<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/98 E.  ,  2024/561 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/98<br>Karar No:2024/561<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR): <br>1- … Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>2- … Kurumu <br>VEKİLİ : Av. … <br><br>İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Mülkiyeti Hazine'ye ait olan ve rezerv yapı alanı olarak belirlenen Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 6. maddesinin 5. fıkrasının (e) bendi uyarınca 31/07/2023 tarihinde açık artırma usulüyle satışına yönelik gerçekleştirilen ihalenin, anılan ihalenin iptali istemiyle Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim İl Müdürlüğü'ne yapılan 02/08/2023 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle (zımnen) reddine ilişkin işlemin ve Kamu İhale Kurumu'na yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacının 02/08/2023 tarihli dilekçeyle ihalenin iptal edilmesi istemiyle Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne başvuruda bulunduğu dikkate alındığında, 31/07/2023 tarihinde gerçekleştirilen ihaleden en geç 02/08/2023 tarihi itibarıyla haberdar olduğu, dolayısıyla dava açma süresinin bu tarihi izleyen günden itibaren başladığının kabulü gerektiği, bu durumda, 02/08/2023 tarihini izleyen günden itibaren otuz günlük dava açma süresi içinde en geç 01/09/2023 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 02/10/2023 tarihinde açılan işbu davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan, davacı tarafından her ne kadar dava konusu ihaleye ilişkin 02/08/2023 tarihli dilekçeyle "şikâyet" ve sonrasında 22/08/2023 tarihli dilekçeyle "itirazen şikâyet" başvurusunda bulunulduğu görülmekte ise de, uyuşmazlık konusu ihalenin 4734 sayılı Kanun'a tâbi olmadığı anlaşıldığından, söz konusu başvuruların zorunlu başvuru yolu olarak kabul edilemeyeceği gibi 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca dava açma süresini durdurmayacağı açıktır.<br> Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin hangi Kanun'a tâbi olduğu tespit edilerek ve idarenin işlemlerini denetlemeden soyut gerekçelerle verilen Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, 4734 sayılı Kanun'un 2886 sayılı Kanun'u yürürlükten kaldırmadığı, 4734 sayılı Kanun'un 2886 sayılı Kanun'u geliştirilmesi amacıyla getirildiği, dolayısıyla 4734 sayılı Kanun'da belirtilen zorunlu başvuru yolları tüketilmeden dava açılmasının mümkün olmadığı, sorunun Mahkemece dava konusu işleme uygulanacak mevzuatın belirlenmemiş olmasından kaynaklandığı, dava konusu işlem ve hazırlık işlemlerinin kendilerine tebliğ edilmediği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>Davalı Kamu İhale Kurumu tarafından, Kurumun 4734 sayılı Kanun'a göre gerçekleştirilen ihalelere ilişkin olarak ihalenin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan süre içerisinde idarece yapılan işlemlerin anılan Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre uygun olup olmadığını inceleme ve işlem tesis etme görevinin bulunduğu, bunun dışında gelir getirici faaliyet kapsamında yapılan ihalelere yönelik olarak inceleme yapma ve işlem tesis etme görev ve yetkisinin bulunmadığı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının Kamu İhale Kurumu'na yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemi yönünden bozulması; temyiz isteminin kısmen reddi ile Mahkeme kararının 31/07/2023 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptali ve anılan ihalenin iptali istemiyle Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim İl Müdürlüğü'ne yapılan 02/08/2023 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle (zımnen) reddine ilişkin işlemin iptali istemi yönünden Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>USUL YÖNÜNDEN:<br>MADDİ OLAY: <br>Mülkiyeti Hazine'ye ait olan Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı ihale konusu taşınmazın da yer aldığı 1079 adet taşınmaz 30/06/2021 tarih ve 1041644 sayılı Bakanlık Olur'u ile "Rezerv Yapı Alanı" olarak belirlenmiş, bahse konu taşınmazlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün muhtelif yazılarıyla Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne tahsis edilmiştir.<br>Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nce anılan taşınmazların 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 5. fıkrasının (e) bendi uyarınca satışlarının açık artırma satış yöntemi ile yapılması hususu Bakanlık Makamının 12/07/2023 tarih ve 6861534 sayılı Olur'u ile uygun bulunmuştur.<br> Satışa ilişkin Olur'a istinaden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısıyla, davacının zilyetliğinde bulunduğu iddia edilen taşınmazın da aralarında bulunduğu birçok taşınmazın satışına yönelik iş ve işlemlere başlanılması hususunda Emlak Yönetim Hizmetleri A.