<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/2757 E.  ,  2024/5455 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/2757<br>Karar No:2024/5455<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Taşımacılık İnşaat Taahhüt Gübre<br> Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacıya ait akaryakıt istasyonunda 23/06/2015 tarihinde yapılan denetimde, otomasyon sistemi çalışmamasına rağmen akaryakıt hareketine konu eylem gerçekleştirildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 3. maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 1240 sayılı Kurul kararının 5. maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine aykırılık nedeniyle aynı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile aynı fıkranın (f) bendi uyarınca 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı yazı ile bildirilen ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda, 23/06/2015 tarihinde yapılan denetimde, istasyonun faaliyette olduğu, otomasyon sistemine göre tanklarda 87 cm derinliğinde benzin, 7 cm motorin, 123 cm motorin ürünü olduğu, otomasyon sistemi ile fiziki ölçüm sonucunda çıkan miktarlar arasında uyumsuzluk olduğu hususlarının tespit edildiği, yapılan fiziki ölçümler ile otomasyon sistemi arasındaki farkların sabit olduğu görülerek bu durumun tutanağa bağlandığı, 1240 sayılı Kurul kararı ile, bayilik lisansı sahiplerine akaryakıt istasyonlarında kurulu olan istasyon otomasyon sistemine izinsiz müdahalede bulunmama, istasyon otomasyon sisteminin çevrim içi olmadığı yerlerde tank, geçici tank ve pompa gibi akaryakıt hareketine konu eylemlerin gerçekleştirilmemesi yükümlülüklerinin getirildiği, fiziki ölçüm ve elektronik veriler arasındaki tutarsızlığın anılan Kurul kararı ile mevzuata aykırı olduğu, ayrıca Kurum kayıtlarında denetim tarihi olan 23/06/2015 tarihinden önce ve sonraki veriler incelendiğinde otomasyon sistemine ilişkin herhangi bir verinin gönderilmediğinin anlaşıldığı; <br>Bu durumda, davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 23/06/2015 tarihinde yapılan denetim ile tespit edildiği üzere istasyon otomasyon sisteminin çevrim içi olmadığı yerlerde akaryakıt hareketine konu eylemlerin gerçekleştirildiği, fiziki veriler ile otomasyon sistemi kayıtları arasında farklılıklar olduğu, Kuruma herhangi bir veri girişinin yapılmadığı hususları sabit olduğundan, davalı idarece davacı şirket hakkında tesis edilen idari para cezasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 21/12/2023 tarih ve E:2020/327, K:2023/6118 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davalı idarece, bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacıya, otomasyon sistemi çalışmamasına rağmen akaryakıt hareketine konu eylem gerçekleştirmek suretiyle, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile aynı fıkranın (f) bendi uyarınca "sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterildiği" gerekçesiyle işlem tesis edildiği; <br> Dava konusu Kurul kararına dayanak teşkil eden 5015 sayılı Kanun'un dava konusu işleme ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendinin, lisans sahiplerinin kendilerine verilen lisansta belirtilen faaliyet konuları ve tanınan haklar dışında başka bir konuda ve alanda piyasa faaliyetinde bulunulması halinde uygulanacak idari para cezasına ilişkin bir düzenleme olduğu;<br> Lisans ile tanınan hakların, 5015 sayılı Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların bir bütün olarak dikkate alınması suretiyle belirlenmesi gerektiği; <br> Bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacıya isnat edilen "lisans ile tanınan haklar dışında faaliyet göstererek otomasyon sistemi çalışmamasına rağmen akaryakıt hareketine konu eylemi gerçekleştirmesi" fiilinin, 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının ihlali anlamına geleceğinin kabulü ve davacıya 5015 sayılı Kanun'un 4. madde hükümlerini ihlal ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesinin mümkün olmadığı;<br> Zira, anılan hükümlerin bu şekilde yorumlanmasının, ikincil düzenlemelerde yer alan herhangi bir yükümlülüğün ihlali halinde, piyasada faaliyet gösteren lisans sahiplerinin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal etmiş olacağı ve tümüne 19. maddenin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesi gerekeceği anlamına geleceği, bu durumun 19. maddenin düzenlenme biçimi ve amacıyla çelişeceği gibi, kanunilik ilkesine de aykırılık teşkil edeceği;<br> Bunun yanında, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, maddede belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere aykırı davranılması durumunda ne şekilde ceza verileceği kurala bağlanmış olduğundan, ikincil mevzuatın ihlali halinde verilecek olan idari para cezası miktarının tayininde 5015 sayılı Kanun'un 19. maddenin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendinin mi yoksa anılan Kanun'un 19. maddenin yedinci fıkrasının mı uygulanacağı şeklinde bir belirsizlik doğacağı, bu durumun da kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği;<br> Bu itibarla, sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesinin davanın reddi yolundaki kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, harçtan muaf olmalarına rağmen yargılama giderleri içerisinde harca hükmedildiği, verilen idari para cezasının usul ve yasaya uygun olduğu, kanunilik ilkesine uygun biçimde işlemin tesis edildiği, dayanılan mevzuat hükmünün somut olaya uygulanması gereken mevzuat hükmü olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.<br> Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davalının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

harç