<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/2810 E. , 2024/1482 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2020/2810<br>Karar No : 2024/1482 <br><br>DAVACI: ... <br>VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...<br>DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı<br>VEKİLİ: Av. ...<br> 2- ... Bakanlığı<br>VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av. ...<br> 3- ... Başkanlığı<br><br>VEKİLİ: Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU: Yurt dışı borçlanma talebinde bulunan ve talebine istinaden oluşturulan borç tahakkuk cetveli tebliğ yapılamadan iade olunan davacının, 2011/48 sayılı Genelge'ye göre gönderinin kurumdan çıkış tarihinden itibaren 3 ay içinde ödeme yapılmadığından bahisle, dosyasının işlemden kaldırılmasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Melikgazi Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve E... sayılı işlemi ile dayanağı olduğu ileri sürülen 06/11/2008 tarih ve 27046 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesinin dördüncü fıkrası ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ‘’Yurt dışı borçlanma ve tahsis işlemleri’’ konulu, 08/06/2011 tarih ve 2011/48 sayılı Genelgesi'nin İkinci Bölümünün ''Borç miktarının tebliği’’ başlıklı 4. kısmının 5. maddesinin iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACININ İDDİALARI: 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 1. maddesinde, (IV) sayılı Cetvel'de yer alan sosyal güvenlik kurumları tarafından yapılacak elektronik ortam da dahil tüm tebligatın, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılacağının hükme bağlandığı, oysa resmi bir bildirim niteliğinde olan borçlanmaya ilişkin evrakın, anılan Kanun uyarınca tebliğinin yapılmadığı, iadeli taahhütlü posta ile gönderinin adresine ulaştığı tarihte şehir dışında olduğu ve o gün konutta kimse bulunmadığından durumdan haberdar olamadığı, 17/07/2019 tarih ve 7186 sayılı Kanun uyarınca, yurt dışı hizmet borçlanmasına ilişkin yapılan değişiklikler nedeniyle, lehine olan 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun uyarınca emekli olma hakkının elinden alındığı, yapılan düzenlemeyle emekliliğin nevinin, emekli maaşı miktarının ve ödenecek prime esas kazanç tutarının değişiklik gösterdiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 20. maddesine göre, muhatabın tebliğ adresinden başka bir yere muvakkaten gittiği kendisine tebliğ yapılabilecek kimselerin beyanıyla anlaşıldığı takdirde, tebliğ memuru tarafından bu hususun mazbataya şerh düşülerek, imza altına alınacağı ve tebliğ evrakının bu kişilere teslim edildiği tarihten itibaren 15 gün sonra tebliğ edilmiş sayılacağı, lakin muvakkaten başka bir yere gidildiği hususu 13.,14.,16.,17. ve 18. maddelerde yazılı şahısların yani kendisine tebliğ yapılabilecek şahısların beyanıyla değil de, tebliğ memurunun araştırması sonucu 13.,14.,16.,17. ve 18. maddelerde sayılanlar haricindeki başka kimselerden öğrenilmiş ise, bu defa şerh düşülerek, tebliğin iadesinin gerektiği, Kanun’a aykırı hükümler ihtiva eden dava konusu Yönetmelik ve Genelge'nin ilgili hükümleri uyarınca haklarının ihlal edildiği, hukuka aykırılık teşkil eden bireysel işlem ile dayanağı düzenlemelerin iptali gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>DAVALI ... BAKANLIĞININ SAVUNMASI: 17/07/2019 tarih ve 7186 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında hizmet borçlanması talebinde bulunanların borçlanma tutarı, borçlanılacak sürelerinin tespiti ve değerlendirilmesi ile sigortalılıklarının başlangıcı hususlarında değişiklik yapıldığı, anılan Kanun’a eklenen Geçici 9. madde ile 7186 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce borçlanma talebinde bulunup, yasal süresi içinde ilgili borçlarını ödeyenler hakkında 7186 sayılı Kanun’dan önceki hükümler esas alınarak işlem tesis edileceğinin düzenlendiği, 3201 sayılı Kanun’un 12. maddesi dayanak alınarak uygulamaya ilişkin usul ve esasların, dava konusu Yönetmelik çerçevesinde yürütüldüğü, Yönetmeliğin iptali istenilen maddesinde Kanun hükümlerine aykırılık bulunmadığı, davacının Yönetmelik hükmünün iptali isteminde hukuki bir menfaatinin bulunmadığı, borçlanma tutarının tebliği işleminin hak düşürücü ya da ödemeye zorlayıcı bir sonuç doğurmadığı, davacının aynı taleple başvurusu halinde talebinin yeniden işleme alınarak, borç tahakkukunun sağlanacağı belirtilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DAVALI ... BAKANLIĞININ SAVUNMASI: Usul yönünden; davanın süresi içinde açılmadığının tespiti halinde süre aşımı yönünden reddinin gerektiği, dava dilekçesinde Yönetmeliğin 10. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istenilmesine rağmen, ikinci dilekçede anılan maddenin dördüncü fıkrasının iptalinin istenilmesinin, davayı değiştirme ve genişletme yasağı kapsamında olduğu;<br> Esas yönünden; gerek 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’da gerekse dava konusu Yönetmelikte, anılan Kanun’a göre tahakkuk ettirilen borca ilişkin tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanun'u hükümleri doğrultusunda yapılacağına ilişkin bir hüküm olmadığı, bu nedenle ilgiliye yapılan tebliğin usulüne uygun şekilde yapıldığı, uyuşmazlıkta; yurt dışı hizmet borçlanma talep dilekçesine istinaden düzenlenen borçlanma tutarını gösterir borç tahakkuk cetvelinin, borçlanma talep formunda belirtilen adresine iadeli taahhütlü posta ile gönderilmiş olması, kimlik paylaşım sistemi sorgulamasına istinaden tebliğ mektubuna yazılan adres bilgilerinde hata olmaması, borç tebliğ edilemeden tahakkuk cetvelinin Kuruma iade edilmesi ve davacının 3 ay içinde başvuruda bulunmamasından dolayı borçlanma talebinin geçersiz sayıldığı, yurt dışı borçlanma karşılığı tespit edilen borç tutarının hangi adrese gönderileceği hususu, başvuru sahibince belirlenmekte ve talep dilekçesinde belirtilmekte olup, davalı Kurumca davacının vermiş olduğu tebligat adresine borç tahakkuku gönderildiğinden, yapılan tebliğ işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DAVALI ... BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI: Usul yönünden; davanın süresi içinde açılmadığının tespiti halinde süre aşımı yönünden reddinin gerektiği, iptali istenilen Yönetmeliğin 10. maddesinin üçüncü fıkrasının dava konusuyla ilgisinin bulunmadığı, dava dilekçesinde Yönetmeliğin 10. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istenilmesine rağmen, savunmaya cevap dilekçesinde anılan maddenin dördüncü fıkrasının iptalinin istenilmesinin, davayı değiştirme ve genişletme yasağı kapsamında olduğu;<br> Esas yönünden; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 99. maddesinde, sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri ile ilgili yapılacak her türlü kanunî düzenlemelerin bu Kanun'da yapılacağı, bu Kanun gereğince yapılacak bildirimler hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, ancak; yurt dışı hizmet borçlanmasına dair işlemlerin 7201 sayılı Kanun’a göre değil, 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’a göre yürütüldüğü, 7201 sayılı Kanun’un 1. maddesinin tebligatın uygulama alanını tespit ettiği, ayrıca hangi mercilerin tebligat çıkartabileceklerini de belirlediği, bu kapsama girmeyen tüm meslek kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilerin ancak 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu hükümlerine göre bildirim yapabilecekleri, tebligatın PTT Genel Müdürlüğü aracılığıyla, memur aracılığıyla, doğrudan doğruya, ilan yolu, elektronik tebligat şeklinde ve kural olarak PTT Genel Müdürlüğü aracılığıyla yapılacağı, diğer tebligat türlerinin istisnai olduğu, PTT aracılığıyla yapılan tebligatın iadeli taahhütlü mektupla yapıldığı, Kanun’un 20. maddesine göre, muhatabın tebliğ adresinden başka bir yere muvakkaten gittiği kendisine tebliğ yapılabilecek kimselerin beyanıyla anlaşıldığı takdirde tebliğ memuru tarafından bu husus mazbataya şerh düşülerek, imza altına alınacağı ve tebliğ evrakının bu kişilere teslim edildiği tarihten itibaren 15 gün sonra tebliğ edilmiş sayılacağı, lakin muvakkaten başka bir yere gidildiği hususu 13.,14.,16.,17. ve 18. maddelerde yazılı şahısların yani kendisine tebliğ yapılabilecek şahısların beyanıyla değil de tebliğ memurunun araştırması sonucu bu maddelerde sayılanlar haricindeki başka kişilerden öğrenilmişse keyfiyetin şerh düşülerek, tebliğin iadesinin gerektiği, yine 7201 sayılı