<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/1841 E.  ,  2023/6267 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/1841<br>Karar No:2023/6267<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı …<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri V. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nce Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel ile …ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların önünde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlarda günübirlik kıyı kullanım amacıyla kullanma izni verilmesine ilişkin olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51/g maddesi ile Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 63. maddesi uyarınca pazarlık usulü ile gerçekleştirilen 08/11/2022 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava konusu ihalenin 08/11/2022 tarihinde yapılacağının davalı idare tarafından ilan edildiği ve ihalenin 08/11/2022 tarihinde gerçekleştirildiği, söz konusu ihalenin iptali istemiyle 15/12/2022 tarihinde kayda giren dilekçeyle bakılan davanın açıldığı anlaşıldığından, bu durumda, ivedi yargılama usulüne tabi işbu uyuşmazlıkta, ihalenin gerçekleştirildiği 08/11/2022 tarihinden itibaren otuz gün içerisinde (en son 08/12/2022 tarihinde) dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 15/12/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkan bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın yasal süresi içerisinde açıldığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> USUL YÖNÜNDEN:<br> MADDİ OLAY : <br> Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nce Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, …Mahallesi, … ada, … parsel ile … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların önünde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlarda günübirlik kıyı kullanım amacıyla kullanma izni verilmesine ilişkin olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51/g maddesi ile Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 63. maddesi uyarınca pazarlık usulü ile 08/11/2022 tarihinde dava konusu ihalenin gerçekleştirilmesi üzerine, 15/12/2022 tarihinde bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kuralına yer verilmiştir. <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde altmış gün olduğu belirtilmiş; aynı maddenin 2. fıkrasında, dava açma süresinin idarî uyuşmazlıklarda, yazılı bildirimin yapıldığı, 4. fıkrasında ise ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kuralı yer almıştır.<br>2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; aynı maddenin 2. fıkrasında, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu kuralına yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 2577 sayılı Kanun'un aktarılan hükümlerinin değerlendirilmesinden, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usûlüne tâbi olduğu, bu usûle tâbi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu ve dava açılmadan önce idarî işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılacak bir başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı anlaşılmaktadır.<br> Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmak suretiyle dava açma süresinin başlamasında "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idarî işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.<br>Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen, dava açma süresinin hesabında bildirim yerine ilanın esas alınarak sürenin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamasına ilişkin kural, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı açılan idarî davalara yöneliktir. <br>Düzenleyici işlemler dışında kalan bireysel nitelikteki idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda ise, dava açma sürelerinin hesabında, işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekle birlikte, özellikle idarenin tesis ettiği işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idarî işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. Bu itibarla, ihale kararı, ilanı gereken düzenleyici işlem niteliğinde olmadığından dava açma süresinin ilanla başlamayacağı ve yazılı bildirim yapılmayan hâllerde işlemin bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenildiği tarihten itibaren dava açma süresinin başlayacağı dikkate alındığında, davanın, ilan veya ihale tarihinden itibaren değil, ihaleden haberdar olunduğu ve öğrenme tarihi olarak belirtilen tarihi izleyen günden itibaren süresi içinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.<br>Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu ihalenin iptali istemiyle açılan davanın, idarenin tesis ettiği işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişi tarafından açılmış olduğu; bu kişi tarafından açılan davada dava açma süresinin hesaplanmasında, davacı şahsın dava konusu işlemi öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği anlaşılmaktadır.<br>Bununla birlikte, davacı tarafından dava konusu ihalenin öğrenilme tarihine ilişkin olarak ne dava dilekçesinde ne de temyiz dilekçesinde herhangi bir tarihin belirtilmediği görülmüştür.<br>Bu itibarla, Mahkemece davacıların dava konusu işlemi öğrenme tarihinin tespit edilmesi amacıyla yapılacak ara karar ile davacıdan, dava konusu işlemin öğrenilme tarihinin sorulması suretiyle bir araştırma yapıldıktan sonra yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, eksik incelemeye dayalı olarak davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;<br> 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br> 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 4. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 26/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

ihale