<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/11036 E.  ,  2024/204 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DÖRDÜNCÜ DAİRE<br>Esas No : 2023/11036<br>Karar No : 2024/204<br><br>DAVACILAR: <br>1- …<br>2- …<br><br>DAVALILAR: <br>1- … <br>2- … Başkanlığı <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU: Mardin ili, Artuklu ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, … parsel; … ada, … ve … parsel ile … ada, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanın 30/12/2020 tarihli jeolojik etüt raporuna istinaden 7269 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge olarak ilanına ilişkin 07/05/2021 tarih ve 3954 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının davacıların taşınmazlarına ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI: Mardin İli, Artuklu İlçesi, … Mahallesi, … mevkiinde meydana gelen toprak kayması nedeniyle yapılan etüt çalışması sonucu hazırlanan 30/12/2020 tarihli rapor esas alınarak dava konusu işlemin tesis edildiği, anılan raporda ıslah çalışması tamamlanıncaya kadar yapı ve ikamete yasaklanması için afete maruz bölge ilan edilmesinin teklif edildiği, ayrıca alanda alınacak tedbirlerin mahalli imkanlarla (Belediyesince) alınmasının belirtildiği, Belediyenin imkanlarının kısıtlı olması ve gerekli önlemlerin alınmasının çok uzun zaman alması nedeniyle davacıların hissedarı oldukları taşınmazlar yönünden hak kayıplarının oluşacağı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan 2012 tarihli imar planlarına esas jeolojik etüt raporunda davacıların taşınmazları yönünden 7269 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir afet riski görülmediği, 2017 yılında yapılan imar uygulaması ile davacılara ait taşınmazların konut ve turizm alanından çıkarılarak yeşil alan olarak belirlendiği, davacıların taşınmazlarında heyelan riski bulunmadığı, önlem alınması gereken taşınmazlara ilişkin lokal uygulamaların yapılarak, diğerlerinin kapsam dışına çıkarılması gerektiği, afete maruz bölge kapsamına alınan taşınmazların bir kısmına ilişkin olarak Belediye tarafından "Mini Mardin Projesi" kapsamında ihale yapıldığı, bu proje kapsamında davacıların taşınmazlarının önünün yüksek duvarlarla kapatılmasının öngörüldüğü, belirtildiği kapsamda heyelan riskinin bulunması halinde bu proje kapsamında yapılacak imalatlara da zarar vermesi gerektiği, dava konusu işlemin kanunilik, ölçülülük, kamu yararı, çevre ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylana jeolojik etüt raporu yerine yüzeysel gözlemlerle hazırlanan rapor esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMALARI: Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı; davacılara ait taşınmazların bir kısmının afete maruz bölge içinde bulunmaması nedeniyle, bu taşınmazlara ilişkin davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak ise, alana ilişkin düzenlenen 30/12/2020 tarihli jeolojik etüt raporunda, sahada 140 metre genişlik ve 100 metre uzunluğunda karmaşık bir heyelanın meydana geldiği, gerilme çatlaklarının kuzeybatı yönünde açılma gösterdiği ve alanın mevcut haliyle yapı ve ikamete uygun olmadığı, alanın topografik ve jeolojik olarak heyelan gelişimine müsait olduğunun belirtildiği, afete maruz bölge ilan edilen alanın heyelan tehdidi altında bulunduğunun yapılan çalışmalar ve düzenlenen jeolojik raporlarla tespit edildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI: …<br>DÜŞÜNCESİ: Dava, 30/12/2020 tarihli jeolojik etüt raporuna istinaden 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge ilanına ilişkin 07/05/2021 tarih ve 3954 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacılara ait, Mardin ili, Artuklu ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, … parsel ile … ada, … ve … parsel, … ada, …, …, …, …, …, …, …, ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Davalı idarelerin usule ilişkin iddalarına itibar edilmemiştir.