Kanun’un Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tebligat yapılacak kişinin nereye gittiği ve ne zaman döneceği belli değil, tebligat alacak kişi ölmüş veya gösterilen adresten daimi olarak ayrılmış ve yeni adresi de tebliğ memurunca saptanamamış ise tebliğ evrakına bu durumun açıkça yazılarak iadesinin gerektiği; <br> 3201 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre, tahakkuk ettirilen borç tutarının tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde ödenmesinin gerektiği, ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilerek, tahakkuk ettirilen prim borcunu tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartının arandığı, anılan Kanun’a göre yurtdışı borçlanma talebinde bulunan davacıya borç tahakkuk cetvelinin, Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 30/05/2019 tarihli yazısıyla, borçlanma talep formunda belirtilen adresine iadeli taahhütlü posta ile gönderilmiş olması, kimlik paylaşım sistemi sorgulamasına istinaden tebliğ mektubuna yazılan tebligat adres bilgilerinde hata olmaması, borç tebliğ edilemeden tahakkuk cetvelinin iade edilmesi ve davacının 3 ay içinde başvuruda bulunmamasından dolayı borçlanma talebinin geçersiz sayıldığı; <br> Kişilerin isteği doğrultusunda tahakkuk ettirilen borçlanma tutarlarının, Kurumca zorunlu olarak tahsili gereken prim veya prime ilişkin alacak niteliğinde bulunmadığı, mevcut uygulamaya göre 20 grama kadar olan iadeli taahhütlü gönderinin yurt içi ücretinin 38,50-TL, tebliğ süresinin yaklaşık 10 gün olup, yurt dışı ücretinin ise 104,78-TL ve tebliğ sürecinin ise yaklaşık 20 gün olduğu, 7201 sayılı Kanun’a göre yurt içine yapılacak tebligat ücreti 58,00-TL, tebligat süreci yaklaşık 15 gün olup, yurt dışına 7201 sayılı Kanun’a göre tebligat yapılamadığı, bu şekilde bir tebligatın, bilinmeyen masraflar ve kişilerin tebliği almak için yapacağı masraflar hariç 97,78-TL olup, gerçekleşme sürecinin yaklaşık 3 ay olduğu, sürecin toplamda 140 günü bulduğu, ücret ve süre bakımından bir karşılaştırma yapıldığında borç tebliğ yazılarının iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderilmesinin, 7201 sayılı Kanun’a göre daha avantajlı gözüktüğü; <br> 7201 sayılı Kanun’a göre tebliğ yapılmak istendiğinde, Kurum haricinde Bakanlığa ve Dışişleri Bakanlığına da görev yükleneceğinden, bu birimlerin meydana gelecek iş yükünü ve oluşacak masrafları kaldırabilecek potansiyelinin olup olmadığının bilinmediği, diğer yandan dış temsilciliklere taşra birimlerinden doğrudan yazı gönderilemeyeceğinden, yapılan tüm borçlanma işlemlerine ilişkin olarak Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün de sürece dahil olmasının gerekeceği, mevcut uygulamada yurt içi ve yurt dışına gönderilecek iadeli taahhütlü gönderilerin, borçlanma işlemini gerçekleştirecek Kurumun ilgili birimi haricindeki bir kurum sürece dahil edilmeden, muhataba doğrudan kısa zamanda ulaştırılırken, yabancı ülkede tebliğ yapılacak kimse Türk vatandaşı olduğu takdirde tebliğin, Türk Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla ve muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle yapılabildiği, bildirimin o ülkenin mevzuatına göre tebliğ edildiği belgelendirildiğinde, tebliğden itibaren 30 gün içinde ilgilinin Türk Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurmasının süreci uzattığı; <br> Yine yurt dışı adresine gönderilecek iadeli taahhütlü gönderilerde Türk, yabancı uyruklu, mavi kartlı veya çifte vatandaş olunmasının önemi bulunmamakta ve herkese aynı iadeli taahhütlü gönderi Türkçe olarak doğrudan gönderilirken, 7201 sayılı Kanun’a göre yabancı ülkede tebliğ yapılacak kişi Türk vatandaşı olmadığı takdirde, tebliğin o ülkenin yetkili makamı vasıtasıyla yapıldığı, bu durumun ise borç bildirim yazısı ve tebliğ zarfının o ülkenin diline çevrilmesini gerektirdiğinden maliyet ve iş yükünü arttırdığı, ayrıca mavi kartlı vatandaşlar ile çifte vatandaşlar açısından da sıkıntı oluştuğu, mevcut uygulamada borç bildirim yazıları ayrım yapılmaksızın, herkese Türkçe olarak gönderilirken, tebligatın yabancı ülkede bulunan yabancı uyruklulara, mavi kartlılara ve çifte vatandaşlara 7201 sayılı Kanun’a göre yabancı ülke kurumlarınca yapılacak