<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3057 E. , 2025/2943 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/3057<br>Karar No : 2025/2943 <br><br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACILAR)<br> ... adına velayeten, kendi adlarına asaleten; ..., ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- (DAVALILAR)<br> 1- ... Bakanlığı <br> 2- ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Kocaeli ili, Kartepe ilçesi, ... Ortaokulu öğrencisi olan davacıların çocukları ...'nun, 04/12/2015 tarihinde okul içerisinde teneffüs esnasında sınıf dışındaki koridorda arkadaşlarıyla beraber rastgele bırakılan temizlik süpürgesi ile oynarken zeminin kaygan olmasından dolayı ayağı kayarak düşmesi sonucunda temizlik süpürgesinin sapının sağ gözüne batması üzerine görme kaybı oluşması nedeniyle davalı idarenin yaşanan olayda hizmet kusuru bulunduğu iddialarıyla küçük ...'nun tedavi masrafları için 17.575,14 TL, iş gücü kaybından dolayı miktar artırımı ile 531.676,96-TL maddi ile 80.000,00 TL manevi tazminat, baba ... için 25.000,00 TL manevi tazminat ile anne ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bir başka öğrenci tarafından aniden açılan sınıf kapısının davacılardan ...'nun gözüne temizlik süpürgesinin sapının batması neticesinde yaralandığı açık olup, idarenin bu zararın oluşumunda doğrudan etkisi bulunmamakla birlikte, öğrencinin okul idaresinin gözetim ve denetiminde bulunduğu süre zarfında meydana gelen olayda davalı idarelerin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca zararı tazmin sorumluğunun bulunduğu, 2003 doğumlu ...'nun tedavi dosyası ve yapılan muayenesi sonrasında, 04/12/2015 tarihinde geçirmiş olduğu travmaya (gözüne temizlik süpürgesi sapının batması) bağlı sağ göz görme kaybı nedeniyle %32 oranında malüliyeti tespit edildiği, davacıların çocukları ...'nun uğradığı iş gücü ve efor kaybı zararına karşılık 531.676,96-TL maddi tazminatın, 1.000,00 TL'sinin davalılara başvuru tarihinden, 530.676,96 TL'sinin de ıslah dilekçesinin kayıtlara girdiği tarihten ve tedavi giderlerinden oluşan zararlarına karşılık 17.575,40-TL maddi tazminatın davalılara başvuru tarihinden hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesi gerektiği, küçük yaşta geçirdiği kaza sonucu bir gözünde sürekli görme kaybı yaşaması, olayın yarattığı travmatik etki, ilerleyen yaşlarda hissedilecek acı ve üzüntü nazara alındığında, gerek ... tarafından talep edilen 80.000,00 TL, gerekse çocuklarının yaşadığı acı ve üzüntü nedeniyle manevi açıdan keder ve ıstırap yaşayan anne-baba için ayrı ayrı talep edilen 25.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu ve anılan tutarların davalı idarelere başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden kararın hüküm fıkrasında yer alan "... 530.676,96 TL'lik kısmının ise miktar artırım tarihi olan 03.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle" ibaresinin; "... 530.676,96 TL'lik kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihi olan 14.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle" şeklinde düzeltilmesi suretiyle başvuruların reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :<br>Davacılar: Islah dilekçesiyle arttırılan maddi tazminat tutarına işletilecek faizin idareye başvuru dilekçesinin verildiği tarihten itibaren başlatılması gerektiği, konu ile ilgili Danıştay kararlarının bulunduğu, Danıştay kararları uyarınca miktar artırımı durumunda artırılan tutara işletilecek faizin başvuru tarihi olan 18.07.2018 tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği belirtilerek, kararının bu kısmının düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmüştür.<br>Davalı İdareler: Davaya konu yaralanma olayı ile ilgili tutulan tutanaklardan davacıların çocuklarının yaralanmaya sebep olan süpürgeyi depodan alarak oynadığı, başka bir öğrencinin aniden sınıf kapısını açması sebebiyle temizlik süpürgesinin sapının davacıların çocuklarının gözüne battığı, dolayısıyla yaralanma olayında okul idaresinin doğrudan bir etkisinin bulunmadığı, idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumlu tutulabilmesi için yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan nedensellik bağı kurulabilen özel ve olağanüstü zararların bulunması gerektiği, oysa yaşanan olayda bu şartların hiçbirinin gerçekleşmemesi nedeniyle idarenin kusursuz olarak sorumlu tutulamayacağı, diğer taraftan Mahkemece belirlenen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, idareye başvuru tarihinden itibaren manevi tazminat tutarlarına faiz işletilemeyeceği belirtilerek ,istinafa konu kararın bozulması istenilmiştir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından savunma verilmemiş olup, davacılar tarafından davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen düzeltilerek onanması, kısmen onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Temyize konu istinaf kararın, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme;<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davalı idareler tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Temyize konu istinaf kararının, miktar artırımı dilekçesi sonrası arttırılan maddi tazminat tutarına işletilecek faizin başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme;<br>Davacılar tarafından, temyize konu istinaf kararının, miktar artırımı dilekçesi ile arttırılan tutarın faiz başlangıç tarihinin idareye başvuru tarihi olması gerektiği ileri sürülerek istinaf kararının bu kısmının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi istemiyle temyiz dilekçesi verilmiştir. <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.