<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/2313 E.  ,  2024/5393 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/2313<br>Karar No:2024/5393<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Madeni yağ lisansı sahibi davacı şirkete ait işyerinde 05/05/2016 tarihinde yapılan denetimde, alınan numunelerin analiz sonuçlarına göre, 75W-80 dişli yağı olarak bilinen ürünün viskozite indeksi ve akma noktası değerlerinin sınır değerlere uygun olmaması nedeniyle sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 422.879,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve...sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yapılan denetimde numune alma tutanağı ile alınan 75W-80 dişli yağı numunesinin, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinde yapılan analiz sonucunda, viskozite indeksi ve akma noktası değerlerinin %10 tolerans değerlerinin de üstünde olarak sınır değerlerine uymadığının tespit edildiği, piyasaya sınır değerlere uymayan dişli yağı ürününü arz eden davacı şirkete sabit olan bu fiili nedeniyle verilen idari para cezasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 25/12/2023 tarih ve E:2020/1147, K:2023/6218 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu Kurul kararına dayanak teşkil eden 5015 sayılı Kanun'un dava konusu işleme ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendinin, lisans sahiplerinin kendilerine verilen lisansta belirtilen faaliyet konuları ve tanınan haklar dışında başka bir konuda ve alanda piyasa faaliyetinde bulunulması halinde uygulanacak idari para cezasına ilişkin bir düzenleme olduğu, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 18. maddesinde, lisansın, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konuda taahhütlere girişilmesi haklarını verdiği ve lisansla tanınan hakların, ilgili mevzuatta kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılabileceği açıklandıktan sonra, 23. maddesinde madeni yağ lisansı kapsamında yürütülecek faaliyetlere yer verildiği, 24. maddesinde ise, madeni yağ lisansı sahiplerinin yükümlülüklerinin neler olduğunun belirtildiği, bu kapsamda, lisans ile tanınan hakların, 5015 sayılı Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların bir bütün olarak dikkate alınması suretiyle belirlenmesi gerektiği, bu itibarla, madeni yağ lisansı ile faaliyet gösteren davacıya isnat edilen "teknik düzenlemelere uygun olmayan üretimde bulunulması" fiilinin, 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının ihlali anlamına geleceği, davacıya 5015 sayılı Kanun'un 4. madde hükümlerini ihlal ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesinin mümkün olmadığı, zira, anılan hükümlerin bu şekilde yorumlanmasının, ikincil düzenlemelerde yer alan herhangi bir yükümlülüğün ihlali halinde, piyasada faaliyet gösteren lisans sahiplerinin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal etmiş olacağı ve tümüne 19. maddenin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesi gerekeceği anlamına geleceği, bu durumun 19. maddenin düzenlenme biçimi ve amacıyla çelişeceği gibi, kanunilik ilkesine de aykırılık oluşturacağı, bunun yanında, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, maddede belirtilenlerin dışında, bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara ne şekilde ceza verileceği kurala bağlanmış olduğundan, ikincil mevzuatın ihlali halinde verilecek olan idari para cezası miktarının tayininde 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendinin mi yoksa anılan Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrasının mı uygulanacağı şeklinde bir belirsizlik doğacağı, bu durumun da kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, öte yandan, davalı idarece, fiil tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat kuralları dikkate alınmak suretiyle davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilebileceği anlaşıldığından, sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, harçtan muaf olan Kurum aleyhine harca hükmedilemeyeceği, 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan hükümlerin, haklar ile yükümlülüklerin iç içe geçtiği maddeler olduğu, davacı şirketin teknik düzenlemelere uygun üretim yapma koşuluna uymaksızın madeni yağ üretim faaliyeti yürütme hakkını kullandığı, hakkın kullanılması için getirilen bir koşulun hakkın kendisinden ayrılmasının anılan Kanun'un 4. maddesinin özüne ters düşeceği, davacının fiilinin söz konusu Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı olduğu, bunun yanında, aykırılığın, anılan Kanun'un fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendinde düzenlenen durumla örtüştüğü, bu nedenle anılan hükme dayanarak idari para cezası uygulanmasının kanunilik ilkesine aykırılık teşkil etmediği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.<br>Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle; <br>1. Davalının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, <br>5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

harç