<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2418 E. , 2023/3199 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2418<br>Karar No : 2023/3199 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...<br> .<br> VEKİLİ: Huk. ve Mev. Gen. Müd. ...<br> 2- ...Bakanlığı<br> .<br> VEKİLİ: Huk. Müş. ...<br> 3- ...Başkanlığı<br> .<br> VEKİLİ: Av. ...<br> 4- ... Şirketi <br> VEKİLİ: Av. ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 26/04/2023 tarih ve E:2021/122, K:2023/2045 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğünün işletilme hakkının 25 yıllığına BMC Savunma Sanayi ve Ticaret AŞ'ye devrine ilişkin Milli Savunma Bakanlığı, Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi (ASFAT AŞ) ile BMC Savunma Sanayi ve Ticaret AŞ arasında imzalanan 05/08/2019 tarihli Protokol'ün ve anılan Protokol'ün dayanağı olduğu ileri sürülen Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü işletimindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin (Fabrika) işletilmesi hakkının, mülkiyet devri hariç olmak üzere ilgili mevzuatı çerçevesinde 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (i) bendi uyarınca bedelsiz olarak ASFAT AŞ'ye devrine ilişkin 14/05/2019 tarih ve 1105 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 26/04/2023 tarih ve E:2021/122, K:2023/2045 sayılı kararıyla;<br>Dava konusu 14/05/2019 tarih ve 1105 sayılı Cumhurbaşkanı kararının incelenmesinden;<br> Olayda, davacı tarafından aynı işlemin iptali istemiyle Dairelerinin E:2020/1672 sayılı esasına kayıtlı dava açıldığı, söz konusu davada verilen 17/09/2020 tarih ve E:2020/1672, K:2020/2156 sayılı karar ile, "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden de inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, 14. maddenin 3. fıkrasının (e) bendine aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddine karar verileceği; 'İvedi yargılama usulü' başlıklı 20/A maddesinde, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu kurala bağlanmıştır.<br> 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasında, '(...) c) Kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek. (...)' Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır.<br> 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, '24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun; (...) e) (...) 3. maddesinin birinci fıkrası (...) yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. GEÇİCİ MADDE 29- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır.'; 'Kurulların görevleri' başlıklı Geçici 8. maddesinde, 'Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır.' kurallarına yer verilmiştir. <br> Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu'nca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un 'Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri' başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan 'Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür.' düzenlemesi yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurul'un görevlerinin sayıldığı metin yürürlükte bulunmaya devam etmekte olup; 703 sayılı KHK'nın Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin ise Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nın 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceği kurala bağlanmıştır. <br>Davaya konu 1105 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, mülkiyeti Hazine'ye ait ve Milli Savunma Bakanlığına (MSB) tahsisli Sakarya ili, Arifiye ilçesi, Hanlıköy Mahallesi'nde bulunan 1075 ada, 5 parsel numaralı 1.804.131 m2 yüzölçümlü taşınmaz ile üzerinde bulunan MSB Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü işletimindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin (Fabrika) işletilmesi hakkının, mülkiyet devri hariç olmak üzere ilgili mevzuatı çerçevesinde 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (i) bendi uyarınca bedelsiz olarak Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi'ne (ASFAT A.Ş.) devrine, taşınmaz mülkiyetinin Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ve devre ilişkin sair hususlara ilişkin belirleme yapılmıştır. <br>Davaya konu 1105 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, 4046 sayılı Kanun uyarınca Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı mahiyetinde tesis edildiği, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise, ivedi yargılama usulünün Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında da uygulanacağı kurala bağlandığından, 1105 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılan işbu davanın da 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde uyarınca ivedi yargılama usulüne tâbi bir dava olduğu açıktır. <br>Dava dosyasının incelenmesinden, dava dilekçesinde, 1105 sayılı Cumhurbaşkanı kararının 19/08/2019 