<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/2504 E. , 2024/7649 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/2504<br>Karar No : 2024/7649<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gıda ve Ambalaj Sanayi Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, finansman gider kısıtlaması kapsamında ihtirazi kayıtla verilen 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden yapılan tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmının iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergilendirme dönemi sona ermeden 03/02/2021 tarih ve 3490 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile gider kısıtlamasına ilişkin belirlenen oranın 2021 yılı vergilendirme dönemlerine uygulanmak üzere yürürlüğe girdiği, buna göre Kanunda belirtilen ve 2021 yılı vergilendirme döneminde kesinleşen finansman giderlerinin %10'unun kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağının belirlendiği dolayısıyla finansman gider kısıtlamasının ilk defa 2021 yılının birinci geçici vergilendirme dönemi itibariyle dikkate alınacağı, söz konusu Cumhurbaşkanı Kararının yürürlük tarihinin 01/01/2021 tarihli olmasına karşın 25/05/2021 tarih ve 31491 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kurumlar Vergisi 18 Nolu Tebliğ ile yürürlüğün 01/01/2013 tarihine çekildiği dikkate alındığında, finansman gider kısıtlaması kapsamına Cumhurbaşkanı Kararının yayım tarihinden önce kullanılan kredilerin dahil edilmesinin hukuki belirlilik ve kanunların geriye yürümezliği ilkelerine aykırı olduğu, genel tebliğde kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz ve kur farkı gibi giderlerden örtülü sermaye, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı nedeniyle kurum kazancının tespitinde hali hazırda kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmış olanların finansman gider kısıtlamasına tabi tutarın hesabında dikkate alınmayacağının düzenlendiği, söz konusu giderlerin doğduğu ana para tutarlarının yabancı kaynak toplamına dahil edilmeyeceği yönünde bir düzenlemenin yer almadığı ve genel tebliğ ile getirilen düzenlemeyle Kanun'da verilen yetkinin aşılmadığı, genel tebliğ ile Kanun maddesinde yer alan düzenlemenin kapsamının mükellefler aleyhine sonuç doğuracak nitelikte genişletilmediği veya daraltılmadığı, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların ise ancak genel tebliğin iptali istemiyle açılacak davada ileri sürülebilecek iddialardan olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin örtülü sermaye ve transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı nedeniyle kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınan giderlerin doğduğu ana para tutarlarının, yabancı kaynak toplamına dahil edilmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmının, 2021 yılından önce kullanılan kredilerden kaynaklanan kısmı iptal edilmiş, kalan kısım yönünden ise dava reddedilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (i) işaretli bendi ile yabancı kaynak kullanımında finansman giderlerine yönelik olarak 2013 yılında yürürlüğe giren düzenlemede, Cumhurbaşkanı Kararı ile 2021 yılı ve devamında uygulanmak üzere %10'luk kısmın kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağının düzenlendiği, Kararda, 2021 yılı vergilendirme dönemi sona ermeden oranın belirlendiği ve bu vergilendirme döneminde uygulanmak üzere yürürlüğe girdiğinin açıkça belirtildiği, bu doğrultuda hazırlanan tebliğ hükümleri ile anılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği 01/01/2013 tarihinden itibaren sağlanan yabancı kaynaklara ilişkin olarak mahiyet ve tutar itibarıyla 01/01/2021 tarihinden itibaren kesinleşen gider ve maliyet unsurlarının gider kısıtlamasına tabi tutulacağının belirtildiği, olayda, Cumhurbaşkanı Kararı ile geçmişe yürütmenin söz konusu olmadığı, 2021 yılında getirilen düzenlemeye kadar kesinleşen ve katlanılan finansman giderlerinin indirim konusu yapılabildiği, bu hususun tebliğde de açıkça belirtildiği ancak vergilendirme dönemi sona ermeden Cumhurbaşkanı Kararı ile gider kısıtlamasına ilişkin belirlenen oranın 2021 yılı ve devamında uygulanmak üzere yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, Kanunda belirtilen ve 2021 vergilendirme döneminde kesinleşen finansman giderlerinin %10'unun, kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağı, genel tebliğde kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz ve kur farkı gibi giderlerden örtülü sermaye, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı nedeniyle kurum kazancının tespitinde hali hazırda kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmış olanların finansman gider kısıtlamasına tabi tutarın hesabında dikkate alınmayacağının düzenlendiği, söz konusu giderlerin doğduğu ana para tutarlarının yabancı kaynak toplamına dahil edilmeyeceği yönünde bir düzenlemenin yer almadığı ve genel tebliğ ile getirilen düzenlemeyle Kanun'da verilen yetkinin aşılmadığı, genel tebliğ ile Kanun maddesinde yer alan düzenlemenin kapsamının mükellefler aleyhine sonuç doğuracak nitelikte genişletilmediği veya daraltılmadığı, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların ise ancak genel tebliğin iptali istemiyle açılacak davada ileri sürülebilecek iddialardan olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin örtülü sermaye ve transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı nedeniyle kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınan giderlerin doğduğu ana para tutarlarının, yabancı kaynak toplamına dahil edilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun kabul edilmeyen indirimler başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasına, 6322 sayılı kanunun 37. maddesiyle eklenen (i) bendinde yer alan, işletmede kullanılan yabancı kaynaklar teriminin, tebliğde yapılan tanımıyla, anılan tebliğ bir bütün olarak değerlendirildiğinde, düzenlemenin kanuna aykırılık taşımadığı ve davacı tarafından ihtilaf konusu yapılan hesapların özkaynak-yabancı kaynak kıyaslamasında dikkate alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvuruları kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Finansman gider kısıtlamasında dikkate alınan yabancı kaynak ve finansman gider tutarı hesaplamasına ilişkin düzenlemenin hukuki güvenlik ile vergilerin kanuniliği ilkelerine aykırı olduğu ve finansman gideri niteliğinde olmayan bilanço kalemlerinin hesaplamaya dahil edildiği, finansman gelir ve giderlerinin netleştirilememesinin hukuka aykırı olduğu, 01/01/2021 tarihinden önce kullanılan yabancı kaynakların finansman gider kısıtlaması kapsamına dahil edilmesinin hukuki belirlilik ve kanunların geriye yürümezliği ilkelerine aykırılık oluşturduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, <br>2. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
harç