, görev yerleri, aldıkları eğitim ve mesleki birikimleri farklı olan personele hizmete katkıları aynı olmayacağından, farklı oranlarda ek ödeme yapılması konusunda takdir yetkisi bulunan idarece hazırlanarak yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-1 Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Tablosu ve Ek-2 Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayıları Tablosu'nda eczacılar için belirlenen katsayıların, kanunda belirtilen kıstaslar dikkate alınarak, idareye verilen takdir yetkisi çerçevesinde ve ek ödemenin amacına uygun olarak hazırlandığı sonucuna ulaşıldığından, iptali istenilen düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin ekleri; Ek-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosu ile Ek-3B Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda eczacılar için belirlenen katsayılar ve Ek-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda uzman eczacı unvanına yer verilmemesi yönlerinden karar verilmesine yer olmadığı, davanın diğer kısımlarının ise reddi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için önceden belirlenen 26/03/2024 tarihinde, davacı Türk Eczacıları Birliği vekili Av. ... ile davalı Sağlık Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri Av. ... ve Danıştay Savcısı ...'in hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı. 2577 sayılı Kanun'un 18. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca duruşmaya katılan taraflara usulüne uygun söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verildi.<br>Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacı tarafından, her ne kadar dava dilekçesinde, dava konusu Yönetmeliğe ekli EK-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Listesi, EK-2 sayılı Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayıları Listesi, EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları ve EK-3B sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablolarının iptali istenilmiş ise de, dava dilekçesinde yer alan iddiaları ve nihai talebi dikkate alınarak, uyuşmazlık, Yönetmeliğe ekli EK-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Listesi, EK-2 sayılı Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayıları Listesi, EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları ve EK-3B sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablolarında eczacılar için belirlenen katsayıların iptali ile ayrıca EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda uzman eczacı unvanına yer verilmediğinden, eksik düzenleme iddiasına hasren incelenerek gereği görüşüldü: <br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin eki EK-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Listesi, EK-2 sayılı Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayıları Listesi, EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları ve EK-3B sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablolarında eczacılar için belirlenen katsayıların, ayrıca EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda uzman eczacı unvanına yer verilmediğinden eksik düzenleme nedeniyle iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Anayasa'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler." kuralına; ''Anayasa Mahkemesinin kararları'' başlıklı 153. maddesinde, "...Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.'' kuralına yer verilmiştir. <br>09/01/1961 tarih ve 10702 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan 04/01/1961 tarih ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un, dava tarihinde yürürlükte bulunan 5. maddesinin birinci fıkrasında, ''(…) döner sermaye gelirlerinden, döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir. (Ek cümle: 16/6/2022-7411/3 md.) Her bir sağlık tesisinde ek ödemeye esas işlemleri denetlemek üzere inceleme heyetleri oluşturulur. (Değişik cümle:16/6/2022-7411/3 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” kuralı yer almaktadır. <br> 209 sayılı Kanun'un 5. maddesine dayanılarak hazırlanan, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin dava tarihinde yürürlükte bulunan haliyle "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, Sağlık Bakanlığınca belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri dikkate alınmak suretiyle personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, verimliliği, tetkik, eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri, yapılan muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemlerden oluşan genel tıbbi işlemler, özellikli tıbbi işlemler ile uluslararası sağlık hizmetlerinde çalışma gibi unsurlar esas alınarak, döner sermayeden yapılacak ek ödemenin oran, usul ve esaslarını belirlemek, sağlık hizmetlerini iyileştirmek, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu teşvik etmektir.'' kuralı yer almış olup; Yönetmeliğe ekli EK-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Listesinin