olması halinde tebliğ evrakı ve kapalı zarfın muhatabın bulunduğu ülke diline veya anlaşmalarla belirlenen dile tercüme ettirilmesinin gerektiği; İngilizce, Almanca ve Fransızca dilleri dışındaki diğer diller yönünden tercüme gerekmesi durumunda, dışarıda hizmet alım yöntemine başvurulmasının gerektiği belirtilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmelik hükmü ile bireysel işlemin iptali, Genelge hükümleri yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; davacının yurt dışı borçlanma talebine ilişkin dosyanın işlemden kaldırıldığı yolunda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kayseri Melikgazi Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve ... sayılı işleminin ve bu işleme dayanak oluşturan Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesinin 4. fıkrası ile Sosyal Güvenlik Kurumunun 08.06.2011 tarih ve 2011/48 sayılı Genelgesinin 2. bölümünün borç miktarının tebliğine ilişkin 4. bendinin iptali istemiyle açılmıştır.<br>Her ne kadar dava dilekçesinde, Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesinin 3. fıkrasının iptali istenilmiş ise de; aynı dilekçe içeriğinde yurt dışı borçlanma talebi üzerine tahakkuk ettirilen miktarın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Yönetmeliğin 10. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ''iadeli taahhütlü posta'' yolu ile gönderildiğinin belirtildiği ve davacı tarafından dava dosyasına sunulan ve 11.09.2020 tarihinde kayda giren dilekçede de iptali istenen fıkranın 3. fıkra değil 4. fıkra olduğunun ifade edildiği görüldüğünden, dava dilekçesinde maddi hata yapıldığı, davanın anılan 4. fıkranın iptali talebini içerdiği ve bu düzeltmenin dava konusu talebin değiştirilmesi veya genişletilmesi niteliğinde bulunmadığı kabul edilerek işin esası incelenmiştir.<br>7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 1. maddesinde; kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılacağı, "Tebliğ İmkansızlığı ve Tebellüğden İmtina" başlıklı 21. maddesinde; kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirileceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükme bağlanmıştır.<br>Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3201 sayılı Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'un ''Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi'' başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, tahakkuk ettirilen borç tutarının, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödeneceği, tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranacağı kurala bağlanmış, borç tutarının tebliğinin iadeli taahhütlü posta ile yapılacağına dair bir hükme yer verilmemiştir.<br>Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesinin 4. fıkrasında, kurumca tahakkuk ettirilen borç tutarının ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, posta alındısının ilgiliye teslim tarihinin, borcun tebliğ tarihi sayılacağı hükme bağlamış, Sosyal Güvenlik Kurumunun 08.06.2011 tarih ve 2011/48 sayılı Genelgesinin 2. bölümünün ''Borç Miktarının Tebliği'' başlıklı 4 numaralı bölümünün 5.fıkrasında da ''Tebliğ mektubunun ilgililere teslim edilememesi nedeniyle Kuruma iade edilmesi halinde, adresin ilgilinin dosyası ve adrese dayalı kimlik paylaşım sisteminden doğru olup olmadığı ile ilgili yapılacak olan kontrol neticesinde; <br>a) Tebliğ mektubuna yazılan adresin yanlış olduğu tespit edildiği takdirde, tahakkuk ettirilen borç iadeli taahhütlü olarak yeniden doğru adrese tebliğ edilecektir.<br>b) Tebliğ mektubuna yazılan adresin doğru olduğu tespit edildiği takdirde, borcun ilgiliye tebliğine ilişkin yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ilgilinin müracaatı üzerine aynı borç yeniden tebliğ edilecek, yeniden müracaat üç aylık süreden sonra yapılmış ise önceki borçlanma işlemi geçersiz sayılacak, yeni borç tahakkuku yeni talep tarihinde geçerli olan prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında seçilecek olan kazanç üzerinden gerçekleştirilecektir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Bilindiği üzere Yönetmelikler, bakanlıkların ve kamu tüzel kişilerin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanması için çıkardıkları hukuk kuralları olup, dayandıkları kanun ya da tüzüklere aykırı hüküm içeremezler.