<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2024/3594 E.  ,  2024/7014 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DOKUZUNCU DAİRE <br>Esas No : 2024/3594<br>Karar No : 2024/7014<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı şirketin ihtirazi kayıtla verdiği 2022 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine 7440 sayılı Kanunun 10. maddesinin 27. fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ek verginin kaldırılması ve ödenen tutarın faiziyle iadesi istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ülkemizde 06/02/2023 tarihinde yaşanan deprem neticesinde 08/02/2023 tarihi itibarıyla üç ay süreyle olağanüstü hal ilan edildiği ve olağanüstü hal dönemi boyunca afetlerin ekonomik ve sosyal yaşam üzerindeki etkilerinin azaltılması amacıyla Anayasanın ve ilgili kanunların verdiği yetkiler çerçevesinde gerekli düzenlemelerin yapıldığı, 12/03/2023 tarih ve 32130 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yayım tarihinde yürürlüğe giren "diğer hükümler" başlıklı 10.maddesinin 27.fıkrasında "Kurumlar vergisi mükellefleri tarafından, 2022 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilmek suretiyle, 5520 sayılı Kanun ile diğer kanunlarda yer alan düzenlemeler uyarınca kurum kazancından indirim konusu yapılan istisna ve indirim tutarları ile aynı Kanunun 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisine tabi matrahları üzerinden, dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin %10 oranında, 5520 sayılı Kanunun 5.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen istisna ile yurt dışından elde edilen ve en az %15 oranında vergi yükü taşıdığı tevsik edilen istisna kazançlar üzerinden ise %5 oranında ek vergi hesaplanır ve bu verginin ilk taksiti kurumlar vergisinin ödeme süresi içinde, ikinci taksiti bu süreyi takip eden dördüncü ayda ödenir. Özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflerde bu vergi, 2023 yılı içinde sona eren hesap dönemi için verilmesi gereken beyannamelerde gösterilmek suretiyle uygulanır. Bu vergi gider ve indirim olarak dikkate alınamaz ve hiçbir vergiden mahsup edilemez. ..." düzenlemesi ile depremin yarattığı olumsuz etkilerin giderilmesinin amaçlandığı, söz konusu kanunun, aynı durumda olan tüm kişilere eşit uygulanması, vergiye tabi olmakla birlikte yasalarla olanak tanınan, yararlanılan istisna, indirim ve muafiyet gibi unsurları hedef alarak mali güce göre ödenebilir şekilde vergilendirmesi, matrahı ve oranı nedeniyle öngörülebilir ve ölçülü olması gibi nedenlerle, Anayasaya aykırılık iddiasının ciddi bulunmadığı, anılan kurala dayanılarak ihdas edilen verginin konusunun, 2022 dönemine ait kurumlar vergisi beyannamelerinde dikkate alınan bazı istisna kazançlar ve indirim tutarları ile indirimli kurumlar vergisine tabi matrah olduğu, mükellefinin ise 2022 dönemi için beyanname veren ve Kanun'da sayılan istisna ve indirimlerden yararlanan ve indirimli kurumlar vergisi matrahı olan kurumlar vergisi mükellefleri olduğu, 7440 sayılı Kanun'la, gerek 5520 sayılı Kanun, gerekse diğer kanunlarda kurumlar vergisinden istisna edilmiş kazançlardan bir kısmını elde edenler, 5520 sayılı Kanun'un 10. maddesinde sayılan bir kısım indirimlerden yararlananlar ile indirimli kurumlar vergisi matrahı bulunanların vergilendirmenin muhatabı olduğu ve yararlandıkları indirim ve istisna tutarları matrah kabul edilerek, belirli oranda vergi ödemelerinin öngörüldüğü, öte yandan, yasal düzenlemede Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisi açısından ayrıksı bir düzenlemeye gidilmediği, bu indirimlerin 7440 sayılı Kanunun 10. maddesinin 27. fıkrası içerisinde yer aldığı, usulüne uygun olarak yürürlüğe konulan 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "Diğer hükümler" başlıklı 10. maddesinin 27. fıkrası uyarınca getirilen düzenlemeler kapsamında, davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen beyan üzerine yapılan dava konusu tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10. maddesinin (27) numaralı fıkrasının, "ek verginin kurumlar vergisinin mükelleflerinin tamamını değil sadece bazılarını kapsadığı, yapılan vergilendirmede tüm istisna ve indirim unsurlarının dikkate alınmadığı, dolayısıyla vergilendirmede genellik ve eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı, ayrıca doğrudan beyannamede yer alan istisna ve indirim tutarları üzerinden vergilendirme yapılmak suretiyle mali güce göre vergilendirme ilkesinin ihlal edildiği, ek vergiye muhatap olacak vergi mükelleflerinin kuralda sayılan illerde kayıtlı olmamakla birlikte faaliyetlerinin bir kısmının veya tamamının bu bölgelere yönelik olabileceğinin gözetilmediği, öte yandan ek vergi ihdas eden kuralın vergiyi doğuran olaydan sonraki bir tarihte yürürlüğe girdiği ve geriye yürütüldüğü" itiraz gerekçeleri ile Anayasa’nın 13., 35. ve 73. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan başvuruda, Anayasa Mahkemesi'nin 14/03/2024 tarih E:2023/169, K:2024/82 sayılı kararı ile "bakılmakta olan davanın konusunun, 5520 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ı) bendi gereğince kurum kazancından indirilen tutar üzerinden %10 oranında hesaplanan ek vergi olduğuna, bu itibarla anılan fıkranın birinci cümlesinde yer alan “…ile diğer kanunlarda yer alan düzenlemeler…”, “…istisna ve…”, “…ile aynı Kanunun 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisine tabi matrahları…” ve “…5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen istisna ile yurt dışından elde edilen ve en az %15 oranında vergi yükü taşıdığı tevsik edilen istisna kazançlar üzerinden ise %5 oranında…” ibareleri ile ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci cümlelerinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığına, bu nedenle anılan ibareler ve cümlelere ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerektiğine, öte yandan söz konusu birinci cümlenin kalan kısmının bakılmakta olan davanın konusunun yanı sıra bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmayan ibareler yönünden de geçerli ortak kural niteliğinde olduğuna, bu nedenle birinci cümlenin kalan kısmının esasına ilişkin incelemenin bakılmakta olan davanın konusu gözetilerek “…5520 sayılı Kanun…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılması gerektiğine, kuralın, Anayasa'nın 2., 13., 35. ve 73. maddelerine aykırı olmadığına, itirazın reddine" karar verildiği göz önüne alınarak Vergi Mahkemesi kararının, usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2022 dönemine ilişkin beyannamenin verilmesi gereken tarihten hemen önce ve vergilendirme dönemi kapandıktan sonra o döneme ilişkin ek vergi tahakkuk ettirilmesinin geriye yürüme niteliğinde olduğu ve hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, dolayısıyla Anayasa'ya aykırı olduğu, fazladan tahakkuk ettirilen ek verginin 2022 yılında hak kazanılan istisnanın kullanılmasını imkansız hale getirdiği, şirketlerinin kazanılmış haklarını zedelediği, dolayısıyla hakların korunması ilkesine aykırılık teşkil ettiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davacının iddialarının 7440 sayılı Kanun m.10 kapsamında ek vergi hesaplanmayacak kazançlardan olduğuna ilişkin iddiası da bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br>3.Temyiz isteminde bulunandan ...-TL maktu harç alınmasına, <br>4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>

harç