<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/1119 E.  ,  2025/951 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/1119<br>Karar No : 2025/951 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- (DAVALI) ... Bakanlığı <br> VEKİLİ: Av. ...<br><br> 2- (DAVACI) ...<br> VEKİLİ: Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ: ...<br>Dairemiz kararında yer alan karşı oy gerekçesinde belirtilen nedenlerle temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>İLGİLİ MEVZUAT: <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddenin 6. fıkrasında; Bölge İdare Mahkemelerinin 46. maddeye göre temyiz yolu açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükmüne yer verilmiş, "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sınırlı olarak sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilerek, aynı fıkranın (g) bendinde yer alan; Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davaların temyize tabi olduğu düzenlenmiş, 48. maddesinin 7. fıkrasında ise; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." hükmü yer almıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde, bölge idare mahkemesinin temyiz incelemesine tabi kararlarının sınırlı olarak sayıldığı, Danıştay Dördüncü Dairesinin görevine giren ve temyize konu olabilecek davalar arasında; Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararların belirlendiği, söz konusu maddede sayılanlar dışındaki davalar hakkında Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince kesin olarak karar verilmesi gerektiği, kesin olarak verilen kararlar hakkındaki temyiz istemlerinin ise incelenemeyeceği anlaşılmaktadır.<br>Uyuşmazlıkta; dava konusu Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... Mahallesinde bulunan davacıya ait/hissedarı olduğu muhtelif taşınmazların bulunduğu alanda yer alan Uncalı Ormanlık Alan Potansiyel Doğal Sit Alanı'nın “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak tescil edilmesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İ...lim Değişikliği Bakanlığı'nın... tarih ve ... sayılı işlemiyle, bu işleme karşı yapılan itirazın zımnen reddine dair işleminin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin (g) bendi uyarınca temyize tabi davalardan olan Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu veya Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla, istinaf incelemesinden sonra temyiz incelemesine tabi olan davalar arasında sayılmayan ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca istinaf incelemesi üzerine kesinleşen karar hakkında temyiz isteminde bulunulması hukuken mümkün olmadığı gibi, Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdare Dava Dairesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş olması, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davada ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceğinden, tarafların temyiz isteminin de incelenemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br>2. Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmiş olması sebebiyle temyiz aşamasında yatırılan ... TL harç ile artan posta avansının isteği halinde davacıya iadesine,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dava; Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... Mahallesinde bulunan davacıya ait/hissedarı olduğu muhtelif taşınmazların bulunduğu alanda yer alan Uncalı Ormanlık Alan Potansiyel Doğal Sit Alanı'nın “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak tescil edilmesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, bu işleme karşı yapılan itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır. <br>2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun Ek 4. maddesinde; "Taşınır tabiat varlıkları hariç tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili olarak bu Kanunda öngörülen iş, işlem ve kararlar bakımından görevli ve yetkili bakanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'dır.<br>Tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili hususlarda karar almak ve bu Kanunda öngörülen diğer iş ve işlemlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yardımcı olmak üzere; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı merkez teşkilatı bünyesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısının başkanlığında, söz konusu varlıkların ve alanların özelliklerine göre konusunda uzmanlaşmış mimar veya şehir plancısı, orman veya çevre mühendisi (1) ve hukukçular ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca uygun görülecek uzmanlardan Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve taşrada (…)(1) aynı meslek alanlarından yeterli sayıda uzmanın katılması suretiyle yeteri kadar Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu teşkil edilir. Bu komisyonların iş, işlem ve kararları konusunda, bu Kanunun Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurulları ile ilgili hükümleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca alınan ilke kararları çerçevesinde kıyasen uygulanır.<br> Bu Kanunda Koruma Yüksek Kurulunca alınması öngörülen kararlar, tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları bakımından Koruma Merkez Komisyonunca, koruma bölge kurullarınca alınması öngörülen kararlar koruma bölge komisyonlarınca alınır ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayıyla yürürlüğe konulur.