<br>7269 sayılı Kanun'un 2. maddesinde "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmıyan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, (…) (1) ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur. " hükmüne yer verilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlemin 30/12/2020 tarihli jeolojik etüt raporuna dayanılarak tesis edildiği, 30/12/2020 tarihli jeolojik etüt raporunda; Mardin İli, Merkez ilçeye bağlı Yenişehir Mahallesi Aynsince Mevkiinde meydana gelen heyelan olayının, Afet ve Acil Durumu Yönetimi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısı üzerine etüt edildiği, raporda önceki çalışmalara da yer verildiği; İnceleme alanının tamamı İller Bankası Genel Müdürlüğü'nün hazırlamış olduğu 06/07/1988 tarihli " İmar Planına Esas Jeolojik Etüd Rapor'nda muhtemel heyelan riski nedeniyle Sakıncalı Alan (SA) olarak değerlendirildiği, … tarihinde … Müh. İnş. Ve Tic. Ltd. Şti'nin hazırladığı ve Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından onaylanan gözlemsel jeolojik etüd raporunda raporda inceleme alanının tümü Önlemli Alan(ÖA) değerlendirildiği, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı fax yazısı üzerine, 20/03/2005 tarihinde inceleme sahasının etüt edilerek, neticesinde 29/03/2005 tarihli Jeolojik Etüt Raporunun düzenlendiği, bu raporda; meydana gelen heyelan olayı için, rapor eki paftada sınırları belirtilen alanda ivedilikle ayrıntılı jeolojik ve jeoteknik bir etüdün yaptırılarak, heyelanın boyutları ve buna bağlı olarak heyelanı önlemeye yönelik önlem projelerinin ortaya konması gerektiği ve heyelanda ilerleme meydana gelme olasılığına karşın binaların Valilikçe boşaltıldığının belirtildiği, Afet İşleri Genel Müdürlüğü'nün 29/05/2005 tarihli jeolojik etüd raporundaki önerisi doğrultusunda; inceleme alanının da sınırlarını kapsayan Temmuz 2012 tarihli " Mardin İli, Merkez İlçesi, Diyarbakırkapı Mahallesi" İmar Planı Revizyonuna esas jeolojik-jeoteknik Etüt Raporu hazırlandığı, bu raporda; yerleşime uygunluk paftasında inceleme alanının önlem alınabilecek nitelikte stabilite sorunlu alanlar ( ÖA-2.1) olarak değerlendirildiğinin tespit edildiği, ancak 19/12/2020 tarihinde mahallinde yapılan incelemeler sonucunda; rapor eki heyelanlı saha krokisinde çizilen alanlarda önlem projesi kapsamında palyelendirme çalışmalarının yapıldığı ancak bu çalışmaların heyelanın önlenmesine yönelik yetersiz kaldığının tespit edildiği, sahada derin gerilme çatlaklarının gözlendiği ve yeraltı, yüzey ve atık sularının ortamdan uzaklaşmasını sağlayacak nitelikte drenaj sistemlerinin uygulanmadığının gözlemlendiği, sahada 140 m genişliğinde, 100 m uzunluğunda karmaşık bir heyelanın meydana geldiği, gerilme çatlaklarının kuzey batı yönünde açılma gösterdiği ve alanın mevcut haliyle yapı ve ikamete uygun bir saha olmadığı, heyelan olayının inceleme tarihi itibariyle konutları etkilemediğinin gözlemlendiği, sahanın topografik ve jeolojik olarak heyelanın gelişimine müsait olmasından dolayı; sahada yeraltı, yüzey ve atık sularının ortamdan uzaklaşmasını sağlayacak nitelikte drenaj sistemlerinin uygulanması gerektiği, heyelan sahasının alt kotunda bulunan konutların muhtemel kütle hareketinden etkilenmemesi için çevre düzeni planı doğrultusunda kazılarda oluşacak şevlerin açıkta bırakılmaması ve uygun projelendirilmiş istinat yapılarıyla desteklenmesi gerektiği, belirtilen önlemlerin mahallin imkanlarınca( Belediyesince) alınması gerektiği, anılan kriterler göz önünde bulundurulduğunda; bu rapor eki heyelanlı saha krokisinde belirtilen alanlar için "ıslah çalışmaları tamamlanıncaya kadar afete maruz bölge kararı" alınarak; heyelan sahası dışındaki alanların da kontrol etütleri programı çerçevesinde izlenmesinin yararlı olacağının belirtildiği,bu raporun 06/01/2021 tarihinde İl Afet ve Acil Durum Müdürü tarafından onaylandığı anlaşılmıştır.