mesai içi tavan ek ödeme tutarına esas katsayılar başlığı altında Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kadrolarında çalışan eczacılar için (3,5); hastane müdürü ve eczacılar için (3,05); mesai dışı tavan ek ödeme tutarına esas katsayılar başlığı altında eczacılar için (0,61) katsayı oranı, EK-2 sayılı Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayıları Listesinde eczacı ve uzman eczacılar için (0,7) hizmet alanı-kadro unvan katsayısı, EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda hizmet sınıfı (tabip dışı) kısmında eczacı için (0,50) katsayısı, EK-3B sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosunun İl Sağlık Müdürlüğü ve Birimleri kısmında eczacı için (0,50) katsayısı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kısmında eczacı için (3,60) katsayı öngörülmüştür. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinin 16/06/2022 tarih ve 7411 sayılı Kanun ile değişik son cümlesindeki, sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği yönündeki düzenleme gereğince, anılan madde dayanak alınmak suretiyle dava konusu Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. <br> Söz konusu Yönetmelik hükümlerinin dayanağı olarak gösterilen, 16/06/2022 tarih ve 7411 sayılı Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3. maddesiyle 04/01/1961 tarih ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının değiştirilen üçüncü cümlesinde yer alan “…disiplin durumu,…” ve “…yönetmelikle…” ibarelerinin iptali istemiyle açılan davada: Anayasa Mahkemesinin 27/10/2023 tarih ve 32352 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/09/2023 tarih ve E:2022/102, K:2023/154 sayılı kararıyla; ''...disiplin durumu,...'' ibaresi yönünden, ''...söz konusu fıkrayla disipline aykırı eylemler dolayısıyla döner sermaye ek ödemesi yapılmaması veya düşük oranda yapılması suretiyle 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki disiplin cezalarına ek bir cezanın öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Anılan Kanun’un 125. maddesinde disiplin cezaları; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma biçiminde belirlenmiş ve her bir cezayı gerektiren fiil ve hâller ayrı ayrı düzenlenmiştir. 209 sayılı Kanun’un 5. maddesinde ise disipline aykırı fiil ve hâller nedeniyle döner sermaye ek ödemesinden kesinti biçiminde yeni bir cezaya yer verilmekle birlikte ek ödemeden hangi durumda ve ne miktarda kesinti yapılacağına ilişkin belirleme yapılmamıştır. Başka bir deyişle ek ödemenin oranının belirlenmesinde disiplin durumunun dikkate alınacağı öngörülmekle birlikte bu kapsamda yer alan disipline aykırı fiil ve hâllerle bunlara uygulanacak yaptırım arasında herhangi bir ilişkilendirmenin yapılmadığı, hangi eylemin hangi disiplin cezası ile cezalandırılacağının açık ve net olarak gösterilmediği ya da bunun tespit edilmesine imkân sağlayacak herhangi bir ölçüte yer verilmediği veyahut bu hususta kişiler ve idare açısından belirlilik ve öngörülebilirliği sağlayacak şekilde kanuni bir çerçevenin oluşturulmadığı görülmektedir. Bu çerçevede disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda bir disiplin cezasının verilebileceği öngörülmekle birlikte bu ölçütün disiplin cezasının muhatapları açısından yeterli bir hukuki güvence sağlamadığı açıktır. (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. AYM, E.2021/16, K.2021/62, 22/9/2021, §§ 17, 18). Buna göre kural, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanımamaktadır. Söz konusu yaptırımın döner sermaye ek ödemesinin oranının azaltılması veya yapılmaması biçiminde uygulanacak olması nedeniyle de mülkiyet hakkını sınırlamaya yönelik şeklî anlamdaki kanuni düzenlemenin içeriği itibarıyla mülkiyet hakkını koruyacak nitelikte belirli ve öngörülebilir olduğu söylenemez. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13., 35. ve 128. maddelerine aykırıdır...'' gerekçesiyle, ''...yönetmelikle...'' ibaresi yönünden; ''...döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın çalışmaları karşılığında parasal ödeme biçiminde yapılan döner sermaye ek ödemesinin mali haklar kapsamında olduğu şüphesizdir. Döner sermaye gelirlerinin hangi kamu harcamalarının finansmanında kullanılacağının, personele ödenmesi durumunda ise hangi personele ne oranda ve ne tür kriterler esas alınarak ödeneceğinin belirlenmesi anayasal güvencelere aykırı olmamak kaydıyla kanun koyucunun takdirindedir (AYM, E.2013/50, K.2015/38, 1/4/2015). Kanun koyucunun bu konudaki takdir yetkisi kullanımının Anayasa’ya uygun olabilmesi için ek ödemeye ilişkin hususların temel esasları, ilkeleri ve çerçevesinin kanunda belirlenmiş olması dolayısıyla kanuniliğin sağlanması gerekmektedir. 