<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2023/3188 E.  ,  2025/320 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/3188<br>Karar No : 2025/320<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Yeminli mali müşavir olan davacı adına, ... Kozmetik Kimya İnşaat Tarım Metal İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında üretim tasdik raporu düzenlemek suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden bahisle, 2014 yılının Aralık dönemine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi mahkemesince dava konusu ödeme emrinin iptali yolundaki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın Danıştay Yedinci Dairesince bozulmasını müteakip, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi yönündeki Dairelerinin kararı doğrultusunda ilk derece mahkemesince yapılan inceleme ile, davacının 2014 yılında aerosol üretim tasdik raporu düzenlediği ... Kozmetik Kimya İnşaat Tarım Metal İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olarak tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda, adı geçen şirket tarafından 2010/135 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi kapsamında, aerosol üretiminde kullanılmak üzere özel tüketim vergisi ödenmeksizin satın alınan standardize edilmiş LPG'nin üretimde kullanılmayan kısmının piyasaya kayıt dışı otogaz olarak satıldığı ve bu faaliyet için aerosol üretim tasdik raporları düzenleyen davacı hakkında yeminli mali müşavir sorumluluk raporu düzenlenmesi gerektiği hususlarına yer verildiği, davacı hakkında tanzim edilen yeminli mali müşavir sorumluluk raporunda ise, davacının düzenlediği üretim tasdik raporlarında üretim süreci için harici veriler olan elektrik, su miktarlarına ve çalışan işçilere ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, mal alışı yapılan firmalar ve kişiler nezdinde karşıt incelemeler de bulunulmadığı, kendisine usulüne uygun olarak savunma davet yazısı tebliğ edilmesine rağmen davacı tarafından savunma yapılmadığı, davacının vergi inceleme raporunda belirtilen tutarlar üzerinden asıl borçlu şirketle beraber müştereken ve müteselsilen sorumluluğu yoluna gidilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu durumda, yeminli mali müşavir olarak davacının, gerçek durumu tespit etmek için her türlü belgeden yararlanmak ve yönetmelik çerçevesinde her türlü inceleme tekniklerini kullanmak hakkına sahip olmasına rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşıldığından, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların bu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yeminli mali müşavirlerin tasdikten doğan sorumlulukları için rapor yazılabilmesi için yazılı savunmalarının alınmasının zorunlu olmasına karşın kendisine bu konuda geçerli bir tebligatın yapılmadığı, ayrıca asıl sorumlu şirket tarafından verilen teminatın çözüm işleminin üretim tasdik raporu ile değil vergi inceleme raporu ile yapıldığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>İLGİLİ MEVZUAT : <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği, 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği, 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği ve bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği, 5. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği ve bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu, anılan Kanun'un 50. maddesinin 1. fıkrasında, temyiz incelemesi sonucunda verilen kararın dosyayla birlikte kararı veren mercie gönderileceği, 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle inceleneceği ve varsa gerekli tahkik işlemlerinin tamamlanarak yeniden karar verileceği, 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesi tarafından Danıştayca verilen bozma kararlarına uyulabileceği gibi kararlarında ısrar da edilebileceği, 4. fıkrasında Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. <br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıda yer verilen hükümlere göre, bölge idare mahkemelerinin, sadece ilk derece mahkemelerinin ilk inceleme üzerine verdikleri kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması veya davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderebileceği, bunun dışındaki hallerde ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek ve karardaki maddi veya hukuki eksiklikleri de gidererek işin esası hakkında yeniden bir karar vermesi gerektiğinden, anılan istisnai haller dışında bölge idare mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi yargılama usulü kurallarına aykırılık teşkil edecektir. <br>Öte yandan, bölge idare mahkemesi, temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararları üzerine, dosyayı öncelikle inceleyerek bozma kararına uyabileceği gibi ilk kararında ısrar da edebilecek olup, sözü edilen kararların bölge idare mahkemesince verilmesi kanuni bir gerekliliktir. <br> Dairemizin bozma kararı üzerine, bölge idare mahkemesince, dava konusu 2014 yılının Aralık dönemine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygunluğu yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesince yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi yargılama hukukuna uygun düşmemekle birlikte yargılamanın geldiği safahat dikkate alınarak adil yargılanma hakkı bağlamında makûl sürede yargılanma hakkı da gözetildiğinde bu durum, kararın bozmaya uygunluk yönünden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/01/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen kararlar üzerine yapılacak işlemler" başlıklı 50. maddesinin 3. fıkrasında, temyiz incelemesi sonrası bozma kararları verilerek gönderilen dosyaların, bölge idare mahkemeleri tarafından öncelikle incelenerek ya bozma kararına "uyarak" ya da kararında "ısrar" ederek bir karar vereceği hükme bağlanmış, bu iki yol dışında üçüncü bir karar alma yetkisi verilmemiştir. <br>Buna göre, bölge idare mahkemesinin, evvelden istinaf edilme üzerine kaldırarak verdiği bir kararın Danıştay'ca bozulması halinde, başka bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece "bozma kararına uyularak" dedikten sonra, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hukuka uygun bulmayarak kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi şeklinde bir karar vermesi, bir başka ifadeyle, hukuk aleminden kaldırıldığından, ortada olmayan bir kararı onaylıyorum diyerek ilk derece mahkemesinin kaldırılan kararını işleme koyması mümkün değildir.<br>Olayda, Dairemiz bozma kararı üzerine, kararı bozulan Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi tarafından, bozulan dosyaya ilişkin tebligat işlemleri tamamlandıktan sonra "uyma" kararı verilecekse, kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi kararı değil, reddi ya da kabulü suretiyle, işin esası hakkında bozma gereklerine uygun bir değerlendirme yapılarak karar verilmediğinden, işbu kararın, yukarıda açıklanan mezkur mevzuat hükümlerine uygun bir karar verilmek üzere bozularak dosyanın geldiği yer İstinaf Vergi Dava Dairesine gönderilmesi gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>

harç