<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2138 E. , 2025/3342 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/2138<br>Karar No : 2025/3342 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ...İdaresi Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Hizmet İşletme Koop.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı kooperatif adına 164.788,99-TL artezyen atık su ücreti tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; her evin yada kat mülkiyetinin bağımsız birer bölüm olması, mülkiyetlerinin davacı siteye ait olmayıp farklı kişilere ait olması, eğer bir hizmet sunuluyor ise her eve sunulan hizmet miktarının kullanım durumuna göre farklı olması ve bunun yanında site yönetimlerinin her ev için kullanılan suyun tespiti, bunun ücretlendirilmesi ve bu ücretlerin üyelerden tahsili ile toplanan bu ücretlerin ASKİ'ye ödenmesi hususunda birçok problemle karşılaşabileceği düşünüldüğünde, site yönetimlerinin su yada atık su aboneliğine zorlanamayacağı gibi, mülkiyet durumları farklı olan her bir konutun kullandığı içme suyu yada atık su bertaraf ücretlerinin site yönetimlerinden tahsilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle dava konusu tahakkuk işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan davacı sitede bulunan bir kısım evlere 2016 yılından itibaren ev sahiplerinin talebi doğrultusunda kanalizasyon bağlantısı yapıldığı, bir kısım evlerin ise halen kanalizasyon bağlantısının bulunmadığı ve tuvalet (foseptik) çukuru vasıtasıyla atık suların bertaraf edildiği görüldüğü halde, her hangi bir hizmet sunumu yapılmayan, yani davalı idareye ait kanalizasyon hattını kullanmayan meskenlerin de tahakkuk işleminde hesaba dahil edilmek suretiyle tesis edilen işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Dava; davacı kooperatif adına 164.788,99-TL artezyen atık su ücreti tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 124. maddesinde, "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler." hükmüne yer verilmiştir.<br> 2576 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasında; İdare Mahkemelerinin, Vergi Mahkemelerinin görevine giren davalar ile Danıştay da çözümlenecek olanlar dışındaki iptal davaları ile tam yargı davalarını, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinin birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar ve kanunlarla verilen diğer işleri çözümleyeceği hükme bağlanmıştır.<br> 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 11. maddesinin 6. fıkrası "...Atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atıksu ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz." hükmünü içermektedir. <br>2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kurulu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 13. maddesinde "İSKİ'nin gelirleri aşağıdaki kaynaklardan sağlanır: a) Su satışı va kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık, tarifesine göre abonelerden alınacak ücretler, b) Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca, su ve kanalizasyon tesislerinden yararlananlardan ilgili belediye adına alınacak katılma payları, c) Hizmet alanındaki belediyelerin, İller Bankasınca 2380 sayılı "Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun" gereğince nüfus esasına göre dağıtılan paylardan bu bankaca tutularak İSKİ'ye gönderilecek % 10'lar, d) Büyük ve temel yatırım programları karşılığında Devletçe yapılacak yardımlar, e) İSKİ'ye devredilecek tesis ve işletmelerden sağlanan gelirler, f) Şahıs, kurum ve kuruluşlar için yapılan özel hizmetlerden alınacak ücretlerle ortaklıklardan ve üretilen malların satışlarından elde edilecek gelirler, g) Her türlü yardım ve bağışlar ile diğer gelirler"; "Kanalizasyon şebekesine bağlanma zorunluluğu" başlıklı 17. maddesinde, "Kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanması zorunludur. Bu bağlantılar, bedeli taşınmazın sahibinden alınmak suretiyle İSKİ tarafından yapılır veya projesine uygun olarak yaptırılır.", "Tarife tespit esasları" başlıklı 23. maddesinde" Su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı tarifeler yapılır. Bu tarifelerin tespitinde, yönetim ve işletme giderleri ile, amortismanları doğrudan gider yazılan (aktifleştirilmeyen) yenileme,ıslah ve tevsi masrafla ve (…) (2) bir kar oranı esas alınır. Tarifelerin tespiti ile tahsilatla ilgili usul ve esaslar bir yönetmelik ile belirlenir.", "Şebeke olmayan yerlerde yapılacak tesisler" başlıklı 24. maddesinde, "Şehir kanalizasyon şebekesinin henüz tesis edilmediği ve uygun bir boşaltma sağlanamayan alanlarda kullanılmış sular, sağlık ve fenni şartlara uygun septik çukurlara verilebilir. Bunların İSKİ'nin belirteceği esaslara uygun olarak yapılması gereklidir. Kuruluş yeri bakımından şehir şebekesinden ayrı ve özel boşaltma tesisi yapması zorunlu bulunan, durumları özellik taşıyan müesseseler bu tesisleri İSKİ'nin izin ve denetimi altında yaparlar." hükümlerine yer verildikten sonra Ek 5. maddesinde, bu Kanunun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.