<br>Dava konusu düzenlemelerin, kendi kusurları olmaksızın tebligatı alamayan ve kendilerine tebligat yapılmaya çalışıldığından haberdar olamayan ilgililer açısından hak kaybı doğurucu sonuçları bulunduğu açıktır.<br>Bu durumda, herhangi bir yasal dayanağı bulunmaksızın, tebligat usullerinin ayrıntılı bir şekilde belirlendiği Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı şekilde düzenlenen Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesinin 4. fıkrasında ve dava konusu Genelge düzenlemesinde hukuka uyarlık görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemelerin ve bu düzenlemelere dayalı olarak tesis edilen dava konusu bireysel işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 21/04/2021 tarih ve 31461 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 73 sayılı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Kurulması ile Kamu Personel İşlemlerinin Yürütülmesine İlişkin Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hasım mevkiine alınmak suretiyle, davacının dava konusu Yönetmelik hükmünün 10. maddesinin üçüncü fıkrasına yönelik iptal istemi, dava dilekçesinde yer alan iddiaları ve nihai talebi dikkate alınarak, anılan maddenin dördüncü fıkrasına, dava konusu Genelge'nin İkinci Bölümünün ''Borç miktarının tebliği’’ başlıklı 4. kısmına yönelik iptal istemi, Genelge'nin dördüncü kısmının beşinci maddesine hasren incelendi ve davalı idarelerden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının usule yönelik itirazları yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:<br> Davacı, 27/05/2019 tarihinde yurt dışı hizmet borçlanması talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurmuştur. <br> Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Melikgazi Sosyal Güvenlik Merkezinin 30/05/2019 tarih ve 8215194 sayılı yazısıyla; 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’a göre davacının borçlanma talebinin uygun görülerek, borçlanma işleminin yapıldığı, borçlanma tutarının TL olarak yazıda belirtilen bankalardan birisine bu mektubun teslim tarihinden üç ay içinde Kurum hesabında olacak şekilde ödenmesi gerektiği, bu sürede ödenmediği takdirde borçlanmanın iptal edileceği, bir kısmının ödenmesi halinde ödediği miktara isabet eden gün sayısının geçerli sayılacağı, kısmi ödemelerde gün hesabının tahakkuk cetvelinde kayıtlı en son tarihten geriye gidilerek yapılacağının bildirildiği, bu yazıyla birlikte borç tutarını gösterir borç tahakkuk cetveli, davacının bildirimde bulunduğu adresine iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderilmiş olup, sonrasında ise tebliğ yapılamadığından iade edilmiştir. <br> Davacı 24/09/2019 tarihli dilekçesiyle, yurtdışı hizmet borçlanma talebinin reddedilmesi gerekçesini sormuştur. <br> Kayseri Melikgazi Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve E... sayılı yazısıyla; borçlanma talebinin reddedilmediği, borçlanma işleminin yapılarak tebliğ mektubunun 30/05/2019 tarihli evrak ile adresine gönderildiği belirtilmiştir. <br> Davacı bu defa 17/06/2020 tarihli dilekçesiyle; talebine istinaden tahakkuk ettirilen tutarın usulünce tebliğinin yapılmadığı, 3201 ve 7201 sayılı Kanunlarda iadeli taahhütlü olarak tebliğ yapılmasına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, tebliğin usulünce yapılarak 3201 sayılı Kanun gereğince emeklilik işlemlerinin yapılmasını istemiştir. <br> Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Melikgazi Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve E... sayılı dava konusu işleminde; 30/05/2019 tarihli yazılarıyla, borçlanma talebine istinaden oluşturulan borç tahakkuk cetvelinin, davacının borçlanma talebindeki adresine iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderildiği, ancak tebliğ edilemeden geri iade olduğu, 2011/48 sayılı Genelge'ye göre gönderinin kurumdan çıkış tarihinden itibaren 3 ay içinde ödeme yapılmadığından dosyasının işlemden kaldırıldığı, ayrıca 24/09/2019 tarihli dilekçesine 07/10/2019 tarihli yazıyla cevap verildiği bildirilmiştir. <br> Sonrasında ise Melikgazi Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve E... sayılı yazısıyla; davacının