<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/47 E. , 2025/85 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2025/47<br>Karar No : 2025/85 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Birliği<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, davalı yanında müdahil ...'nun Antalya Barosu Levhasına avukat olarak yazılmasına dair Antalya Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının Adalet Bakanlığınca tekrar görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... hakkında ''Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma'' suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esasına kayden açılan kamu davasının derdest olduğu; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin 3. fıkrasına göre, adayın 5/1-a maddesinde yazılı cezalardan birini gerektiren suçlardan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın bu kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verilebileceğinin hükme bağlandığı, bu konuda idareye tanınan takdir yetkisi kullanımının kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, idarenin takdir yetkisinin bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğunun İdare Hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu, müdahile isnat edilen fiillerin niteliği ile baro levhasına yazılması halinde yürütülecek kamu hizmetinin önem ve özelliği dikkate alındığında, ceza kovuşturması sonucunun beklenmesi gerektiği sonucuna varıldığı belirtilerek müdahilin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin dava konusu yönetim kurulu kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; UYAP kayıtları incelendiğinde; müdahil hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayısına kayden açılan davada adı geçenin beraatine hükmedildiği; her ne kadar karar kesinleşmemiş ise de bu aşamada takdir yetkisinin ilgili aleyhine kullanılmasının masumiyet karinesi ile çelişeceği, adı geçen hakkında ilk derece mahkemesince beraat kararı verilen ve istinaf aşamasında olan yargılama dışında Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında değerlendirilebilecek bir kovuşturmanın bulunmadığı da göz önüne alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık, mahkeme kararında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin ve müdahilin istinaf istemlerinin kabulü ile ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili dairesine temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. <br> Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/01/2024 tarih ve E:2021/7375, K:2024/192 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte müdahil hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan ceza kovuşturmasının derdest olduğu, idari yargı denetiminin, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olduğu, bu halde dava konusu işlem tarihi itibarıyla hakkında Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza kovuşturması bulunan ilgilinin baro levhasına yazılması yolunda tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; bununla birlikte, anılan ceza kovuşturması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile "sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğini gösterir, mahkumiyete yetecek derecede vicdani kanaat sağlayacak bir delilin dosya içeriğinde mevcut olmadığı" gerekçesiyle müdahil ...'nun beraatine karar verildiğinden, müdahilin yeniden baro levhasına yazılması talebinde bulunabileceği; mevzuat çerçevesinde davalı idarece bu istem hakkında yeni bir işlem tesis edilebileceği tabii olduğu gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idare ile müdahilin istinaf başvurularının kabulü ile davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte müdahil hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan ceza kovuşturmasının derdest olduğu, avukatlık mesleğinin önem ve özelliği itibariyla idarenin kamu yararı ve hizmet ölçütleri gözetilerek takdir yetkisi kullanılmak suretiyle 1136 sayılı Kanun'un 5/1-a maddesinde yer alan Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan kovuşturma altında bulunanların baro levhasına yazılma talepleri hakkındaki kararın bu kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verilmesi gerektiği, aksi yönde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Davalı yanında müdahilin avukatlık mesleğini icra edebilmesi, baro levhasına yazılmasını zorunlu kıldığından, dava konusu işlemin mahiyeti nedeniyle belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlemlerden olduğunun kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında; "Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır." kuralı yer almaktadır.<br>Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:<br>.....<br>d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>hükmüne yer verilmiştir.<br>Aynı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrasında; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü, 7. fıkrasında ise; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." hükmü yer almıştır.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıda aktarılan kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştaya temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.<br>Uyuşmazlık, müdahil ...'nun Antalya Barosu Levhasına avukat olarak yazılmasına dair Antalya Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının Adalet Bakanlığınca tekrar görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararından kaynaklanmaktadır.<br>Dava konusu işlemin, müdahilin "avukatlık" mesleğinden "çıkarılması" sonucunu doğuran bir işlem olmadığı, aksine söz konusu mesleği yapabilmesi için gerekli olan Baroya kayıt ile ilgili olduğu, bir başka deyişle henüz avukat olarak çalışma hakkı olmayan müdahilin bu meslekten çıkarılmasından da söz edilemeyeceği, dolayısıyla temyiz istemine esas teşkil eden kararın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında "meslekten çıkarılma" olarak değerlendirilemeyeceği, öte yandan avukatlık mesleğinin ticari faaliyet de olmadığı ve anılan fıkranın (e) bendi kapsamına da girmediği anlaşılmaktadır. <br>Bu duruma göre işbu kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu sonucuna varılmakta olup temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.<br> Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesince verilen ilk kararın Danıştay Dairesince temyiz incelemesinin yapılmış olmasının ve temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesinin, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davalarda ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceği de açıktır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. Bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/01/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY<br> X- 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.<br> Öte yandan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasında; "Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir." hükmüne, 66. maddesinde; "Her avukat, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla, yükümlüdür. <br>Bir baro levhasına yazılmış olan avukat, sürekli olmamak şartiyle, memleketin her yerinde avukatlık yapmaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. <br> Uyuşmazlıkta, davalı yanında müdahilin avukatlık mesleğini icra edebilmesi, baro levhasına yazılmasını zorunlu kıldığından, dava konusu işlemin mahiyeti nedeniyle belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlemlerden olduğunun kabulü ile dava konusu işleme karşı açılan dava hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararın Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle davacının temyiz isteminin reddi yolundaki karara katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
harç