<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/10591 E.  ,  2024/6909 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/10591<br>Karar No : 2024/6909<br><br>TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br> 2-(DAVACI) ... Anonim Şirketi<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br>.<br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirketin, kar payı sayılan örtülü kazanç dağıtımı nedeniyle tevkifat yapmadığı yolunda saptamaları içeren vergi inceleme raporu uyarınca adına 2012 yılının Nisan dönemi için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 352. maddesinin 1. derece usulsüzlüklerle ilgili 3. bendi gereğince kesilen usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirkete ait defter ve belgelerle tüm banka hesap hareketleri incelenerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve varsayımdan hareketle düzenlenen rapora istinaden yapılan tarhiyatta ve kesilen usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 374. maddesinin 2. fıkrası gereği usulsüzlükte, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak iki yıl içinde kesilmemesi halinde cezanın zamanaşımına uğrayacağı, usulsüzlüğün yapıldığı ve cezanın kesildiği dönemin 2011 yılı olduğu, usulsüzlük cezasının vergi ziyaı cezası ile birleşmesi durumunun da söz konusu olmadığı görüldüğünden iki yıllık ceza kesme zamanaşımı süresi geçirildikten sonra kesilen usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi yönünden dava reddedilmiş, usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br> Davacı tarafından, şirkete ait defter ve belgelerle tüm banka hesap hareketleri incelenmeksizin salt bazı çalışan ve yetkililerinin şahsi banka hesaplarındaki hareketlerden yola çıkılarak şirketin defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların ihticaca salih olmadığını ve böylece re'sen takdir nedeninin oluştuğunun kabulünün hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Daire since, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Davalı idare tarafından yapılan temyiz istemine konu edilen kararın usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.<br>Bölge İdare Mahkemeleri kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, bozmaya uyma üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecek olup, davacı tarafından temyiz istemine konu edilen kararın, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının Danıştay Dördüncü Dairesinin 22/12/2022 tarih E:2019/9441, K:2022/8932 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, davacı temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

harç