süresi içinde ödeme yapmadığından borçlanmasının geçersiz sayıldığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bildirilmiştir. <br> Bu durum üzerine bakılan dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'un ''Amaç ve kapsam'' başlıklı 1. maddesinde, ''Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir." kuralına; ''Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi'' başlıklı 4. maddesinde, ''Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %32’sidir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. (Mülga cümle:17/7/2019-7186/9 md.) (…) Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır...'' kuralı; ''Yönetmelik'' başlıklı 12. maddesinde, ''Bu Kanunun uygulanması ile ilgili esaslar (…) Maliye ve Gümrük Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca üç ay içinde müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.<br>'' kuralı yer almıştır. <br>3201 sayılı Kanun'un 12. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 06/11/2008 tarih ve 27046 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin ''Amaç'' başlıklı 1. maddesinde, ''Bu Yönetmeliğin amacı, Türk vatandaşlarının, yurtdışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ile bu sigortalılık süreleri arasında veya sonundaki işsizlik sürelerinden her birinde bir yıla kadar olan kısmının ve yurtdışında ev kadını olarak geçen sürelerinin, talepleri halinde borçlandırılarak sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesindeki usul ve esasları düzenlemektir.'' kuralı; ''Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi'' başlıklı 10. maddesinde, ''Borçlanma tutarı, 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesinde belirtilen alt ve üst sınırları arasında kalmak kaydıyla başvuru sahibince seçilen prime esas günlük kazancın % 32’sinin borçlanılacak gün sayısı ile çarpımı kadardır. Borçlanma tutarının tespitinde, adi posta veya kargo yolu ile veya Kuruma doğrudan yapılan yazılı başvurularda Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinin Kurumun evrak kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınır. Taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta olarak gönderilen yurtdışı borçlanma taleplerinde ise dilekçenin postaya verildiği tarih, Kuruma intikal tarihi olarak kabul edilir. Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi ile seçilen bir günlük borçlanma miktarının tespitine esas kazanç, borç tutarının ilgiliye tebliğ tarihine kadar yapılacak yazılı başvuru üzerine, yeniden belirleyeceği prime esas kazanca göre değiştirilir. Kurumca birinci fıkraya göre tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir. Posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih, borcun tebliğ tarihidir. Borçlanma başvuru sahiplerine borçlanma tutarı Yeni Türk Lirası cinsinden tebliğ edilir. Tebliğ edilen borç, Türkiye’de ödenmesi halinde Yeni Türk Lirası, yurtdışından ödenmesi halinde ise Yeni Türk Lirası karşılığı döviz olarak ödenir. Borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işlemi geçersiz sayılır. Üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden süre geçerli sayılır. Borcun bir kısmını veya tamamını ödemeyenlerin, bu sürelerinin Kanuna göre değerlendirilmesi, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlıdır.'' kuralı yer almıştır. <br>Dava konusu Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ''Yurtdışı borçlanma ve tahsis işlemleri'' konulu, 08/06/2011 tarih ve 2011/48 sayılı Genelgesi'nin İkinci Bölümünün ''Borç miktarının tebliği'' başlıklı dördüncü kısmının beşinci maddesinde, ''Tebliğ mektubunun ilgililere teslim edilememesi nedeniyle Kuruma iade edilmesi halinde, adresin ilgilinin dosyası ve adrese dayalı kimlik paylaşım sisteminden doğru olup olmadığı ile ilgili yapılacak olan kontrol neticesinde;<br>a) Tebliğ mektubuna yazılan adresin yanlış olduğu tespit edildiği takdirde, tahakkuk ettirilen borç iadeli taahhütlü olarak yeniden doğru adrese tebliğ edilecektir.