<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2609 E. , 2023/6083 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/2609<br>Karar No:2023/6083<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İdaresi Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca Emlak Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. aracılığıyla İzmir ili, Aliağa ilçesinde bulunan 359 LOT numaralı ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satışı amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Satış, Devir, İntikal, Kiraya Verme, Trampa, Sınırlı Ayni Hak Tesisi ve Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İhale Yönetmeliği'nin 25. maddesine göre açık artırma usulüyle gerçekleştirilecek olan 05/04/2023 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacının satışa konu taşınmazda ilk olarak 12/08/2011 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğu, kira sözleşmesinin 5 yılda bir yenilenerek devam ettiği, son olarak sözleşmenin 1 yıllık uzatılmasına ilişkin sürenin de 12/08/2022 tarihinde sona erdiği, davacının taşınmaz üzerinde herhangi bir üstün hakkının bulunmadığı, taşınmaz üzerinde zilyet olmasının satışa engel teşkil etmediği, dolayısıyla davalı idarece mülkiyetindeki taşınmazın söz konusu Yönetmeliğe uygun olarak açık artırma yöntemiyle satışına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, söz konusu Yönetmeliğin 8. maddesine göre taşınmaza ilişkin her türlü teknik bilgi ve detayın, taşınmazın özelliklerinin, varsa taşınmaza yönelik hukukî sorunların, taşınmaz üzerinde ayni ya da şahsi hak sahipleri varsa bu konudaki bilgilerin ihale dokümanında yer alması zorunlu iken, dava konusu ihale dokümanının Yönetmeliğe aykırı olarak hazırlandığı, taşınmazın imzalanan kira sözleşmesi çerçevesinde hâlen kullanımında olduğu, İhale Şartnamesinde, davalı idare ile aralarında imzalanan kira sözleşmesine, sözleşmenin süresine, sözleşmeden doğan haklarına, taşınmaz üzerinde yapılan bina ve yapılara, satışın gerçekleşmesi hâlinde kira sözleşmelerinin ve taşınmaz üzerindeki yapıların akıbetine yönelik, büyük önem arz eden bilgi ve kriterlerin yer almadığı, taşınmazın münhasıran gemi söküm ve gemi söküm yan faaliyetinde kullanılması gerektiği hâlde Şartnameye bu şartın eklenmediği, satış yapılması hâlinde ihale üzerinde bırakılan alıcı ile aralarında ciddi hukukî ihtilaflar doğacağı, taşınmazın satışında kamu yararı bulunmadığı, sürekli olarak kiraya verildiği dikkate alındığında ciddi tutarda kira geliri elde edilmesinin kamu yararına olduğu, kira sözleşmesinin sona ermediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 327. maddesi gereği belirsiz süreli sözleşmeye dönüştüğü, sözleşmenin feshine ilişkin olarak davalı idarece süresi içerisinde herhangi bir ihtar çekilmediği, başka bir dosyada verilen yürütmenin durdurulmasına dair karar üzerine taşınmazın satıştan çekildiği, davalı idarece emlak vergisinin ödenmesinin istenilmesinin sözleşmenin devam ettiğini gösterdiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacı ile yapılan kira sözleşmesinin 12/08/2022 tarihi itibarıyla son erdiği, iyi niyet çerçevesinde taşınmazın kiralanması/satışına kadar tahliye/işgal işlemi başlatılmadığı, hâliyle taşınmazın satışa çıkarılmasıyla davacının zarara uğramasının söz konusu olmadığı, aksine davacının işgalci konumunda olduğu, kira sözleşmesi uyarınca davacının herhangi bir müktesep hakkının söz konusu olmadığı, taşınmazın daha önce, bölgedeki gemi söküm yan sanayi faaliyetinde bulunan kişi/firmaların teklif verebilmeleri ile sınırlandırılmış şekilde 2 defa satışa sunulduğu, ancak hiçbir şahıs/firma tarafından katılım sağlanmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,<br> 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 20/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br></font></p></body></html>
ihale