<br>27/10/2010 tarihli 27742 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atıksu Altyapı Ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul Ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 4/m fıkrası; "Ücret: ... 2560 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca alınan kullanılmış suları uzaklaştırma bedelini de içerecek şekilde; atıksu ve evsel katı atık ile ilgili verilen tüm hizmetler karşılığında tam maliyet esaslı tarifeye göre belirlenen toplam sistem maliyetini karşılamak üzere evsel katı atık ve atıksu hizmetlerinden yararlananlar tarafından ödenmesi gereken parasal değeri" hükmünü, " Abonelik" başlıklı 10. maddesi, "Atıksu altyapı yönetimlerinin hizmet vermekle yükümlü olduğu tüm gerçek ve tüzel kişilerin abone olması zorunludur. " hükmünü, "Sayaç zorunluluğu" başlıklı 11. maddesi " Atıksu altyapı yönetimlerinin verdiği su ve/veya atıksu hizmetlerinden yararlananlardan hem su hem de atıksu abonesi olanlar su sayacı, sadece atıksu abonesi olanlar atıksu sayacı taktırmakla ve işler durumda muhafaza etmekle yükümlüdürler ... " hükmünü içermektedir.<br><br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dava dosyasının incelenmesinden; 19/01/2017 tarihinde davalı idare kaçak kontrol servisi personeli tarafından yerinde yapılan kontroller neticesinde Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan 883 haneli davacı sitede artezyen suyunun herhangi bir abonelik olmadan kullanıldığının tespit edildiğinden bahisle 19/01/2017 tarih ve seri ABB, sıra no: 0500 sayılı tutanağın tanzim edildiği, söz konusu tutanak çerçevesinde davalı idare kaçak ve atık su tutanakları değerlendirme komisyonunca yapılan hesaplama neticesinde artezyen suyunun abonesiz kullanılması nedeni ile davacı site yönetimi aleyhine toplam 164.788,99-TL artezyen atık su ücreti tahakkuk ettirildiği, tahakkuk ettirilen ücretin ... tarih ve ... sayılı, "Artezyen Atık Su Ücreti" konulu tahakkuk ihbarnamesi ile davacı siteye tebliği üzerine davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde; tespit tarihi itibarıyla davacı sitenin artezyen suyu kullandığı ve siteye ait bir arıtma tesisinin bulunmadığı, artezyen suyunun kullanımı neticesinde oluşan atık suların bir kısmının davalı idareye ait kanalizasyon hattına deşaj edilerek uzaklaştırıldığı halde bir kısmının kendine ait tuvalet çukurlarına boşaltılarak bertaraf edildiğinin belirtildiği, davalı idare tarafından tahakkuk ettirilen artezyen atık su ücretinin belirlenmesinde ise anılan Tarifeler Yönetmeliği'nin 33. maddesi çerçevesinde sitede bulunan her bir bağımsız bölümde günlük 1 m³ su tüketildiği kabul edilerek ve 2017 yılı Kuşadası İlçesi Su Ücret Tarifesinin artezyen uzaklaştırma bedeli kısmında mesken abone grupları için öngörülen m³ birim bedeli dikkate alınarak, geriye dönük biçimde 3 aylık süre için hesaplama yapıldığı, ayrıca davalı idare 2017 yılı su satış tarifesinin "muhtelif su hizmetleri ücretleri" kısmında yer alan düzenleme çerçevesinde tespit edilen tutarın 2 katı alınarak tahakkuk ettirilen toplam artezyen atık su ücretinin belirlendiği görülmektedir.<br> Dosya içeriğinden, söz konusu sitenin bulunduğu alanda davalı idareye ait kanalizasyon hattının bulunduğu ve bazı site sakinlerinin atık sularını kanalizasyon hattına deşarj ederek uzaklaştırdığı ancak site sakinlerinin tamamının atık su aboneliklerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle söz konusu yerde kanalizasyon hattı bulunması nedeniyle davalı idarenin kanalizasyon hizmetinde bulunduğu ve 883 adet konut bulunan sitenin tamamının atık su aboneliği bulunmadığı hususları gözönüne alındığında, davacı kooperatif adına artezyen atık su ücreti tahakkukunun yapılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı kooperatif tarafından gerekiyorsa davaya konu atık su bedeli için kanalizasyon hattını kullanan site sakinleri ile atık suyunu bertaraf eden site sakinleri arasında dağıtım yapılabileceği, bu nedenle davalı tarafından tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki Mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak, 08/04/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY :<br>(X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
idari sözleşme