tarihinde öğrenildiği, dava açma süresinin hesabı açısından öğrenme tarihinin esas alınması gerektiğinin belirtildiği, bakılan davanın ise 07/10/2019 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına alınan dilekçeyle açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla, davacı tarafından öğrenme tarihi olarak belirtilen 19/08/2019 tarihinden itibaren otuz günlük dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 07/10/2019 tarihinde açılan bu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkân bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusunun ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/02/2021 tarih ve E:2020/3177, K:2021/329 sayılı kararı ile reddedilerek kararın onandığının anlaşıldığı,<br>Her ne kadar davacı tarafından iş bu dava ile 14/05/2019 tarih ve 1105 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı yeniden dava konusu edilmiş ise de, Dairelerinin yukarıda aktarılan kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı yönünden işbu davanın da süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkân bulunmadığı sonucuna varıldığı,<br> Dava konusu 05/08/2019 tarihli protokolün incelenmesinden; <br> Dava konusu 14/05/2019 tarih ve 1105 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, MSB Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü işletimindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi hakkının davalı ASFAT AŞ'ye devredildiği, aynı karar ile ASFAT AŞ tarafından taşınmazın üçüncü kişilere devrinin hangi koşullarda yapılabileceğinin belirlendiği ve devir hâlinde sözleşmenin davalı Milli Savunma Bakanlığı ve ASFAT AŞ tarafından imzalanmasının öngörüldüğü, devam eden süreçte Milli Savunma Bakanlığı, ASFAT AŞ ile BMC Savunma Sanayi ve Ticaret AŞ arasında imzalanan 05/08/2019 tarihli protokol ile 1. Ana Bakım Fabrikası Müdürlüğünün işletme hakkının 25 yıllığına BMC Savunma Sanayi ve Ticaret AŞ'ye devredildiğinin anlaşıldığı,<br> Olayda, 14/05/2019 tarih ve 1105 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın 7. maddesi ile tesisin ASFAT AŞ tarafından üçüncü kişilere devredilmesi durumunun öngörüldüğü, bu durumun gerçekleşmesi halinde yerine getirilmesi gereken koşullar ile devralanın yükümlülüklerinin ayrıntılı biçimde belirlendiği, ayrıca Milli Savunma Bakanlığı ile ASFAT AŞ'ye de sözleşmeye ilişkin olarak birtakım sorumluluklar yüklendiğinin görüldüğü,<br>Bu itibarla, dava konusu protokolün 14/05/2019 tarih ve 1105 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın 7. maddesi kapsamında imzalandığı, söz konusu Karar'ın ise yukarıda aktarılan gerekçelerle hukuk uygun bulunduğu dikkate alındığında, hukuka uygun olduğu tespit edilen Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen esaslar çerçevesinde tesis edildiği anlaşılan dava konusu protokolde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen süre aşımı nedeniyle reddine, kısmen esas yönünden reddine karar verilmiştir. <br><br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Cumhurbaşkanı kararının ilan edilmemiş olması nedeniyle yerleşik yargı içtihatları uyarınca davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, dava konusu işlemlerden 05/08/2019 tarihli protokolün ara kararıyla davalı idareden istenilmiş olmasına rağmen dava dosyasına sunulmadığı, bu nedenle davalı idarece gönderilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak yapılan savunmalara göre karar verilemeyeceği, dava konusu işlemlerin aleniyet, milli güvenlik ve kamu yararı ilkelerine aykırı olarak gerçekleştirildiği, 4046 sayılı Kanun’un 3. maddesinin (d) bendi uyarınca özelleştirme kapsam ve programına alınan kuruluşun, işletme hakkı devri veya başka yöntemle özelleştirilmesinin ihale yapılmaksızın gerçekleştirilemeyeceği, dava konusu işlemlerin 4046 sayılı Kanun'un, 4734 sayılı Kanun'un, 2886 sayılı Kanun'un ve 703 sayılı KHK’nın ilgili maddelerinde belirtilen kurallara aykırı olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarelerden Milli Savunma Bakanlığından, 05/08/2019 tarihli protokolün Devlet güvenliğine ilişkin olduğu belirtilen kısımları gizlenmek suretiyle, protokolün genel hükümlerini gösteren bir örneğinin ara kararıyla istenildikten sonra esas yönünden bir karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin anılan Kanun'un 20/A maddesi gereği görüşüldü:<br> Üyelerden ..., ..., ..., ...,... ve ...'in, "dava konusu uyuşmazlığın niteliği değerlendirildiğinde, davacının dava konusu işlemler ile arasında somut, güncel ve meşru bir menfaat ilgisinin bulunmadığı, menfaatinin ihlal edildiğini ileri sürdüğü hususların, davacının kişisel hukukundaki etkilerinin açık, anlaşılır ve somut bir biçimde ortaya konulamadığı, davacının salt milletvekili sıfatına sahip olması nedeniyle bakılan davayı açmakta ehliyetli