209 sayılı Kanun’un döner sermaye gelirlerinden sağlık personeline ek ödeme yapılmasına ilişkin 5. maddede; görev ve ünvan ile işin kamu kurum ve kuruluşları dışındakilere ya da uluslararası hizmet sunumu biçiminde yapılıp yapılmadığına göre ek ödemeye ilişkin taban ve tavan miktarları belirlenmiş, anılan maddenin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde “Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi…çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları”nın Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre kamu görevlilerine ödenecek mali haklar içinde yer alan döner sermaye ek ödemesinin oranı dolayısıyla yapılacak ödemenin miktarı kanunda belirtilen unsurlar ve sınırlar dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenecektir. Bu durumda söz konusu mali hakkın miktarının kanunla belirlenmediği, bu yetkinin idareye tanındığı anlaşılmaktadır. Ek ödemenin miktarı yanında idareye tanınan usul ve esas belirleme yetkisi çerçevesinde kanunla düzenlenmesi gereken diğer temel unsurlar ile ilkelerin ve çerçevenin belirlenmesi yetkisinin de idareye tanındığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 7. ve 128. maddelerine aykırıdır...'' gerekçesiyle anılan ibarelerin iptalleri ile 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının değiştirilen üçüncü cümlesinin kalan kısmının 30/03/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptaline karar verilerek, iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. <br> Öte yandan, 01/03/2024 tarih ve 32476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 21/02/2024 tarih ve 7496 sayılı Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesi ile 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ''Sağlık kurum ve kuruluşlarında tahakkuk, verimlilik, hasta ve çalışan memnuniyeti, hizmeti elde etme maliyeti gibi faktörlere göre sağlık tesisinin dağıtabileceği miktar üzerinden bu maddede düzenlenmiş olan esaslar çerçevesinde; personelin unvanı, yürüttüğü görevin türü, özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma ve süresi, yapılan tıbbî işlemlerin nitelik ve sayısı, araştırma faaliyetlerine, uzmanlık eğitimine ve hizmet içi eğitime katılımı, mesai içinde ve dışında yapılan çalışmalar ve süresi, muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemlerin niteliği, sayısı ve güçlüğüne ilişkin teknik konular, hizmete katkı ve performans gibi değişkenlik arz eden hususlar ile personelin ödüllendirilerek motivasyonunun artırılması amacıyla yapılacak ek ödeme, görevlendirme hâlinde ek ödemenin yapılacağı sağlık kurum veya kuruluşu, inceleme heyetlerinin oluşumu, çalışma usul ve esasları ile konuyla ilgili diğer hususlar Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' şeklinde yeniden düzenlenmiştir.<br>Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan yasa kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.<br>Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında; Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümlerinin, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, gereken hallerde Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği, bu tarihin, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemeyeceği, beşinci fıkrasında; iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, altıncı fıkrasında ise; Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmi Gazete'de hemen yayımlanacağı ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı, kuralları yer almaktadır.<br> Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur.<br>Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.<br> Bakılan uyuşmazlıkta, 04/01/1961 tarih ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5. maddesine dayanılarak hazırlanan dava konusu Yönetmelik hükümleri, anılan maddenin birinci fıkrasının değiştirilen üçüncü cümlesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı ile hukuki dayanaktan yoksun hale gelmiş bulunmaktadır. <br> Bu durumda; dava konusu olan ve iptali istenilen Yönetmelik hükümleri, 209 sayılı Kanun'un 5. maddesine dayanılarak hazırlanıp yürürlüğe konulduğundan ve yasal dayanağı olan kısmı, yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olduğundan, dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen hükümlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Dava konusu Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin eki EK-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Listesi, EK-2 sayılı Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayıları Listesi, EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları ve EK-3B sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablolarında eczacılar için belirlenen katsayılar ile ayrıca EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosunda uzman eczacı unvanına yer verilmediğinden eksik düzenleme nedeniyle İPTALİNE,<br> 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br> 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, <br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
ihale