<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/1652 E.  ,  2025/129 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/1652<br>Karar No:2025/129<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş.<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı yayın kuruluşuna ait ''...'' logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat ...'da yayınlanan Ana Haber Bülteninde mülga 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 4. maddesinin (z) bendinde yer alan yayın ilkesinin tekraren ihlal edildiğinden bahisle 336.153,00.-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmesi sonucu, bu miktarın 25/04/2008 tarihinden iade tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte ödenmesine yönelik 28/07/2016 tarihinde yapılan başvuruya istinaden 12/10/2016 tarihinde ana paranın iade edilerek, faize ilişkin bölümünün ise zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, hatalı işlem tesis ederek davacı şirketten tahsilat yapılmasına neden olan idarenin Üst Kurul olduğu, öte yandan, davacı şirket tarafından 25/04/2008 tarihinde ödenen paranın geri ödenme tarihine kadar (12/10/2016) ilgili tahsil dairesi olan Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı uhdesinde tutulduğu dikkate alındığında, idari para cezası olarak 25/04/2008 tarihinde ödenen 336.153,00-TL'nin, geri alındığı 12/10/2016 tarihine kadar işletilecek yasal faizinin davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen davacı şirkete ödenmesi gerekirken, sadece cezanın aslının ödenmesi suretiyle aksi yönde tesis edilen idari işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Dairemizin 25/10/2023 tarih ve E:2018/2404, K:2023/4313 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı hasım mevkiinden çıkartıldıktan sonra;<br> Davacı yayın kuruluşuna ait olup ''...'' logosuyla yayın yapan televizyon kanalına Üst Kurul tarafından uygulanan 336.153,00-TL idari para cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi sonucu, bu miktarın 25/04/2008 tarihinden, iade tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte ödenmesi isteğine yönelik, 28/07/2016 tarihinde yapılan başvuru sonrasında, 12/10/2016 tarihinde anaparanın iade edilerek, faize ilişkin bölümünün ise zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı;<br> Uyuşmazlıkta, davacıdan tahsil edilen (ve akabinde iptal edilen) idari para cezası tutarının kullanılamamasından dolayı davacının yoksun kaldığı bir kazancının bulunduğu ve yoksun kalınan tarihler ile tutarlar için bir faiz ödenmesi gerektiği;<br> Bununla birlikte, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan kurallar gereğince davacıya idari para cezası verildiği, ancak idarece verilen para cezasının yalnızca konuya ilişkin kanunda lehe yapılan değişiklikler sonucu davacıya iade edildiği anlaşılmakla, söz konusu tutarın iadesini gerektiren yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten, paranın iade edildiği tarihler arasında, davacının, söz konusu tutardan istifade edemediğinin görüldüğü, başka bir anlatımla, kanunda, davacının lehine düzenleme yapılana kadar idarenin tahsil ettiği tutara faiz işletilmesinin mümkün olmadığı; <br> Bu durumda, mülga 3984 sayılı Kanun'un 33. maddesine göre davacıya 2007 yılı itibarıyla verilebilecek para cezasının alt sınırının 336.153,00-TL olduğu ve nitekim davacıya bu tutar üzerinden idari para cezası verildiği, 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 469. maddesiyle 3984 sayılı Kanun'un 33. maddesinde yapılan değişikliğe göre anılan para cezasının alt sınırının ikiyüzellibin Türk Lirası olarak belirlendiği, davacı tarafından para cezasının 25/04/2008 tarihinde ödendiği dikkate alındığında bu değişiklik nedeniyle davacıya ödenecek herhangi bir faiz tutarının bulunmadığı; 03/03/2011 tarih ve 27863 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle davacı hakkında uygulanacak para cezasının alt sınırının "ihlâlin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde biri" şeklinde değiştirildiği, bu durumda kanunda yapılan söz konusu değişikliğin yürürlük tarihi olan 03/03/2011 tarihinden, ana paranın davacıya ödendiği 12/10/2016 tarihine kadar, davacının 336.153,00-TL'den mahrum kaldığından dava konusu işlemin bu tarihler arasındaki dönem için faiz ödenmemesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin 03/03/2011-12/10/2016 tarihleri arasındaki dönem için faiz ödenmemesi kısmı yönünden istinaf isteminin reddine, dava konusu işlemin 25/04/2008-03/03/2011 tarihleri arasındaki dönem için faiz ödenmemesi kısmı yönünden istinaf isteminin kabulüyle bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, temyize konu konu kararda davacı talebinin hatalı yorumlandığı, davacının talebi yasal faiz olmasına rağmen kararın hukuki değerlendirme bölümünde avans faizinin talep edildiğinin belirtildiği, kararın kendi içerisinde çelişkili olduğu, dava konusu olayda yayın kuruluşları bakımından iki farklı lehe uygulama getiren kanuni düzenleme bulunmakta iken Mahkemece bu