<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2025/334 E. , 2025/815 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/334<br>Karar No : 2025/815<br><br>YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI<br><br>Davacı ... vekili Av. ... tarafından; komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan müvekkilinin, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla kamu görevine iade edilerek 7075 sayılı Kanun'un 10/A maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığı Araştırma Merkezi Müdürlüğüne veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak atanmasına ilişkin işleme açılan dava sonucunda, Ankara 3. İdare Mahkemesinin 30/11/2021 günlü, E:2020/1734, K:2021/1757 sayılı kararıyla anılan işlemin iptal edildiğinden bahisle, kamu görevine iadesi sonrasında asli görevi yerine araştırma merkezi müdürlüğü emrine atanması nedeniyle yoksun kaldığı maaş farkları, fazla çalışma ücretleri ve tayin bedeline ilişkin olmak üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 9.000,00-TL maddi tazminat ile yaşadığı elem ve ıstırap nedeniyle 30.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle İçişleri Bakanlığına karşı açılan davada; İstanbul 2. İdare Mahkemesi Hakimince; davacının Araştırma Merkezine atanmasına ilişkin işlem nedeniyle uğramış olduğu zararların tazmini istemiyle açılan bu davanın, Mahkemece verilen iptal kararı üzerine açılan tam yargı davası niteliğinde olduğu ve davanın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 36/1 maddesinin (a) bendi uyarınca, zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu yolunda verilen 07/11/2024 günlü, E:2023/1374, K:2024/1790 sayılı karar ile Ankara 17. İdare Mahkemesince; söz konusu uyuşmazlığın, kamu görevlilerinin özlük ve parasal hakları kapsamında kaldığı dikkate alındığında, davanın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davacının davanın açıldığı tarihte görevli bulunduğu yer olan İstanbul ilinin idari yargı yetkisi bakımından bağlı bulunduğu İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğu yolunda verilen 27/11/2024 günlü, E:2024/1883, K:2024/1834 sayılı karar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Kanun'un 43/1-b maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü;<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tam Yargı Davalarında Yetki" başlıklı 36. maddesinin (a) bendinde belirtilen "Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili" yer mahkemesinin, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarını çözmeye de yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.<br>Somut olayda uyuşmazlığı çözmeye yetkili yargı yeri belirlenirken, 2577 sayılı Kanun'un kamu görevlilerine ilişkin uyuşmazlıklarda yetki kurallarını düzenleyen 33. maddesinin 3. fıkrasının değil, 36. maddesinin (a) bendinde yer verilen hükmün dikkate alınması gerektiği, bu durumda zararı doğuran uyuşmazlığı karara bağlayan Ankara İdare Mahkemesinin; bu uyuşmazlıktan kaynaklanan zararların tazminine ilişkin tam yargı davasını da çözmeye yetkili olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, dava dosyasının, davanın görüm ve çözümünde yetkili olduğu belirlenen Ankara 17. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın İstanbul 2. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 03/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br></font></p></body></html>
idari sözleşme