<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/4371 E.  ,  2025/920 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/4371<br>Karar No : 2025/920 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı vekili tarafından; müvekkilinin 17/07/2013 tarihinde Ankara'dan Kayseri istikametine seyir halinde iken Boğazköprü mevkiinde tek taraflı olarak meydana gelen ve ayağının kesilmesi ile sonuçlanarak, %43 oranında işgöremez hale gelmesine sebep olan trafik kazasında gerekli önlemleri almayan davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, anılan kaza nedeniyle fazlaya ilişkin hakkı saklı tutularak 10.000,00-TL maddi ve 150.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 160.000,00-TL zararının, olay tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemelerinin 13/02/2016 günlü ara kararı gereği, olayın niteliği ve uyuşmazlığın özelliği itibariyle olayın meydana gelişinde, kazanın meydana geldiği köprüde yan demir korkulukların bakım ve onarımından sorumlu idarenin kusurunun olup olmadığının, araç sürücüsü ve davalı idare kusur oranlarının ne olduğunun belirlenmesi amacıyla dosya üzerinden bilirkişi raporu düzenlenmek üzere dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderildiği, anılan daire başkanlığından alınan 08/05/2017 tarihli raporda "olayda hizmet kusurunun bulunduğu ve sürücü A.H nin %50; davalı idarenin %50 oranında kusurlu olduğunun" belirtildiği, rapora taraflarca itiraz edildiğinden bu defa yeniden bilirkişi raporu almak üzere dosyanın Adli Tıp Kuruluna gönderildiği, Trafik İhtisas Dairesi Kurulundan alınan 31/07/2018 tarihli raporda "davacının %25 davalı idarenin %25 oranında kusurlu bulunduğunun" belirtildiği, anılan rapora davalı idare tarafından itiraz edilmiş ise de hizmetin kötü işletilmesi sonucunda davacıda meydana gelen zarardan hizmet kusuru nedeniyle davalı idarenin tazmin sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varıldığı, davalı idarenin, davacının yaşadığı olay nedeniyle işgücü kaybı yaşamasında kusurlu olduğu dikkate alınarak, Mahkemelerinin 11/10/2018 tarihli ara kararı gereği talimat yoluyla alınan 04/03/2019 tarihli hesap bilirkişi raporunda özetle; ''davacının maddi zararının (işgücü kaybına bağlı) 231.640,00-TL, protez bedeli olan (taleple bağlı kalınarak) 3.000,00-TL tazminat alacağının olduğu" yönünde hesaplama yapıldığı, uyuşmazlık konusu olayda davacı vekili tarafından 24/03/2015 tarihinde iş gücü kaybı ve protez bedeli için maddi manevi tazminat ödenmesi istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:..., K:... sayılı dosyasından tazminat davası açıldığı, görev ret kararı ile Mahkemelerinde görülen işlem davada alınan ve hesap bilirkişi raporu üzerine davacı vekili tarafından 2577 sayılı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 22/04/2019 havale tarihli dilekçe ile tazminat miktarının artırıldığı ve anılan dilekçenin 29/04/2019 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, artırılan miktar yönünden davalı idareye ıslah dilekçesinin tebliğ edildiği tarihten, diğer kısım yönünden Adli yargı yerinde ilk davanın açıldığı tarih olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, davacının, hizmet kusuru nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle protez bedeline karşılık istediği 3.000,00-TL yönünden; davacı tarafından, maluliyetle sonuçlanan kaza nedeniyle 10.000,00-TL maddi tazminat talep ettiği bunun 3.000,00-TL'nin protez bedeli giderlerine karşılık olduğu, yapmış olduğu bu giderlere ilişkin fatura ibraz ettiği taleple bağlı kalınarak ve hesap bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda da bu yönde görüş bildirildiğinden; davacının protez bedeline ilişkin maddi tazminatın Adli yargıda açılan ilk dava tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece tazmini gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, davacının 150.000,00 TL manevi tazminat istemi yönünden; manevi tazminatın, kişilerin mal varlığında meydana gelen azalmayı gidermeye yönelik bir tazmin aracı olmayıp manevi yönden duyulan acı ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeye yönelik manevi bir tatmin aracı olduğu, idari eylem nedeniyle ilgililerin uğradıkları manevi zarara karşılık olarak takdir edilecek manevi tazminatın, manevi tatmin aracı olmasından dolayı zenginleşmeye yol açmayacak miktarda idarenin olaydaki kusurunun niteliği ve ağırlığıyla orantılı ölçüde saptanması zorunlu bulunduğu, uyuşmazlıkta, davalı idarenin hizmet kusuruna bağlı olarak davacının yirmibeş yaşında engelli duruma gelmesi nedeniyle duyduğu acı ve ızdırabın kısmen de olsa karşılanması için davalı idarenin kusur durumu ve olayın oluşundaki katkısı da gözetilmek ve sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde davacı lehine 30.