<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1280 E. , 2024/3145 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/1280<br>Karar No : 2024/3145 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Bursa ili, Osmangazi ilçesi, ... Mahallesi, ...pafta, ... parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacılar tarafından, belediye encümeninin ... tarih ve... sayılı kararı ile 2981 sayılı Kanun'un 10/c maddesi uyarınca yapılan parselasyon sonucunda murislerine imar parseli tahsil edilmediği, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda muris lehine kurulan ipoteğin ... tarih ve ... sayılı işlemle belediye lehine dönüştürüldüğü ve belediyece tahsil edildiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen 70.890,30 TL maddi zararın tazmini istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:......, K:...sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanda 2981 sayılı Kanun'un 10/c maddesi uyarınca yapılan uygulama neticesinde, davacıların murisine ait taşınmaz üzerinde yapı bulunmaması nedeniyle taşınmazın değerine karşılık gelecek şekilde uygulama sonrası oluşan birden fazla taşınmaz üzerinde ipotek kurulmasına karar verildiği, davacıların alacaklı olduğu bu ipoteklerin belediye encümeninin... tarih ve... sayılı kararı ile belediye lehine dönüştürüldüğü, ... ada, ...parsel sayılı taşınmazdaki 13.440,000- TL ipotek bedelinin belediye veznesine yatırılması nedeniyle bu ipoteğin 16/08/1996 tarihinde kaldırıldığı, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki 12.880,000- TL ipotek bedelinin ise belediye veznesine yatırılması sebebiyle ipoteğin 11/06/1997 tarihinde kaldırıldığı, ilgili idarenin mevzuatla ödevli kılındığı hususta görevini gereği gibi yerine getirmeyerek hizmet kusuru işlediği ve davacıların zararına sebebiyet verdiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davacıların uğramış olduğu 70.890,30- TL tazminatın dava tarihinden (07/10/2015) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmiştir. <br><br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 26/09/2023 tarih ve E:2021/6253, K:2023/6870 sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararının maddi tazminatın ödenmesine dair esasına ilişkin kısmı yönünden;<br> İdare Mahkemesi kararının maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisinin bulunmadığı,<br>İdare Mahkemesi kararının, kabul edilen maddi tazminat miktarına yürütülecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı yönünden;<br>2577 sayılı Kanun'da, tam yargı davalarında dava dilekçesindeki miktarın artırımına (ıslah) olanak tanıyan düzenleme uyarınca, dava dilekçesinden sonra tazminat miktarının artırılmasının istenilmesi üzerine davanın kabulüne karar verilmesi halinde miktar artırımı dilekçesinin İdare Mahkemesi kayıtlarına girdiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği, uyuşmazlıkta davacıların 07/10/2015 tarihinde İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dava dilekçesiyle 15.000,00 TL tutarındaki maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle dava açtığı, bilirkişi raporu ile maddi tazminatın dava tarihi itibariyla 70.890,30- TL olarak hesaplandığı ve davacıların miktar arttırımına ilişkin dilekçe ile istenilen maddi tazminat miktarında 55.890,30- TL miktar artırımında bulunulduğu, bu durumda, davacıların talebine bağlı olarak maddi tazminatın 15.000,00 TL'lik kısmı bakımından dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile arttırılan 55.890,30- TL'lik kısmına ise, dilekçenin İdare Mahkemesi kayıtlarına girdiği tarih olan 31/05/2016 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, uyuşmazlığa konu taşınmazın dava tarihi itibariyla değeri üzerinden bilirkişi raporu ile hesaplanan 70.890,30-TL maddi tazminat miktarına 07/10/2015 olan dava tarihinden faiz yürütülmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı gerekçesiyle,<br>İdare Mahkemesi kararının maddi tazminatın esasına ilişkin kısmının onanmasına, maddi tazminata yürütülecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. <br><br>İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; faizin, idarenin tazmin borcu bağlamında kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkum edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade ettiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinde; idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralının yer aldığı, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde ise adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması ilkesinin benimsendiği, dava şartı olan ön karar için idareye yapılan başvuruda ihlal edilen hakkın yerine getirilmesinin istenilmesi esas olup, idare ile işin esasında ihtilafa düşüldükten, başka bir ifadeyle, tazminatın ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvuru üzerine, bu istemin idare tarafından açıkça veya zımnen reddi üzerine, idarenin, tazminat istemi karşısında temerrüde (direnme) düşürüldükten sonra davacının tazminat miktarını dava açarak talep edebileceği, açılacak davada talep edilecek tazminat miktarının serbestçe tayinine hukuki bir engel bulunmamakla birlikte, talep edilecek tazminat miktarının yüksek tutulması durumunda davacının talep ettiği tutar ölçüsünde ödemek zorunda kalacağı ve bu tür davalarda nispi olarak belirlenen yargılama harçlarının da yüksek olacağı, bunun da mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacağı, uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu, bu durumda; davacıların, ilk dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel, dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacıların gerçek iradelerini yansıtan miktarın ıslah dilekçesi ile arttırılan gerçek zararları olduğu, bu zararın da ancak yargılama aşamasında alınan bilirkişi incelemesi sonucunda kesin ortaya çıktığı açık olduğundan, ıslah ile artırılan dava değerinin tamamına davalı idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekmekle birlikte, olayda taleple bağlı kalınarak davanın açıldığı 07/10/2015 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesi eklenmek suretiyle 70.890,30- TL tazminatın tamamına dava tarihinden (07/10/2015) itibaren yasal faiz işletilmesi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bilirkişi raporunda belirtilen tazminat miktarının fahiş olduğu, bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu taşınmaza emsal olarak alınan taşınmazların emsal nitelikte olmadığı, arsa birim değerinin yüksek belirlendiği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. ... TL tazminatın tamamına dava tarihinden (07/10/2015) itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin ... ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,<br>3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>
harç