düzenlemelerden biri dikkate alınarak diğer düzenlemenin göz ardı edilmesinin anlaşılamadığı, idarelerince hatalı işlem tesis edilmediği, işbu davada iadesi istenilen ve evvelce ... İdare Mahkemesinde dava konusu edilen idari para cezasının, ceza miktarındaki mevzuat değişikliğinden kaynaklanan lehe kanun uygulaması gereğince iptal edildiği, husumet itirazlarının dikkate alınmadığı, Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü hesaplarına yatırılan paranın kullanılmasından Vergi Dairesinin sorumlu tutulması, idarelerinin davalı konumundan çıkarılması gerektiği, Vergi Dairesi aktifleri içinde yer alan paranın faizinden idarelerinin müşterek müteselsil sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Mahkeme kararında yer aldığı şekilde, 28/07/2016 tarihli başvuru dilekçelerinde yer alan "avans faizi" talebinin Mahkeme tarafından gerekçeli karara geçirildiği, bu açıdan taleplerinin hatalı yorumlanmasının söz konusu olmadığı, o tarihte yürürlükte bulunan mevzuata aykırı olarak karar kesinleşmeden, cebren/lisansının iptal edileceğini ihtar ederek şirketlerinden tahsilat yapılmış olmasının davalı idarenin kusuru olduğu, normal şartlarda idarenin tahsilat için, bu idari para cezasının iptali talebiyle ... İdare Mahkemesinde açılan davanın sonucunu beklemesi gerektiği, şirketlerinin yayınının “’ün yayın kurallarını ihlal ettiğine dair” karar hukuka uygun olsa dahi, davalı idarenin bu ihlal karşılığı para cezasını tüm kanuni düzenlemelere rağmen kesinleşmeden 2008 yılında tahsil etmesinin tahsilat işleminde kusurlu olduğunu, 2011 yılında İdare Mahkemesince iptal kararı verilmesi ve lehe kanuni düzenleme olmasına rağmen iade etmemesinin de bu kusurunu devam ettirdiğini gösterdiği, dolayısıyla, hukuka aykırı bu tahsilat nedeniyle şirketlerinin senelerce yüksek bir meblağdan mahrum kalması sonucu ortaya çıkan zararın davalı idare tarafından tazmin edilmesi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kısmen reddine ilişkin kısmının incelenmesi:<br> Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.<br> Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının, vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:<br> 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği açıktır.<br> Dosyanın incelenmesinden, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında dava konusu işlemin iptaline karar verilerek "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 990,00-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine" hükmedildiği, anılan karara karşı istinafa başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı istinaf başvurusunun reddi kararının Dairemizin 25/10/2023 tarih ve E:2018/2404, K:2023/4313 sayılı kararı ile bozulduğu, bunun üzerine .... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince mezkur bozma kararına uyularak verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla davalı idarenin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, karar verilerek bu kez de 10.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine hükmedildiği görülmüştür. <br> Bu durumda, İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali ile birlikte davalılar aleyhine vekalet ücretine hükmedildiği, bozma kararına uyularak verilen kararda Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı hasım mevkiinden çıkarılarak karar verilmiş ise de, davalı idarenin istinaf isteminin kısmen reddine karar verildiğinden davalı idare açısından, İdare Mahkemesi kararının aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönüyle kesinleştiği gözetilmeksizin davacı lehine ikinci kez vekalet ücretine hükmedilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.<br> Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca; temyizen incelenen bölge idare mahkemesi kararının hüküm fıkrasının "Dava kısmen kabul kısmen ret ile sonuçlandığından; aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasında davacı tarafından karşılanan 322,00-TL yargılama giderinden 161,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 161,00-TL yargılama gideri ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine," şeklindeki 4. maddesinin, "Dava kısmen kabul kısmen ret ile sonuçlandığından; aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasında davacı tarafından karşılanan 322,00-TL yargılama giderinden 161,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 161,00-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasının 4. maddesinin 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, "Dava kısmen kabul kısmen ret ile sonuçlandığından; aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasında davacı tarafından karşılanan 322,00-TL yargılama giderinden 161,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 161,00-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine," şeklinde değiştirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br> 3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,<br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

harç