<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/3574 E. , 2024/7658 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3574<br>Karar No : 2024/7658<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hizmetler ve Ticaret Anonim Şirketi <br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ..., Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... <br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, finansman gider kısıtlaması kapsamında ihtirazi kayıtla verilen 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden yapılan tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmının iptali ve söz konusu tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, tebliğde yabancı kaynak olarak belirtilen ancak yabancı kaynak tanımına uymadığı hususunda ihtirazi kayıt konulan hesapların, Satıcılar (320,323), Karşılıklar (326,329,335,340,360,361,369,370,380,480) ve Diğer Borçlar (373,472) olduğunun anlaşıldığı olayda, 26/12/1992 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 1 Sıra No'lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde 3. Kısa Vadeli Yabancı Kaynakların; dönen varlıkların ayrılmasında kullanılan ölçüye uygun olarak, en çok bir yıl veya işletmenin normal faaliyet dönemi sonunda ödenecek yabancı kaynakları; "30. Mali Borçlar"'ın kredi kurumlarına olan kısa vadeli borçlar ile kısa vadeli para ve sermaye piyasası araçları ile sağlanan krediler ve vadesine bir yıldan daha az bir süre kalan uzun vadeli mali borçların ana para taksit ve faizlerini; "4. Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar"'ın kredi kurumlarından, sermaye piyasasından ve işletmenin ilişkide bulunduğu üçüncü kişilerden sağlanan ve bir yıldan fazla vadeli olan işletme borçları kapsadığı, "40. Mali Borçlar" da ise bilanço tarihi itibariyle vadesine bir yıldan fazla süre kalmış bulunan, banka ve diğer finans kuruluşlarından alınan krediler ile işletmece borçlanma amacıyla ihraç edilmiş menkul değerlerin bu hesap grubunda yer aldığının belirtildiği, yani "30. Mali Borçların" altında yer alan hesapların tamamının, sağlanan finansman gider ve maliyetine yönelik olmadığı, mali borçların da bu başlık altında takip edildiğinin görüldüğü, öte yandan "40. Mali Borçlar" altında yer alan hesaplar finansman giderlerine ilişkin hesaplar olsa da söz konusu hesapların bir kısmının muhasebe standartları gereği karşılık hesabı niteliğinde olabileceği düşünüldüğünde 40'lı hesapların tamamının finansman giderine ilişkin yabancı kaynak olduğu değerlendirilemeyeceğinden, yabancı kaynak kavramının, kanun ve gerekçesi doğrultusunda finansal nitelikli borçlarla sınırlandırılması gerektiği sonucuna varılmış olmakla davaya konu belirtilen hesap kalemlerinin, finansman gideri oluşturmadığı ve herhangi bir faiz, kur farkı, vade farkı gibi finansman giderine yol açmadığı, muhasebe tekniği sebebiyle söz konusu hesapların "Yabancı Kaynaklar" başlığı altında yer aldığı, salt yabancı kaynaklar başlığı altında yer aldığından hareketle "Yabancı Kaynaklar" hesabının altında yer alan tüm hesapların finansman giderine ilişkin hesap olduğunun kabulünün mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, yapılan tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu tahakkukun değinilen kısmı iptal edilmiş, fazladan tahakkuk ettiği sonucuna varılan verginin ödeme tarihten itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (i) işaretli bendi ile yabancı kaynak kullanımında finansman giderlerine yönelik olarak 2013 yılında yürürlüğe giren düzenlemede, Cumhurbaşkanı Kararı ile 2021 yılı ve devamında uygulanmak üzere %10'luk kısmın kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağının düzenlendiği, Kararda, 2021 yılı vergilendirme dönemi sona ermeden oranın belirlendiği ve bu vergilendirme döneminde uygulanmak üzere yürürlüğe girdiğinin açıkça belirtildiği, bu doğrultuda hazırlanan tebliğ hükümleri ile anılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği 01/01/2013 tarihinden itibaren sağlanan yabancı kaynaklara ilişkin olarak mahiyet ve tutar itibarıyla 01/01/2021 tarihinden itibaren kesinleşen gider ve maliyet unsurlarının gider kısıtlamasına tabi tutulacağının belirtildiği, olayda, Cumhurbaşkanı Kararı ile geçmişe yürütmenin söz konusu olmadığı, 2021 yılında getirilen düzenlemeye kadar kesinleşen ve katlanılan finansman giderlerinin indirim konusu yapılabildiği, bu hususun tebliğde de açıkça belirtildiği ancak vergilendirme dönemi sona ermeden Cumhurbaşkanı Kararı ile gider kısıtlamasına ilişkin belirlenen oranın 2021 yılı ve devamında uygulanmak üzere yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, Kanunda belirtilen ve 2021 vergilendirme döneminde kesinleşen finansman giderlerinin %10'unun, kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağı gibi tebliğde, yabancı kaynağın, bilançonun kısa vadeli yabancı kaynaklar ve uzun vadeli yabancı kaynaklar toplamını ifade edeceğinin belirtildiği, yabancı kaynak tanımı bakımından 5520 sayılı Kanun'da herhangi bir istisnaya veya ayrıma yer verilmediği ayrıca tek düzen hesap planında dikkate alınan yabancı kaynak tanımının anılan tebliğde yer verilen tanım ile aynı olduğu yani muhasebe işlemlerinde bu tebliğde yer alan yabancı kaynak tanımının kullanıldığı ve 5520 sayılı Kanun'un işletmelerin öz kaynakları dışında kullanılan yabancı kaynaklara işaret ettiği ve 18 Seri Nolu Tebliğin de kanunun verdiği yetki çerçevesinde yabancı kaynak tanımının sınırlarında herhangi bir değişiklik yapmadan normlar hiyerarşisine uygun şekilde teşekkül ettiği görüldüğünden, tebliğde yapılan yabancı kaynak tanımı ile Kanun'da geçen yabancı kaynak ifadesi arasında bir uyumsuzluk bulunmadığı sonucuna varıldığından dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Finansman gider kısıtlamasında dikkate alınan yabancı kaynak ve finansman gider tutarı hesaplamasına ilişkin düzenlemenin hukuki güvenlik, vergilerin kanuniliği ve vergide adalet ilkeleri ile normlar hiyerarşisine; Cumhurbaşkanı Kararının yayım tarihinden önce kullanılan kredilerin finansman gider kısıtlaması kapsamına dahil edilmesinin hukuki belirlilik ve kanunların geriye yürümezliği ilkelerine aykırılık oluşturduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, <br>2. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
harç