olduğunun kabulünün mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacının dava konusu işlemlerin iptalini istemekte hukuken korunması gereken bir menfaatinin bulunmadığı" yolundaki usule ilişkin ayrışık oylarına karşılık, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların, dava konusu işlemlerle kişisel, güncel ve meşru alakasının bulunduğunu ortaya koyduğu değerlendirilmek suretiyle, ehliyetli olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek, gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Davacı tarafından, ASFAT AŞ'ye devredilen dava konusu fabrikanın işletme hakkının üçüncü bir kişiye devredilmesinin 4046 sayılı Kanun'da yasal dayanağı bulunmadığı ve dava konusu işlemlerden 05/08/2019 tarihli protokolün ara kararlarıyla davalı idareden istenilmiş olmasına rağmen, Devlet güvenliğine ilişkin olduğu gerekçesiyle dava dosyasına sunulmaması neticesinde, gönderilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak yapılan savunmalara göre karar verilemeyeceği ileri sürülmekte ise de; 1325 sayılı Askeri Okullar, Askeri Öğrenciler, Askeri Fabrikalar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un Ek 12. maddesi ile kurulan ve anılan Kanun uyarınca kamu kuruluşu niteliğine sahip olduğu anlaşılan ASFAT AŞ'nin, anılan Kanun uyarınca, müşterek imalat, tasarım, araştırma-geliştirme, ürün geliştirme faaliyetlerinde bulunmak, askeri fabrikalar ve tersanelerin gelişimini ve modernizasyonunu sağlamak, tesisler inşa etmek ve esas sözleşmesinde düzenlenecek diğer ticari faaliyetlerde bulunmakla görevli ve yetkili olduğu, söz konusu görevlerini yerine getirirken yürüteceği faaliyetlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi olduğunun anlaşıldığı, 4046 sayılı Kanun'un 2. maddesinin (i) bendi kapsamında kendisine devredilen dava konusu fabrikanın işletme hakkının devri şeklinde tesis edilen işlemlerin anılan Kanun kapsamında fabrikanın modernizasyonunu sağlamak ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarını daha etkin ve verimli karşılayabilmek amacıyla ve firma tarafından fabrikaya yatırım yapılmak koşuluyla tesis edildiği, bu kapsamda, dava konusu fabrikaların mülkiyetinin devrinin söz konusu olmadığı gibi fabrikanın idamesi ve üretimine yönelik tüm faaliyetlerin Milli Savunma Bakanlığının kontrol ve denetiminde icra edildiği dikkate alındığında, dava konusu protokolün 1325 sayılı Kanun'un ASFAT AŞ'ye verdiği yetkiye istinaden gerçekleştirilen bir özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olduğu ve anılan kanuni düzenleme nedeniyle işletme hakkının devri adı altında yapılan protokolün yasal dayanağının bulunduğu; 05/08/2019 tarihli protokolün ara kararlarıyla davalı idareden istenilmiş olmasına rağmen, Devlet güvenliğine ilişkin olduğu gerekçesiyle dava dosyasına sunulmaması nedeniyle gönderilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak yapılan savunmalara göre karar verilemeyeceği iddiası yönünden ise, uyuşmazlığın, dava konusu protokolde yer alan hükümlerin uygulanmasından kaynaklanmadığı, davacının iddiaları, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile Daire tarafından yapılan araştırmalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın dava konusu fabrikanın işletme hakkının devrine ilişkin protokolün yapılması yönündeki iradeye yönelik olduğu; kaldı ki, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda özel hukuk sözleşmesi niteliği taşıdığı anlaşılan protokolün içeriğine dair hususların bakılan davada incelenemeyeceği ve uyuşmazlığın konusunun protokol ile fabrikanın işletme hakkının devrine ilişkin idari karara yönelik olduğunun kabulü gerektiği anlaşıldığından, anılan protokolün dava dosyasında yer almamasının sunulan diğer bilgi ve belgeler dikkate alındığında bir eksiklik niteliği taşımadığı anlaşılmıştır.<br>Bu itibarla, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen süre aşımı nedeniyle, kısmen esastan reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 26/04/2023 tarih ve E:2021/122, K:2023/2045 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,<br>4. Kesin olarak, 21/12/2023 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğu ile karar verildi.<br><br><br><br><br><br>KARŞI OY <br><br>X- Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:2020/1672 sayılı esasına kayden açılan davada, 1105 sayılı Cumhurbaşkanı kararının öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde davanın açılmış olduğu anlaşıldığından, temyize konu kararda, anılan davada davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği gerekçesiyle işbu davanın da süre aşımı nedeniyle incelenmesine imkan bulunmadığı yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. <br> <br><br> <br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>KARŞI OY <br><br>XX- Dava, Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü'nün işletilme hakkının 25 yıllığına BMC Savunma Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye devrine ilişkin Milli Savunma Bakanlığı, Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi (ASFAT A.