<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6867 E. , 2024/6364 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y <br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/6867<br>Karar No : 2024/6364<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirketin, bakanlık nam ve hesabına üstlendiği mobil haberleşme alt yapı kurulum işi ile ilgili olarak düzenlediği hakediş faturalarında özel iletişim vergisi hesaplamadığından bahisle 2015 ve 2016 yılları için yapılan vergi ziyaı cezalı özel iletişim vergisi tarhiyatları için uzlaşılan tutarın daha sonra 7256 sayılı Kanun uyarınca yapılandırılarak ödenen tutarın kurum kazancında gider olarak dikkate alınması gerektiği ihtirazi kaydıyla verdiği 2020 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerine yapılan tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmının iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Gider vergileri konusunda genel kuralın, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinde işletme ile ilgili olmak şartıyla gider vergilerinin safi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği ancak, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun gider vergileri uygulaması açısından "özel hüküm" niteliğindeki 39. maddesinde, genel kurala istisna getirilerek özel iletişim vergisinin gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak kaydedilemeyeceğinin kurala bağlandığı, davacı tarafından her ne kadar, yapılan alt yapı kurulum işi ile ilgili olarak bakanlığa düzenlediği hakediş faturaları üzerinden özel iletişim vergisi hesaplamadığı dolayısıyla bakanlıktan bu vergiyi tahsil etmediği 2015 ve 2016 yılları için yapılan tarhiyat sonrası ödenen tutarı ilgilisine yansıtmadığı için üzerinde kaldığı belirtilse de , bahse konu tarhiyatların uzlaşma ve yapılandırma tesisi ile ihtilafsız şekilde kesinleştiği dolayısı ile söz konusu özel iletişim vergisi mahiyetini değiştirir bir durumun ortaya çıkmadığı, bunun yanında 6802 sayılı Kanun'da telekomünikasyon işletmeleri özel iletişim vergisinin mükellefi olarak belirlenmiş ise de bu işletmelerin sadece vergiyi tahsil ederek vergi dairesine yatırmakla yükümlü tutuldukları ve vergi yükünün asıl taşıyıcıları olmadıkları, kendilerinin ödemedikleri bir vergiyi gider olarak indirim konusu yapmalarına hukuken olanak bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bakanlık hesabına yapılan işlerden kaynaklı hakediş faturalarında özel iletişim vergisi tahsil edilmemesi nedeniyle yapılan tarhiyat sonrası ödenen tutarı kendileri üzerinde kaldığı ve dolayısıyla söz konusu verginin bir gider olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 39.maddesi gereği özel iletişim vergilerinin gider olarak dikkate alınamayacağı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
harç