<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4775 E. , 2024/7205 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/4775<br>Karar No : 2024/7205<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Teknoloji ve Satış Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı şirketin, yurt dışında mukim ... Operations Europe'dan aldığı faizsiz ve kur farksız borç üzerinden hesaplanan faizin katma değer vergisinin konusuna girmediği ihtirazi kaydıyla, 2020 yılının Ağustos dönemi için 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca sorumlu sıfatıyla verilen beyanname üzerine ihtirazi kayda itibar edilmeyerek tahakkuk ettirilen katma değer vergisinin ihtirazi kayda konu kısmının kaldırılması ve ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından, yurt dışındaki ilişkili şirketi ... Operations Europe'dan alınan borç paranın, şirketin işlerinin yürütülmesi ve sermayesinin desteklenmesine yönelik olduğu, alınan ödünç paraya faiz yanı sıra kur farkının dahi uygulanmadığı, ödünç paranın Türk Lirası olarak alınıp Türk Lirası olarak da ödeneceği, herhangi bir ödeme planı olmadığı, klasik bir kredinin hiç bir özelliğini taşımadığının ileri sürüldüğü ve sözü edilen hususları ispatlar nitelikteki belgelerin de dosyaya sunulduğu dolayısıyla davacının aldığı ödünç paralar için faiz ödemediği sabit olduğundan ihtirazi kaydı dikkate alınmaksızın yapılan tahakkukta hukuka uygunluk bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca haksız ve yersiz tahsil edilen verginin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak tecil faizi faiziyle birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle katma değer vergisinin davaya konu edilen kısmı kaldırılmış ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine hükmedilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 3065 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinden, ilişkili şirkete borç para verme işlemi sonucu elde edilmesi gereken faiz gelirlerinin katma değer vergisine tabi olduğu, davacı şirketin, ilişkili şirketinden para kullanmasının finansman hizmeti olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacı tarafından sorumlu sıfatıyla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırılarak dava reddedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yurt dışında mukim ortaktan alınan borç para nedeniyle fiilen faiz ödenmediğine göre, ödenmeyen faiz üzerinden katma değer vergisinin doğmayacağı, aksi yöndeki kanaatin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun; vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas alınması yönündeki hükmüne aykırı olduğu, aynı olaydan kaynaklanan emsal uyuşmazlıklarda lehlerine karar verildiği, ödenmeyen faizden doğan katma değer vergisinden sorumlu tutulmanın hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...TL maktu harç alınmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>
harç