<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2885 E. , 2024/215 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/2885<br>Karar No:2024/215<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Fonu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının vekâlet ücretine ilişkin kısmının temyizen incelenerek düzeltilerek onanması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı tarafından, davalı idarenin kendisinden haksız yere tahsil ettiğini ileri sürdüğü 230.224,42-TL ile 35.100,00-USD'nin faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce Dairemizin 05/10/2022 tarih ve E:2016/4917, K:2022/3499 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Fon'a devredilen ... A.Ş.'den 09/04/1993 tarihinde 150.000,00-USD tutarında dövize endeksli konut kredisi kullanan davacının 1994 yılında döviz kurunda meydana gelen aşırı artış nedeniyle sözleşmenin uyarlanması talebiyle ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan davada verilen E:... , K:... sayılı borcun aylık 1.476.777.196-TL olarak 51 taksitte ödenmesine yönelik kararın gereği olarak belirlenen taksitleri zamanında ödememesi nedeniyle Banka tarafından ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edilerek 96.916.614.610-TL'nin ihtarname tarihinden ödeme tarihine kadar işletilecek %200 temerrüt faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiği, ... A.Ş'nin 18/06/2002 tarihinde Fon'a devredilmesinden sonra söz konusu borcun Fon tarafından temlik alındığı, bireysel kredi borçluları için 2007 yılında ilan edilen kampanya ile borçlarda indirim sağlandığı, davacının kampanya kapsamında 02/04/2007 tarihinde 22.260,00-TL ödeme yaptığı, ancak yaptığı ödemeyle borcun tamamen kapanmadığı gerekçesiyle hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca başlatılan süreç neticesinde düzenlenen 404.094,00-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada verilen karar ile ilgili olarak temyiz kanun yolu aşamasında taşınmazının ihale yöntemi ile satışına engel olmak amacıyla bireysel kredi borçluları için 2013 yılında yapılan kampanyadan yararlanmak suretiyle toplam 230.224,42-TL ve 35.100,00-USD ödeme yapılarak davadan feragat edildiği, davacı tarafından söz konusu kredi borcunun 2007 yılında ödenmesine rağmen taşınmazının satışına engel olabilmek için fazladan 230.224,42-TL ve 35.100,00-USD ödenmek zorunda bırakıldığı ileri sürülerek anılan tutarların faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davalı idare ile davacı arasındaki dövize endeksli konut kredisi sözleşmesinden kaynaklanan ve özel hukuk hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gereken uyuşmazlığın kamu gücü kullanılarak tesis edilen bir idari işlem, eylem veya sözleşmeden kaynaklanmaması hususu da dikkate alındığında görüm ve çözümünde adli yargı yerlerinin görevli bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararın hüküm fıkrasına "görevli ve yetkili mahkemede davaya devam edilmemesi ve kararın kesinleşmesi halinde" ibaresi eklenerek vekalet ücretine ilişkin kısmın düzeltilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararının vekâlet ücretine ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından Mahkeme kararının anılan kısmının ONANMASINA, <br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br><br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, yargılama giderlerinin kapsamının belirtildiği 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin 2. fıkrasında da, "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder." kuralına yer verilmiştir.<br> Yargı sistemimizin, farklı yargı kollarına ayrılmış olması nedeniyle, bu yargı kolları arasında da göreve ilişkin ihtilaflar çıkabilmekte olup, mahkemelerce böyle bir durumla karşılaşıldığında verilen ve işin esasına yönelik olmayan görevsizlik kararlarında, dava dosyaları doğrudan görevli yargı yerine gönderilmeyerek, bir anlamda diğer yargı kolunda davaya devam edip etmeyeceği hususu davacının iradesine bırakılmaktadır. Davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yargılama giderine davaya devam edilen mahkeme tarafından hükmedileceği, devam edilmemesi halinde ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceği düzenlenmiştir.<br> 6100 sayılı Kanun'da, her ne kadar adli yargının bir kolu olan hukuk mahkemelerinde yapılacak yargılamaya ilişkin usul hükümleri düzenlenmiş ve yukarıda belirtilen 331. maddenin 2. fıkrasının gerekçesinde, anılan düzenlemenin adli yargı mahkemelerinin görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararlarındaki yargılama giderinden kaynaklanan sorunların giderilmesinin amaçlandığı belirtilmiş ise de, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin 1. fıkrasında yer alan atıf nedeniyle, idari yargıda hükmedilecek yargılama giderleri de bu Kanuna göre belirlenmektedir. <br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar ışığında, idare tarafından tesis edilen bir işleme karşı idari yargıda açılan ve davalı idarenin savunması alındıktan sonra adli yargının görevli olduğundan bahisle verilen; işin esasına yönelik olmayan ve sadece görevli yargı yerinin tespiti mahiyetindeki kararlarda, davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve davacının da görevli yargı yerinde davaya devam etmemesi halinde, 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 2. fıkrası uyarınca talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm etmesi gerekmektedir. Dolayısıyla 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 2. fıkrasında yer alan kuralın, yargı kolunu değiştiren görevsizlik kararlarında vekâlet ücretine hükmedileceği şeklinde yorumlanması mümkün değildir.<br>Bu itibarla, farklı yargı kollarının görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararları davanın esasını çözen kararlar olmadığından, İdare Mahkemesince verilen görev ret kararında, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile atıf yapılan 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bu aşamada vekalet ücretine hükmedilmemesi ya da "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. ve 331/2. maddeleri uyarınca görevli ve yetkili Mahkemede davaya devam edilmemesi ve kararın kesinleşmesi halinde" ibaresi eklenerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken böyle bir ibare eklenmeden vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hüküm fıkrasına "...5.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı idareye verilmesine" ibaresinden önce gelmek üzere "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. ve 331/2. maddeleri uyarınca görevli ve yetkili Mahkemede davaya devam edilmemesi ve kararın kesinleşmesi halinde" ibaresi eklenerek kararın vekalet ücretine ilişkin bu kısmının düzeltilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.</font></p></body></html>
ihale