<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1834 E. , 2023/5043 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/1834<br>Karar No : 2023/5043 <br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACILAR) ...'e velayeten kendi adlarına asaleten ... ve ...<br>VEKİLİ : Av. …<br> 2- (DAVALI) … Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Niğde İli, Merkez İlçesi, 19 Mayıs Ortaokulu öğrencisi olan ...'in, 16.03.2018 tarihinde sınıf arkadaşı tarafından fırlatılan taşın sağ gözünü yaralaması nedeniyle sağ gözünü tamamına yakın oranda kaybettiğinden bahisle idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek ... için 125.000,00-TL, anne ... için 75.000,00-TL, baba ... için 75.000,00-TL olmak üzere toplam 275.000,00-TL manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ...'de oluşan iş gücü kaybı için 1.000,00-TL maddi tazminat olmak üzere toplam 276.000,00-TL maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı çocuğun yaralanması olayı nedeniyle, kendisinde oluşan herhangi bir işgücü kaybının bulunmadığının sağlık kurulu raporuyla sabit olduğu anlaşıldığından, maddi tazminat kapsamında davalı idarece tazmini gereken bir zarar bulunmadığından davacı çocuk ...'in maddi tazminat isteminin reddine, meydana gelen olayın niteliği, davacılar üzerinde bıraktığı etki ile tedavi süreci, idarenin olay kapsamındaki sorumluluğu bir arada değerlendirildiğinde, zenginleşmeye sebep olmayacak nitelikte olmak üzere, takdiren davacı çocuk ... için 3.000,00 TL, davacı baba İbrahim için 1.000,00 TL, davacı anne Ayşe için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 08.12.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemi ile faiz isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davacıların İddiaları: Davacıların vekili tarafından, davaya gerekçe olarak alınan sağlık raporunda müvekkillerinin çocuklarının gözünde görme kaybının katarakt rahatsızlığı sebebi ile meydana geldiği belirtilmişse de, bu görme kaybı rahatsızlığının ne şekilde oluştuğu, okulda meydana gelen yaralanma eylemi sebebi ile oluşup oluşmadığına veya var olan katarakt derecesinin artıp artmayacağına yönelik bir tespitin yapılmadığı, dolayısıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik olduğu ileri sürülmektedir.<br> Davalı İdarenin İddiaları: Davalı idare tarafından, yaşanan olayda herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, olayın hizmetin hiç veya kötü işlenmesi sebebiyle değil tamamen üçüncü kişinin ağır kusuru sebebiyle meydana geldiği, dolayısıyla kusurlu veya kusursuz hiçbir sorumlulukların bulunmadığı belirtilerek kendileri aleyhine açılan davada verilen kararın kabule ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiş olup, davalı idarece davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Niğde İli, Merkez İlçesi, 19 Mayıs Ortaokulu öğrencisi olan davacıların çocukları ...'in, 16.03.2018 tarihinde sınıf arkadaşı tarafından fırlatılan taşın sağ gözüne gelmesi sebebiyle yaralandığı, davacıların okul idarecilerin gözetim ve denetim yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle 05.03.2018 tarihinde iadeli posta yoluyla davalı idareye başvuruda bulunduğu, başvurunun zımnen reddi üzerine toplam 275.000,00-TL manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ...'de oluşan işgücü kaybı için 1.000,00-TL maddi tazminat olmak üzere toplam 276.000,00-TL maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 'Yargı yolu' başlıklı 125. maddesinin 7. fıkrasında; "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmüne yer verilmiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, tam yargı davaları, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.<br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca tazmin edilmektedir.