<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/5070 E. , 2025/69 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2022/5070<br>Karar No : 2025/69<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN MÜDAHİL :<br>(DAVALI YANINDA) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflar ve davalı yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından; çobanlık yapmakta iken, 21/10/2007 tarihinde Tekirdağ ili, Malkara ilçesi,... Köyü civarında keçi ve koyunlarını otlattığı sırada 4. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı nöbetçi kulübesinden açılan ateş sonucu yaralandığından bahisle uğradığı ileri sürülen zararlara karşılık 190.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 589.565,46 TL) maddi tazminat ile 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince maddi tazminat isteminin kabulü, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ilk kararın davalı idare tarafından yapılan temyiz başvurusu neticesinde, Danıştay Onuncu Dairesinin 18/03/2016 tarih ve E:2013/7592, K:2016/1534 sayılı kararı ile onandığı ancak karar düzeltme aşamasında 01/06/2021 tarih ve E:2016/12756, K:2021/2944 sayılı kararla, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulması üzerine anılan bozma kararına uyularak yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak ve davacı vekili tarafından verilen miktar artırımı dilekçesi uyarınca davanın kabulüne, 589.565,46 TL maddi tazminatın, 190.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, kalan 399.565,46 TL' sinin ise miktar artırım dilekçesinin Mahkeme kayıtlarına girdiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davalı idare tarafından, dava konusu zararda herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı, idarenin eylemi ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı olmadığı, Devlet tarafından sağlanan yararların maddi zararlardan mahsup edilmesi gerektiği, manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, yargı harçlarından muaf oldukları ileri sürülmektedir. <br>Davalı yanında müdahil ... tarafından, ilk derece mahkemesince davanın ihbarının yapılmadığı, herhangi bir kusuru bulunmadığı, eğitim ve görevlendirmenin usulüne uygun olarak yapılmadığı, meydana gelen zararda davacının ağır kusuru bulunduğu, ek bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğu, maddi tazminat için miktar arttırım talebinde bulunulamayacağı ileri sürülmektedir.<br>Davacı tarafından, hükmedilen maddi tazminat miktarının tamamına idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, nispi harcın hatalı olarak hesaplandığı ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyize konu mahkeme kararının maddi tazminat yönünden bozulmasına, manevi tazminat yönünden incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı tarafından, 21/10/2007 tarihinde Tekirdağ ili, Malkara ilçesi, ... Köyü civarında keçi ve koyunlarını otlatmakta iken 4. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığınında görev yapan nöbetçi bir asker tarafından açılan ateş sonucu yaralandığı, geçirdiği ameliyatlar ve tedaviler sonrasında Keşan Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 08/10/2008 tarihli sağlık kurulu raporuyla vücudunda kalıcı fonksiyon kaybı olacağını öğrenmesi üzerine 13/11/2008 tarihinde taahhütlü postaya verilen dilekçeyle davalı idareden 240.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini istediği, talebinin zımmen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> A) Davalı İdarenin Manevi Tazminata Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesi:<br> Davalı idare tarafından, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik İdare Mahkemesi kararı temyiz ve karar düzeltme incelemesinden geçerek kesinleşmesine rağmen kesinleşen kısma ilişkin olarak yeniden temyiz isteminde bulunulmuştur. <br>Bu doğrultuda, manevi tazminatın kısmen kabulü kısmen reddi yönündeki Mahkeme kararının yargılamanın önceki aşamalarında kanun yolundan geçerek kesinleştiği, kesin bir karara karşı da temyiz isteminde bulunulamayacağı anlaşıldığından, söz konusu istemin incelenmesine hukuki olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br><br>B) Temyiz İstemine Konu Kararın, Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br> Hukuk sistemimizde "Taleple Bağlılık İlkesi" geçerlidir. Nitekim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesine göre; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir."<br>Taleple bağlılık ilkesinin en önemli sonuçlarından biri de "Aleyhe Bozma Yasağı"dır. Aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm" başlığını taşıyan 283. maddesinde "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." denilmek suretiyle açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.