<br> Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.<br>Uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından yapılan inceleme sonucunda net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının artırılmasına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla; meydana gelen zararların tespiti amacıyla İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen ve davacılar tarafından artırılan bu yeni zarar miktarının; olay tarihi veya idareye başvurma tarihi veya dava tarihi itibarıyla elde etmek istediği gerçek zararı olduğu açıktır.<br> Bu durumda; istinaf kararın hüküm fıkrasının; "... 530.676,96 TL'lik kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihi olan 14/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine" ilişkin kısmının; "...530.676,96-TL maddi tazminatın idarenin temerrüde düşürüldüğü başvuru tarihi olan 18/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br>Temyize konu istinaf kararının, nisbi karar harcına yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme;<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 332/1 maddesinde; yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği hüküm altına alınmıştır. yargılama giderlerine hükmedilmesi kamu düzeninden olup re'sen incelenmesi gerekmektedir.<br>İstinaf istemlerinin düzeltilmek suretiyle reddine karar verilen İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında davalı idarenin harçtan muaf olması sebebiyle nisbi karar harcının tahsiline yer olmadığına dair karar verilmişse de, davalı idarenin harçtan muaf olmasının davacı olduğu davalarda söz konusu olduğu, oysa davalı olduğu davalarda haksız taraf olduğu durumlarda Mahkeme kararı sonrası yargılama harçlarının davalı idarece ödenmesi gerektiği tartışmasızdır.<br> 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2 nci maddesinde, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 11 inci maddesinde, genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca konu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu; 15 nci maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16 ncı maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21 inci maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28 inci maddesinde ise, (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.<br>Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda, esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden (Binde 68,31) oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.<br>Aktarılan Kanun hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç ve posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanacak nispi karar harcının ise tümüyle, haksız çıkan tarafa, başka bir deyişle davalı idarelere yükletilmesi gerekmektedir.<br>Bu durumda; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, temyize konu istinaf isteminin düzeltilerek reddine karar verilen İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan, "Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı toplamı olan 679.252,36-TL üzerinden hesaplanan 46.399,73-TL nispi karar harcından dava açılırken davacılardan peşin olarak tahsil edilen 1.724,82-TL nispi karar harcının mahsubu sonucunda kalan 44.674,91-TL'nin, davanın kabul ile sonuçlanması ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesine göre genel bütçeli idareler mahkeme ve icra harçlarından muaf olduğundan davacıya ve davalı idarelere tamamlattırılmasına yer olmadığına" kısmının "Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı toplamı olan 679.252,36-TL üzerinden hesaplanan 46.399,73-TL nispi karar harcından dava açılırken davacılardan peşin olarak tahsil edilen 1.724,82-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacılara ödenmesine, nispi karar harcının mahsubu sonucunda kalan 44.674,91-TL'nin, davalı idarelerden tahsili için Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 339. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Davacıların temyiz isteminin kabulüne, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının;<br>a) Davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmı yönünden ONANMASINA, <br>b) Miktar arttırım dilekçesi sonrası arttırılan maddi tazminat tutarına işletilecek faizin başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin kısmı ile nisbi karar harcına yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 17/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>
harç