<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3831 E. , 2024/1365 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/3831<br>Karar No:2024/1365<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...<br> 2- ...<br> 3- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av....<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Mülkiyeti Şehitkamil Belediyesi'ne ait 30 adet taşınmazın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18/e madddesi ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uyarınca ihale yoluyla satışının yapılmasına dair Şehitkamil Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br><br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava konusu işlemin davacılar ... ve ... yönünden iptali istemine ilişkin kısmının incelenmesinden; satışının yapılmasına karar verilen 30 adet taşınmazın mülkiyetinin dava konusu işlem tarihi itibarıyla davalı idareye ait olduğu, bu hususta ihtilaf bulunmadığı, idarenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışının yapılması hususunda takdir yetkisinin bulunduğu ve takdir yetkisinin kamu yararı amacına aykırı şekilde kullanıldığına yönelik kanaat oluşturacak herhangi bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, ihale konusu taşınmazların dava konusu Meclis kararı ekinde yer alan listede tek tek gösterildiği, hangi taşınmazların satışa çıkarılacağına dair bir ihtilâf bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemde ayrıntıları belli olmayan bir yetki devrinin söz konusu olmadığı, satışlardan elde edilecek gelirin kamu yararına uygun kullanılıp kullanılmayacağına yönelik iddiaların ise taşınmazların satışından elde edilen gelirlerin kullanılması esnasında ve sonrasında hukuki denetiminin yapılabileceği, bu sebeple salt elde edilecek gelirin ne amaçla kullanılacağının dava konusu işlemde belirtilmemiş olmasının işlemi tek başına sakatlayacak nitelikte olmadığı, ihale konusu taşınmazların işlem tarihinde merî imar planlarına göre kamu kullanımına ayrılan taşınmazlardan da olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;<br>Davanın Yılmaz Kireç yönünden incelenmesinden; dava konusu işlemin davalı Şehitkamil Belediye Meclisi'nin bir kararı olduğu, davacının ise Gaziantep Büyükşehir ve Şahinbey Belediye Meclis Üyesi olduğu, ayrıca dava dilekçesinde gösterilen adresin de Gaziantep ili, Şahinbey ilçesinde yer aldığı, bu sebeple davacı ...'in "hemşehri" sayılmasının mümkün olmadığı, davacının menfaatinin başkaca bir şekilde ihlâl edildiği iddiasının da bulunmadığı anlaşıldığından, davacı ...'in bakılan uyuşmazlık yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine, davacı ... yönünden ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma haklarının olduğu ve dolayısıyla bu nedenle dava açma ehliyetlerinin bulunduğu, ihalenin mevzuata aykırı yapıldığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Davalı Belediye'ye ait 30 adet taşınmazın 5393 sayılı Kanun'un 18/e madddesi ve 2886 sayılı Kanun hükümleri gereğince ihale ile satışının yapılmasına dair Şehitkamil Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu, imar uygulaması, bağış ve kentsel dönüşüm yoluyla elde edilen taşınmazların amacı dışında kullanılması mümkün olmadığından satışlarının da uygun olmadığı, DOP kesintileri ile belediye adına parsel üretilemeyeceği, satılacak taşınmazlara ilişkin meclis kararında detaylı bilgi yer almadığı ve sadece bir listeye atıf yapılmakla yetinildiği, ayrıntıları açıklanmamış bir yetki devrinin söz konusu olduğu, kentsel donatı ihtiyacı bulunduğu için de taşınmazların satışında kamu yararı bulunmadığı, satışlardan elde edilecek gelirin ne amaçla kullanılacağının belirtilmesi gerektiği ileri sürülerek iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idarî işlemler hakkında menfaatleri ihlâl edilenler tarafından; tam yargı davaları da idarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.<br> 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır..." kuralı yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Mahkeme kararının, davanın esastan reddine ilişkin kısmının incelenmesi;<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> Mahkeme kararının, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmına gelince;<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları "idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan" davalar olarak tanımlanmakta; doktrin ve içtihatlarla "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idarî işlem arasındaki ilgiyi ifade ettiği belirtilmekte ve idarî işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve ciddî bir alâka söz konusu ise davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmekte; bunun dışında ayrıca subjektif bir hakkın ihlâl edilmesi şartı aranmamaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince ihtilâfın niteliğine göre belirlenmektedir.<br>Dolayısıyla iptal davasının gerek anılan maddede gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukukî nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idarî işlemlerin, bu idarî işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat alâkası kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü gerekmektedir. 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlâli" kavramı doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. <br> Davacının uyuşmazlığa konu davalı Belediye'ye ait taşınmazların bulunduğu şehirde oturduğu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 13. maddesi gereğince hemşehri sıfatıyla bu davayı açtığı, Türk Dil Kurumu sözlüğünde hemşehrinin "memleketli" olarak tanımlandığı, mevzuatta önce "aynı yerde doğmuş olma" şeklinde tanımlanmış olan hemşehri kavramının 2005 yılında yapılan değişiklikle "aynı yerde ikamet etmeye" dayalı olarak tanımlandığı, dolayısıyla bu kavramın aynı yerde yaşamayı ifade ettiği anlaşıldığından, belde sâkini ve ihale konusu taşınmazların bulunduğu şehirde oturan davacı Yılmaz Kireç'in davalı Belediye'ye ait taşınmazların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca satışına ilişkin ihale ile hemşehri hukukundan kaynaklanan meşrû, güncel ve makul menfaat ilgisinin ve dolayısıyla dava açma ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekmektedir.<br> Bu itibarla, davacı Yılmaz Kireç'in işbu davayı açmakta ehliyetli olduğu kabul edilmekle birlikte, bakılan davanın yukarıda belirtilen gerekçeyle esastan reddine ilişkin kararın hukuka uygun bulunması nedeniyle, ehliyet yönünden davanın reddine karar verilen davacı bakımından temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,<br> 2. Davanın ... yönünden ehliyet nedeniyle diğer davacılar yönünden esastan reddi yolundaki .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,<br> 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 20/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
ihale