<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/3265 E.  ,  2024/325 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2022/3265<br> Karar No : 2024/325<br><br>TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) … Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. …<br><br> 2- (DAVALI) … Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) Genel Müdürlüğü tarafından ihalesi gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı "TEDAŞ Genel Müdürlüğü Kampüsünde Görev Yapan Memur, Sözleşmeli Memur ve Sendikasız İşçi Olarak Görev Yapan Personellerin Sabah ve Akşam Hizmet Binalarına Geliş ve Gidişlerin Servis Araçları ile Sağlanması İşi" uhdesinde kalan davacı şirket tarafından ödenen 293.260,00-TL sözleşme damga vergisi, 176.020,00-TL ihale kararı damga vergisi ve iş artışına ilişkin ek sözleşme nedeniyle ödenen 58.651,64-TL sözleşme damga vergisi ile 35.230,36-TL ihale kararı damga vergisi olmak üzere toplam 563.162,00-TL'nin, ihalenin, yargı kararı uyarınca iptal edilmesi nedeniyle iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanarak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacı şirket ile TEDAŞ Genel Müdürlüğü arasında … ihale kayıt numaralı "TEDAŞ Genel Müdürlüğü kampüsünde görev yapan memur, sözleşmeli memur ve sendikasız işçi olarak görev yapan personellerin sabah ve akşam hizmet binalarına geliş ve gidişlerinin servis araçları ile sağlanması işi"ne ilişkin sözleşmenin 25/02/2020 tarihinde imzalandığı, sözleşme ve ihale kararı damga vergisinin 25/02/2020 tarihinde ödendiği, 17/06/2020 tarihinde de iş artışı sözleşmesine ait sözleşme damga vergisi ile ihale karar pulunun ödendiği, Danıştay 13. Dairesi'nin 14/05/2020 tarih ve E:2020/1335 sayılı yürütmenin durdurulması kararına istinaden Kamu İhale Kurulu'nun 22/07/2020 tarih ve 2020/MK-165 sayılı sayılı kararı ile ihalenin iptal edildiği, iadesi istenilen sözleşme damga vergisine ilişkin olarak; damga vergisinde, vergiyi doğuran olay, 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıtların yazılıp imzalanması ya da imza yerine geçen bir işaret konulması anında meydana geldiği, taraflarca imzalanan sözleşmenin ve iş artışı sözleşmesinin; ihaleyi yargı kararı uyarınca Kamu İhale Kurulu'nun sözleşme ilişkisini geleceğe yönelik olarak sona erdirerek bozucu yenilik doğuran etkiye sahip olan fesih kararına ilişkin … tarih ve … sayılı sayılı kararı ile sona erdirildiği anlaşıldığından sözleşmenin imzalanmasıyla damga vergisi açısından hukuken tekemmül eden vergiyi doğuran olaya herhangi bir etkisinin olmadığı görüldüğünden düzeltme ve şikayet kapsamında yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin sözleşme damga vergisine ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği, iadesi istenilen ihale karar puluna ilişkin olarak; Damga Vergisi Kanun'a ekli (1) sayılı tablonun kararlar ve mazbatalar başlıklı 2. maddesinin 15/7/2016 tarih 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 28. maddesi ile değişik şeklinde, İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararlarının damga vergisine tabi olduğu; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet yada yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin ret ve iade olunacağı, sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisinin ret ve iade edilmeyeceğinin hükme bağlandığı, ihalenin yargı kararı uyarınca Kamu İhale Kurulu tarafından feshedildiğinin herhangi bir yorum gerektirmeyecek açıklıkta olduğu dikkate alındığında, kendisine yüklenebilecek bir kusur olmaksızın ihale kararının hükmünden yararlanmadığı açık olan davacı şirket yönünden vergiyi doğuran olayın gerçekleşmediği sonucuna varılmakla, vergilendirme hatası kapsamındaki, işin hükmünden yararlanılmayan kısmına ait ihale kararı damga vergisinden davacı şirketin sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığından, davacı şirketten ihale karar pulu adı altında damga vergisi tahsil edilmesinin 213 sayıl Yasa'nın 118.maddesinde yer alan vergilendirme hataları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmı nedeniyle ödenen damga vergisinin davacı şirkete iadesi gerektiğinden dava konusu işlemin ihale karar pulunun, işin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden tutarının iadesi isteminin zımnen reddine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, işin