<br>b) Tebliğ mektubuna yazılan adresin doğru olduğu tespit edildiği takdirde, borcun ilgiliye tebliğine ilişkin yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ilgilinin müracaatı üzerine aynı borç yeniden tebliğ edilecek, yeniden müracaat üç aylık süreden sonra yapılmış ise önceki borçlanma işlemi geçersiz sayılacak yeni borç tahakkuku yeni talep tarihinde geçerli olan prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında seçilecek olan kazanç üzerinden gerçekleştirilecektir.'' düzenlemelerine yer verilmiştir. <br>7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 1. maddesinde, ''Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.'' kuralı; ''Yönetmelik'' başlıklı 60. maddesinde, ''Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar İçişleri, Maliye ve Ulaştırma Bakanlıklarının görüşü alınmak suretiyle, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' kuralı yer almakta olup, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (IV) sayılı Cetvelde ise, Sosyal Güvenlik Kurumları; Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü şeklinde sayılmıştır. <br>7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 60. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 25/01/2012 tarih ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin, ''Amaç'' başlıklı 1. maddesinde, ''Bu Yönetmeliğin amacı, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.'' kuralı; ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesinde, ''Bu Yönetmelik; yargı mercileri, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak tüm tebligat işlemlerine ilişkin usul ve esasları kapsar.'' kuralı yer almıştır. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Dava; Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesinin dördüncü fıkrası yönünden incelendiğinde; <br> Dava konusu Yönetmeliğin dayanağını teşkil eden 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca, yurt dışı hizmet borçlanmasının şartları, kimlerin yurt dışı sürelerini borçlanma imkanından yararlanabileceği ve hangi sürelerin ilgililerin sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilebileceğine ilişkin hususlar düzenlenerek, devamında borçlanılacak her gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarının ne şekilde tespit edileceği, söz konusu borç tutarının, tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içerisinde ödenmesi gerektiği, aksi halde bu süre içinde ödeme yapılmaması durumunda yeniden başvuru şartı aranacağı belirtilmiş olup, ayrıca tahakkuk ettirilen borç tutarının ne şekilde tebliğ edileceğine ilişkin açık bir düzenlemeye de yer verilmediği görülmektedir. <br> 3201 sayılı Kanun'un uygulanması ile ilgili esasların düzenlendiği Yönetmelik hükümlerinde ise, borçlanma başvurularına ait usul ve esaslar belirlendikten sonra, borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi kısmında, borçlanma tutarının, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 82. maddesinde belirtilen alt ve üst sınırları arasında kalmak kaydıyla başvuru sahibince seçilen prime esas günlük kazancın %32'sinin borçlanılacak gün sayısı ile çarpımı kadar olduğu, borçlanma tutarının tespitinde yapılan başvuru türüne göre hangi tarihin esas alınacağının belirlenmesiyle birlikte, tahakkuku yapılan borç tutarının, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliği ile posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarihin borcun tebliğ tarihi sayılacağı, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işleminin geçersiz sayılacağı, üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden sürenin geçerli sayılacağı, borcun bir kısmını veya tamamını ödeyenlerin, bu sürelerinin Kanun'a göre değerlendirilmesinin, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlı olacağı belirtilmiştir. <br> Uyuşmazlıkta ise, 3201 sayılı Kanun uyarınca borçlanma talebinde bulunan davacının, talebine istinaden oluşturulan borç tahakkuk cetvelinin, başvuru dilekçesinde belirtilen adresine iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderimi üzerine, tebliğ yapılamadan iade edilmesiyle, sonuçta; davacı yönünden süresi içinde ödeme yapılmadığından borçlanmanın geçersiz sayılması suretiyle bir hak kaybı oluştuğundan, borç tahakkukuna ilişkin tebliğin ne şekilde yapılması gerektiğinin uyuşmazlığın çözümü açısından önem arz ettiği açıktır. <br> Bu kapsamda öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerinin incelenmesi gerekmekte