<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/3463 E. , 2025/117 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/3463<br>Karar No : 2025/117 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Nakliyat Petrol Ürünleri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av. .<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirketin deniz araçlarına özel tüketim vergisi sıfırlanmış akaryakıt teslimleri yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, Tüpraş'tan aldığı motorin cinsi akaryakıtı sahte fatura düzenlemek suretiyle 6 seri nolu Tebliğ kapsamında özel tüketim vergisi hesaplamadan teslim etmiş gibi göstererek Tüpraş'tan daha sonra gerçekleştirdiği yakıt alımlarında özel tüketim vergisini haksız bir şekilde mahsup ettiğinden bahisle 2012 yılının Aralık dönemine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır. <br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, davacı şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silindiği tarihte sona ereceği, bu tarihten sonra haklara sahip olması, borçlu kılınması veya temsilinin hukuken mümkün olmadığı, tüzel kişiliğin sona ermesinden önce tesis edilen işlemlerin herhangi bir hukuki sonuç doğurması, hukuki sonuç doğurmayan işlemlerin ise, bir kişinin menfaatini ihlal etmesinin söz konusu olamayacağı, yasal hükümler uyarınca münfesih şirketin ortaklarının veya kanuni temsilcilerinin ya da tasfiye memurlarının ancak kendi adlarına tesis edilen veya edilecek işlemlerden sorumlu olabilecekleri, ortaklarından bağımsız bir malvarlığı ve tüzel kişiliği bulunan şirket adına açılmış davada, şirketin kanuni temsilcisi ve tek ortağı olan ...'ün doğrudan kişisel menfaatinin ihlal edildiğinin kabulüne olanak bulunmadığı, muhtemel menfaat ilgisinin de şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesinden sonra takip hakkı vermeyeceği, şirketten tahsil imkanı kalmayan vergilerin tahsili amacıyla ancak kanuni temsilci sıfatıyla ... adına işlem tesis edilmesi halinde bu işlemi dava konusu edebileceği tartışmasız olup; şirket adına tesis edilen işleme karşı açılan davada ...'ün kendi adına dava ehliyetinin bulunmadığı, bu nedenle ticaret sicil kaydı terkin edilmekle tüzel kişiliği, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığı sona eren davacı adına açılan davada kanuni temsilci ...'ü hasım mevkiine alarak, uyuşmazlığın esasının değerlendirilmesi suretiyle verilen mahkeme kararının da herhangi bir hukuki sonuç doğurmasının söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirketin kurucusu, sahibi ve yöneticisinin şirket lehine ve aleyhine yapılan tüm hukuki işlemlerin muhatabı olduğu, şirkete kesilen vergi ve cezalarla ilgili kişisel malvarlığı ile sorumlu olduğu için dava açmasında hukuki yararı olduğundan davanın ehliyet yönünden reddedilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.<br>Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.<br>Temyiz istemine konu kararın, Dairemizin 10/10/2023 tarih ve E:2021/3734, K: 2023/3789 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br> 3. ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,<br>4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
harç