<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/3259 E.  ,  2024/373 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/3259<br>Karar No : 2024/373 <br><br>TEMYİZ İSTEYEN TARAFLAR:<br> 1- DAVACI : …'ı temsilen …Sendikası <br>VEKİLİ : Av. …<br><br> 2- DAVALI : … Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Samsun ili, ... ilçesi, … Şubesi Başkanlığında taşeron firma işçisi olarak görev yapmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 23. madde uyarınca 02/04/2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna atanan davacının; yaşlılık aylığı almaya hak kazandığından bahisle, ilişiğinin kesilerek emekliye sevk edilmesine ilişkin 01/09/2022 tarihli işlemin iptali ile Geçici 23. maddenin beşinci fıkrasındaki "...Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez..." hükmünde geçen "yaşlılık" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek somut norm denetimi için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda, davalı idare ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin, 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi hizmet sözleşmesine dayalı olarak kurulmuş bir iş hukuku ilişkisi niteliğini taşıdığı; davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin, idarenin yetkili organı tarafından işveren sıfatıyla tesis edilmiş bir özel hukuk işlemi olduğu; bu durumda, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesine göre, 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına iş mahkemelerinin bakacak olması karşısında; işçi olan davacı ile işvereni arasında iş akdinden doğan davanın görüm ve çözümünde, adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine ve 188,90-TL yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının davanın görev yönünden reddine ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediiği; öte yandan, yargılama giderleri yönünden inceleme yapıldığında ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderleri" başlıklı 331. maddesinin ikinci fıkrasında, görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise davanın açıldığı mahkemece yargılama giderine hükmedileceğinin kurala bağlandığı; dava dosyasında, görevsizlik kararı sonrasında davaya adli yargıda devam edilmediği yolunda bir bilgi veya tespit bulunmadığı görüldüğünden, yargılama giderleri yönünden söz konusu kanun maddesi gözetilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yargılama giderlerinin doğrudan davacıya yükletilmesi yerinde olmamakla birlikte, bu husus; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün bir eksiklik niteliğinde olduğu anlaşıldığından, İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasının, "davanın görev yönünden reddine," ibaresinden sonra gelmek üzere, "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde esas hakkında hüküm verecek mahkemece hüküm kurulacağı cihetle yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmamasına, görevli mahkemede davaya devam edilmemesi halinde ise" ibaresi eklenmek suretiyle tarafların istinaf başvurularının düzeltilerek reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davacı tarafından; dava konusu işlemin işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanmadığı, kanun hükmü uyarınca tesis edilen ve idarenin re'sen uyguladığı bir idari işlem niteliğinde olduğu, dolayısıyla uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiği; öte yandan, ilişik kesme işleminin dayanağını oluşturan kanun hükmünün işbu dava açıldıktan sonra 03/03/2023 tarihinde 7438 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırıldığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı idare tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine istinaden tesis edilen dava konusu işlemin idari işlem niteliğinde olduğu, işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanmayan uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br>Davacı; Samsun ili, ... ilçesi Askerlik Şubesi Başkanlığında taşeron firma işçisi olarak görev yapmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 23. madde uyarınca 02/04/2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna atanmıştır.<br> 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23. maddesinin beşinci fıkrasında; "...Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez...." şeklindeki düzenleme uyarınca, davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığından bahisle, 01/09/2022 tarihli işlemle davacının ilişiği kesilerek emekliye sevk edilmesi üzerine, temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari dava türleri olarak; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptali için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaların sayıldığı ve idari yargının, idari eylem ve işlemlerin hukuki denetimini yapmakla görevli olduğu kurala bağlanmıştır. <br> 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının; iş mahkemelerinin kuruluş, görev, yetki ve yargılama usullerini düzenlemek olduğu; 5. maddesinde ise iş mahkemelerinin; 5953 sayılı Kanun'a tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanun'a tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11/01/2011 tarih ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına; idari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara; diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara ilişkin dava ve işlere bakmakla görevli oldukları belirtilmiştir.<br> Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükteki haliyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23. maddesinin birinci fıkrasında; "5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım söz-leşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar; ... b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak,... kaydıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde idaresinin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurabilirler... Sınavlarda başarılı olanlar,... sürekli işçi kadrolarına idarelerince topluca geçirilir...." kuralına; beşinci fıkrasında da, "Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez..." kuralına yer verilmiştir.<br> 01/01/2018 tarih ve 30288 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ve Geçici 24 üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar"ın "İşçi statüsüne geçirilme" başlıklı 41. maddesinin ikinci fıkrasında da, "...Bu şekilde işçi statüsüne geçirilenlerin istihdam süresi hiçbir şekilde emeklilik, yaşlılık ve malullük aylığını kazanma tarihini geçemez." hükmü yer almıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarının, idari dava türlerinden biri olduğu, idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.<br> İdare; idare hukuku alanında, kamu gücüne dayalı olarak re'sen ve tek yanlı irade açıklaması sonucu tesis etmiş olduğu işlemlerle, hukuk alanında yeni durum oluşturmasıyla işleme idari işlem kimliği kazandırmakta ve kural olarak bu işlemler, özel yasal düzenlemeler dışında idari yargı denetimine tabi bulunmaktadır.<br> Uyuşmazlıkta, Samsun ili, ... ilçesi, Askerlik Şubesi Başkanlığında taşeron firma işçisi olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23. maddesi uyarınca 02/04/2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna atanan davacının; söz konusu maddenin beşinci fıkrasında yer alan "Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez." şeklinde düzenleme uyarınca, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığından bahisle, 01/09/2022 tarihli işlem ile ilişiği kesilerek emekliye sevk edilmiştir.<br> Buna göre, davacının ilişiğinin kesilmesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemin, doğrudan özel hukuk hükümleri uyarınca eşit taraflarca düzenlenmiş ya da İş Kanunu uyarınca tesis edilmiş bir işlem olmadığı, işlemin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23. maddesi uyarınca ve idarenin tek taraflı irade beyanıyla kamu gücüne dayanarak tesis edildiği anlaşılmaktadır. <br> Tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine istinaden davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemin, idarenin kamu gücüne dayalı tek yanlı tasarrufu ile tesis edilen idari nitelikte bir işlem olduğu ve bu nitelikteki işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde idare mahkemelerinin görevli olduğu açıktır.<br> Nitekim, benzer mahiyetteki bir uyuşmazlıkta (375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23. maddesi uyarınca sürekli işçi kadrosuna atanan ve güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle aynı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca görevine son verilen bir kişinin açtığı davada), Uyuşmazlık Mahkemesinin 18/04/2022 tarih ve E:2022/196, K:2022/217 sayılı kararıyla davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğuna karar verilmiştir.<br> Bu durumda; İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının ve davalı idarenin temyiz istemlerinin kabulüne,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/02/2024 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. <br> <br> <br>(X) KARŞI OY:<br> Temyize konu karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından, tarafların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, aksi yönde verilen karara katılmıyorum.</font></p></body></html>

ihale