<br>Danıştay Altıncı Dairesince 08/12/2021 tarihli kararla mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaılmasına karar verildiği, bilirkişilerden; 1- Dava konusu işlemle afete maruz bölge olarak belirlenen alanda geçmişte heyelan oluşup oluşmadığı, işlem ve keşif tarihi itibariyle heyelan, kaya düşmesi ve çığ gibi afet riskinin bulunup bulunmadığının incelenmesi, 2-Söz konusu alanda, can ve mal güvenliği açısından, gelecekte muhtemel bir heyelan, kaya düşmesi ve çığ gibi afet riskinin bulunup bulunmadığı hususlarının, dosyada mevcut idda ve savunmalarda dikkate alınmak suretiyle incelenerek değerlendirilmesinin istenildiği, bilirkişilerce düzenlenen ve Danıştay Altıncı Dairesine sunulan bilirkişi raporunda; Uyuşmazlık konusu alanda, Germav formasyonuna ait kil-kiltaşı-marn içerisinde gemişte heyelan olduğu, bu heyelanın , İller Bankasınca hazırlanan 06/08/1988 tarihli raporda " heyelan ve muhtemel heyelan" riski olarak tanımlanarak, heyelanın bulunduğu alanın o tarihte yapılaşma dışı tutularak "Sakıncalı Alan" kategorisinde değerlendirildiği, anıla heyelanın, işlem ve keşif tarihi itibariyle de mevcut olup hareketine devam ettiği, heyelan hareket türünün "kayma" olduğu, yakın geçmişte hareket etmesi ve hareketine devam etmesi dolayısıyla, alandaki heyelanın "aktif heyelan" özelliği taşıdığı, aktif heyelanın belirtileri olan tansiyon çatlakları, ağaçlardaki eğilme, heyelanın üst kısmında topoğrafya eğiminin azalması unsurlarının alanda açıkça görülebildiği, hareketine devam eden aktif heyelan dolayısıyla, alanda heyelan riski bulunduğu gibi, heyelanlı alanda gelecekte bir heyelan olma riskinin de mevcut olduğu, heyelanın düşük hızlada olsa hareketine devam ettiği, heyelan hareketinin özelikle yağışlı dönemde artmasının beklendiği, heyelanlı alanda herhangi bir yapının bulunmadığı, ancak, alanın alt kotlarında bulunan apartmanların heyelanın topuk kısmında yer aldığı, heyelan hareket miktarının zaman içinde (özellikle yağışlı dönemde) artması, bu yapılar ve içerisinde yaşayanlar için can ve mal güvenliği açısından afet riski oluşturabileceği, bu nedenle, söz konusu heyelanın detaylı olarak incelenmesi sonrası alınacak mühendislik önlemleri ile heyelan hareketinin durdurulması gerektiği, heyelanın kapladığı alanın bilindiği, bu heyelanın önlenmemesi durumunda ise, heyelanın sadece ileri doğru hareket etmesi değil aynı zamanda geriye (üst kotlara) doğruda büyümesinin beklendiği, bu durumda, henüz heyelan olayından etkilenmeyen üst kottaki kireçtaşını olumsuz etkilemesi, kireçtaşındaki doğal eklemlerin (çatlakların) açılması ve zaman içinde üst kesimdeki yapıların da olumsuz etkilenmesinin de söz konusu olacağı görüşlerine yer verildiği görülmüştür.<br>Davacıların bilirkişi raporuna yönelik itirazları bilirkişi raporunu kusurlandıracak nitelikte bulunmamıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerle bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, afete maruz bölge ilan edilen alandaki heyelanın; geçmişte hareket ettiği ve bu nedenle heyelanlı alanın o tarihte yapılaşma dışı tutulduğu, heyelanın işlem ve keşif tarihi itibariyle yani halen düşük hızla da olsa var olduğu, hareketine devam ettiği, zaman içerisinde özellikle yağışlı dönemde aktif heyelanın hızının artabileceği, heyelan riskinin devam ettiği ve afete maruz bölge kararının kaldırılmasının can ve mal kaybına yol açabileceği sonucuna varıldığından, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge olarak ilanına ilişkin 07/05/2021 tarih ve 3954 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, davacıların taşınmazlarına ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmedi.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br>Dava, Mardin ili, Artuklu ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, … parsel ile … ada, … ve … parsel, … ada, …, …, …, …, …, …, …, ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanın 30/12/2020 tarihli jeolojik etüt raporuna istinaden 7269 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge olarak ilanına ilişkin 07/05/2021 tarih ve 3954 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Mardin İli, Yenişehir Mahallesi, Aynsince mevkiine ilişkin hazırlanan 06/07/1988 tarihli imar planlarına esas jeolojik etüt raporunda, dava konusu alanın muhtemel heyelan riski nedeniyle sakıncalı alan (SA) olarak değerlendirildiği, 21/03/1995 tarihli … Müh. İnş. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından hazırlanan gözlemsel jeolojik etüt raporunda ise önlemli alan (ÖA) olarak gösterildiği, 14/03/2005 tarihinde bölgede meydana gelen heyelan üzerine düzenlenen 29/03/2005 tarihli jeolojik etüt raporunda ise topografik eğimi %40-50 arasında olan alanda oluşan heyelanın yaklaşık 25-30 metre derinliğinde, 150 metre uzunluğunda, 200 metre genişliğinde büyük bir bölgeyi etkilediği, heyelan kütlesi içinde tepe bölgesinde 1-1,5 metreye varan açılmalar ve düşümler ile topuk bölgesinde su çıkışlarının gözlendiği, ayrıntılı jeolojik ve jeoteknik inceleme yapılarak heyelanın boyutlarının belirlenmesi gerektiği, heyelanın ilerleme ihtimali üzerine binaların Valilikçe boşaltıldığının belirtildiği, sonrasında hazırlanan Temmuz 2012 tarihli revizyon imar planına esas jeolojik etüt raporunda bu bölgenin önlem alınacak nitelikte stabil sorunlu alan (ÖA-2.1) olarak değerlendirildiği görülmektedir.<br>Dava konusu alana ilişkin düzenlenen 30/12/2020 tarihli jeolojik etüt raporunda ise, alanda önlem almak amacıyla yapılan palyeleme çalışmalarının yetersiz kaldığı, derin gerilme çatlaklarının gözlendiği, yeraltı ve yüzey atık sularının ortamdan uzaklaşmasını sağlayacak nitelikte drenaj sistemlerinin uygulanmadığı, sahada 140 metre genişliğinde, 100 metre uzunluğunda karmaşık bir heyelanın meydana geldiği, gerilme çatlaklarının kuzeybatı yönünde açılma gösterdiği, alanın mevcut haliyle yapı ve ikamete uygun bir saha olmadığı, alanın alt kotunda bulunan konutların muhtemel kitle hareketlerinden etkilenmemesi için kazılarda oluşacak şevlerin açıkta bırakılmaması, uygun projelendirilmiş istinat duvarları ile desteklenmesi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. <br> Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlardan, davacılara ait Mardin İli, Artuklu İlçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, … parsel; … ada, … ve … parsel ile … ada, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların dava konusu alan içerisinde kaldığı anlaşıldığından, anılan taşınmazlar yönünden inceleme yapılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un; 2. maddesinde, "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmüne; 14. maddesinde ise, "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmayan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükmüne yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Uyuşmazlığın; 7269 sayılı Kanun uyarınca heyelan afeti nedeniyle afete maruz bölge ilan edilmesine ilişkin olması ve çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, Danıştay Altıncı Dairesinin 08/12/2021 tarih ve E:2021/8207 sayılı ara kararıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine, Naip