<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2024/6713 E.  ,  2025/297 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2024/6713<br>Karar No : 2025/297 <br><br>DAVACI : ... Akaryakıt A.Ş. <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA<br><br>DAVANIN_ÖZETİ : 05/10/2023 tarih ve 32330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ulusal Taşıt Tanıma Uygulama Genel Tebliği (Sıra No:1) ile bu Tebliğe istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünce tesis edilen 28/10/2024 tarih ve 92459 sayılı, "Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS)" konulu işlemin ve aynı idare tarafından e-posta yoluyla gönderilen 20/11/2024 tarihli işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.<br>Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.<br>İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir. <br>Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin davacı tarafından gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi mümkün ise de, düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki ve/veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasında ve iptal isteminde bulunulduktan sonra, mutlaka işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülen ve iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.<br>Dava konusu Tebliğ'in tümü incelendiğinde; akaryakıt piyasasında rekabet eşitliğinin sağlanması ve kayıt dışı ekonomi ile mücadele edilmesi amacıyla yapılan düzenlemelerin devamı mahiyetinde ulusal taşıt tanıma sistemi (UTTS) kurulması zorunluluğunun getirildiği, bahse konu sistemin Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünce yetkilendiren firmalar tarafından mükelleflerin ve nihai tüketicilerin kullanımına sunulacağı, getirilen bu zorunluluk kapsamında akaryakıt istasyonlarına UTTS kurulması, pompa tabancalarına taşıt tanıma okuyucu cihazı (TTO) takılması, UTTS kapsamında yakıt alan taşıtlara taşıt tanıma birimi (TTB) takılması gerektiği, Tebliğ'de belirtilen usul ve esaslara aykırı hareket edenlere 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ilgili ceza hükümlerinin uygulanacağı ve tarafların sorumluluklarının kurala bağlandığı anlaşılmaktadır. <br>Dava konusu diğer işlem olan, Hazine ve Maliye Bakanlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünce tesis edilen 28/10/2024 tarih ve 92459 sayılı, "Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS)" konulu işlemin de dört sayfadan oluştuğu, dava konusu 1 sıra numaralı Tebliğ ile anılan Tebliğde değişiklik yapılmasına ilişkin 2 sıra numaralı Tebliğde öngörülen kurallar üzerine yapılan/yapılacak olan işlemler ile uygulamaya dair bilgiler içerdiği anlaşılmaktadır.<br>Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "dava konusu" ile "sonuç ve talep" kısımlarında, 05/10/2023 tarih ve 32330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ulusal Taşıt Tanıma Uygulama Genel Tebliği (Sıra No:1) ile bu Tebliğe istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünce tesis edilen 28/10/2024 tarih ve 92459 sayılı, "Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS)" konulu işlemin ve aynı idare tarafından e -posta yoluyla gönderilen 20/11/2024 tarihli işlemin iptali istemine yer verildiği; dilekçenin içeriğinde ise, Tebliğin ve 28/10/2024 tarihli işlemin tamamının iptali istemine ilişkin olarak açıkça yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarının ileri sürülmediği, genel olarak Tebliğdeki ve 28/10/2024 tarihli işlemdeki yükümlülüklerin uygulanmasının gereksiz ve yüksek miktarda mali külfet oluşturarak akaryakıt istasyonu sahiplerini ciddi zarara uğratacağının ve işlem hacmi düşük akaryakıt istasyonları aleyhine haksız rekabete sebebiyet vereceğinin iddia edildiği görülmektedir.<br>Bu haliyle, dava dilekçesinin "dava konusu" ile "sonuç ve talep" kısımları Tebliğin ve 28/10/2024 tarihli işlemin tamamının ve aynı idare tarafından e -posta yoluyla gönderilen 20/11/2024 tarihli işlemin iptalinin istenilmesi yönünden uyumlu olmakla birlikte, dilekçe içeriğinde Tebliğin ve 28/10/2024 tarihli işlemin tamamına yönelik iptal isteminin açıkça yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarına dayandırılmadığı görüldüğünden; Tebliğin ve 28/10/2024 tarihli işlemin yetki veya şekil yönünden tamamının mı yoksa belirli kısım ya da kısımlarının mı iptalinin istenildiğine ilişkin tereddüt oluştuğu, dava dilekçesinin yeterli açıklıkta olmadığı ve kendi içerisinde tutarlılık göstermediği, dolayısıyla, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.<br>Bu durumda, Ulusal Taşıt Tanıma Uygulama Genel Tebliği (Sıra No:1) ile 28/10/2024 tarihli işlemin yetki veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenilebileceği açık olmakla birlikte, bu istemin hukuki sebebi ile beraber belirtilmesi, ayrıca söz konusu Tebliğde ve 28/10/2024 tarihli işlemde yer verilen düzenlemelerin de iptali isteniyorsa işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımlarının dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, 3. maddeye uygun şekilde ve belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle yeniden düzenlenecek imzalı iki örnek dilekçe ile harç yatırılmaksızın dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, <br>2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, <br>3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile fazladan yatırılan ... TL harcın ve posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 22/01/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

harç