<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2106 E. , 2023/6259 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/2106<br>Karar No:2023/6259<br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-...<br> 2- ...<br> 3- ...<br> 4- ...<br> 5- ...<br> 6- ...<br> 7-...<br> 8- ...<br> 9-...<br> 10-...<br> 11-..<br> 12- ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU :.... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br><br><br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: İzmir ili, Menemen ilçesi, ... Mahallesinde bulunan Menemen Belediye Başkanlığı'na ait ait toplam 40 adet taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca satışına ilişkin Menemen Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararına istinaden 10/01/2023, 11/01/2023 ve 13/01/2023 tarihlerinde gerçekleştirilen ihale işlemlerinin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacılar tarafından, İzmir ili, Menemen ilçesi, ... Mahallesinde bulunan davalı idareye ait toplam 40 adet taşınmazın 2886 sayılı Kanun uyarınca satışına ilişkin 10/01/2023, 11/01/2023 ve 13/01/2023 tarihlerinde yapılan ihalelere karşı davacılar tarafından 13/01/2023 tarihli dilekçe ile ihalelerin iptal edilmesi talebinde bulunulduğu, davacıların söz konusu başvurusunun zımnen reddedildiği belirtilerek 14/03/2023 havale tarihli dilekçe ile ihalelerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmış olup; bu durumda, davacıların dava konusu ihalelerden en geç 13/01/2023 tarihinde haberdar olduğunun kabulü ile bu tarihten itibaren 30 gün içerisinde en son 12/02/2023 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten çok sonra 14/03/2023 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan, her ne kadar, bakılan davanın açılmasından evvel davacılar tarafından dava konusu ihale işlemlerine karşı 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında davalı idareye itiraz başvurusunda bulunulmuş ise de, anılan Kanun'un 20/A maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde ivedi yargılama usulünde bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı kurala bağlandığından, söz konusu başvurunun dava açma süresini durdurmayacağı açıktır.<br>Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, ihalelerin kapalı zarf usulü olması ve zarfların açılması esnasında ihale alıcıları dışında herkesin salondan çıkarılması nedeniyle ihalelerin kime, ne kadar yapıldığı ve ihalede neler olduğunun taraflarınca bilinmediği, idareye yapılan başvuru dilekçelerinde davacılardan sadece bir kısmının imzalarının bulunduğu, ihalelerin 10-13 Ocak 2023 tarihleri arasında yapıldığı, ancak bu tarihlerden çok sonra bir tarihte kesinleştiği, arada geçen söz konusu süre araştırılmadan dava açma süresinin hesaplanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacıların temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddi yolundaki .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,<br> 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 26/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br> <br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br> Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye, işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinde de idari işlemlere karşı açılacak <br> davalarda sürenin "yazılı bildirim" tarihinden başlayacağı belirtilmiştir.<br><br><br> 20/01/1982 tarihinde yürürlüğe giren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda idari yargıda uygulanan “genel yargılama usulü” ve 7. maddesi ile devamı maddelerde de “genel dava açma süreleri” düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan 7. maddesinde, özel süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin "altmış gün" olduğu ve bu sürenin yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır.<br> Buna karşılık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 20/A maddesiyle, bir kısım işlemlere karşı açılan davalarda, genel yargılama usulünden farklı olarak, gerek dava gerekse temyiz aşamasında uygulanacak “ivedi yargılama usulü” getirilmiş; ayrıca, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Anılan maddede, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kuralı yer almıştır. <br> Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idarenin yükümlülüğünün, ivedi yargılama usûlüne tâbi bir idarî işlem söz konusu olduğunda, ilgilinin yanılgıya düşmemesi açısından özel dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak zorunda olduğunun, işleme karşı idarî başvuruda bulunularak itiraz edilmesinin dava açma süresini durdurmayacağının bildirilmesini de kapsadığı kuşkusuzdur. Ancak kendisine herhangi bir yazılı bildirim yapılmayan ya da yapılan yazılı bildirimde işleme karşı başvuru yolu ve süresi belirtilmeyen ilgililerin hangi sürede dava açacakları konusunda karışıklık yaşamaları ve yanılgıya düşmeleri mümkün bulunmaktadır. Mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan mahkemeye erişim hakkını ihlâl eden sonuçlara ulaşmasını engellemek yargı yerine düşen bir görevdir. <br> Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında, usul kurallarının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tâbi olabildiği, bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makûl bir orantı olması hâlinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceği, bu ilkelerden hareketle, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine hâlel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten kaçınılması gerektiği belirtilmektedir.<br><br><br><br> Bu durumda, ilgililere herhangi bir yazılı bildirimin yapılmadığı ve idari işlemin bir şekilde öğrenilmesi üzerine dava açıldığı durumda, bu kişilerin mevzuattan kaynaklanan bu karışıklık nedeniyle kaç gün içinde hangi merciye başvuracaklarını bilmeleri beklenemeyeceğinden, dava açma süresi hesaplanırken öğrenme tarihinin başlangıç alınması ve aynı şekilde özel dava açma süresinin değil açık, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olan genel dava açma süresinin işletilmesi gerekir.<br> Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla da; yazılı olarak bildirilen ve özel dava açma süresine tâbi olan bir işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda genel dava açma süresinin işletilmesi gerektiği yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiştir.<br> Dosyanın incelenmesinden, İzmir ili, Menemen ilçesi, Seyrek Mahallesinde bulunan davalı idareye ait toplam 40 adet taşınmazın 2886 sayılı Kanun uyarınca satışına ilişkin 10/01/2023, 11/01/2023 ve 13/01/2023 tarihlerinde yapılan ihalelere karşı davacılar tarafından 13/01/2023 tarihli dilekçe ile ihalelerin iptal edilmesi talebinde bulunulduğu, bu haliyle dava konusu ihale kararının en geç 13/01/2023 tarihinde öğrenildiğinin kabulü gerektiği, davacıların söz konusu başvurusunun zımnen reddedildiği belirtilerek 14/03/2023 havale tarihli dilekçe ile ihalelerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı görülmektedir.<br> Bu itibarla, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tâbi olduğu ve dava açma süresinin otuz gün olduğu yolunda kendisine yazılı bildirim yapılmayan davacının, ihale kararının iptali istemiyle hangi tarihten itibaren dava açması gerektiği hususunda tereddüt yaşadığı ve yanılgıya düştüğü, mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın davacıların özel süresi içerisinde dava açmasını zorlaştırdığı anlaşıldığından, mahkemeye erişim hakkının ihlâl edilmemesi açısından uyuşmazlıkta özel yargılama süresinin değil genel yargılama süresinin uygulanması gerekmektedir.<br> Bu bağlamda, ihale kararının öğrenildiği tarihten itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde kalan 14/03/2023 tarihinde davanın açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, davanın süresinde açıldığının kabulü gerekirken, süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.<br><br><br><br></font></p></body></html>
ihale