<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2024/2582 E.  ,  2024/5546 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/2582<br>Karar No : 2024/5546 <br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Kurumu Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 08/06/2011 tarih ve 2011/48 sayılı "Yurtdışı borçlanma ve tahsis işlemleri" konulu Genelgesi'nin, "1.4 Yazılı istekte bulunmak" kısmının son paragrafının son cümlesinde yer alan; "Söz konusu üç aylık sürenin belirlenmesinde ilgili yazının Kurumdan çıkış tarihi esas alınacaktır." ibaresinin iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACININ İDDİALARI : Almanya’da çalıştığından dolayı 3201 sayılı Kanun kapsamında emekli olabilmek için yurtdışı hizmet borçlanması talebiyle davalı idareye başvuruda bulunduğu, 3600 gün karşılığı olan 98.000,00-TL borç tahakkukunun kendisine tebliğini müteakiben 3 ay içinde ödemeyi talep ettiği, davalı idarenin davacıya posta yoluyla göndermiş olduğu yazılı cevabın, davacının yurtdışındaki tebligat adresine iadeli taahhütlü olarak gönderildiği halde iade edildiği için bu borçlanma süresinin 3 ay sonra geçersiz hale geldiği, 3201 sayılı Kanun'un 4. maddesi 17/07/2019 tarihinde 7186 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile değişikliğe uğradığı için, “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı “ 4. maddeye göre, "..prime esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazanç %32’dir" ibaresindeki %32'nin %45’e çıkarıldığı ve bu düzenlemenin de 01/08/2019 tarihi itibarıyla uygulanmaya başlandığı, bu haliyle işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, hukuken ödeme yapılabilmesi ya da cevap verilebilmesi ve hak kaybına uğranılmasının önlenebilmesi için davalı idare tarafından gönderilecek yazının bir şekilde kişiler tarafından bilinebilir olması gerektiği, hak kaybına uğrama riski bulunan hallerde kişilere gerekli bildirimin yapılmasının hukuki güvenlik ilkesinin gereği olduğu ileri sürülmektedir. <br> <br>DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : <br> Usul yönünden; dava konusu edilen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 08/06/2011 tarih ve 2011/48 sayılı Genelgesinin 08/06/2011 tarihinde imza edilerek yürürlüğe girdiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi gereğince davanın süresinde açılmadığı, bu nedenle davanın esasa girilmeksizin usulden reddine karar verilmesi gerektiği, <br> Esas yönünden; davacının 30/07/2019 tarihli dilekçesi ile 3201 sayılı Kanun kapsamında emekli olabilmek için yurtdışı hizmet borçlanması talebiyle başvuruda bulunduğu; ancak, ... tarih ve ... sayılı yazılarıyla; 30/07/2019 tarihli dilekçede bir takım bilgi ve belgelerin eksik olması sebebiyle işlem yapılamadığı, eksik bilgi ve belgelerin tamamlanması halinde işlem yapılacağının ifade edildiği, davacının da süresi içinde eksik belgeleri ibraz etmesi üzerine, borç tahakkuk cetveli düzenlenerek 24/01/2020 tarihinde davacının tebligat adresi olarak belirttiği adresine iadeli taahhütlü olarak gönderildiği, davacı tarafından bu borçlanma tutarının 3201 sayılı Kanun'un “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4. maddesinde yer alan, üç aylık borç ödeme süresi içinde ödenmemiş olması sebebiyle, 30/07/2019 tarihli borçlanma başvurusunun iptal edildiği, davacının borçlanma talebinin geçersiz sayılması sebebinin, iptali istenilen 2011/48 sayılı Genelge hükmü olmadığı, idarelerinin "Yurt Dışı Borçlanma İşlemleri" konulu 10/01/2021 tarih ve 2021/2 sayılı Genelgesi ile de 2011/48 sayılı Genelgenin “1.4 Yazılı istekte bulunmak” başlıklı bu bölümünün yürürlükten kaldırıldığı, dava konusu işlemde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br><br><br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uyarınca, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararına uyularak; yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalı idareye hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından açılan davada; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın 08/06/2011 tarih ve 2011/48 sayılı "Yurtdışı borçlanma ve tahsis işlemleri" konulu Genelgesinin, "1.4 Yazılı istekte bulunmak" kısmının son paragrafının son cümlesinde yer alan; "Söz konusu üç aylık sürenin belirlenmesinde ilgili yazının Kurumdan çıkış tarihi esas alınacaktır." ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br> Dosyanın incelenmesinden, Danıştay 12. Dairesince verilen 13/03/2023 tarih ve E:2021/6897, K:2023/1160 sayılı kararla; dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle dava konusuz kaldığından, bu dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, toplam 387,90 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 9.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verildiği, bu kararın davacı vekili tarafından, yargılama ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen 21/12/2023 tarih ve E:2023/1980, K:2023/3208 sayılı kararla, davacının temyiz isteminin kabulü ile Danıştay 12. Dairesinin anılan kararının, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası yönünden bozulduğu anlaşılmaktadır.