<br> Medeni yargılama hukukuna ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve idari yargılama hukukuna ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, 5271 sayılı Kanunda olduğu gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte, "Aleyhe Bozma Yasağı" gerek hukuk yargılamasında, gerekse idari yargı alanında uygulanan temel prensiplerden biridir.<br> Bir hüküm, davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse, kamu düzenine ilişkin emredici kurallar hariç olmak üzere, temyiz edilen hüküm temyiz eden tarafın aleyhine olarak bozulamaz. Buna dar anlamda aleyhe bozma yasağı denilmektedir. <br> Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde ya da taraflardan yalnız birinin lehine olarak verilen bozma kararında, bozma kararına uyan ilk derece mahkemesi artık temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna, geniş anlamda aleyhe bozma yasağı ya da aleyhe hüküm verme yasağı denilmektedir. <br> Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, bozulan karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm verememesi ilkesi, usule dair kazanılmış hak müessesesi ile yakından ilgilidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 19/04/2018 tarih ve E.2018/2447, K.2018/4310 sayılı kararında da "Önceki karar davacı tarafından temyiz edilmemiş olduğundan, o kararda hükmedilen miktar davalı yararına kazanılmış bir hak oluşturmuştur. O halde, mahkemenin davalı yararına kazanılmış hakkı ihlal ederek aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." denilmektedir. <br> Buna göre, davalı idarenin temyiz talebi üzerine, davalı idare lehine verilen bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararda, davalı idarenin önceki (bozulan) karardan daha aleyhine bir hüküm kurulamayacağı açıktır.<br> Bakılmakta olan davada, ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, davacı ... için 190.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verildiği ve mahkeme kararının kabule ilişkin kısımının davalı idare tarafından temyiz edildiği, davacı tarafından ise temyiz talebinde bulunulmadığı, <br>temyiz incelemesi sonucu kararın kabule ilişkin kısmının onandığı, davalı idarenin karar düzeltme talebi üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 01/06/2021 tarih ve E:2016/12756, K:2021/2944 sayılı kararı ile manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısım yönünden karar düzeltme isteminin reddedilmesi, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmın ise bozulması sonucu ...İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararda ...için 589.565,46 TL maddi tazminatın kabulüne karar verilmek suretiyle aleyhe hüküm verme yasağına uyulmadığı, davalı idarenin usuli kazanılmış hakkının ihlal edildiği anlaşılmaktadır.<br> Bu itibarla, Mahkemece ilk verilen karara karşı davacı tarafından temyiz talebinde bulunulmadığı, bozma kararının davalı idarenin temyiz talebinin kabulü sonucu verildiği dikkate alınmak suretiyle aleyhe hüküm verme yasağı uyarınca davacı ... için hükmedilecek maddi tazminatın 190.000,00 TL'yi aşmaması gerekirken, davalı idarenin önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olacak şekilde davacının 589.565,46 TL maddi tazminat isteminin kabulü yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, işbu bozma kararı üzerine, Mahkemece davacının maddi tazminat istemi yönünden yeniden karar verileceğinden, davacının hükmedilen nispi harca yönelik temyiz istemi bu aşamada incelenmemiştir. <br><br>C) Davacının Maddi Tazminata Yürütülecek Faizin Başlangıç Tarihine İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesi:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. <br>Yapılan bu açıklamalar karşısında, maddi tazminata yürütülecek yasal faizin başlangıç tarihinin, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu, aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.<br>Bu itibarla, bozma kararına uyulması halinde maddi tazminata yönelik yeniden hüküm kurulurken yasal faizin başlangıç tarihi yönünden, idarenin temerrüde düştüğü tarih olan idareye başvurduğu tarihinin dikkate alınması gerekmekte olup, kabulüne karar verilen 190.000,00 TL maddi tazminat yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalı idarenin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, <br>2. Davacının maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine yönelik temyiz istemi ile davalı idarenin ve davalı idare yanında müdahilin maddi tazminata yönelik temyiz isteminin KABULÜNE,<br>3. ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının maddi tazminat istemi ve maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden BOZULMASINA,<br>4. Bozulan kısımlar yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>
harç