Ş.'ye bildirimde bulunulmuştur.<br> Bunun üzerine Emlak Hizmetleri Yönetim A.Ş. tarafından ihaleye yönelik hazırlıklar yapılarak aralarında uyuşmazlık konusu taşınmazın da bulunduğu 412 adet taşınmazın 31/07/2023 tarihinde ihalesinin yapılacağı kararlaştırılmıştır. <br> Davacı tarafından Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne … tarih ve … sayılı dilekçeyle yapılan başvuruda, "Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın zilyetliğinin 2018 yılında devralındığı, söz konusu bahçede bulunan ağaçlar ve garajının bulunduğu, bahse konu yerin 31 Temmuzda müzayedeye çıkarılacağının öğrenildiği, satışı planlanan taşınmazın satışına itiraz edilerek taşınmazın doğrudan kendisine satılması..." talebinde bulunulmuş, anılan idarece başvurunun değerlendirilmesi için dilekçe … tarih ve … sayılı yazıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü'ne gönderilmiş, Genel Müdürlüğün … tarih ve … sayılı işlemiyle talep reddedilmiş, bu işlem Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısıyla davacıya bildirilmiştir.<br> Davacı tarafından 02/08/2023 tarihli dilekçeyle, ihalenin iptal edilmesi talebiyle Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulmuş, bu başvuruya herhangi bir cevap verilmemiş, daha sonra 22/08/2023 tarihli dilekçeyle Kamu İhale Kurumu'na başvuruda bulunulmuş, bu başvuru ise Kamu İhale Kurumu Ön İnceleme Dairesi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı işlemiyle, ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tâbi olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.<br> Bunun üzerine, 31/07/2023 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin, ihalenin iptali istemiyle Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne yapılan 02/08/2023 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin ve Kamu İhale Kurumu Ön İnceleme Dairesi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle 02/10/2023 tarihinde davacı vekili tarafından Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden gönderilen dilekçeyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> <br>İLGİLİ MEVZUAT: <br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu kurala bağlanmıştır.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde "altmış gün" olduğu belirtilmiş; aynı maddenin 2. fıkrasında, dava açma süresinin idarî uyuşmazlıklarda, yazılı bildirimin yapıldığı; 4. fıkrasında ise ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; 8. maddesinin 3. fıkrasında, Bu Kanun'da yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu sürelerin, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı; 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı kurala bağlanmıştır.<br>2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu; (b) bendinde ise, ivedi yargılama usulünde Kanun'un 11. maddesinin uygulanmayacağı kuralına yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Mahkeme kararının, 31/07/2023 tarihinde gerçekleştirilen ihale ve ihalenin iptali istemiyle Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne yapılan 02/08/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden incelenmesi;<br> Aktarılan mevzuat kurallarının değerlendirilmesinden, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usulüne tâbi olduğu, bu usule tâbi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu ve dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılacak bir başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı anlaşılmaktadır.<br> Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddelerinde, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle dava açma süresinin başlamasında, "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idarî işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.<br> Düzenleyici işlemler dışında kalan bireysel nitelikteki idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, dava açma sürelerinin hesabında, idarî işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekte ise de, idarece tesis edilen işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idarî işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerekmektedir.<br> Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen, dava açma süresinin hesabında bildirim yerine ilanın esas alınarak sürenin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamasına ilişkin kural, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı açılan idarî davalara yöneliktir. <br> 2577 sayılı Kanun'da düzenleyici işlemlere karşı dava açma süresinin başlangıcı olarak öngörülmüş olan ilân tarihinin, bireysel işlem niteliğinde olan ihalelere yönelik işlemler açısından uygulanması mümkün olmayıp, bu işlemlerin de yazılı bildirim veya öğrenme üzerine kanunî süresi içinde dava konusu edilebileceğinin kabulü gerekmektedir.