hükmünden yararlanılan kısmına isabet eden tutarın iadesi isteminin zımnen reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği ve davacı şirketten tahsil edilen ihale karar pulunun, işin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden tutarının hukuka aykırılığı yargı kararıyla tespit edilmiş olup, davacı şirketin bu tutarın kullanımından verginin tahsil edildiği tarihten itibaren mahrum kaldığı tartışmasız olup; haksız yere alınan vergiler nedeniyle yoksun kalınan tutarın, davacının talebi doğrultusunda 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak ilgilisine ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu zımnen ret işleminin ihalenin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden ihale kararı damga vergilerinin iadesine ilişkin kısmının iptali ile tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Vergi Mahkemesi kararının dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesinin, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görüldüğü, dilekçelerde ileri sürülen iddiaların anılan kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>DAVACININ İDDİALARI: Sözleşmenin iptali ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte bir belgeden söz edilemeyeceğinden, damga vergisi açısından vergiyi doğuran olayın meydana geldiğinin kabulüne olanak bulunmadığı, uyuşmazlığa konu ihaleyi yapan kurumun 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmadığı ve damga vergisinden muaf tutulmadığı, bu nedenle, söz konusu ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefi, anılan işe ilişkin ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan TEDAŞ olduğundan, 488 sayılı Kanunun 24. maddesi kapsamında sorumlu tutulamayacak davacı şirketten ihale kararı nedeniyle damga vergisi tahsil edilmesinde hukuka uyarlık görülmediği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVALI İDARENİN İDDİALARI : Dava konusu olayda vergi hatası bulunmayıp, hukuki yorum gerektiren konu hakkında 213 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı, ihale kararı damga vergisinin iadesinin, ihalenin iptal edilmesi halinde mümkün olduğu, Kamu İhale Kurumu tarafından düzeltici işlem tesis edilmesinin ihale iptali olarak değerlendirilemeyeceği, yargı kararlarına göre iadesi gereken damga vergisine ilişkin tutarlar için idare tarafından faiz ödenmesini gerektirecek bir kanun hükmü bulunmadığı, idarenin haksız, yersiz veya fazladan tahsil ettiği bir vergi tutarı bulunmadığı gibi, haksız olarak tasarrufunda bulundurması da söz konusu olmadığından idarenin faiz ödeme yükü altına sokulmasının kabulünün mümkün olmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) Genel Müdürlüğü tarafından ihalesi gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı "TEDAŞ Genel Müdürlüğü Kampüsünde Görev Yapan Memur, Sözleşmeli Memur ve Sendikasız İşçi Olarak Görev Yapan Personellerin Sabah ve Akşam Hizmet Binalarına Geliş ve Gidişlerin Servis Araçları ile Sağlanması İşi" uhdesinde kalan davacı şirket tarafından ödenen 293.260,00-TL sözleşme damga vergisi, 176.020,00-TL ihale kararı damga vergisi ve iş artışına ilişkin ek sözleşme nedeniyle ödenen 58.651,64-TL sözleşme damga vergisi ile 35.230,36-TL ihale kararı damga vergisi olmak üzere toplam 563.162,00-TL'nin, ihalenin, yargı kararı uyarınca iptal edilmesi nedeniyle iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanarak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde; bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi tutulacağı belirtilmiş, 3. maddesinde; damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenlerin olacağı, resmi daireler ile kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği, Kanunun 8. maddesinde; bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu, bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı, Kanuna ekli (1) sayılı Tablonun "II-Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 2. maddesinde ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararlarının damga vergisine tabi olduğu hükmüne yer verilmiştir. <br>488 sayılı Kanun'un 22. maddesinin (a) bendinde de; makbuz karşılığı ödemelerde Maliye Bakanlığınca belirlenen mükellefler, kurum ve kuruluşlar tarafından bir ay içinde düzenlenen kağıtların vergisinin, ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar vergi dairesine bir beyanname ile bildirileceği ve yirmialtıncı günü akşamına kadar ödeneceği, Maliye Bakanlığının, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu, 24. maddesinin üçüncü fıkrasında ise; 22. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bulunanların, taraf oldukları işlemlere ilişkin kağıtlara ait verginin beyan ve ödenmesinden sorumlu oldukları, verginin ödenmemesi veya noksan ödenmesi durumunda vergi, ceza ve fer'ilerinin, vergi için diğer işlem taraflarına rücu hakkı olmak üzere, bu fıkrada belirtilen kişilerden alınacağı belirtilmiştir.<br>Ayrıca 04/02/2005 tarih ve 25717 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 43 seri nolu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile daha önce yayımlanan 16 seri nolu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nde sayılan kurum ve kuruluşlar arasında yer alan anonim şirketlerin sürekli damga vergisi mükellefiyetinin devam ettiği açıklanmıştır.<br>14/02/2018 tarih ve 30332 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan TEDAŞ Ana Statüsünün 5. maddesinde yer alan TEDAŞ’ın tüzel kişiliğe sahip, faaliyetinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı bir iktisadi devlet teşekkülü olduğu düzenlenmiştir ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli I ve II sayılı cetvellerde genel ve özel bütçe kapsamındaki kamu idareleri sayılmış olup, davacı TEDAŞ bunların arasında yer almamaktadır. <br> Anayasa Mahkemesi tarafından 28/02/2023 tarih ve 32118 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 13/12/2022 tarih ve E:2022/125, K:2022/162 sayılı kararla; ihale sonucu imzalanan sözleşmenin ihalenin iptali veya ihale üzerine bırakılan isteklinin değişmesi nedeniyle uygulanamaz hâle gelmesi durumunda sözleşmenin hükmünden faydalanılmayan dönemlere yönelik damga vergisinin ret ve iade edilmemesinin kişilere aşırı külfet yüklediği ve kuralın orantılı olmadığı sonucuna ulaşıldığı ve kuralın Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle "Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez." cümlesi iptal edilmiş olup Anayasa Mahkemesince iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarih ayrıca kararlaştırılmamış, erteleme süresi öngörülmemiştir. <br>Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli, (I) sayılı tablonun “II.Kararlar ve Mazbatalar” başlıklı bölümünün 2. maddesine eklenen parantez içi hüküm "İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları (Ek hüküm: 15/07/2016-6728/28 md.) (4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 13/12/2022 tarihli ve E:2022/125, K:2022/162 sayılı Kararı ile.)" şeklinde yer almıştır.<br>Anayasa Mahkemesinin 10/2/2011 tarih ve E:2008/58, K:2011/37 sayılı iptal kararı üzerine, 15/06/2012 tarihli, 28324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yeniden düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin dördüncü fıkrasında "fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120 nci madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği, söz konusu 120. maddede ise; vergi hatalarının düzeltme fişine dayanılarak düzeltileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla verginin, aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunacağı, düzeltme fişinin bir nüshasının, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edileceği belirtilmiştir.<br>213 sayılı Kanun'un yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise bu Kanunun 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket ile TEDAŞ Genel Müdürlüğü arasında … ihale kayıt numaralı "TEDAŞ Genel Müdürlüğü kampüsünde görev yapan memur, sözleşmeli memur ve sendikasız işçi olarak görev yapan personellerin sabah ve akşam hizmet binalarına geliş ve gidişlerinin servis araçları ile sağlanması işi"ne ilişkin sözleşmenin 25/02/2020 tarihinde imzalandığı, sözleşme ve ihale kararı damga vergisinin 25/02/2020 tarihinde ödendiği, 17/06/2020 tarihinde de iş artışı sözleşmesine ait sözleşme damga vergisi ile ihale karar pulunun ödendiği, Danıştay 13. Dairesi'nin 14/05/2020 tarih ve E:2020/1335 sayılı yürütmenin durdurulması kararına istinaden Kamu İhale Kurulu'nun … tarih ve … sayılı sayılı kararı ile ihalenin iptal edildiği, damga vergilerinin, ihalenin, yargı kararı uyarınca iptal edilmesi nedeniyle iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanarak yasal faiziyle birlikte iadesi iadesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, ihale kararı damga vergisine ilişkin kısmının iptal ve iadesine yönelik davalı ve davacı tarafından ileri sürülen temyiz istemleri bakımından;<br>Yukarıda yer alan mevzuatın değerlendirilmesinden; 488 sayılı Kanunun 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmayan ve damga vergisinden muaf tutulmayan makamlarca alınan ihale kararlarına ilişkin damga vergisinin mükellefinin ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan ihale makamları olduğu, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğünün 488 sayılı Kanunun 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmadığı ve damga vergisinden muaf tutulmadığı sonucuna varıldığından, ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefi, ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü olduğundan, mükellefi ve sorumlusu olmayan davacı adına "ihale karar pulu" adı altında damga vergisi tahsil edilmesinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 118. maddesinde yer alan vergilendirme hatası (mükellefiyette hata) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, davacı şirketten ihale karar pulu adı altında damga vergisi tahsil edilmesinin 213 sayılı Yasa'nın 118.maddesinde yer alan vergilendirme hataları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmı nedeniyle ödenen damga vergisinin davacı şirkete iadesi gerektiği gerekçesiyle kabul eden vergi mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin bu kısmını reddeden bölge idare mahkemesi kararının bu kısmında sonucu itibari ile hukuka aykırılık; dava konusu işlemin ihale kararının hükmünden yararlanılan kısmına ait damga vergisine ilişkin kısmını, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet yada yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin ret ve iade olunacağının hükme bağlandığı, işin hükmünden yararlanılan kısmına isabet eden tutarın iadesi isteminin zımnen reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddeden vergi mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin bu kısmını reddeden bölge idare mahkemesi kararının bu kısmında ise hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin sözleşme damga vergisine ilişkin kısmına yönelik davacı tarafından ileri sürülen temyiz istemine gelince; <br>Yukarıda yer verilen Anayasa'nın 153. maddesinde düzenlenen, iptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin kural, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış hakların ortadan kaldırılmasına veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup bu kuralın mutlak anlamda anlaşılıp uygulanamayacağı; özellikle bir davaya bakmakta olan mahkeme tarafından itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine götürülen konularda uygulanmasının mümkün olmadığı, aksi hâlde Anayasa'nın 152. maddesinde düzenlenmiş olan "Anayasa'ya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi" (itiraz) yolunun hukuk ve uygulama yönünden sonuçsuz kalacağı yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Nitekim Anayasa'nın, itiraz yoluna başvurulan kanun hakkındaki Anayasa Mahkemesi kararının beş ay içinde gelmemesi hâlinde mahkemenin davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandıracağına işaret edilen 152. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Ancak, Anayasa Mahkemesi'nin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır." yolundaki kural da Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarının, bu karardan önce açılmış bulunan ve bakılmakta olan davalarda uygulanması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.<br>Bu hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanunun uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de hak veya menfaatlerini ihlâl eden kuralın, daha önce yapılan başvuru sonucunda (iptal davası veya itiraz yoluyla) Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması hâlinde, iptal hükmünün hukukî sonuçlarından yararlanmaları gerekeceği açıktır. Aksi hâlde, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının uygulama tarihinin yukarıda belirtilen amaçla ayrıca belirlenmesi hâlinde, iptal edilen yasa başvuracakların iptal kararının hukukî sonuçlarından yararlanamayacaklarının kabulü; bir yandan dava yoluna başvuran herkes için Anayasa ile tanınmış olan itiraz hakkının bunlar için fiilen işlemez hâle getirilerek ortadan kalkması ve iptal kararının uygulanamaması, öte yandan Anayasa'ya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuca neden olur ki bu durumun Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine açıkça aykırılık teşkil edecektir.