<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/1670 E.  ,  2024/5354 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2021/1670<br>Karar No:2024/5354<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Pazarlama A.Ş. İflas İdaresi <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait istasyonda 11/05/2013 tarihinde yapılan denetimde, otomasyon sistemine müdahale edildiğinin, kayıt dışı akaryakıt ikmali yapıldığının ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 850.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...-... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olan ... İnşaat Gıda Tarım Nakliye Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait akaryakıt istasyonunda, Antalya İl Emniyet Müdürlüğünce 11/05/2013 tarihinde yapılan denetimlerde; akaryakıt istasyonunda istasyon sahası içinde üzeri örtülü ve vaziyet planında yer almayan 1 adet gizli tank olduğu, istasyon yetkilisinin beyanına göre söz konusu tankın 2011 yılında yapılan denetimde vaziyet planında olmadığı gerekçesiyle mühürlendiği, ancak tank üzerinde yapılan kontrollerde mühürlerin kırık olduğu ve tankta yakıt olduğu, diğer tank ve dispenserlerde yapılan kontrollerde ise haberleşmenin kesilmesi ve elektronik veri akışını (otomasyon sistemini) engellemeye dönük uzaktan kumanda alıcısı olan düzenekler bulunduğu, otomasyon sistemi ile yazar kasa ve "Z" raporlarının karşılaştırılması neticesinde satılan motorin miktarı farkının 3.266 litre olduğunun tespit edildiği;<br>İlgili yasal ve yönetsel düzenlemelerde otomasyon sisteminin kurulması, aksamadan ve sağlıklı şekilde işletilmesi, bu suretle alış ve satışa ilişkin hareketlerin günlük olarak izlenmesi konusunda asli sorumluluğun dağıtıcılara yüklendiğinin açık olduğu, davacı dağıtım şirketinin bayisine ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, otomasyon sistemine müdahale edildiği ve kayıt dışı akaryakıt ikmali yapıldığı sabit olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Öte yandan, söz konusu fiil hakkında uygulanan idari para cezasının Mahkeme tarafından iptal edilmesi sonrasında dava konusu işlemin tesis edildiği ve soruşturma zamanaşımından söz edilebilmesi için fiil tarihinin üzerinden 5326 sayılı Kanunda yer alan süreler geçtiği halde hiçbir işlem yapılmamış olması gerektiği hususu göz önüne alındığında, davacı şirketin soruşturma zamanaşımının dolduğu yönündeki iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.<br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; davacının adli yardım isteminin kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, şirketin iflas ettiği, alacaklıların haklarının korunması bakımından adli yardım isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun öngördüğü zamanaşımı süresi olan beş yıllık süre dolmasına rağmen soruşturma kararı alınması ve Kanun'daki açık hükme rağmen idari para cezası uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, dava konusu Kurul kararında bütün Kurul üyelerinin imzasının bulunması gerekirken sadece bir kişinin imzasının yer aldığı, dava konusu işlemde herhangi bir gerekçeye yer verilmediği, Kurul kararının oybirliği veya oyçokluğuyla alınıp alınmadığı tespit edilemediğinden dava konusu işlemin şekil ve usule aykırı olduğu, soruşturma açılmasına karar verildikten sonra şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmaması nedeniyle şirketin lehine olan delillerin soruşturma sırasında sunulamadığı, ön araştırma yapılmaksızın doğrudan soruşturmaya başlanması nedeniyle savunma hakkının engellendiği, Cumhuriyet Savcısının talebi ile yapılan incelemede bayinin yaptığı manipülasyonu şirketin teknik ekibinin bularak giderdiği, bayinin istasyonuna gizli tank koyarak ve bu tankın farkedilmemesini sağlama amaçlı olarak otomasyona zarar verici işlem yaparak ve bunu hem idareden hem de müflisten gizleyerek ağır kusurlu davrandığı, bayinin bu derecedeki ağır kusurunun şirket ile olan illiyet bağını keser nitelik olduğu, otomasyon sisteminin kurulumuna yönelik yükümlülüklerin yerine getirildiği, otomasyon sisteminin güvenliğinin sağlanmasından bayinin sorumlu olduğu, bayinin hukuka aykırı fiilleri nedeniyle şirket hakkında işlem tesis edilmesinin suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı olduğu, dava konusu işlemin dayanağını teşkil eden düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>USUL YÖNÜNDEN:<br>1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin birinci fıkrası ile adli yardım konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesinin değişik birinci fıkrasında, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilecekleri; 335. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, adli yardım kararının, ilgiliye, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam etmesini sağlayacağı kurala bağlanmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin istinaf başvuru dilekçesinde adli yardım talebinde bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin...... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile adli yardım isteminin kabul edildiği, bu doğrultuda davacı şirketin istinaf başvurusunda kendisinden harç ve posta ücretlerinin alınmadığı ve yukarıda bahsedilen mevzuat uyarınca adli yardım isteminin kabulü kararının hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği anlaşıldığından, davacı şirketin temyiz aşamasında adli yardımdan yararlandırılmasına ilişkin talebi hakkında karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.<br>2. Davacı şirketin Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.<br><br>ESAS YÖNÜNDEN:<br>Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle; <br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br>3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı şirketten tahsili için Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br>5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

harç