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, öte yandan; davacı tarafından, manevi tazminat miktarına, olayın gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi istenilmekte ise de; idari işlem veya eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, idareye başvuru tarihinin, başvurunun bulunmaması durumunda dava tarihinin esas alınması, Danıştay içtihatlarında genel kabul görmüş ve istikrar kazanmış olduğundan, adli yargı yerinde açılan dava tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalı idare tarafından davacıya ödenmesi, anılan tarihten önceye ilişkin yasal faiz isteminin ise reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, protez gideri için talep edilen 3.000,00-TL maddi tazminat talebinin kabulü ile, bu tutarın 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödemesine, davacı için toplam 231.640,00-TL maluliyet (iş gücü kaybı) tazminatının; a) başlangıçta talep edilen 7.000,00-TL kısmının adli yargıda ilk dava açılma tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, artırılan maluliyet (iş göremezlik) tazminat miktarı kapsamında kalan 224.640,00-TL tazminatın ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 29/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, maddi tazminat isteminin fazlaya ilişkin 697.922,00-TL kısmının reddine, davacı için toplam 30.000,00-TL manevî tazminatın, adli yargı yerinde açılan ilk dava tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat (120.000,00-TL) ve faiz talebinin ise reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E: ..., K: ... sayılı kararın, maddi tazminata ilişkin kısmı ile fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup taraflarca ileri sürülen istinaf başvurusu nedenleri kararın bu kısımlarının kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmediği, Mahkeme kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, davacı için 30.000,00-TL, manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin kısmına davalı idarece yapılan istinaf başvurusuna gelince; manevi tazminatın patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracı olduğu, manevi tazminata hükmedilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunmasının gerektiği, manevi tazminata hükmedilirken ilgililerin sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak olay nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın kısmen giderilmesini ifade edecek, idarenin hukuka aykırılığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktarın belirlenmesi gerektiğinden manevi tazminatın yukarıda belirtilen niteliği gözetildiğinde olay nedeniyle duyulan acı, üzüntü ve ruhsal sıkıntının giderilmesi için davacı için 10.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesinin uygun olacağı belirtilerek davacının istinaf isteminin reddine, davalı idare istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın, protez gideri için talep edilen 3.000,00-TL maddi tazminat talebinin kabulü ile, bu tutarın 24.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödemesine, davacı için toplam 231.640,00-TL maluliyet (iş gücü kaybı) tazminatının; başlangıçta talep edilen 7.000,00-TL kısmının adli yargıda ilk dava açılma tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, artırılan maluliyet (iş göremezlik) tazminat miktarı kapsamında kalan 224.640,00-TL tazminatın ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 29.04.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, maddi tazminat isteminin fazlaya ilişkin 697.922,00-TL kısmının reddine ilişkin kısmının onanmasına, anılan kararın, davacı için toplam 30.000,00-TL manevî tazminatın, Adli yargı yerinde açılan ilk dava tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren 10.000,00-TL manevi tazminatın, Adli yargı yerinde açılan ilk dava tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : <br> Davacı vekili tarafından; ilk derece Mahkemesince dosya içerisinde 2 adet Adli Tıp Kurulu (ATK) raporu olmasına rağmen herhangi bir hukuki değerlendirmede bulunmadan yalnızca son ATK raporunu dikkate alarak müvekkiline %75 kusur izafe edilmesinin hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğu, illiyet bağının Mahkemece doğru kurulamadığı, olayda önem arz eden hususun idarenin kusurlu davranışı nedeniyle standartlara uygun yapılmayan oto korkuluklarından kaynaklı olarak sadece maddi hasarla kurtulunabilecek bir kazada müvekkilinin bacağının koptuğu, bu noktada yapılması gerekenin müvekkilinin kusurunu bulmak değil, idarenin kusurunu saptamak olduğu, ilk derece Mahkemesince faiz başlangıcının ve harca ilişkin hususların yanlış belirlendiği, temyize konu istinaf dairesi kararının da gerekçesiz olduğu ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare tarafından; kurumlarının harçtan muaf olması sebebiyle idareleri aleyhine harç hesaplanmasının yanlış olduğu, temyize konu istinaf dairesi kararında vekalet ücreti hakkında ne karar verildiğinin belirsiz olduğu, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığı, ilk derece Mahkemesinin ve istinaf dairesi kararlarının eksik incelemeye dayandığı, ATK raporunun eksik ve yanlış veriler üzerinden değerlendirilmesine sebep olanın trafik kazası tespit tutanağındaki kaza yeri krokisinin eksik gösterilmesi olduğu, kaza yeri krokisinin tam kazanın olduğu yeri yani sonucu gösterdiği; ancak kazanın oluşmasına sebep olan kaza yeri gerisindeki kavşak yapısını göstermediği, köprü üzerinde monte edilen bariyer olarak Adli Tıp Kurumu Raporunda bahsedilen ve araca girdiği söylenen korkuluk demirlerinin araçlar için değil, yayaların köprü açıklığından düşmemelerine dönük olduğu, oto korkuluk sisteminin olmamasının yol kusuru olmadığı, davacının kavşağa hızlı, dikkatsiz ve tehlikeli girerek ve kavşak çıkışındaki sert virajı alamayarak köprü korkuluklarına çarptığı, olayda tam kusurlu olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Dava; davacı vekili tarafından; müvekkilinin 17/07/2013 tarihinde Ankara'dan Kayseri istikametine seyir halinde iken ... mevkiinde tek taraflı olarak meydana gelen ve ayağının kesilmesi ile sonuçlanarak, %43 oranında işgöremez hale gelmesine sebep trafik kazasında gerekli önlemleri almayan davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, anılan kaza nedeniyle fazlaya ilişkin hakkı saklı tutularak 10.000,00-TL maddi ve 150.