olup, anılan Kanun'un kapsamı içinde kazaî merciler, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler yanında (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumlarının da yer aldığının, bu sayılan Kurumlarca yapılacak elektronik ortam da dahil tüm tebligatın, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılacağının anlaşıldığı, ayrıca (IV) sayılı Cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ise Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü şeklinde sayılmıştır. <br> Bu nedenle, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı Kanun hükmünde borcun tebliği ile ilgili bir düzenleme bulunmamasına rağmen, davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 7201 sayılı Kanun kapsamında olması ve Kurumca yapılacak tüm tebligatın, bu Kanun hükümlerine göre yapılması gerektiği dikkate alındığında, Kanun'un açık hükümlerine aykırılık oluşturduğu anlaşıldığından, hak kaybına sebebiyet veren Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesinin dördüncü fıkrasında hukuka ve dayandığı üst hukuk normlarına uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Dava; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ''Yurt dışı borçlanma ve tahsis işlemleri’’ konulu, 08/06/2011 tarih ve 2011/48 sayılı Genelgesi'nin İkinci Bölümünün ''Borç miktarının tebliği’’ başlıklı 4. kısmının 5. maddesi yönünden incelendiğinde; <br> Dava konusu Genelge hükümleri ile 3201 sayılı Yurt Dışında Çalışan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre, yurt dışında geçen sürelerin borçlandırılması ve bu sürelere göre aylık bağlanmasında, merkez ve taşra teşkilatında yürütülecek iş ve işlemlerin usul ve esasları ile süreçlerinin yeniden belirlendiği, Genelge'nin iptali istenilen kısmında ise, tebliğ mektubunun ilgililere teslim edilememesi nedeniyle iadesi halinde, tebliğ mektubuna yazılan adresin yanlış ve doğru olmasına göre yapılacak işlemler ve sonuçları hakkında bilgilendirme yapıldığı görülmektedir. <br> Ancak; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ''Yurt Dışı Borçlanma İşlemleri'' konulu, 10/01/2021 tarih ve 2021/2 sayılı Genelge'si ile yayımı tarihinden geçerli olmak üzere 2011/48 sayılı Genelge hükümlerinin tamamı yürürlükten kaldırılmıştır. <br> Bu durumda, Genelge hükümlerinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle, iptali istenilen bu kısım yönünden, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. <br> Dava; Sosyal Güvenlik Kurumu Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Melikgazi Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve E... sayılı işlemi yönünden incelendiğinde; <br> Dava konusu bireysel işlemde; borçlanma talebinde bulunan davacının, talebine istinaden oluşturulan borç tahakkuk cetvelinin, iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderimi üzerine tebliğ edilemeden iade olduğundan bahisle, gönderinin kurumdan çıkış tarihinden itibaren 3 ay içinde ödeme yapılmadığından, dosyanın işlemden kaldırıldığının belirtildiği, her ne kadar Genelge hükümleri gerekçe gösterilerek dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, işin esasını, borç tahakkuk bildiriminin; iadeli taahhütlü gönderimi üzerine tebliğ edilemeden iadesi oluşturduğundan ve bu konudaki borç bildiriminin iadeli taahhütlü yapılacağına ilişkin ilgili Yönetmelik hükmünün iptaline karar verildiğinden, Yönetmelik hükmü dayanak alınarak tesis edilen bireysel işlem yönünden de hukuka uygunluk bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Dava konusu Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesinin dördüncü fıkrasının İPTALİNE,<br>2. Sosyal Güvenlik Kurumu Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Melikgazi Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve E... sayılı işleminin İPTALİNE,<br>3. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ‘’Yurt dışı borçlanma ve tahsis işlemleri’’ konulu, 08/06/2011 tarih ve 2011/48 sayılı Genelgesi'nin İkinci Bölümünün ''Borç miktarının tebliği’’ başlıklı 4. kısmının 5. maddesinin iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına,<br>5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, <br>6. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
iadeli