Üye … tarafından re'sen seçilen bilirkişiler; Prof. Dr. …, Prof. Dr. … ve Prof. Dr. …'dan oluşan bilirkişi kurulu ile birlikte mahallinde 14/03/2022 tarihinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda özetle; Afete maruz bölge ilan edilen alanda, Germav formasyonuna ait kil-kiltaşı-marn içerisinde geçmişte heyelan oluştuğu, dava konusu işlem ve keşif tarihi itibarıyla da mevcut olduğu ve hareketine devam ettiği belirtilmiştir. Mevcut heyelanın hareket türünün “kayma” olduğu, yakın geçmişte hareket etmesi ve halen de hareketine devam etmesi nedeniyle “aktif heyelan” özelliği taşıdığı, aktif heyelanın belirtileri olan tansiyon çatlakları, ağaçlardaki eğilme ve heyelanın üst kısmında topoğrafya eğiminin azalmasının açıkça görülebildiği, aktif heyelan niteliğinde olması nedeniyle alanda heyelan riskinin bulunduğu, hareketinin özellikle yağışlı dönemlerde artmasının beklendiği, ayrıca heyelanın kapladığı alanın bilinmediği açıklanmıştır.<br> Dava konusu olan heyelanlı alanda herhangi bir yapı bulunmadığı; ancak, heyelan hareketinin zaman içinde (özellikle yağışlı dönemde) artmasının, heyelanın alt kotlarında, topuk kısmında yer alan yapılar ve içerisinde yaşayanlar için can ve mal güvenliği açısından afet riski oluşturabileceği, bu nedenle, söz konusu heyelanın detaylı olarak incelenmesi sonrası alınacak mühendislik önlemleri ile heyelan hareketinin durdurulmasının gerektiği belirtilmiştir.<br> Yukarıda açıklanan heyelanın önlenmemesi durumunda ise ileriye doğru hareket etmesinin yanında, aynı zamanda geriye (üst kotlara) doğru da büyümesinin beklendiği; bu durumda, henüz heyelan olayından etkilenmeyen üst kotlarda bulunan kireçtaşının doğal eklemlerinin (çatlakların) açılması ve zaman içinde üst kesimdeki yapıların da olumsuz etkilenmesinin söz konusu olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.<br>Anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapordaki bilimsel verilerin hukuken kabul edilebilir ve bu bağlamda da hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, davalı taraflarca rapora yapılan itirazlar, raporu kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.<br> Dosyadaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlık konusu alanın, 07/05/2021 tarih ve 3954 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile heyelan afeti nedeniyle afete maruz bölge olarak ilan edildiği, alanda 14/03/2005 tarihinde heyelan meydana geldiği, dava konusu işleme dayanak alınan 30/12/2020 tarihli jeolojik etüt raporunda da alanda derin gerilme çatlaklarının ve karmaşık bir heyelanın bulunduğu, gerilme çatlaklarının kuzeybatı yönünde açılma gösterdiği, alanın mevcut haliyle yapı ve ikamete uygun bir saha olmadığı tespitlerine yer verildiği, keşif tarihi itibarıyla kayma türünde olan aktif heyelanın belirtileri olan tansiyon çatlakları, ağaçlardaki eğilme ve heyelanın üst kısmında topoğrafya eğiminin azalmasının açıkça görülebildiği, yağışlı dönemlerde kayma riskinin arttığı, önlenmemesi durumunda farklı yönlere doğru büyümesi ihtimalinin bulunduğu, hareketine devam eden aktif heyelanın bulunduğu alanın afete maruz bölge niteliğinde olduğu, afete maruz bölge kapsamından çıkarılmasının can ve mal kaybına yol açabileceği anlaşılmaktadır. <br>Bu itibarla, Mardin ili, Artuklu ilçesi, Yenişehir Mahallesinde, 30/12/2020 tarihli jeolojik etüt raporunda sınırları belirtilen alanın 7269 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge olarak ilanına ilişkin 07/05/2021 tarih ve 3954 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Keşif avansından artan toplam … TL'nin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 11/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>

ihale