<br>İdari hizmetlerin kuruluş ve işleyişindeki mevcut kusurlardan dolayı meydana gelen zararların, idarece tazmini gerektiği açıktır. Ayrıca, kamu hizmetlerinin görülmesi sırasında, bir görevle ilgili olarak genel külfetler dışında fertlere verilen zararların, eylem ile sonuç arasında nedensellik bağının bulunması koşuluyla, kusursuz sorumluluk esaslarına göre hizmetin sahibi idarelerce tazmin edilmesi de gerekmektedir. Başka anlatımla, idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağanüstü zararları kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazminle yükümlüdür.<br>Aksi durum, bu hizmetlerin yürütülmesi sırasında oluşan zararların bir veya birkaç kişiye yükletilmesi sonucunu doğururki, bu da, kamu külfetleri karşısında eşitlik, hakkaniyet ve nesafet ilkeleri ile bağdaşmaz.<br>İdarenin gözetim sorumluluğu gereği, kamu hizmetinin yerine getirilmesinde kusuru olmasa bile öğrenci velisinin öğrenciyi okul idaresinin gözetim ve denetimine bıraktığı andan itibaren okulda ders saati içerisinde meydana gelebilecek olan zararlardan sorumlu tutulması ve meydana gelen zararın kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmin edilmesi, kamu külfetleri karşısında eşitlik, hakkaniyet ve nasafet ilkeleri gereğidir.<br>Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; ortaokul öğrencisi olan davacıların çocuklarının okul saatleri içinde sınıf arkadaşı tarafından fırlatılan taşın sağ gözünü yaralaması sebebiyle Mahkemece, Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Gazi Hastanesi Başhekimliği'nden sağ gözde; görme kaybı, herhangi bir arıza, iz kalıp kalmadığı, arızanın sürekli olup olmadığı ve herhangi bir iş gücü kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise geçici veya sürekli olup olmadığı ve var ise oranın ne olduğu yönünde rapor istendiği görülmektedir.<br>Mahkemece yapılan Ara Kararı sonrasında, Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından Göz Hastalıkları alanında uzman üç akademisyen doktor tarafından düzenlenen raporda özetle, sağ gözde bulunan görme azlığının katarakta bağlı olduğu ve cerrahiden fayda göreceği belirtilmekle yetinildiği görülmektedir.<br>Davacıların çocuklarının sağ gözünde oluşan kataraktın, meydana gelen olay nedeniyle oluşup oluşmadığının açıklığa kavuşturulması, gerek gözün eski sağlığına kavuşması için yapılacak tedavi masrafların karşılanması bakımından, gerekse de gözün tam olarak iyileşememesi sebebiyle oluşacak iş gücü kaybının belirlenmesi bakımından önemlidir. <br> Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sağ gözde meydana gelen kataraktın yaşanan olay sebebiyle göze alınan darbe ile meydana gelip gelmediği yönünde herhangi bir tespitin yer almadığı, sadece "sağ gözde kataraktın bulunduğu ve cerrahi operasyonla fayda görüleceği" şeklinde ibareye yer verildiği görülmektedir.<br>Bu durumda; davacının tedavi sürecine dair tüm bilgi ve belgeler getirildikten sonra gerekirse sadece dosya üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davacıların çocuklarının sağ gözünde oluşan kataraktın gözüne aldığı darbe sebebiyle oluşup oluşmadığının, göze alınan darbe sebebiyle katarakt oluşmuşsa cerrahi operasyon ile tam olarak iyileşip iyileşmeyeceğinin, başka bir ifadeyle iş gücü kaybına sebep olup olmadığının net bir şekilde ortaya konularak bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen istinaf kararında hukuki isabet görülmemiştir <br>Öte taraftan, yaşanan olayın niteliği, davacılar üzerinde bıraktığı etki ile tedavi süreci, idarenin olay kapsamındaki sorumluluğu birlikte değerlendirilerek zenginleşmeye sebep olmayacak nitelikte ancak takdir edilecek miktarın aynı zamanda duyulan elem ve ızdırabı giderecek bir oranda manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerektiği de tartışmasızdır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacı temyiz isteminin kabulüne,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:.., K:.. sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak 20/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>
iadeli