Ş.) ile BMC Savunma Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında imzalanan 05/08/2019 tarihli protokolün ve anılan protokolün dayanağı olduğu ileri sürülen Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü işletimindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin (Fabrika) işletilmesi hakkının, mülkiyet devri hariç olmak üzere ilgili mevzuatı çerçevesinde 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (i) bendi uyarınca bedelsiz olarak ASFAT AŞ'ye devrine ilişkin 14/05/2019 tarih ve 1105 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden, 14/05/2019 tarih ve 1105 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, mülkiyeti Hazine'ye ait ve Milli Savunma Bakanlığına (MSB) tahsisli Sakarya ili, Arifiye ilçesi, Hanlıköy Mahallesinde bulunan 1075 ada, 5 parsel numaralı 1.804.131 m2 yüzölçümlü taşınmaz ile üzerinde bulunan MSB Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü işletimindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin (Fabrika) işletilmesi hakkının, mülkiyet devri hariç olmak üzere ilgili mevzuatı çerçevesinde 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (i) bendi uyarınca milli güvenlik ve kamu yararı gözetilerek bedelsiz olarak Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketine (ASFAT A.Ş.) devredilmesine ve taşınmaz mülkiyetinin Hazine üzerinde bırakılmasına karar verildiği, aynı kararın 7. maddesi ile ilgili mevzuatı çerçevesinde ASFAT AŞ tarafından, Fabrika'nın kiralanması, tahsisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemleri ile üçüncü kişilere devrine karar verilmesi hâlinde; TSK'ya yönelik mal ve hizmet üretiminin devamlılığının sağlanması, savunma sanayi projeleri kapsamında yeni yatırımların yapılması, bu kapsamda en az 50 milyon ABD doları tutarında yatırım şartı getirilmesi ve işçilerin devri gibi sözleşmede yer alacak hususların MSB ve ASFAT A.Ş. tarafından birlikte belirlenmesine, sözleşmenin ASFAT A.Ş. ile birlikte MSB tarafından da imzalanmasına karar verildiği, bu kararın akabinde üçüncü kişi BMC Savunma Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile MSB ve ASFAT A.Ş. arasında 05/08/2019 tarihli protokol imzalanarak işletme hakkının adı geçen firmaya devredildiği anlaşılmıştır.<br>4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin (A) fıkrasında, bu Kanun'un amacının; bu maddede sayılan kuruluşların, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemek olduğu; 2. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde ise, milli güvenlik ve kamu yararının gerektirdiği durumlar hariç, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu tüzel kişiliğine sahip eğitim kurumları ve mahalli idarelere devir yapılmaması ilkesinin özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler arasında olduğu belirtilmiştir.<br> Dava konusu 05/08/2019 tarihli protokol'ün dayanağı olan 14/05/2019 tarih ve 1105 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın ASFAT A.Ş. tarafından, Fabrika'nın kiralanması, tahsisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemleri ile üçüncü kişilere devrini öngören 7.maddesinin<br> Kurulumuzun 21/12/2023 tarih ve E:2023/2417, K:2023/3198 sayılı kararının karşı oyunda açıklanan sebeplerle hukuka aykırı olduğu belirlemesi yapıldığından, bu maddeye istinaden imzalanan 05/08/2019 tarihli dava konusu protokolde mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın davanın reddine ilişkin kısmının bozulması ve dava konusu Protokol'ün iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. <br> <br> <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>KARŞI OY <br><br>XXX- Dava konusu Protokol'ün dayanağı olan 14/05/2019 tarih ve 1105 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın Kurulumuzun 21/12/2023 tarih ve E:2023/2417, K:2023/3198 sayılı kararının karşı oyunda açıklanan sebeplerle hukuka aykırı olduğu düşünüldüğünden, anılan karara dayanılarak imzalanan dava konusu Protokol'de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.