<br>488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli, (I) sayılı tablonun “II.Kararlar ve Mazbatalar” başlıklı bölümünün 2. maddesine eklenen parantez içi hükümde yer alan "Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez." ibaresinin Anayasa Mahkemesi tarafından düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işleme karşı açılan davada Dairemizce itiraz yoluyla yapılan başvuru sonrasında Anayasa Mahkemesince; ihale kararı damga vergisi ile sözleşme damga vergisi arasındaki, çelişkili uygulamaya değinilmek suretiyle sözleşmenin hükmünden faydalanılmayan dönemlerine ilişkin damga vergisinin ret ve iade edilmemesinde orantılılık ilkesine aykırılık bulunduğu suretiyle iptal kararı verildiğinden incelenen bu dosyada anılan iptal kararının dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmış olup, davayı sözleşme damga vergisine ilişkin kısım bakımından reddeden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan iptal kararı da yeniden yapılacak incelemede dikkate alınmak suretiyle bu kısım yönünden bozulması gerekmektedir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, ihale karar pulunun, işin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden tutarına işletilecek faize ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince; <br>Mükelleflerden fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesi durumunda, iade edilen tutarlara hangi oranda faiz ödeneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmadığından, hukuk yaratma yetkisi kapsamında yerleşik Danıştay içtihatları ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak faiz oranının uygulanması öngörülmüş bulunmaktaydı. Ancak, 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi yeniden düzenlenmiş ve fazla ve yersiz tahsil edilen vergilerin 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça düzenlenmiş ve yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise; bu Kanunun 112. maddsinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür. <br>Dosyanın incelenmesinden; dava konusu vergilerin 25/02/2020 ve 17/06/2020 tarihlerinde tahsil edildiği, davacı tarafından ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açıldığı, dava dilekçesinde açıkça 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak faiz oranına ilişkin bir talebe yer verilmediği, temyize konu kararda 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre hesaplanacak faiziyle birlikte davacıya iadesine hükmedildiği anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlıkta, iadesi talep edilen tutarın tahsil tarihi itibarıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi yürürlükte olduğundan, Kanunun açık hükmü nedeniyle, haksız veya fazla tahsil edildiği iddia edilen vergilerin iadesine ilişkin olarak dava dilekçesinde yasal dayanağı gösterilen bir faiz talebi olmadığı görüldüğünden yasal/kanuni faiz talebinden Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 6322 sayılı Kanun'la değişik (4) numaralı fıkrasının yürürlüğe girdiği 15/06/2012 tarihinden sonra tecil faizinin anlaşılması gerektiği sonucuna varılmış olduğundan, Bölge İdare Mahkemesinin faize ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir. <br> Nitekim, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 10/03/2021 tarih ve E:2021/1, K:2021/3 sayılı Bölge İdare Mahkemesi Kararları Arasındaki Aykırılığın Giderilmesi İstemi Hakkındaki kararı da bu yöndedir. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüne,<br> 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin ihale kararının hükmünden yararlanılan kısmına ait damga vergisine ve sözleşme damga vergisine ilişkin kısmı ile ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına tekabül eden faiz istemi yönünden BOZULMASINA, diğer kısmının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,<br> 3. Bozulan kısım hakkında, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 07/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

ihale