<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/1581 E.  ,  2024/20639 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/1581<br>Karar No : 2024/20639<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Suçun şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, Bank Asya hesap hareketlerinin örgütsel amaçla olmadığı, Cihan Medya ve Kimse Yok Mu Derneğine yapılan ödemelerin irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, savunma hakkı tanınmadığı, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkına riayet edilmediği, mutlak olarak korunan sert çekirdek hakların, ölçülülük ilkesinin, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. <br>Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''...Sanık savunmasında özetle; örgütsel maksatlı veya örgüt liderinin talimatı üzerine para yatırmadığını, faizsiz bankacılık olduğu için bu banka ile çalıştığını, 2012 yılında yaklaşık 5 ay kadar Aktif-Sen'e üye olduğunu, sendikanın kapatılmasından sonra Eğitim Bir Sen'e üye olduğunu, hayatının hiçbir döneminde örgüt ile irtibatının bulunmadığını beyan etmiştir. Sanığın Bank Asya hesap dökümleri bilirkişiye tevdi edilmiş ve alınan 06.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda sanığın 07.02.2001 tarihinde Asya Katılım Bankası müşterisi olduğu, hesabını 2014 yılından itibaren aktif olarak kullanmaya başladığı, 04.03.2014 tarihinde hesabına yatırmış olduğu 74.000 tl'lik bakiye ile 31 günlük katılım hesabı açtığı, 2015 yılında tüm katılım hesaplarını kapatarak 93.000 tl tutarındaki parasını K. E. isimli şahsa eft yaptığı, 2014 yılına kadar katılım hesabı açmayan sanığın bu tarihten sonra yüksek meblağlı katılım hesapları açtığının tespit olunduğu bildirilmiştir.17-25 Aralık hükumete yönelik darbe girişiminden sonra Bank Asya'nın müşteri kaybetmesi nedeniyle bu bankaya destek olunması için örgüt liderinin ve örgütteki abi, abla konumunda adlandırılan örgüt üyelerinin bu bankaya para yatırılması telkinlerinde bulunduğunun herkes tarafından bilinen bir gerçek olduğu, ülke çapında örgütün talimatı ile Asya Katılım Bankası şubeleri önünde örgüt üyelerince protestolar düzenlendiği, tüm bunlar yaşanırken sanığın da maarif müfettişliği mesleğini icra ettiği düşünüldüğünde mevcut eğitim durumu ve tecrübesi ile bu bankanın örgüt ile bağlantısının olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki daha önceden sanığın Bank Asya hesabı olmasına rağmen 2014 yılında önce katılım hesaplarının bulunmadığı ve banka hesabını aktif olarak kullanmadığı halde 2014 yılının Mart ve Nisan ayında açtığı katılım hesaplarının tarihi dikkate alındığında Bank Asya ile ilgili gündemin en yoğun olduğu ve örgüt talimatının olduğu 2014 yılı başında yüklü miktarda ( 74.000 tl ve 100 gr altın ) katılım hesabı açmış olduğu, belli bir amaca hizmet etmeyen bir kişinin sürekli gündemde olan ve parasal anlamda güven vermeyen bir banka yerine parasını daha garanti altına alabileceği bir banka tercih etmesi beklenirken sanığın tercihinin mahkememizce kar elde etmek ve parasını güvende tutmak amacı düşünülerek yapılmadığı, yine diğer banka hesaplarından bu bankaya yapılan para transferleri ile katılım hesaplarındaki yoğunluğun tarihleri de dikkate alındığında sanığın Bank Asya hesabındaki bu hareketliliğin örgüt elebaşı Fethullah Gülen’in zor durumda bulunan örgüte ait Bank Asya’yı kurtarmak için örgüt mensuplarına verdiği “kendi adınıza ve yakınlarınız adına bankamızda hesap açtırıp yüklü miktarlarda para yatırın hesap hareketliliğine özen gösterin” şeklindeki talimatını yerine getirmeye yönelik olduğu kanaatine varılmaktadır. Sanığın 2013 yılı Aralık ayında örgüt liderinin Bank Asya'ya destek olunması yönündeki talimatından sonra Bankaya 74.000 tl tutarlı ve 100 gr altın için katılım hesabı açtırmak suretiyle örgütün bu çağrısından haberdar olup destek olma kastıyla hareket ettiği....'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında peşin olarak yatırılan harç ve posta gideri mahsup edildikten sonra varsa kalan yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

harç