<br>Bu itibarla, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulmasına ve dava konusu Protokol'ün iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>KARŞI OY <br><br>XXXX- Dosyanın incelenmesinden, 20/12/2018 tarih ve 30631 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 19/12/2018 tarih ve 481 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla "Mülkiyeti Maliye Hazinesine ait ve Milli Savunma Bakanlığına (MSB) tahsisli Sakarya ili, Arifiye ilçesi, Hanlıköy Mahallesinde bulunan 1075 ada, 5 parsel numaralı 1.804.131 m² yüzölçümlü taşınmaz ile üzerinde bulunan MSB Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü işletimindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin (Fabrika), özelleştirme ile hedeflenen genel amaçların karşılanmasının yanı sıra; milli savunma sanayinde ülke kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasının sağlanması ile fabrikanın işletme verimliliğinin artırılması ve yeni iş/üretim imkânları oluşturmaya yönelik yatırımların özel sektör tarafından yapılması amacıyla;<br>Özelleştirme kapsam ve programına alınmasına,<br>Özelleştirme uygulamasının, işletme hakkının verilmesi yöntemiyle gerçekleştirilmesi ve işletme hakkı süresinin 25 yıl olarak belirlenmesine,<br>Özelleştirme hizmetleri tamamlanıncaya kadar Fabrikanın MSB Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü tarafından işletilmesine devam edilmesine,<br>Fabrikada Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik mal ve hizmet üretiminin devamlılığının sağlanması ile MSB kontrolünde yeni yatırımların yapılması da dâhil olmak üzere, ihale dokümanında ve işletme hakkı sözleşmesinde yer alacak hususların Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve MSB tarafından belirlenmesine,<br>Özelleştirme uygulamasında, teklif sahiplerinin savunma sanayi tesisi işletme deneyimleri, mali yeterlilikleri gibi MSB ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca uygun görülecek sair hususların ön yeterlilik kriteri olarak belirlenmesine,<br>Özelleştirme işlemlerinin 31.12.2019 tarihine kadar tamamlanmasına,<br>4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 3 üncü ve geçici 29 uncu maddeleri gereğince karar verilmiş..." olmasına karşın, bu kez dava konusu 14/05/2019 tarih ve 1105 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile MSB Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü işletimindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi hakkının davalı ASFAT AŞ'ye devredilmesinin, aynı karar ile ASFAT AŞ tarafından taşınmazın üçüncü kişilere devrinin hangi koşullarda yapılabileceğinin belirlenmesinin ve devir hâlinde sözleşmenin davalı Milli Savunma Bakanlığı ve ASFAT AŞ tarafından imzalanmasının öngörüldüğü, devam eden süreçte Milli Savunma Bakanlığı, ASFAT AŞ ile BMC Savunma Sanayi ve Ticaret AŞ arasında imzalanan (...) 05/08/2019 tarihli Protokol ile 1. Ana Bakım Fabrikası Müdürlüğünün işletme hakkının 25 yıllığına BMC Savunma Sanayi ve Ticaret AŞ'ye devredildiği anlaşılmaktadır. <br>Daire kararının, dava konusu Protokol'ün dayanağı olan 14/05/2019 tarih ve 1105 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmı, çoğunluk kararı ile onanmış ise de, anılan Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle daha önce açılan başka bir davada Kurulumuzca verilen 21/12/2023 tarih ve E:2023/2417, K:2023/3198 sayılı kararın karşı oyunda, söz konusu Cumhurbaşkanı kararının hukuka aykırı olduğu yönünde azlık görüşüm belirtilmiş bulunmaktadır.<br>Bu çerçevede dava konusu Protokol incelendiğinde;<br>4046 sayılı Kanun'da, özelleştirme programına alınan kuruluşların özelleştirme yoluyla gerçek kişilere veya özel hukuk tüzel kişilerine devrinin hangi yöntemlerle gerçekleştirileceği sayılmak suretiyle düzenlenmiş, özelleştirme programına alınan kuruluşların "satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi" yöntemleriyle, yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihaî kararların Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanması suretiyle özelleştirileceği öngörülmüştür.<br> Yukarıda da belirtildiği üzere, ASFAT AŞ'ye bedelsiz devir sonrasında, imzalanan Protokol ile de fabrikanın işletme hakkı 25 yıllığına BMC Savunma Sanayi ve Ticaret AŞ'ye devredilmiş olup, normal koşullarda Kanun'da belirtilen usuller uygulanarak ve bedel karşılığında gerçekleştirilecek olan devir işlemi, ASFAT AŞ'ye Kanun'un 2/i bendi kapsamında yapılan devir sonrasında ASFAT AŞ tarafından üçüncü bir tüzel kişiye yapılan devir ile bedelsiz olarak yapılmış, başka bir anlatımla yasal zemin olmaksızın, özelleştirme kapsam ve programındaki kuruluşun özel hukuk tüzel kişisine ihale yapılmaksızın ve bedelsiz olarak devri gerçekleştirilmiştir.<br> Bu itibarla; Protokol ile normal şartlarda Kanun'da belirtilen özelleştirme usulleri uygulanarak ve bedel karşılığında gerçekleştirilecek olan devir işleminin, bedelsiz olarak gerçekleştirilmesine neden olunduğu göz önüne alındığında, dava konusu Protokol'de hukuka uygunluk görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının da usul ve hukuka uygun olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması ve dava konusu Protokol'ün iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.<br> <br><br> <br><br><br><br><br><br><br> <br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
ihale