<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/251 E.  ,  2025/85 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/251<br>Karar No : 2025/85 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacının Bitlis İli, Hizan ilçesi, ... Köyünde Güvenlik Korucusu olarak görev yapmakta iken PKK/KCK terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu, terör örgütü adına propaganda yaparak övücü söylemlerde bulunduğu, örgüte müzahir kişilerle iltisaklı olduğu, terör örgütü tarafından yapılan saldırıya karşılık vermediği gerekçesiyle Bitlis Valiliğinin 25/01/2017 tarihli Olur'u ile görevden ilişiğinin kesildiği, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/2. maddesinde belirtilen "Ancak görevden çıkarılan Güvenlik Korucularından hizmetlerine ihtiyaç duyulan ve durumlarında olumlu gelişme görülenler, Bakanın uygun görmesi halinde tekrar göreve alınabilirler." hükmü gereği 06/02/2021 tarihli İçişleri Bakanı Olur'u ile Bitlis Valiliğindeki Güvenlik Koruculuğu görevine iade edildiği, ancak görevden ihraç ve tekrar göreve iade edildiği 25/01/2017-06/12/2021 tarihleri arasındaki maaş alacaklarının ödenmediği ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin 25/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; davacının PKK/KCK terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle Bitlis Valiliğinin 25/01/2017 tarihli Olur'u ile kamu görevinden çıkartılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın Mahkemelerinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile süre aşımı nedeniyle reddedildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, Mahkemenin 28/02/2023 tarihli ara kararı ile davacının görevden ilişiğinin kesilmesine ilişkin Valilik Makamının 25/01/2017 tarihli Olur'unun iptal edilip edilmediği ya da geri alınıp alınmadığı davalı idareden sorulmakla; dosya kapsamına alınan bilgi ve belgelerden söz konusu işlemin iptal edilmediği ve geri de alınmadığı, sadece Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/2. maddesi gereği yeni bir işlem tesis edilmek suretiyle İçişleri Bakanı Olur'u ile göreve iade edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda; davacının, PKK/KCK terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle Bitlis Valiliğinin 25/01/2017 tarihli Olur'u ile kamu görevinden çıkartılmasına ilişkin işlemin yargısal denetiminin yapılarak hukuka ya da mevzuata aykırı olduğunu ortaya koyan bir Mahkeme kararının bulunmadığı, işlemin idarece de iptal edilmediği ve geri de alınmadığı, bu kapsamda hukuka aykırılığı ortaya konulamayan işlem nedeniyle davacıya görevden ihraç ve tekrar göreve iade edildiği tarihler arasındaki maaş alacaklarının ödenmesinin mümkün olmadığı, bu haliyle tazminat isteminin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 1. fıkrasında, İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmüne yer verildiği, aynı kanunun Ek 1. maddesinde; "Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." kuralının yer aldığı, söz konusu kesin karar parasal sınırı, 2577 sayılı Kanun’un Ek 1.maddesi uyarınca yeniden değerleme oranına göre güncellendiğinden, davanın açıldığı 2022 yılı için 9.000,00-TL olarak uygulandığı, bu durumda belirli bir parayı içeren davaya konu uyuşmazlık konusu miktar, istinaf konusu mahkeme kararının verildiği tarih itibarıyla 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 1.fıkrasında yer verilen parasal sınırın altında kaldığından, istinaf konusu mahkeme kararı kesin olup, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından, istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hiç bir surette PKK/KCK ile herhangi bir ilgi, alaka ve aidiyetinin bulunmadığını, geçici bir süre görevden uzaklaştırılarak açmış olduğu dava neticesinde görevine iade edildiğinden görevden uzakta kaldığı döneme ilişkin maaş ve diğer parasal alacaklarının ödenmesi gerektiğinden kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 23/01/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY :<br><br>X- Dava, davacının Bitlis İli, Hizan ilçesi, ... Köyünde Güvenlik Korucusu olarak görev yapmakta iken PKK/KCK terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu, terör örgütü adına propaganda yaparak övücü söylemlerde bulunduğu, örgüte müzahir kişilerle iltisaklı olduğu, terör örgütü tarafından yapılan saldırıya karşılık vermediği gerekçesiyle Bitlis Valiliğinin 25/01/2017 tarihli Olur'u ile görevden ilişiğinin kesildiği, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/2. maddesinde belirtilen "Ancak görevden çıkarılan Güvenlik Korucularından hizmetlerine ihtiyaç duyulan ve durumlarında olumlu gelişme görülenler, Bakanın uygun görmesi halinde tekrar göreve alınabilirler." hükmü gereği 06/02/2021 tarihli İçişleri Bakanı Olur'u ile Bitlis Valiliğindeki Güvenlik Koruculuğu görevine iade edildiği, ancak görevden ihraç ve tekrar göreve iade edildiği 25/01/2017-06/12/2021 tarihleri arasındaki maaş alacaklarının ödenmediği ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin 25/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi ile açılmıştır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu otuz bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. 2) İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. Bölge idare mahkemesinin 48'inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 48.maddesinde, 7) Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3'üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde, 2 ve 6'ıncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir.'' hükmüne yer verilmiştir.<br> Aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanmaktadır. Söz konusu kesin karar parasal sınırı, 2577 sayılı Kanun'un Ek 1.maddesi uyarınca yeniden değerleme oranına göre güncellendiğinden, davanın açıldığı 2022 yılı için 9.000,00-TL olarak uygulanmaktadır.<br> İşbu davada, davacının kamu görevinden çıkarıldığı ve idare tarafından tesis edilen işlemle tekrar kamu görevine iade edildiği 25/01/2017-06/12/2021 tarihleri arasındaki mahrum kalınan maaş haklarına karşılık dava konusu edilen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL tutarında tazminat istemi yönünden, Bölge İdare Mahkemesince davanın açıldığı 2022 yılı için dava konusu miktarın istinaf sınırının altında kalan kesin kararlardan olduğundan bahisle istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de; davacının kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmesinin devamında Bakan Oluru ile yeniden bir işlem tesis edilmek suretiyle kamu görevine iade edilmesine karar verilmesi neticesinde kamu görevinden uzak kaldığı yaklaşık olarak 5 yıllık bir döneme ilişkin maaş haklarının ödenmesi isteminden kaynaklandığının görüldüğü ve anılan maaş haklarının istinaf incelemesi bakımından Mahkeme kararının verildiği tarihte belirlenen kesin parasal sınırın üstünde olabileceği de açık olduğundan, istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine ilişkin karar veren Bölge İdare Mahkemesince dava konusu edilen tazminat istemi yönünden istinaf yolu açık görülerek işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, ...İdare Mahkemesince istinaf yolu açık olarak verilen kararın Bölge İdare Mahkemesince istinaf yolu açık görülüp işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

harç