<br> Bu durumda, dava açma süresinin ilanla başlamayacağı ve yazılı bildirim yapılmayan hâllerde işlemin ilgililer tarafından öğrenildiği tarihten itibaren dava açma süresinin başlayacağı dikkate alındığında, davanın, ilan veya ihale tarihinden itibaren değil ihaleden haberdar olunduğu ve öğrenme tarihi olarak belirtilen tarihi izleyen günden itibaren süresi içinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.<br> Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne … tarih ve … sayılı dilekçeyle yapılan başvuruda, Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın zilyetliğinin 2018 yılında devralındığı, bahse konu yerin 31 Temmuzda müzayedeye çıkarılacağının öğrenildiği, taşınmazın doğrudan kendisine satılması yönünde talepte bulunulduğu anlaşılmaktadır. <br> Bu itibarla, ivedi yargılama usulüne tâbi olan uyuşmazlıklarda 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye yapılan başvurunun işlemiş olan dava açma süresini durdurmayacağı dikkate alındığında, işbu davada, dava açma süresinin öğrenme tarihinden başlaması gerektiği, davacının, 20/07/2023 tarihli başvuru dilekçesinde dava konusu ihale işleminden haberdar olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla davacı tarafından en geç ihale tarihi olan 31/07/2023 tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içinde (ancak bu tarihin ara verme zamanına rastlaması nedeniyle dava açma süresi ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağından) en son 07/09/2023 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 02/10/2023 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, 31/07/2023 tarihinde gerçekleştirilen ihale ve ihalenin iptali istemiyle Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne yapılan 02/08/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem bakımından davanın süre aşımı nedeniyle reddine yönelik temyize konu İdare Mahkemesi kararının bu kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. <br> Mahkeme kararının, Kamu İhale Kurumu Ön İnceleme Dairesi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı işlem yönünden incelenmesi;<br> Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 22/08/2023 tarihli dilekçeyle Kamu İhale Kurumu'na yapılan başvuruda, 31/07/2023 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptalinin talep edildiği, Kamu İhale Kurumu'nun … tarih ve … sayılı işlemiyle, anılan ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tâbi olmadığından bahse konu ihale bakımından inceleme görev ve yetkisi bulunmadığı belirtilerek başvurunun reddine karar verilmiştir.<br> Bu itibarla, Kamu İhale Kurumu'nun 06/09/2023 tarih ve 42058 sayılı işlemine karşı dava açma süresi içerisinde 02/10/2023 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşıldığından, davanın bu kısmı yönünden süre aşımı nedeniyle reddine dair temyize konu İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine,<br>2. … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 31/07/2023 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin ve ihalenin iptali istemiyle Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne yapılan 02/08/2023 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlem yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla;<br>3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne;<br>4. Temyize konu Mahkeme kararının Kamu İhale Kurumu Ön İnceleme Dairesi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı işlemi yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA oybirliğiyle;<br>5. Bu kısım bakımından yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br>6. Temyiz aşamasında davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,<br>7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 06/02/2024 tarihinde karar verildi. <br><br><br>(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye, işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinde de idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin "yazılı bildirim" tarihinden başlayacağı belirtilmiştir.<br> 20/01/1982 tarihinde yürürlüğe giren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda idari yargıda uygulanan “genel yargılama usulü” ve 7. maddesi ile devamı maddelerde de “genel dava açma süreleri” düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan 7. maddesinde, özel süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin "altmış gün" olduğu ve bu sürenin yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır.<br> Buna karşılık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 20/A maddesiyle, bir kısım işlemlere karşı açılan davalarda, genel yargılama usulünden farklı olarak, gerek dava, gerekse temyiz aşamasında uygulanacak “ivedi yargılama usulü” getirilmiş; ayrıca, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Anılan maddede, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kuralı yer almıştır.<br> Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idarenin yükümlülüğünün, ivedi yargılama usûlüne tâbi bir idarî işlem söz konusu olduğunda, ilgilinin yanılgıya düşmemesi açısından özel dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak zorunda olduğunun, işleme karşı idarî başvuruda bulunularak itiraz edilmesinin dava açma süresini durdurmayacağının bildirilmesini de kapsadığı kuşkusuzdur. Ancak kendisine herhangi bir yazılı bildirim yapılmayan ya da yapılan yazılı bildirimde işleme karşı başvuru yolu ve süresi belirtilmeyen ilgililerin hangi sürede dava açacakları konusunda karışıklık yaşamaları ve yanılgıya düşmeleri mümkün bulunmaktadır. Mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan mahkemeye erişim hakkını ihlâl eden sonuçlara ulaşmasını engellemek yargı yerine düşen bir görevdir. <br> Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında, usul kurallarının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tâbi olabildiği, bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makûl bir orantı olması hâlinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceği, bu ilkelerden hareketle, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine hâlel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten kaçınılması gerektiği belirtilmektedir.<br> Bu durumda, ilgililere herhangi bir yazılı bildirimin yapılmadığı ve idari işlemin bir şekilde öğrenilmesi üzerine dava açıldığı durumda, bu kişilerin mevzuattan kaynaklanan bu karışıklık nedeniyle kaç gün içinde hangi merciye başvuracaklarını bilmeleri beklenemeyeceğinden, dava açma süresi hesaplanırken öğrenme tarihinin başlangıç alınması ve aynı şekilde özel dava açma süresinin değil açık, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olan genel dava açma süresinin işletilmesi gerekir.<br> Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla da; yazılı olarak bildirilen ve özel dava açma süresine tâbi olan bir işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda genel dava açma süresinin işletilmesi gerektiği yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiştir.<br> Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ihalenin 31/07/2023 tarihinde yapıldığı, ihaleye konu Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda zilyetliğinin bulunduğu ve ihalenin 31 Temmuzda yapılacağının öğrenildiği belirtilerek taşınmazın doğrudan kendisine satılması talebiyle 20/07/2023 tarihinde davacı tarafından Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun değerlendirilmesi kapsamında dilekçenin Bakanlığa gönderildiği, Bakanlık tarafından talebin reddedildiği ve bu işlemin davacıya İl Müdürlüğü tarafından 02/08/2023 tarihli yazı ile bildirildiği, bunun üzerine davacı tarafından 02/08/2023 tarihli dilekçeyle Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne yeniden yapılan başvuruda, ihalenin iptalinin talep edildiği, bu başvuruya herhangi bir cevap verilmediği, bakılan davanın ise 02/10/2023 tarihinde açıldığı görülmektedir. <br> Bu itibarla, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tâbi olduğu ve dava açma süresinin otuz gün olduğu yolunda kendisine yazılı bildirim yapılmayan davacının, ihalenin ve ihalenin iptali istemiyle Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne yapılan 02/08/2023 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle hangi tarihten itibaren dava açması gerektiği hususunda tereddüt yaşadığı ve yanılgıya düştüğü, mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın davacının özel süresi içerisinde dava açmasını zorlaştırdığı anlaşıldığından, mahkemeye erişim hakkının ihlâl edilmemesi açısından uyuşmazlıkta özel yargılama süresinin değil genel yargılama süresinin uygulanması gerekmektedir.<br>Bu bağlamda, ihalenin 20/07/2023 tarihinde öğrenildiği, dolayısıyla davacı tarafından en geç ihale tarihi olan 31/07/2023 tarihinden itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde 29/09/2023 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 02/10/2023 tarihinde açılan davanın, 31/07/2023 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin ve ihalenin iptali istemiyle Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne yapılan 02/08/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu Mahkeme kararının bu kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığından, çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.</font></p></body></html>

ihale