<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2025/49 E.  ,  2025/86 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2025/49<br>Karar No : 2025/86 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Barolar Birliği<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, davalı yanında müdahil ...'ın Van Barosu Levhasına avukat olarak yazılmasına dair Van Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının Adalet Bakanlığınca tekrar görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı yanında müdahilin PKK terör örgütüne üye olmak suçundan yargılandığı davada ... Ağır Ceza Mahkemesince beraatine karar verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğu, beraat etmiş olması nedeniyle asıl olanın suçsuzluk olduğu, diğer suçlarla ilgili yargılamasının ise devam ettiği, bu suçlardan ortada henüz bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı, bu suçların terör örgütü üyeliği ile ilgili suçlar olmadığı, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesiyle birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın, bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi konusunda idareye takdir hakkı tanındığı, takdir hakkının yalnızca ceza davası açılması nedeniyle çalışma hakkını engelleyecek ve masumiyet karinesini ortadan kaldıracak biçimde yargılama sonucunda ceza alabileceği varsayımıyla davacı aleyhine kullanılması gerekmediği; ilgiliye isnat edilen suçların niteliği de değerlendirilerek avukatlık mesleğine kabul edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, zira müdahil hakkında Baro levhasına yazılmasına engel yeni bir durumun ortaya çıkması halinde (mahkûmiyet hali gibi) 1136 sayılı Kanun'un 5., 135. ve 74. maddeleri uyarınca davalı idarece yeniden bir karar verileceğinin de açık olduğu belirtilerek müdahilin bu aşamada Baro levhasına avukat olarak yazılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili dairesine temyiz yolu açık olmak üzere reddine karar verilmiştir. <br> Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/04/2024 tarih ve E:2022/103, K:2024/2321 sayılı kararıyla; Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/04/2021 tarih ve 2019/20904 başvuru numaralı İ.K. kararında yer verilen gerekçeler dikkate alındığında, ilgili hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde belirtilen suçlardan dolayı ceza soruşturması olduğu gerekçesi ile Kanun'un 5. maddesinin 3. fıkrasının uygulanmasına hukuken olanak bulunmadığı; <br>Anılan kişi hakkında 1136 sayılı Kanun'un 5/1-a maddesinde sayılan suçlara ilişkin derdest bir ceza kovuşturması mevcut ise de; ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı ile ortada kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmaması hususu ile mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, ilgili kişi hakkında devam eden kovuşturma sürecinde ilgilinin baroya yazılıp yazılmaması hususunda baroların ve Türkiye Barolar Birliği'nin takdir hakkı olduğu, bu takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığının görüldüğü,<br> İdari yargı denetiminin, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olduğu, ilgilinin Baro levhasına yazılması hususunda ısrar kararı verildiği tarih itibarıyla, adı geçen hakkında 1136 sayılı Kanun'un 5/1-a maddesinde yazılı olan suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlardan dolayı ceza kovuşturmasının mevcut olduğu, Kanun'un 5/3. maddesinde tanınan takdir yetkisinin, atılı suçlardan hakkında kovuşturma yürütülen ilgilinin Baro levhasına yazılması yönünde kullanılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve kamu yararına uyarlık görülmediği; öte yandan, hakkında devam eden ceza yargılaması esas alınarak avukatlığa kabul edilmemesinin masumiyet karinesini ihlal ettiği iddiasıyla yapılan bir başvuruda Anayasa Mahkemesince masumiyet karinesinin ihlal edilmediği sonucuna ulaşıldığı,<br>Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ilgili kişi hakkında ÖSYM Kanununa muhalefet ve resmî belgede sahtecilik suçlarından ceza soruşturması olduğu, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, resmî belgede sahtecilik ve ÖSYM Kanununa muhalefet suçlarından ... Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı, PKK terör örgütü üyeliği suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesince beraat kararı verilmiş ise de bu kararın henüz kesinleşmediği, ilgiliye isnat edilen silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarının Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesi uyarınca avukatlığa engel olduğu gözetildiğinde söz konusu ceza soruşturması ve kovuşturmasının neticesinin beklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu aşamada Baro levhasına yazılmasına karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı tarafından, ilgilisi hakkında yapılan ceza yargılaması beraat ile neticelendiğinden dava konusu işlemin mevzuata ve evrensel hukuk ilkelerine uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Davalı yanında müdahilin avukatlık mesleğini icra edebilmesi, baro levhasına yazılmasını zorunlu kıldığından, dava konusu işlemin mahiyeti nedeniyle belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlemlerden olduğunun kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında; "Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır." kuralı yer almaktadır.<br>Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:<br>.....<br>d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>hükmüne yer verilmiştir.<br>Aynı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrasında; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü, 7. fıkrasında ise; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." hükmü yer almıştır.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıda aktarılan kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştaya temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.<br>Uyuşmazlık, müdahil ...'ın Van Barosu Levhasına avukat olarak yazılmasına dair Van Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının Adalet Bakanlığınca tekrar görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararından kaynaklanmaktadır.<br>Dava konusu işlemin, müdahilin "avukatlık" mesleğinden "çıkarılması" sonucunu doğuran bir işlem olmadığı, aksine söz konusu mesleği yapabilmesi için gerekli olan Baroya kayıt ile ilgili olduğu, bir başka deyişle henüz avukat olarak çalışma hakkı olmayan müdahilin bu meslekten çıkarılmasından da söz edilemeyeceği, dolayısıyla temyiz istemine esas teşkil eden kararın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında "meslekten çıkarılma" olarak değerlendirilemeyeceği, öte yandan avukatlık mesleğinin ticari faaliyet de olmadığı ve anılan fıkranın (e) bendi kapsamına da girmediği anlaşılmaktadır. <br>Bu duruma göre işbu kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu sonucuna varılmakta olup temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.<br> Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesince verilen ilk kararın Danıştay Dairesince temyiz incelemesinin yapılmış olmasının ve temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesinin, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davalarda ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceği de açıktır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. Bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/01/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY<br>X- 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.<br>Öte yandan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasında; "Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir." hükmüne, 66. maddesinde; "Her avukat, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla, yükümlüdür. <br>Bir baro levhasına yazılmış olan avukat, sürekli olmamak şartiyle, memleketin her yerinde avukatlık yapmaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. <br> Uyuşmazlıkta, davalı yanında müdahilin avukatlık mesleğini icra edebilmesi, baro levhasına yazılmasını zorunlu kıldığından, dava konusu işlemin mahiyeti nedeniyle belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlemlerden olduğunun kabulü ile dava konusu işleme karşı açılan dava hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararın Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle davacının temyiz isteminin reddi yolundaki karara katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>

harç