<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2260 E. , 2024/3416 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/2260<br>Karar No : 2024/3416 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/05/2024 tarih ve E:2022/3821, K:2024/3368 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Yükseköğretim Genel Kurulu'nun 28/03/2022 tarihli toplantısında “Ukrayna-Rusya Savaşı” nedeniyle Ukrayna’daki Yükseköğretim Kurumlarında Eğitim Gören Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Öğrenciler ile Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Ülkemizdeki Yükseköğretim Kurumlarına Yatay Geçişleri ve Özel Öğrencilik İşlemleri ile ilgili alınan kararların Yatay Geçiş başlıklı I. bölümün 1. maddesinin a, b, c, ç fıkraları, 4. maddesinin tamamı, 9. maddesinde yer alan "yatay geçiş için gerekli belgelerle" ibaresi ve aynı maddenin son cümlesi, 12. maddesinin "denetim sürecinde hazır bulundurulmak üzere en kısa sürede temin ve muhafaza etmekle yükümlüdür." ibaresi ile özel öğrencilik başlıklı II. bölümün tamamının iptali istenilmiştir.<br><br>Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/05/2024 tarih ve E:2022/3821, K:2024/3368 sayılı kararıyla; Ukrayna-Rusya savaşı sebebiyle eğitimlerine devam edemeyen öğrencilerin eğitimlerine ülkemizdeki yükseköğretim kurumlarında özel öğrenci olarak devamlarına ilişkin yapılan düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin 1. fıkrasının atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Adli yardımdan yararlanacak kişiler" başlıklı 334. maddesinde, "Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler."; "Adli yardımın kapsamı" başlıklı 335. maddesinin 3. fıkrasında, "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder."; "Adli yardım talebi" başlıklı 336. maddesinin 2. fıkrasında ise, "Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır."; "Adli yardım talebinin incelenmesi" başlıklı 337. maddesinin 2. fıkrasında, "Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir." kuralına yer verilmiştir.<br>2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrasında ise, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde ilgili merciin kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğunun anlaşıldığı hâllerde, bu fıkrada sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükmü yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Uyuşmazlıkta; Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/05/2024 tarih ve E:2022/3821, K:2024/3368 sayılı kararı, davacı tarafından adli yardım istemli olarak temyiz edilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/10/2024 tarih ve E:2024/2260 sayılı kararıyla; Danıştay Sekizinci Dairesince yürütmenin durdurulması isteminin reddi yolunda verilen 23/09/2022 tarih ve E:2022/3821 sayılı karara karşı itiraz isteminde bulunan davacının itiraz aşamasında da adli yardım talebinde bulunduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/03/2023 tarih ve YD İtiraz No:2022/1167 sayılı kararıyla adli yardımdan yararlanabilmek için Kanun'da öngörülen koşulları taşıdığını ortaya koyamayan davacının adli yardım isteminin reddine karar verildiği, davacı tarafından bu kez de temyiz aşamasında adli yardım isteminde bulunulduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde ikinci kez adli yardım talebinde bulunan davacının adli yardım isteminin kabul edilebilmesi için daha önce adli yardım isteminin reddine karar verilmiş olmasına rağmen ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmanın bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve belge de sunulmadığından 6100 sayılı Kanun'un 337. maddesi uyarınca adli yardım isteminin kabulüne imkân bulunmadığı gerekçesiyle davacının adli yardım isteminin reddedildiği anlaşılmıştır.<br>Bunun üzerine, 20/11/2024 tarihli yazı ile temyiz dilekçesinin işleme konulabilmesi için verilmesi zorunlu olan harç ve posta ücretinin yedi gün içinde tamamlanması ve buna ilişkin alındıların bir dilekçe ile birlikte Kurula gönderilmesi gerektiği, anılan tutarın belirtilen süre içerisinde yatırılmaması hâlinde 2577 sayılı Kanun'un 48/6. maddesi uyarınca kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği hususu davacıya bildirilmiştir.<br>Dosya evrakına bakıldığında, anılan yazının davacıya 26/11/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, talep edilen harç ve posta ücretinin ise süresi içerisinde yatırılmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 48/6. maddesi uyarınca davacının temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48/6. maddesi uyarınca kararın davacı tarafından TEMYİZ EDİLMEMİŞ SAYILMASINA,<br>2. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 48/7. maddesi uyarınca kesin olarak, 16/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
harç