<br>Bu Kanunda ve diğer mevzuatta tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları bakımından Koruma Yüksek Kuruluna ve koruma bölge kurullarına yapılan atıflar ilgisine göre Koruma Merkez Komisyonuna ve koruma bölge komisyonlarına yapılmış sayılır ve ilgili maddelerde geçen Koruma Yüksek Kurulundan Koruma Merkez Komisyonu ve koruma bölge kurullarından koruma bölge komisyonları anlaşılır." düzenlemesine yer verilmiştir.<br>19.07.2012 tarih ve 28358 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin "Doğal sit alanları ve tabiat varlıklarının tesciline, ilanına ve itirazlara ilişkin usul ve esaslar" başlıklı 17. maddesinde; (1) Doğal sit alanları ve tabiat varlıklarının tescil ve ilanı aşağıda yer alan usul ve esaslara göre yapılır:<br>a) Tespit edilen ve değerlendirilmek üzere Bölge Komisyonuna sunulan Tespit Raporu Bölge Komisyonunda değerlendirilir. Değerlendirme sonucu tescil kararı alınmış ise üç suret olarak sunulan karar örneği, bir sureti İl Müdürlüğünde kalmak üzere diğer suretleri Genel Müdürlüğe gönderilir.<br>b) Genel Müdürlük tarafından incelenen Bölge Komisyonu Kararında eksiklik veya hata görülmesi halinde yeniden değerlendirilmek üzere İl Müdürlüğüne gönderilir. İl Müdürlüğü tarafından tekrar Bölge Komisyonuna sunulur. Alınan komisyon kararı Genel Müdürlüğe iletilir.<br>c) Genel Müdürlük Bakan onayı alınmak üzere kararı Bakanlık Makamına gönderir.<br>d) Bakan onayı veya Cumhurbaşkanı kararı alınması ile tescil işlemi tamamlanmış olur. Tescil işlemi tamamlanamayan durumlarda söz konusu alanın mevcut durumu devam eder...<br>h) Tescil kaydının kaldırılması bu Yönetmeliğe uygun olarak yürütülür.<br>ı) Genel Müdürlük gerekli gördüğü durumlarda talep olmaksızın da tespit yapabilir.<br>j) Anıt ağaçlar hariç, tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tescil kararları, Resmî Gazete’de yayımlanır ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulur.<br>k) (Ek:RG-5/3/2022-31769) Tescil işlemine ilan tarihinden itibaren 60 günlük süre içerisinde gerçek ve tüzel kişilerce itiraz edilebilir.<br>l) (Ek:RG-5/3/2022-31769) Yapılan itirazlar, Genel Müdürlükçe ön incelemeye tabi tutulur. Ön inceleme aşamasında itirazın süresi, başvuranın menfaati ve başvurunun somut gerekçeleri incelenir.<br>m) (Ek:RG-5/3/2022-31769) Ön inceleme şartlarının sağlanmadığı hallerde başvuru Genel Müdürlük tarafından reddedilir.<br>n) (Ek:RG-5/3/2022-31769) Ön inceleme şartlarını sağlayan başvuruların esasına ilişkin olarak Genel Müdürlük tarafından değerlendirme yapılır. Uygun bulunmayan itirazlar reddedilir. Maddi hatalar değerlendirilmek üzere Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonuna, diğer itirazlar ise değerlendirilmek üzere Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonuna intikal ettirilir". düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Dava dosyasının incelenmesinden; davacının maliki/hissedarı olduğu, Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... Mahallesinde bulunan davacıya ait/hissedarı olduğu muhtelif taşınmazların bulunduğu alanda yer alan Uncalı Ormanlık Alan Potansiyel Doğal Sit Alanı'nın “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak tescil edilmesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın... tarih ve ... sayılı işlemine ve bu işleme karşı Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 17. maddesinin (k) bendi uyarınca yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, tescil işlemine karşı yapılan itiraz başvurusunun dosyada bulunmadığı, idarece söz konusu itirazın değerlendirilmemesine (zımni ret) ilişkin hukuki gerekçenin de belirtilmediği, öte yandan davacının tescil işleminin Koruma Merkez Komisyonu tarafından incelenmesi amacıyla yaptığı itiraz başvurusu ve bu başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden gerekli değerlendirme yapılmaksızın karar verildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından yapılan itirazın, yukarıda yazılı Yönetmeliğin 17/1-l, m ve n maddelerinde öngörülen usule uygun şekilde incelenerek işlem tesis edilmediği, bu haliyle söz konusu itirazın yönetmelikte öngörülen ön inceleme şartlarını taşıyıp taşımadığı yönünden bir değerlendirme yapılmadığı gibi Koruma Merkez Komisyonuna intikali yönünden de herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, dolayısı ile itirazın Koruma Merkez Komisyonunda incelenerek itiraz üzerine karar verme imkanının ortadan kaldırıldığı, söz konusu itirazın Koruma Merkez Komisyonu tarafından değerlendirilmesi durumunda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer verildiği şekliyle; Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonunca itiraz üzerine verilen karar" niteliğinde karar verme ihtimalinın bulunması nedeniyle dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada temyiz kanun yolunun açılması gerektiği, aksi halde Danıştayda temyiz yolunun kapatılmasının davacının mahkemeye erişim hakkını ihlal edeceği, davacının tescil kararına itiraz ederek, işlemin Koruma Merkez Komisyonunca yeniden incelenmesi yönünde iradesinin mevcut olduğu ve bunun karşılıksız bırakılamayacağı sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi Kararına karşı yapılan temyiz isteminin Dairemizde incelenmesi gerektiği karşı oyu ile aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

harç