<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2196 E. , 2024/7329 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/2196<br>Karar No : 2024/7329<br> <br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... Ticaret Limited Şirketi<br> 2- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Muğla ili, Ortaca ilçesi, ... Mahallesinde, davalı yanında müdahil Ortaca Belediye Başkanlığı tarafından yapılması planlanan "...Projesi" ile ilgili olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Muğla Valiliğince verilen ... tarihli, ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu "...Projesi" kapsamında yapılan çalışmaların sucul ekosistem üzerinde etkilerinin olmasının kaçınılmaz olduğu, bu etkinin boyutlarının ortaya konulması için bölgenin biyolojik çeşitliliğinin, ekolojik durumunun, fiziksel ve çevresel değerlerinin tespit edilmesi gerektiği, proje tanıtım dosyasında söz konusu etkinlikle ilgili açıklanan jeolojik ve hidrojeolojik değerlendirmelerin yetersiz olduğu ve bu kapsamda proje tanıtım dosyasında yer alan haritayı hazırlayanların yetersiz kişiler olduğu, projenin yapılması planlanan bölgenin, Özel Çevre Koruma Bölgesi olması nedeniyle floristik açıdan yeterli incelemenin yapılmasının zorunluluk olduğu, proje tanıtım dosyasının bu konuda önemli eksiklikler içerdiği, 15 metre uzunluğunda 4 metre genişliğinde petrol kökenli akaryakıt ile çalışan 750 teknenin bir bölgede yoğunlaştırılmasının bölge üzerinde halihazırda var olan baskıyı daha da yoğunlaştıracağı, yapılacak kıyı tesisi öncesi kanaldaki akıntı rejiminin ve sediment hareketinin belirlenmesine yönelik herhangi bir çalışma yapılmadığı, oluşturulacak iskele ile bozulacak akıntı yapısı ve kanal tabanı morfolojisinin ayrıca ele alınmadığı, kanaldaki ya da göl çıkışındaki taban malzemesi ile ilgili herhangi bir inceleme bulunmadığı, kanal içerisinde artan tekne trafiği sonucu tekne/gemi pervane jeti etkisinde kanal taban sedimentlerinin hareketi ve uzun dönemde bu etkinin yaratabileceği morfolojik değişimlerin incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiği, ancak proje tanıtım dosyasında bu konu ile ilgili herhangi bir değerlendirme bulunmadığı, kanalı kapsayan kümülatif bir etki değerIendirmesi yapılması gerektiği, bu haliyle "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararına esas proje tanıtım dosyasının eksiklikler içerdiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve kamu yararına uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1- Davalı tarafından; dava konusu projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin EK-2 listesinde yer alan projeler kapsamında değerlendirildiği, bu kapsamda projeye yönelik ÇED raporu hazırlanması zorunlu tesisler kapsamında değerlendirilmediği, davacı vekili tarafından ileri sürülen tüm iddiaların temelsiz, yanlış ve yanıltıcı olduğu, projenin inşaat ve işletme dönemlerinde izleme ve denetleme çalışmalarının yapılması gerektiği; belirtilen nedenlerle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br> 2- Davalı yanında müdahil tarafından; projenin amacının halihazırda kanalda düzensiz halde mevcut olan ve büyük çoğunluğu turizm faaliyetlerinde bulunan ticari teknelerin kontrol altına alınması, ihtiyaçlarının karşılanarak teknelerden kaynaklanan çevre ve su kirliliğinin (sihtine atıkları, katı atıklar, vb.), gürültü ve görüntü kirliliğinin önlenmesi olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, proje tanıtım dosyasındaki jeolojik ve hidrojeolojik değerlendirmelerin yetersiz olduğu yolundaki görüşün yerinde olmadığı, proje tanıtım dosyasını hazırlayanlar arasında hidrojeoloji mühendisinin de yer aldığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğünün imar planına esas kurum görüşlerinin bulunduğu; Köyceğiz Gölü ve Dalyan Kanallarında Çalışacak Taşıma Araçları Yönetmeliği'nin 13. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, tescil boyu 12 metreden fazla olan teknelerin Kanallarda seyrine müsaade edilmeyeceği, bu kapsamda bilirkişi raporunda 15 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğinde 750 adet tekenin yoğunlaştırılmasının bölge üzerinde halihazırdaki baskıyı daha da yoğunlaştıracağı şeklinde verilen görüşün yerinde olmadığı, mevcutta Göcek Liman Başkanlığına bağlı 492 teknenin bulunduğu, proje kapsamında teknelerin bir bölgede yoğunlaştırılmasından bahsedilemeyeceği; Dalyan Kanalına Tekne Bağlama İskelesi Amaçlı İmar Planına ve Uygulama Projesi'ne esas kanaldaki akıntı rejimi ve sediment hareketlerine ilişkin çalışmaların yer aldığı jeolojik etütlerin yapıldığı, ilgili kurum görüşlerinin alındığı ve bu görüşler doğrultusunda projenin revize edilerek bölgeye zarar vermemesi, mevcut durumunun iyileştirilmesi için her türlü değerlendirmenin yapıldığı, projenin fauna üzerindeki etkileri konusunda taraflarınca dosyaya sunulan uzman mütalaasının İdare Mahkemesince dikkate alınmadığı, proje kapsamında yapılmakta olan işin yarım kalması nedeniyle yapım işini üstlenen yüklenici firmaya hak ediş yapılamadığından, söz konusu firmanın maddi zorluklar çektiği, iskelede güvenliği sağlayıcı yapım