<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6523 E. , 2025/996 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/6523<br>Karar No : 2025/996 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... <br>VEKİLİ : Av....<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) :... Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından Nevşehir ilinde bulunan AR:... (Sicil:..., Er:...) numaralı ruhsatın, maden sicilinde adına kayıt ve tescil edilmesi istemiyle Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne yapılan 22.07.2019 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta ilk önce davacı adına kayıtlı olan AR:... (Sicil:..., Er:...) numaralı arama ruhsatının tüm hak ve yetkileri ile ... Maden İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye devredildiği, anılan ruhsatla davacının herhangi bir hukuki bağlantısının kalmadığı, nitekim daha sonraki süreçte ruhsatı devralan şirket tarafından Maden Kanunu'ndan kaynaklı yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle anılan ruhsatın iptal edildiği, bu işleme karşı ise herhangi bir davanın açılmadığı, bir başka ifade ile tescili istenen ruhsatının hukuken ortadan kalktığının anlaşıldığı, bu ruhsatın tekrar davacı adına tescil edilmesi için davacı tarafından başvuru prosedürlerinin yerine getirilmesinin gerekli olduğu, adli yargı yerince verilen kararın davacı ile davalı şirket arasında hüküm ifade eden bir karar olduğu, davalı idareye herhangi bir yükümlülük yükleyen bir yönünün bulunmadığı dikkate alındığında, davacı tarafından arama ruhsatı için 3213 sayılı Maden Kanunu'nda yer alan başvuru prosedürleri yerine getirilmeksizin sadece devir işlemine ilişkin sözleşmenin iptal edildiğinden bahisle ruhsatın kendi adına tescil edilmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, adli yargıda kesinleşen kararın uygulanması gerektiği, kesinleşme şerhinin 13.02.2019 tarihinde yazıldığı, kendilerince 22.07.2019 tarihinde idareye başvurulduğu, ruhsatın adına tescili talebinin olumlu olması halinde gerekli harçların yatırılacağı ve istenen belgelerin sunulacağı, ruhsat sahibinin ruhsat bedelini ödemesi için öngörülen son günün 15.09.2016 tarihi olduğu, ancak kendisince 25.02.2016 tarihinde davanın açıldığı, adli yargıda ihtiyati tedbir kararının ise 07.03.2016 tarihinde verildiği, dava dışı ruhsat sahibine kendilerince dava açılmasından sonra anılan davayı kaybedeceğini bildiklerinden ruhsat harcı ödenmeyerek ruhsatın düşmesine neden olunduğu, bu kötüniyetli davranıştan sorumlu tutulmamaları gerektiği, 2015 yılında madencilik faaliyetini etkileyen yeni hukuksal bir durumun ortaya çıktığı, jeotermal otel yapılmak istenen yerin ruhsat ile çakışmalı olduğu, idarenin heyetince ruhsatın iptal edileceğinin bildirildiği, rödovansçı tarafından ruhsat bedeli ödenmeyerek ruhsatın düşmesine neden olunduğu, davalı idarece bu durumun dosyaya bildirilmediği, ayrıca savunma dilekçesi verilmediği halde idare lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesindeki şartları taşımayan temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından Nevşehir ilinde bulunan AR:... (Sicil:..., Er:...) numaralı ruhsatın, maden sicilinde adına kayıt ve tescil edilmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava açılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince dava dilekçesinin davalı idareye 24/11/2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı idarenin savunma vermediği, İdare Mahkemesince 09/01/2020, 30/01/2020 tarihli ara kararları ile davalı idareden bazı hususlara ilişkin olarak bilgi ve belge istenildiği, Mahkeme kaydına giren ara kararına yönelik cevaplarla uyuşmazlığın aydınlatılmaya çalışıldığı, ancak buna rağmen İdare Mahkemesince, davanın reddi ile birlikte davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmıştır. <br>Avukatın vekalet ücretini almaya hak kazanabilmesi için hukuki yardım olarak nitelendirilen hizmetini kanun ile belirlenen süre içinde yerine getirmesi gerekmektedir.<br>Davada, vekil tarafından temsil edilen davalı idarece süresi içinde savunma dilekçesi verilmediği anlaşıldığından, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği halde, vekalet ücretine hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.<br>Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kararda yer alan idare lehine verilen vekalet ücreti kısmı çıkartılarak, kararın düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 17/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>
harç