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 49. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde, bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda verilen kararların, temyiz incelemesi sonucunda ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek sebeplerden biri nedeniyle bozulması durumunda, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmadığından, kararı bozulan Danıştay dava dairesinin bu tür bozma kararlarına uyması yasa gereğidir.<br> Bu durumda 2577 sayılı Yasanın anılan maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararında belirtilen gerekçe uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden yeniden bir hüküm tesis edilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 13/03/2023 tarih ve E:2021/6897, K:2023/1160 sayılı, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/12/2023 tarih ve E:2023/1980, K:2023/3208 sayılı kararıyla yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden bozulması üzerine, bozulan kısma yönelik olarak Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> Dava; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 08/06/2011 tarih ve 2011/48 sayılı "Yurtdışı borçlanma ve tahsis işlemleri" konulu Genelgesi'nin, "1.4 Yazılı istekte bulunmak" kısmının son paragrafının son cümlesinde yer alan; "Söz konusu üç aylık sürenin belirlenmesinde ilgili yazının Kurumdan çıkış tarihi esas alınacaktır." ibaresinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br> Danıştay Onikinci Dairesinin 13/03/2023 tarih ve E:2021/6897, K:2023/1160 sayılı kararıyla; dava konusu ibarenin iptali istemi yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı idare lehine 9.500,00-TL vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.<br> Anılan kararın; davacı tarafından yargılama giderleri ve avukatlık ücreti yönünden temyiz edilmesi neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/12/2023 tarih ve E:2023/1980, K:2023/3208 sayılı kararıyla Dairemizin anılan kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmiştir. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> İLGİLİ MEVZUAT :<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde;<br> "Yargılama giderleri şunlardır:<br> a) Celse, karar ve ilam harçları.<br> b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri.<br> ...<br> ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti.<br> h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler." ;<br> "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinde; <br> "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.<br> (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.<br> ..." hükümlerine yer verilmiştir.<br> 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." kuralı yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay Dava Daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında da idare mahkemelerinin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği ancak Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmış; böylece Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.<br>Bu itibarla, Dairemizce, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kısmen bozma kararı doğrultusunda "yargılama giderleri" ve "avukatlık ücreti" ile sınırlı olarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br> Dosyanın incelenmesinden; davacının 02/09/2021 tarihli ve "30/07/2019 tarihinde yapılan yurt dışı borçlanma talebinin reddine ilişkin işlemin kaldırılarak talebi doğrultusunda borç tahakkuk ettirilmesine" ilişkin talebinin, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısıyla 2011/48 sayılı dava konusu Genelge'ye atıf yapılarak reddedildiği, bunun üzerine davacının anılan Genelgenin iptali istemiyle bakılan davayı ikame ettiği anlaşılmaktadır.<br> Davalı idare tarafından, davacının yurt dışı borçlanma talebinin, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 08/06/2011 tarih ve 2011/48 sayılı "Yurtdışı borçlanma ve tahsis işlemleri" konulu Genelge'si gerekçe gösterilmek suretiyle reddedildiği görülmektedir. <br> Bu itibarla, davacının başvurusuna cevap olarak tesis edilen işlemlerde, yürürlükte olmayan dava konusu Genelge'nin gerekçe olarak işleme yazıldığı ve Kurumun genelgelerinin Resmi Gazetede yayımlanması gereken mevzuat kapsamındaki düzenlemelerden olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, anılan Genelge'ye karşı dava açan davacının, davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla konusu kalmadığı için karar verilmesine yer olmadığına karar verilen bu davada, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yüklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idare aleyhine YARGILAMA GİDERLERİ VE VEKÂLET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİNE,<br>2. Aşağıda dökümü yapılan ... TL yargılama giderleri ile ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (2023 yılı) uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, <br>4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 12/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>

iadeli