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 160.000,00-TL zararının, olay tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Temyize konu kararın, davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile kabul edilen kısma ilişkin faiz başlangıç tarihi açısından yapılan inceleme:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.<br> Temyize konu Mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmiş olup; uyuşmazlıkta, talep edilen tazminatın miktar artırım dilekçesiyle artırılan kısmına yürütülecek faizin başlangıç tarihi yönünden değerlendirme yapılmıştır.<br> Davacının dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacının tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradelerini yansıtan miktarın, ıslah ile arttırılan gerçek zararları olduğunun, bu gerçek zararın esasen idarelere başvuru tarihinde bir başka deyişle idarelerin temerrüde düşürüldüğü tarihte ortaya çıktığı, ancak davacı tarafından miktarı tam olarak bilinemediğinden ve tespit edilemediğinden dava açılırken talep edilemeyen bir zarar olduğunun kabulü, bu kabul doğrultusunda da ıslahla arttırılan dava değerinin tamamına davalı idarenin temerrüde düştükleri adli yargıda ilk dava açılma tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerekmektedir.<br> Nitekim; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 24/10/2024 tarih ve E:2021/5, K:2024/2 sayılı kararı da bu yöndedir. <br> Bu durumda; İdare Mahkemesince verilen ve istinaf tarafından istinaf istemlerinin reddine dair verilen kararın hüküm fıkrasının; "davacı için toplam 231.640,00-TL maluliyet (iş gücü kaybı) tazminatının; başlangıçta talep edilen 7.000,00-TL kısmının adli yargıda ilk dava açılma tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, artırılan maluliyet (iş göremezlik) tazminat miktarı kapsamında kalan 224.640,00-TL tazminatın ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 29/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının; "231.640,00-TL maddi tazminatın adli yargıda ilk dava açılma tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br>Temyize konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmına ilişkin kısmı hakkında yapılan inceleme:<br> Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek miktarın aynı zamanda duyulan elem ve ızdırabı giderecek, hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir tutarda olması gerekmektedir.<br> Uyuşmazlıkta, İstinaf Dairesince ilk derece Mahkemesince verilen kararın davacı için toplam 30.000,00-TL manevî tazminatın, Adli yargı yerinde açılan ilk dava tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine ilişkin kısmının kaldırılarak, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren 10.000,00-TL manevi tazminatın, Adli yargı yerinde açılan ilk dava tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmişse de; meydana gelen olayın gerçekleşme şekli, zararın niteliği ve kalıcılığı dikkate alındığında, gerçekleşen kaza sonucunda Ahmet Hamurcu'nun %43 oranında sürekli iş gücü kaybına uğradığı, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarlarının uğranılan zarara göre orantısız ve düşük kaldığı, davacının sol ayağını kaybetmesi nedeni ile duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı anlaşıldığından manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınmak suretiyle manevi tazminat miktarlarının yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.<br> Vekalet ücreti ve Yargılama Giderlerine İlişkin olarak yapılan inceleme:<br>Temyize konu kararın, manevi tazminat isteminin reddine dair kısmının bozulmasına karar verildiğinden, manevi tazminat davalarının reddedilen kısımları için davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden de bozulması gerekmektedir.<br>Bu itibarla, davanın kısmen kabulü kısmen reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin manevi tazminata yönelik olarak kısmen kabulüne ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan kısımlarında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz istemlerinin kabulüne, davalının temyiz isteminin ise reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının;<br>a) Dava konusu kararın, manevi zararın 140.000,00 TL'lik kısmının reddine dair kısmının ve manevi tazminat davasının reddedilen kısımları için davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA, <br>b) Dava konusu kararın, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 231.640,00-TL maddi zararın, " ... başlangıçta talep edilen 7.000,00-TL kısmının adli yargıda ilk dava açılma tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, artırılan maluliyet (iş göremezlik) tazminat miktarı kapsamında kalan 224.640,00-TL tazminatın ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 29/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının; "231.640,00-TL maddi tazminatın adli yargıda ilk dava açılma tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br>3. Dava konusu kararın, protez gideri için talep edilen 3.000,00-TL maddi tazminat talebinin kabulü ile, bu tutarın 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi ile maddi tazminat taleplerinin kabul edilen kısımları için davacı ve davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının ONANMASINA, <br>3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, <br>5. Kesin olarak, 14/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br><br> <br><br><br></font></p></body></html>

harç