işlerinin tamamlanmasında kamu yararı bulunduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davalının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması; davalı yanında müdahilin temyiz isteminin ise süre aşımı yönünden reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> Davalının temyiz istemi yönünden;<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Davalı yanında müdahilin temyiz istemine gelince; <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 8. maddesinde; sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; tatil günlerinin sürelere dahil olduğu, şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı; ivedi yargılama usulünü düzenleyen ve Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlardan kaynaklı uyuşmazlıklarda da uygulanan 20/A maddesinin 2. fıkrasının (g) bendinde, verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 48/6. maddesinde temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren mercinin, temyiz isteminin reddine karar vereceği, 48/7. maddesinde ise, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediği ve temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı hususlarının dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması hallerinde de 2. ve 6. fıkralarda sözü edilen kararların daire ve kurulca kesin olarak verileceği hükmü yer almıştır.<br>Uyuşmazlıkta; temyize konu İdare Mahkemesi kararının davalı yanında müdahile 09/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davanın konusunun, ivedi yargılama usulüne tabi olan çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlardan kaynaklı uyuşmazlık olması nedeniyle bu karara karşı yukarıda belirtilen Kanun hükmü uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz isteminde bulunulması gerektiği ve bu hususun açıkça temyize konu İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği halde, İdare Mahkemesi kararının belirtilen 15 günlük süre içerisinde15 gün içerisinde temyiz edilmediği görülmekte olup; davalı yanında müdahil tarafından en son 24/04/2024 Çarşamba gününde temyiz isteminde bulunulması gerekirken, 26/06/2024 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, davalı yanında müdahilin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalının temyiz isteminin oyçokluğuyla reddine, davalı yanında müdahilin temyiz isteminin ise oybirliğiyle süre aşımı nedeniyle reddine,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br> 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 12/12/2024 tarihinde karar verildi.<br><br> <br>(X) KARŞI OY : <br> Dava; Muğla ili, Ortaca ilçesi, ... Mahallesinde, davalı yanında müdahil Ortaca Belediye Başkanlığı tarafından yapılması planlanan "... Projesi" ile ilgili olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Muğla Valiliğince verilen ... tarihli, ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br> Dosyanın incelenmesinden; dava konusu "...Projesi"ne ilişkin hazırlanan proje tanıtım dosyasında, Dalyan Kanalı güzergâhında turistik ve özel amaçlı kullanılan teknelerin daha modern ve güvenli bir iskeleye yanaşmasının ve projenin tamamlanmasıyla Dalyan merkez istikametinde bekleme yapan teknelerin oluşturduğu görsel kirliğinin azaltılarak, daha düzenli bir konumda beklemelerinin sağlanmasının amaçlandığının belirtildiği, davalı yanında müdahil tarafından verilen ve 14/03/2024 tarihinde İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçe ekinde sunulan "1/1000 Ölçekli İmar Planına Esas Jeolojik - Jeoteknik Etüt Raporu" ve eklerinde mevcut durumda Dalyan Kanalı'nda, Göcek Liman Başkanlığı'na kayıtlı 360 ticari tekne ve 132 özel tekne olmak üzere toplam 492 tekne bulunduğu hususunun tespit edildiği, anılan raporda yer alan kanaldaki akıntı ve sediment hareketine ilişkin çalışmaların yeterli olduğu, ayrıca davalı yanında müdahil tarafından verilen ve 14/03/2024 tarihinde İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçe ekinde sunulan "Muğla Dalyan Tekne Çekek Yeri İskele Hesap Raporu", "Dalyan Tekne Bağlama İskelesi Projesi Hidrografik ve Oşinografik Etüt Raporu", projenin zoolojik açıdan etkilerinin değerlendirildiği ve davalı yanında müdahil tarafından hazırlatılan uzman görüşünde yer alan "bölgedeki teknelerin rastgele bölgelere gelişigüzel bağlanmasının önüne geçilmesi, bölgenin sürdürülebilir ve dengeli kullanımı açısından yararlı olacağı, mevcut teknelerin dağınık ve rastgele bağlanma noktalarına vermiş olduğu zararlı etkinin, teknelerin düzenli bağlama noktasına taşınmasıyla azalacağı" yolundaki görüş ile proje tanıtım dosyasında yer verilen bilgi, önlem ve taahhütler birlikte değerlendirildiğinde; İdare Mahkemesi kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin, uyuşmazlık konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı"na esas proje tanıtım dosyasını kusurlandırmaya yeterli olmadığı sonucuna varılmış olup; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, Dairemiz kararının davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu İdare Mahkemesi kararının onanmasına ilişkin kısmına katılmıyoruz.<br><br><br><br></font></p></body></html>
harç