<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2495 E. , 2024/62 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/2495<br>Karar No:2024/62<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Petrol Turizm İşletmecilik Gıda Tekstil<br> Konfeksiyon Pazarlama İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Ankara Büyükşehir Belediyesi Ego Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı'nca gerçekleştirilen "Kızılay Metro - Ankaray Ortak İstasyonundaki 333,5 m²'lik muhtelif alanlarında bulunan taşınmazların tamamının bir bütün olarak ihale edilerek 10 (on) yıl süreyle kiraya verilmesi işi" ihalesi üzerinde kaldığı hâlde usulüne göre sözleşme yapılmadığından bahisle davacı şirketin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 84. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 6 ay süre ile Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğü ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 27/08/2020 tarih ve 31226 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu uyuşmazlığın temelini, dünyada ve ülkemizde toplum sağlığını çok ciddi bir şekilde tehdit eden, can kayıplarına neden olan COVİD-19 salgını ve bu salgının yarattığı sonuçların söz konusu ihaleye olan etkisinin oluşturduğu, dolayısıyla dava konusu uyuşmazlığın bu gerekçe ile birlikte ele alınarak hukuki değerlendirmeye tâbi tutulmasının gerektiği, 2886 sayılı Kanun'da ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 58. maddesinde mücbir sebepler dışındaki sebeplerden kaynaklı durumlar ihaleden yasaklama sebepleri arasında sayılmış ise de, bu Kanunlarda mücbir sebeplerin neler olduğu yönünde bir açıklama ve tanım yapılmamakla birlikte bu yöndeki bir tanımlama ve açıklamaya 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmesi Kanunu'nun 10. maddesinde yer verildiği ve bu maddenin (c) bendinde "Genel salgın hastalık" hâli mücbir sebep hâlleri arasında yer aldığı, öte yandan, 2020/5 sayılı "COVID-19 salgınının Kamu İhale Sözleşmelerine Etkisi" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nde ise, söz konusu salgının olumsuz etkilerinin, 4734 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen ihaleler sonucunda imzalanan sözleşmelere yansımasının önlenmesine yönelik bazı önlem ve tedbirlerin ilgili idareler tarafından uygulanmasının öngörüldüğü ve böylece COVID-19 salgını kaynaklı olumsuz etkilerin, 4734 sayılı Kanun kapsamındaki ticari faaliyetlere yansımasının giderilmesinin amaçlandığının da anlaşıldığı, dolayısıyla davacının yükleniminde kalan söz konusu ihale için, sözleşme imzalanmamasının nedeni olarak ileri sürülen COVID-19 salgınının, uyuşmazlık tarihi itibarıyla da ilgili mevzuat hükümlerinde yer alan düzenlemeler gereğince mücbir sebep olarak kabul edilmesi ve bu sebepten dolayı da davacıya atfedilecek ve davacıdan kaynaklı hukuki bir sorumluluğun mevcut olmadığı gibi genel salgın hastalık durumunun davacı tarafından öngörülmesinin de mümkün olamayacağı;<br>Bu durumda, dünyada ve ülkemizde yaşanan COVID-19 salgınının toplum sağlığına olan ciddi olumsuz etkilerinin ticari hayata etkileri/yansımaları da kaçınılmaz olacağından, bu durumun mücbir sebep olarak kabul edilmesi ve davacının durumunun da bu kapsamda değerlendirilerek işlem tesis edilmesi gerekirken, tüm bu hususlar değerlendirmeye alınmaksızın davacı hakkında tesis edilen dava konusu yasaklama işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin 22/02/2023 tarih ve E:2021/4730, K:2023/746 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu uyuşmazlığın, COVID-19 salgın hastalığının 2886 sayılı Kanun kapsamında yapılan kiralama ihalesine yönelik olarak “mücbir sebep” olarak kabul edilip edilemeyeceğine ilişkin olduğu, 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nin, 4734 sayılı Kanun (istisnaları dahil) kapsamında gerçekleştirilen ihaleler sonucunda imzalanan sözleşmeleri kapsadığı ve 2886 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yapılan ihale ve sözleşmelere ilişkin bir düzenleme içermediği, koronavirüs salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, fiziki mesafeyi koruma ve hastalığın yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla, zaman zaman İçişleri Bakanlığı tarafından salgın ile mücadele kapsamında kısıtlama ve tedbir genelgeleri ile ülke genelinde, hafta sonları, belli bir zaman aralığını kapsayacak şekilde sokağa çıkma kısıtlaması uygulandığı, sokağa çıkma kısıtlaması süresince üretim, imalat, tedarik ve lojistik zincirlerinin aksamaması, sağlık, tarım ve orman faaliyetlerinin sürekliliğini sağlamak amacıyla belirlenen yerler ve kişiler kısıtlamadan muaf tutulduğu, aynı saatler arasında ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı iş yerleri ile market, bakkal, manav, kasap, kuruyemişçiler ve online sipariş firmalarının evlere/adrese servis şeklinde de satış yapabildikleri, lokanta ve restoran tarzı iş yerlerinin, paket servis şeklinde hizmet sunmak üzere açık kaldıkları, bu anlamda salgın tedbirleri kapsamında tümüyle, istisnasız ve tüm zamanları kapsayan bir sokağa çıkma yasağı uygulanmadığı, toplu ulaşım hizmetlerinin devam ettiği, davacının kiraladığı büfelerin Ankara'da toplu ulaşımın sağlandığı "Kızılay Metro - Ankaray" ortak istasyonlarında bulunduğu, söz konusu salgının hâlen devam ettiği, kiralama süresinin de 10 yıl olduğu dikkate alındığında, davacının kira sözleşmesini imzalamamasını haklı kılan, kendisini sorumluluktan kurtaran haklı ve mücbir bir sebebin bulunmadığı, bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yönündeki Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihalenin sözleşme imzalanması aşamasının COVID-19 salgınına denk geldiği, 2020 yılının Şubat ayında ihaleye katıldığında böyle bir salgının ortaya çıkmasının öngörülemeyeceği ve engellenemeyeceği, COVID-19 virüsünün bir salgın hastalığa yol açtığı ve mücbir sebep oluşturduğu, bu nedenle taahhüdün yerine getirilmesi açısından fiili olarak imkânsızlık bulunduğu, İhale Şartnamesi'nin 10. maddesinde mücbir sebep hâlinde ihale işlemlerinin yaptırımsız olarak geçersiz sayılacağının düzenlendiği, 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 2886 ve 4735 sayılı Kanun'ların bir arada değerlendirilmesi gerektiği, Sağlık ve Bilim Kurulları'nın açıkladığı listelerde kapalı ve son derece kalabalık toplu taşıma alanı olan metro istasyonlarının birinci derece risk bölgesi olarak nitelendirildiği, metro istasyonlarının tam kapanmaya dahil olmadığından bahisle davanın reddedilmesinin açık değerlendirme ve yorum hatası olduğu, yüklenilecek işin konusu ve özü açısından herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, ihaleye teklif verme aşamasında istasyonun tam kapasiteyle çalışacağı haklı beklentisi ile hareket edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırı bir husus bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.<br>Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle; <br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br>5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 10/01/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>
ihale